Gençlik mi yoksa tecrübe mi?

Vitrine çok aldanmamak lazım. Birçok şey dışardan çok farklı gözüküyor, farklı yansıyor. Ancak önemli olan gerçekte ne olduğu.

Aklınız başınızdaysa, az biraz analiz yeteneğiniz mevcutsa içiniz rahat olsun; sizi bilen biliyor.

Gençlik demek ateş demek, haklısınız.

Tecrübe demek garanticilik demek, siz de haklısınız.

Orta yolu olmuyor; ya genç ve cesaretlisinizdir, ya da tecrübeli ve garantici.

Hangisi iyi, hangisi kötü peki?

Gençlik mi yoksa tecrübe mi?

Elbette her yaşın ayrı bi' güzelliği olduğu gibi genç ve toy olmanın da tecrübeli olmanın da kendine özgü avantaj ve dezavantajları var.

48 yaşında birisi "Şimdiki aklım olsa 28 yaşındayken..." dememeli.

Çünkü her olay, kendi zaman diliminde değerlendirilir, değerlendirilmeli.

En azından lisedeki tarih hocamın öğrettiği şey buydu ve ne de haklıydı!..

Dolayısıyla tek bir seçenek doğru değil.

Futbolu düşünün, tecrübesiz ama yetenekli gençlerden oluşan bir kadro kurdunuz.

Başarıyı yakalayabilirsiniz ama istikrar konusunda sıkıntı çekersiniz.

Veyahut tamamen tecrübeli isimlere bel bağladınız.

Bu kez de refleks gösterme konusunda sıkıntı yaşarsınız.

Doğrusu, elma ve armutları ayrı ayrı değerlendirmek.

Aralarında bir ahenk yaratmaya çalışmak.

Sadece genç ve dinamik bir ekip de gençlerin kaçıp gittiği aşırı tecrübeli ve haliyle biraz politik bir ortam da sağlıklı değil.

Denge, her şeyin başı denge...

 


twitter.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak