Ömer Hızlıok, 4. başkanlık girişiminde rakipsiz sayılabileceği bir yarışmanın galibi olarak nihayet Altay’ın başkanı oldu. Bir gün liglerin bitimine az bir zaman kala kendileri hatırlar mı, bilemem; bir vesileyle “Altay 2. Lig’e düşerse, başkanlığa yine aday olur musunuz?” diye sormuştum.
“Olmam abi” demişti. “Ben programımı, yapmak istediklerimi, ancak Bank Asya 1. Lig’de uygulayabilirim. 2. Lig’de zor” demişti. Siz ister hırs, ister tutku, ister sevgi deyin; Hızlıok yine de aday oldu.
Şimdi ateşten gömlek, üzerinde. Söylemlerini dinledik. Şimdi de eylemlerini bekleyip gözlemleyeceğiz.
Ona göre de yazıp konuşacağız.
Hoca Nasreddin, bir gün köyün uzağında, ağaç altında dinlenirken, oralardan köye varmak isteyen genç bir adam, hocaya, “Hocam köye ne kadar zamanda varabilirim?” diye sormuş.
Hoca da tık yok.
Bir daha, bir daha... Hoca da yine tık yok.
Genç adam da söylene söylene başlamış köye doğru yürümeye...
O zaman da hoca seslenmiş arkasından:
“15 dakikada” demiş.
Genç adam, hocaya dönmüş:
“Hocam üç kez sordum, yanıtlamadın. Yürümeye başladım, 15 dakika diyorsun. Neden?”
Hoca, “Evladım, adımlarını görmedim ki” demiş.
Konfüçyüs de eylemi bilen, söyleme boşverir, demiş. Ama bizde azdır öylesi. Söylem, hep önden gider.
Ömer Hızlıok’un, başkanlığa aday olduğu dört genel kurulun üçünü dikkatle izledim.
Hızlıok, yaptığı konuşmaların önemli bir bölümünü, kendini, ailesini tanıtmaya, ne denli Altay’ı sevdiğini, öz be öz Altaylı olduğunu, adeta kanıtlamaya, dinleyenleri de iknaya çağırıyormuş gibi hava estiriyordu.
Onca yılın tribündeki taraftarı, genel kurul üyesi, eski yöneticisi, neden kendini böylesine bir zorunluluk içerisindeki hissediyordu?!
Neyse... Altay’da yeni bir dönem başladı. Sözümüzü de kalemin ucundan dökülecek kelimeleri de yeni başkanın bu zor yolculukta atacağı adımlara bakarak belirleyelim.
Dilerim ve umarım ki, gönlünden geçenleri, bütün Altaylıları tatmin edecek biçimde eylemleştirir.
Artık mazeret yok. Yakınmak yok. Herkes, “Çok istedin, başkan oldun arkadaş. O zaman da sadece yönet” diyecekler.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...