2015 yılı hayatımın en önemli dönüm noktası oldu...

Amerika'ya taşınmam, evlenmem, işimi değiştirmem değil; çok daha farklı bir şeydi, bunun sebebi: "İlk defa meditasyonu gerçek anlamda deneyimlemeye başlamıştım."

2012 yılından beri Kundalini Yoga ve Meditasyonuna ilgi duyuyor ve derslerde meditasyon kısmını çok seviyordum, fakat bu başka birşeydi.

-İlk defa, korku hissettiğimde kendi gücüme dayanmanın dışında başka birşeyden destek almaktan bahsediyorum.

-Nasıl yapacağımı bilmediğimi düşündüğüm anlarda yol göstermesi için sormaktan ve dinlemeye hazır olmaktan bahsediyorum.

-Endişe, stres veya acı hissettiğimde, bunlardan özgürleşip "güven" duymaya başlamaktan bahsediyorum.

Şunu anladım: Yıllardır ben onunla konuşmuşum, yazmışım, sormuşum, istemişim. İsteklerimi iletmişim, bazen "beni destekliyor", bazen "istediğimi vermiyor" gibi hissetmişim. Ama aslında en derinde hep ikimizi farklı görmüşüm.

Ben buradayım, O orada diye düşünmüşüm.

Kısacası kendimi "Evren"in dışındaki bir parça olarak görmüşüm ve yalnız hissetmişim.

İşte benim için spiritüellik bu. Ruhumla buluşmam, ruhum aracılığı ile Evren'le buluşmam, onun desteğini hissetmem, onun parçası olduğumu ve onun da benim bir parçam olduğunu hatırlamam.

6sı New York Times Best Seller, 11 kitabın yazarı Marianne Williamson'ın çok güzel bir okyanus örneği vardır: Ben bir dalgayım, koskoca okyanusun bir parçası olan dalgayım.

Onunla bütün olduğumda kendimi "Arkamda koskoca okyanus var" diye güvende hissediyorum, "Ben hareket ederim, o da benimle beraber hareket eder" diyebiliyorum. 

Kendimi sadece bir dalga olarak gördüğümde (ego) ise; diğer dalgalar bana zarar verebilir, incitebilir diye korkuyorum.

Güzel haber; bizim unutmuş olmamız, gerçek varlığımızı yani okyanusun parçası olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Ve eğer korkularımızdan özgürleşmek, istediğimiz hayatı yaşamak, Evrenin sürekli olarak sunduğu bolluk, bereket, aşk (sevgi) ile buluşmak istiyorsak; o okyanusun parçası olduğumuzu hatırlamanın ve onun desteğini almanın zamanı geldi.

Nasıl mı?

Meditasyon ile. Gözlerinizi kapatıp, nefes alıp verişinizi dinleyerek. Hissederek. Kalbinizle anda kalarak.

5 dakikanızı ayırın. Sessiz bir ortamda, gözleriniz kapalı, easy pose da (bağdaş kurup, sırtınız dik), derin nefes alıp verin.

Eğer "zihnimi susturamıyorum" diyenlerdenseniz, "rehberli meditasyonlar" ile başlayabilirsiniz. İsterseniz sizler için oluşturduğum ücretsiz sabah meditasyonunu www.meditasyonum.com dan indirerek; bu yazıyı okurken sizi içine çeken, o tanıdık gelen hisle buluşabilirsiniz. Unutmayın, siz okyanusun parçasısınız!

Sevgilerimle,

Sevil Eskicioğlu Özkal

Yaşam Koçu ve Motivasyon Konuşmacısı

 

www.sevileskicioglu.com

www.meditasyonum.com

Twitter: @SevilEskicioglu

Facebook: Sevil Eskicioğlu Yaşam Koçu