"Her suçun kökeni, ya algıdaki bir sorun; ya sebeplendirmedeki bir sorun; ya da ani bir tutku nöbetidir." demiş İngiliz filozof ve matematikçi Thomas Hobbes. 
 
Hobbes'un tarif ettiği gibi suçun kökenini ortaya çıkarmada en etkili birimlerden biri ise şüphesiz Olay Yeri İnceleme Birimleri. 
 
Kriminal dizilerde keyifle izlediğimiz olay yeri inceleme sahnelerinin gerçekte ne kadar meşakkatli olduğunu bilmiyoruz. Ekranda oraya toz sür, buradan iplikçik topla, şunun fotoğrafını çek diye heyecanla takip ediyoruz ama her suçun çözümünde çalışan, üniforma içerisindeki gizli kahramanlar olan olay yeri inceleme uzmanları ve adli fotoğrafçıların titizliği takdire şayan. Bu dünyayı bir nebze görebilmeniz için J. Asb. Kd. Çvş. Fikret Alirıza Bülbül ile bir röportaj gerçekleştirdim. Fotoğraflarda gördüğünüz kişi ise Alirıza bey'in ta kendisi. 
 
1. Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
 
1988 Afyonkarahisar doğumluyum. Evli ve bir çocuk babasıyım. Lisan seğitimimi Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinde, yüksek lisansımı Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Yönetim ve Organizasyon Bölümünde tamamladım. Halen,Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Fakültesi Kriminalistik Bölümü yüksek lisans öğrencisiyim. Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş rütbesi ile “Olay Yeri İnceleme Uzmanı”olarak görev yapmaktayım.
 
2. Adli fotoğrafçılık ne demek?
 
Adli olaylar sonrasında, vakayı soruşturma ve kovuşturma sorumlularına; olay yerini ilk hali ile aktarmak ve aynı zamanda daha sonraki evrelerde oluşabilecek çelişkileri önlemek amacı ile olay yerinin özel teknikler ile fotoğraflanması işlemidir. Bu tür fotoğraflama tekniğinin mimarı, Fransız dedektif Alphonse Bertillon’dur.
 
3. Adli fotoğrafçılığın tarihsel gelişimini sizden dinleyelim mi? 
 
Az önce de ifade ettiğim gibi adli fotoğrafçılığın kurucusu Fransız dedektif Alphonse Bertillon’dur. Bertillon, 1840 yılında olay yerini tüm ayrıntıları ile fotoğraflayan ilk kişidir.  Çektiği fotoğraflar ile kriminalistik dalında bir çağ açmıştır. Bertillon,şüphelilerin mahkûmiyetinden önce çektiği fotoğraflar ile zamanımızın sabıka kaydında kullanılan fotoğraflama sistemininde öncülüğünü üstlenmiştir. Kendisinin olay yerinde çektiği fotoğraflar,hala güncelliğini korumakta ve kendisinden söz ettirmektedir. Bertillon, SherlockHolmes’un yaratıcısı Sir Arthur ConanDoyle tarafından “Avrupa’daki en iyi dedektif” olarak tanımlanmıştır. Adli fotoğrafçılık, gelişen teknoloji ve uygulama alanlarının çoğalması ile günümüzde hukuk ve tıp alanlarında da kullanılmaktadır. 
 
4. Olay yeri inceleme süreci nasıl gelişiyor?
 
Süreç,Cumhuriyet Savcısının, Olay Yeri İnceleme Ekibine incelemeyapılması talimatını vermesi üzerine başlar ve davanın sonuçlanmasına kadar devam eder. Müdahale safhasında, olay yerine ulaşılması ile ilk ekiplerin olay hakkında verdiği bilgiler not alınır. Fakat bu bilgiler, olay yeri inceleme uzmanını, olay yerini inceleme aşamasında hiçbir zaman yönlendiremez. Olay yeri incelemesinin en güçlü prensiplerinden birisi “Hiçbir şey ortada apaçık duran gerçek kadar aldatıcı değildir” şüphesidir.
 
Olay yeri inceleme uzmanının, olay yeri ile ilk teması fotoğraf çekimi ile başlar. Bulguların ilk halini, soruşturma ve kovuşturma evresine taşımak amacıyla; bulgular ve olgular ilk hali ile fotoğraflanır. Sabit nokta yardımı ile bulgular sabitlenir ve özel krokisi çizilir. Sabitleme işleminden sonra ölçeklendirilerek yakın ve dik çekim yapılır. Çekim sonrası, bulguların birbiri ile bağlantısını göstermek için genel fotoğraflama yapılır. Fotoğraflama işlemi biten bulguların,cins ve türlerine göre ayrı ayrı paketlenmesini müteakip, muhafazası sağlanır. Son işlem olarak bulgular,incelenmesi için Cumhuriyet Savcısının veya Mahkemenin talimatları doğrultusunda, ilgili Kriminal Laborantlarına sevk edilir.
 
 
5. Olay yeri fotoğraflanmasının özel bir uygulama alanı var mıdır?
 
Olay yerinin fotoğraflanması, özel eğitim gerektiren bir süreçtir. Eğitim aşamasında öğrenilen teknikler kullanılarak, fotoğraflama yapılır. Olay Yeri Fotoğraf Çekim Safhalarını;
- Olay Yerinin ilk halinin fotoğraflanması,
- Olay Yerinin 360 derece fotoğraflanması,
- Bulguların genel görünümünün fotoğraflanması,
- Bulguların yakın ve dik şekilde çekimi,
- Olay Yeri Dış Çevresinin fotoğraflanması,
- Olay yerinde tüm işlemlerin sona ermesini müteakip, olay yerinin bırakıldığı son halinin fotoğraflanması olarak belirtebiliriz.
 
6. Olay yeri inceleme uzmanı nasıl olunur? Ne gibi eğitimlerden geçmek gerekir?
 
Olay Yeri İnceleme Uzmanlığı büyük dikkat, titizlik, istek ve özveri gerektiren;  bununla birlikte, ekip ruhu ile yapılabilecek ağır bir görevdir.  Böyle bir görevin elbette eğitimleri de kolay olmayacaktır. Jandarma sınıfında görevli personel, belirli sınav ve elemelerden geçerek bu branşlara seçilir. Jandarma Olay Yeri İnceleme Uzmanı adayı olarak seçilen personel, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığında ciddi ve zorlu bir eğitime tabi tutulur. Bitirme sınavlarını geçmesi halinde,“Olay Yeri İnceleme Uzmanı” olmaya hak kazanır. Tabi bu eğitimler tek aşamadan oluşmamaktadır. Olay Yeri İnceleme Uzmanları, gelişen teknoloji ve suç işleme yöntemlerindeki değişikliklernedeni ile yurt içi ve yurtdışında tekamül kurslarına tabi tutulmaktadır. 
 
7. Olay yeri inceleme uzmanları hangi konularda uzmanlaşır? Hangi branşlar vardır?
 
Olay yeri inceleme uzmanları Adli Fotoğrafçılık,  Adli Tıp, Adli Entomoloji, Adli Antropoloji, Adli Odontoloji, Adli Palinoloji, Balistik, Parmak İzi, Biyoloji, Kimya ve Bilişim dallarında eğitim alıp bu dalların uygulayıcıları olurlar.
 
8. Olay yeri inceleme uzmanı olmaya nasıl karar verdiniz? Arkasında suç mağduriyeti gibi bir hikaye var mı?
 
Mesleğime büyük bir tutku ile bağlıyım. Aynı zamanda fotoğrafçılık alanında da çalışmalarım bulunmaktadır. Bu iki etken, beni mesleğime yöneltti. Gizli kalmış bir olguyu çözümlemek, bana büyük bir keyif veriyor; hele ki masum birini parmaklıklar ardından kurtarıp, asıl suçluların hak ettiği cezayı almasını sağlayabiliyorsam…
 
9. Bir olay yeri inceleme uzmanı olmak hayatta size neler kattı? Nasıl etkiledi sizi?
 
Birçok olay yeri inceleme kaynağı ‘’Her Temas İz Bırakır’’ prensibi ile başlar. Olay yeri, bana; dokunduğum bardağın, bastığım toprağın, doğada bulunan materyallerin ve yaşayan canlıların, benim adıma ama benden habersiz şahitlik yaptığını gösterdi. Bu da benim birçok bilim dalına ilgi duymamı ve araştırma yapmamı sağladı.
 
