Gökçe Kılınçer 'Sev Derim' ve 'Neyleyim' şarkılarıyla, 'şimdi'nin 'geçmiş'inde

Gökçe Kılınçer, müzik yolculuğuna 'Sev Derim' ve 'Neyleyim' adlı iki şarkıyla devam ediyor. Bu iki şarkıyı yeni albümünün habercisi olarak yayınlayan Kılınçer, hayranlarına bir sürpriz de yaptı. Ve bu iki şarkıyı plak formatıyla da dinleyicileriyle buluşturdu. Peki 'Sev Derim' ve 'Neyleyim'le nasıl bir yol izliyor?

Gökçe Kılınçer 'Sev Derim' ve 'Neyleyim' şarkılarıyla, 'şimdi'nin 'geçmiş'inde

Yeliz'in 'Yalan'ını cover'lamıştı

Yeliz'in 'Yalan'ını cover'lamıştı

2016'da 'Kalbimde İzi Var' albümüyle karşımıza çıkan Gökçe Kılınçer'i 'Aşk Beni Bulunca'yla keşfetmiş ve çok sevmiştim. "Bir şeyler dinlemek istiyorum ama retro olsun" diyen bütün arkadaşlarıma albümünü önermiştim.

Herkes, özellikle Yeliz'in meşhur şarkısı 'Yalan'ın cover'ına bayılmıştı.

'Yerli Lana Del Rey' dediler

'Yerli Lana Del Rey' dediler

'Karakolda Ayna Var' ve 'Yalan' gibi enteresan cover'ların yanına 'O Beni Bilmez' ve 'Aşk Beni Bulunca' gibi şarkılar eklenince enteresan bir sound çıktı ortaya.

'Retro pop' diyebileceğimiz bu sound ne tamamen Batılı ne de aşırı yereldi. Her ne kadar albümün tarzı dozunda olsa da bir şekilde akıllarda 'yerli Lana Del Rey' olarak kaldı şarkıcı. 

Benzetmeleri tür üzerinden mi yapsak artık?

Benzetmeleri tür üzerinden mi yapsak artık?

Ana akımda retro'yu kliplerinden fotoğraflarına, şarkılarından tavırlarına bütünlüklü bir halde karşımıza sunan şarkıcı, 'retro pop'un geniş kitlelerce benimsenmesini sağladı.



Gökçe Kılınçer'in "yerli Lana Del Rey" olarak görülmesini garipsemiyorum ama bu tarz benzetmeleri tür üzerinden yapmanın, yani Kılınçer örneğinde 'retro'nun üzerinde durulmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Bu haksızlığı, bu gereksiz 'Türkiye elçisi/distribütörü' olma durumunu ona daha fazla yüklememeliyiz.

Ania Dabrowska'nın başardığını başarıyor

Ania Dabrowska'nın başardığını başarıyor

Nasıl ki Göksel denildiğinde hâlâ akıllara 'Günün Birinde' ya da 'Bir İhtimal' gibi buram buram Yeşilçam kokan şarkılar geliyorsa, Gökçe Kılınçer için de benzer bir durum söz konusu. Kılınçer, şarkılarında 'şimdi'nin 'geçmiş'inde.

Üstelik 'Sev Derim' ve 'Neyleyim'le müzikalitesini bir tık daha ileriye taşıyor.

Polonyalı şarkıcı Ania Dabrowska'nın 2008 tarihli 'W spodniach czy w sukience?' albümünde yaptığı gibi, tarzını bir konsept üzerinden kuruyor ve yine de dikeyleşmeyi, farklı tatlar vermeyi başarabiliyor. 

Depresif, kırılgan, naif, huzurlu ve zamansız

Depresif, kırılgan, naif, huzurlu ve zamansız

'Neyleyim' ve 'Sev Derim' hem ne kadar yakın birbirine, hem de ne kadar ayrılar, değil mi? İşte bu dikkate değer bir başarı. Her iki şarkı da müzisyenin önceki işlerine göre daha oturaklı, daha kimlikli.

Özellikle 'Sev Derim'in aranjesinden yürüyüşüne Kılınçer'in gitmek istediği yolu doğru özetlediğini düşünüyorum. Depresif, kırılgan, naif, huzurlu, zamansız...

Kılınçer'in yeni albümünü elimde kahvemle pencere kenarında manzarayı izleyerek dinlemeyi merakla bekliyorum. 

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr
 

Bu makaleye ifade bırak