EkonomiRSS
22.07.2010 - 15:18 | Son Güncelleme: 22.07.2010-15:19

Gelin ve damatlar artık düğüne “misafir gibi” gidiyor

Düğün hazırlıklarının, evlenmeyi planlayan çiftler için günümüzde yorucu bir süreç olmaktan çıktığı, çiftlerin, organizasyon işini profesyonel şekilde yürüten şirketlerle çalışıp bu “en özel” geceye “misafir gibi” katıldıkları belirtildi.

Sitene Ekle

         Bir düğünü baştan sona planlayan, gelinlik seçiminden, mekan kararına ve süslemesine, nikah şekerinden pastaya, masa düzeninden müziğe, kamera ve fotoğraf çekiminden balayına kadar gerekli bütün safhaları organize eden şirketlerin bu hizmetiyle, gelin ve damatların yorulmadan, hatta süreci keyfe dönüştürerek düğüne hazırlanmalarına olanak sağladığı, hatta müstakbel çiftlere “yalnızca gelinlik ve damatlığı giyip, düğün yerine gitmek düştüğü” belirtildi.
         10 yılı aşkın süredir sektörde hizmet veren My Wedding House Organizasyon’un Kurucusu Zeynep Acar, konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, “tekrarı olmayan bu özel gün” için en önemli ipucunu “gelinlikten pastaya, davet verilen mekandan dekorasyona her şey mutlaka size benzemeli, uyumlu olmalı” sözleriyle anlattı.
         Acar, çiftlerin günümüzde yoğun iş temposunda hem düğün hem de yeni evlerinin hazırlıklarıyla uğraşmalarının oldukça zor olduğunu, bu nedenle düğün organizasyonu şirketleriyle çalışmayı tercih ettiklerini belirterek, “Biz senede 100’ün üzerinde düğün organizasyonu yapıyoruz, dolayısıyla da mesela müzik hizmetini en az 100 kere alıyoruz. Ama bir düğün sahibi bu hizmeti bir kere alacağı için iki katı para ödemek zorunda kalacak. Yani düğün sürecini kolaylaştırmanın yanında, daha ucuz olmasını da sağlıyor. Dolayısıyla organizasyon şirketlerinin tercih edilmesinin bir nedeni de daha iyi kalitede hizmeti daha ucuza alabilmek” dedi.
         Her çifte standart bir paket önermediklerini ifade eden Acar, nasıl bir düğün gerçekleştirileceğinin öncelikle bütçeyle doğru orantılı değiştiğini söyledi.
         Acar, düğün organizasyonuna başlarken gelin ve damat adayıyla birlikte önce düğün mekanına karar verdiklerini, sonrasında menü, müzik, davetiye, nikah şekeri, en son da balayı konusunda plan yaptıklarını dile getirerek, “Bütünlüklü bir konsept oluşturmak gerekiyor. Gelinlikte kullanılan herhangi bir aksesuarı düğünde masa üstündü ya da  davetiyede kullanabiliriz. Mesela gelinlik beyazsa masalarda da beyaz rengi tercih ediyoruz ya da kırık beyazsa, kremse yine aynı şekilde. Uyum içinde olmalı” diye konuştu.
         Kendilerine başvuran çiftlerin önce hayallerini dinlediklerini dile getiren Acar, “Zaten çiftlerimiz internetten bakıp, bir dosyayla geliyor çoğunlukla. Bize gelmeden önce renk, aksesuarlar konusunda ön fikirleri oluyor.  Biz de bu fikirler ve bütçeleri doğrultusunda yönlendirmeler yapıyoruz. Önemli olan, onların hayal ettiklerini, uygun bütçeyle yapmak” dedi.
         Acar, bir düğünün asgari ve azami maliyetinin sorulması üzerine, “Pahalıda sınır yok. Orkestrası, sanatçısı, havai fişek gösterileri yapılabilir ve maliyet yükselir. Ama minimum bütçeyle yapılacak düğünde bile olmazsa olmazlar var. Masa üstü çiçek, nikah şekeri, peçetelik mesela. Onun dışında seçilecek her şey tamamen bütçeyle ilgili. En düşük kişi başına 20 liralardan başlıyor” karşılığını verdi.

“İSKELE ÜZERİ DÜĞÜNLER ÇOK MODA”
Zeynep Acar, 7-8 yıldır kır düğünlerinin çok revaçta olduğunu ancak Çeşme ve Alaçatı’nın popüler olmasıyla birlikte denize ilginin arttığını ve son yıllarda düğün organizasyonlarında en gözde mekanların başında Çeşme ve Alaçatı’nın geldiğini belirterek, “Açık mekanlar, özellikle de iskele üzeri düğünleri çok moda” dedi.
         İstanbul’da ise Çırağan, Four Seasons, Esma Sultan Yalısı, Suada gibi mekanların popüler olduğunu anlatan Acar, “Ankara’da durum biraz farklı.  İstanbul’da bir düğünü 100 liraya yapıyorsanız, İzmir’de bu rakam 50 liraya, Ankara’da ise 30 liraya iniyor” şeklinde konuştu.
         Bu yıl düğünlerde yaratılan konseptlerde ’en gözde olan unsurları da anlatan Acar, masa süslemesinde kristaller, şamdanlar ve mumların moda olduğunu, ışıklandırmanın çok tercih edildiğini, çünkü kullanılan özel ışıklandırmanın hem düğün mekanında dekorunu ışıltılı kıldığını hem de fotoğrafların daha iyi çıkmasını sağladığını söyledi.
         Acar, önceki dönemlerde sıkça kullanılan sandalye giydirmelerin artık kalmadığını, çok çeşitli sandalye alternatiflerinin sunulduğunu, mutlaka giydirme isteniyorsa da bunun yerine streç kılıfların tercih edildiğini kaydetti.
         Önceki yıllarda düğünden bir gün önce kız evinde yapılan basit bir eğlenceden ibaret olan kına gecelerinin de artık aile arası eğlenceden otellerde, köşklerde, büyük salonlarda, havuz başlarında yapılan kutlamalara kaydığını, davetli sayısının 100-200 kişileri bulduğunu anlatan Acar, “Kına gecesi, bekarlığa veda, gelin hamamını da organize ediyoruz. Böylece düğünün yaklaştığı günler hem aileler hem de gelinle damat için stresin azalmasını sağlıyoruz” dedi.
         Acar, her ne kadar kına gecesi için seçilen mekanlar değişmiş ve düğünlerle yarışır olsa da her şeyin geleneklere uygun olarak düzenlendiğini sözlerine ekledi.


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Etiketler:
Yorum Yazın
Gönder
Detaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
İMKB 10076.922 %-0.74
Deger%
KSTUR34.0519.47
SELGD0.3811.76
EGCYH0.738.96
ASCEL4.558.33
EKIZ0.798.22
Tümü »

Türk Sinemasının "Çirkin Kral" ı hangisidir?
©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX