Pazar

10.06.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 10.06.2018-1:30

Göğe yazı yazıyor

İstanbul’un silüetini süsleyen camiler Ramazan ayının gelişiyle ışıl ışıl olur. Mahyalar bu mesleğe 42 yılını vermiş Kahraman Yıldız’ın elinden çıkıyor. Hayattaki son mahya ustası Yıldız, 400 yıllık bu sanatı yaşatmaya çalışıyor.

Sitene Ekle

Seyhan Akıncı

Dört yüz yıllık mahya sanatının son temsilcisi olan 62 yaşındaki Kahraman Yıldız, 15 yaşında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde memur olan babasının müdürlerden ricası üzerine Vakıflar Baş Müdürlüğü’nde işe başlamış. Yıldız, elektrikçi olarak başladığı mesleğinde bugünlerde mahya ustası olarak bayrağı tek başına taşıyor.

İlk mahyasını 19 yaşında asan Yıldız mahya ile tanışma hikayesini şöyle anlatıyor: “1975’te şefimiz Münir Can bir gün elektrik ekibini toplayarak Dolmabahçe Camii’nin altında bulunan mahzene götürdü. Orada kablolar, ampuller, duylar, halatlar ve makaralar vardı. Elindeki kağıda bakarak bize tek tek ne yapacağımızı söylüyordu. İşimiz bitince bir araca binerek Sultanahmet Camii’ne geldik. O gün orada halatlarımızı attık, yaptığımız işleri buraya monte ettik. Ne olduğunu pek anlayamamıştım. Sonra merak edip gece oraya gittim. ‘Fethin Kutlu Olsun’ yazıyordu. O gün 29 Mayıs 1975 İstanbul’un fethinin yıl dönümüydü. O gerdanlığın elinden tuttuğum için çok mutluyum. Mahya ile böyle tanıştım.”

Yıldız bu işi öğrenmesi amacıyla Osmanlı’da iki padişah döneminde mahyacılık yapmış olan Hacı Ali Ceyhan’ın yanına elektrik ustası olarak gönderilmiş. “Hacı Baba” diye hitap ettiği Ceyhan’dan mahya sanatının detaylarını öğrendiğini söylüyor: “Hacı Baba’dan işi öğrenmeye çalışır, bana sanatın detayları konusunda bilgi vermesini isterdim. O da ‘Sanat öğretilmez evladım, sanat çalınır’ derdi.”

“İnşallah son olmam”

Kahraman Yıldız’ın mahya mesaisi Ramazan Ayı’ndan bir ay önce başlıyor. O yıl için Din İşleri Yüksek Kurulu’nun tayin ettiği tema hakkında yazılacak yazılar üzerinde çalışılıyor. Bu yılın teması “Ramazan ve İsraf” olarak belirlenmiş. İstanbul’da toplam 6 camiye Ramazan Ayı boyunca toplam dört farklı mahya asılıyor. Edirne’deki Selimiye ve Bursa’daki Ulu Camii’neyse ikişer mahya kuruluyor.

İstanbul’un Kültür Başkenti olduğu 2010 senesinde mahya tasarım yarışmaları yapılmış fakat Yıldız’a göre dijital mahyalar işi el sanatından çıkarıyor. Yıldız, dileğinin mahyayı yaşatacak gençlere bu sanatı öğretmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: “İnşallah 400 yıllık bir sanatın son temsilcisi olmam.”


©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.