Cumartesi

17.02.2018 - 01:30

Gezdi, gördü, okuduk

Sitene Ekle
Kamçatka  |  Samed Karagöz samedkaragoz@gmail.com Tüm Yazıları »

“Gezdim, Gördüm, Yazdım” adını taşıyan kitap Banu Çarmıklı’nın 2013-2017 yılları arasında çeşitli mecralarda yayımlanan yazılarından seçmelerden oluşuyor.

Milliyet Sanat ve Vatan Gazetesi’ndeki yazılarıyla web sitesinde dikkatle takip ettiğim Banu Çarmıklı’nın kitap yayımlaması benim için son derece şaşırtıcı oldu. Doğan Kitap’tan çıkan kitabın öncelikle fiziksel özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Türkiye’de “roman boy” kitaplarda kolay kolay göremeyeceğimiz baskı ve kağıt kalitesine sahip kitap. Evet “prestij kitap” olarak adlandırılan, okunması hayli güç kitaplarda benzer kaliteyi görmek mümkün ama kapak tasarımı, kapakta ve kitabın içinde kullanılan kağıtların kalitesi, mizanpajın doğru kullanımı örnek olarak gösterilebilecek nitelikte. Lafı fazla uzatmadan hemen kitabın içeriğine değinmek istiyorum.

Samimi sorular

“Gezdim, Gördüm, Yazdım” adını taşıyan kitap Banu Çarmıklı’nın 2013-2017 yılları arasında çeşitli mecralarda yayımlanan yazılarından seçmelerden oluşuyor. Üç ana bölüme ayrılan kitapta kavramsal yazılar, röportajlar ve sergi yazıları yer alıyor. Açıkçası ben en çok röportaj bölümünü sevdim. Verdiği bir röportajda sanat eleştirmeni kimliğine sahip olmadığını belirten Banu Çarmıklı, son derece samimi ve akıllarda yer edecek sorularla sanatçıları daha yakından tanımayı ve tanıtmayı başarıyor. Bunu yaparken de son derece subjektif kendi hisleri ve düşünceleri üzerinden yapıyor. Aynı zamanda koleksiyoner de olan Çarmıklı aslında koleksiyonuna dair ipuçlarını, beğenilerini değil beklentilerini de okura aktarmış oluyor. Kitabın hemen başında yer alan “İyi bir sanat analizi mi, yoksa egzotik oryantal kültür mü?” başlıklı yazı bence son derece önemli.

Doğru tespit

Yazının önemi şuradan geliyor. 2013 yılında yani yaklaşık 5 yıl önce kaleme alınan yazı, Çarmıklı’nın Ortadoğu çağdaş sanatını ne kadar ciddiye aldığını ve takip ettiğini gösteriyor. Ayrıca yazının bitiş cümlesi olan “Dünya sanat piyasasına yeni bir soluk getiren Ortadoğulu sanatçılar, bu zenginliği ve kültürü arkalarına alarak hızlı adımlarla ilerliyorlar” ifadeleri son derece önemli.

Aradan geçen 5 yılda Çarmıklı’nın tespitinin son derece doğru olduğunu sadece Sotheby’s ve Christie’s gibi büyük müzayede evlerinin Ortadoğu çağdaş sanatını merkeze alan satışlarından bile anlamamız mümkün. Türkiye’deki diğer koleksiyonerlere örnek olmasını dilediğim bu kitabı tüm sanatseverlere tavsiye ederim.

Caz Şubatı 5. kez

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde belediye başkanının değişmesinden sonra kültür ve sanat alanında da belediye kadrolarında önemli değişiklikler oldu. Kültür Daire Başkanlığına daha önce Kültür AŞ Genel Müdürü olan Rıdvan Duran gelirken, ondan boşalan koltuğa da bir İstanbul âşığı Kemal Kaptaner geldi. Bu değişiklikler neticesinde de yavaş yavaş kültür-sanat etkinliklerinde farklılıklar ortaya çıkmaya başladı. Bu yıl 5. kez düzenlenen Caz Şubatı’nın kadrosunu bu açıdan değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Tarek Yamani 19 Şubat’ta Türkiye’de ilk kez sahne alacak, söz yazarı, besteci, udi Marcel Khalife 20 Şubat’ta klarnet ustası Makedon sanatçı İsmail Lumanovski ile sahne alacak. 21 Şubat’ta Rabih Abou-Khalil, 22 Şubat’ta Trio Joubran ve son olarak 23 Şubat’ta da Anouar Brahem sahne alacak. 23 Şubata kadar gerçekleşecek etkinliklerin tamamının Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olduğunu hatırlatır, tüm müzikseverlere hararetle tavsiye ederim.

 

 

 

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.