10. Cinayet, intihar ve bunun gibi birçok şüpheli ölüm olayına müdahale edip aynı zamanda en ince ayrıntısına kadar bu olayları sebep sonuç ilişkisi içinde inceliyorsunuz, olaylar sonrası bulunduğunuz ruh halinden çıkıp normal yaşantınıza dönmek zor olmuyor mu?
 
Elbette bazı olayların etkisinden kurtulmak zor oluyor. Fakat bu uzun süren bir durum olmuyor. Eğer olayı aydınlatmak istiyorsanız, odak noktanız bulgular olmalı. Aksine hareket ederseniz; yani, olay ve mağdurları ile aranızda organik bir bağ kurma hatasına kapılırsanız, inceleme esnasında geri dönüşü olmayacak sonuçlara sebebiyet verebilirsiniz.
 
11. Müdahale ettiğiniz ilk olayı hatırlıyormusunuz? Müdahale esnasında ne hissettiniz?
 
Evet. İlk olayım ölümlü trafik kazasıydı. Minibüs yoldan çıkarak şarampole yuvarlanmıştı. Olay yerinde birden fazla ölü vardı... 
 
12. Ölümle sık sık burun buruna geliyorsunuz. Daha doğrusu ölümü fotoğraflıyorsunuz. Bu nasıl bir tecrübe?
 
İnsanlar genelde sosyal medyada ve diğer mecralarda mutluluklarını paylaşır, biz ise insanların bu dünyaya ait son karelerini çekiyoruz. Onların son anlarının dili, unutulan ayrıntıların en iyi tanığı oluyoruz…
 
13. Sizi mental/ruhsal açıdan en zorlayan vaka hangisiydi? Biraz ayrıntı verebilir misiniz?
 
Trafik kazası sonucu kendi çocuğunun vefatına neden olan bir babanın sessizliği...
 
14. Suç mahallerini inceleyen biri olarak, Türkiye’de temelde insanları cinayet işlemeye iten sebepler nelerdir sizce?
 
Suç mahallerini inceleyen bir uzman olarak “neden”den çok “nasıl” sorusunun cevabını veririz. Olay yerindeki vaka ile ilgili niye sorusunun cevabını,farklı platformlarda incelemek gerekir. Kanımca; ülkemizde şiddet sonucu oluşan birçok vakanın sebebi, eğitim eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Töre, kadın erkek eşitliğini kabullenmeme, yasak ilişkiler, öfke kontrolü zayıflığı, madde bağımlılığı ve bunlara bağlı birçok etken işlenen suçların temelinde yatmaktadır.
 
15. Olay yeri uzmanı olmak isteyen okurlarımıza neler önerebilirsiniz? Kendilerini geliştirmeleri için neler yapmalılar?
 
Öncelikle, Jandarma Genel Komutanlığı saflarına katılmaları gerekmektedir.  Daha sonra kurum içi sınavlar ile olay yeri inceleme uzmanı olma süreci başlayacaktır. Adli Bilimler, sonu olmayan bir okyanustur. Bu alanda daha çok bilim insanına ve AR-GE çalışmalarına ihtiyacımız var. Son olarak, Olay Yeri İnceleme Uzmanı olmaya gönül verenlerin; bu mesleğe istek, azim ve kararlılıkla başlamak gerektiğini, bilmelerini isterim.
 
Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Alirıza Bülbül'e mesleğe ve ülkeye olan katkısı; Ankara İl Jandarma Kriminal Şube Müdürlüğü'ne ise resmi süreçteki yardımları için teşekkürler.
 
Gizem Aydoğan