Mehveş Evin mehves.evin@milliyet.com.tr Tüm Yazıları » |
Lahey’de buz gibi bir sabah... Türklerin yoğun yaşadıkları Schilderswijk bölgesinde “Foto Murat”, “İslamitsche Kasap” (İslamcı kasap) ve “Saray Patisserie” tabelaları göze çarpıyor.
Hollanda’da konu göçmenlere gelince en çok “entegrasyon” kelimesi kullanılıyor. “Entegre” olmanın göstergesi, her şeyden önce Hollandaca konuşmak. İkincisi, sisteme dahil olup bir işte çalışmak, üretmek ve açıkça söylenmese de suça karışmamak.
Hollanda’da yaşayan Türkler’in, Almanya’dakinin aksine, hayli entegre olduğunda herkes hemfikir. Zaten burada yaşayan Türkler kendilerini Hollandalı olarak tanımlıyor. Çoğunun çift pasaportu var.
Hıristiyan Demokrat Müslümanlar
Rotterdam’ın en kalabalık ilçesi Feijennoord’un Belediye Başkanı, Kayserili Seyit Yeğden. Şaşırtıcı bir şekilde CDA’dan (Hıristiyan Demokrat Partisi) politikaya atılan Türkler de var. Mecliste beşinci dönemini deviren Coşkun Çörüz, Avrupa’da bir Hıristiyan Demokrat partiden milletvekili olan ilk Müslüman.
Altı yaşında ailesiyle Kastamonu’dan Hollanda’ya göçen Çörüz’e göre partisi AKP’ye benziyor. Hollanda’da kadınları mecliste istemeyen aşırı dinci bir partinin de, hayvanlar partisinin de var olduğunu anlatıyor. Hükümet kurmak için partisinin Wilders (*) gibi bir İslam düşmanıyla işbirliği yapmasını, politikanın bir gereği olarak görüyor.
Hollandalı Türk gazeteci Selami Altunterim, bambaşka bir pencere açıyor. “Selli” lakaplı Altınterim, 6 yaşındayken Kars’tan göç eden bir ailenin çocuğu. Hollanda’nın CNN’i sayılan Nieuwsuur’da çalışıyor...
Selli, Fethullah Gülen’in Hollanda’daki örgütlenmesi hakkında bir dosya hazırlamış. Defalarca randevu istemesine rağmen cemaat yöneticileriyle görüşememiş. Ancak cemaate girip çıkan çocuklarla ve Alevi, Kürt, İslam araştırmaları yapan bir antropologla çalışmış. Şimdi bu dosya, 16 Aralık’ta Hollanda Meclisi’nde gündeme gelecek.
100 Gülen vakfı
Gülen’in Hollanda’da 100 kadar vakfı, iki ortaokulu (Beyaz Lale) ve onlarca “dershanesi” var. Selli, araştırmalarının sonunda cemaatin merkezden yönetildiği, iç ve dış mekanizmanın birbirinden çok farklı olduğu sonucuna varmış:
“Milli Görüş çöktükten sonra Gülen cemaati yurtdışında daha aktif oldu. 5-23 yaş arasındaki çocukları abilik sistemiyle eğitiyorlar. Kendi elitlerini yaratmaya çalışıyorlar. Okulun kuruluş amacı, Hollanda’nın pek önemsediği ‘uyum’ için gözükse de çocuklara ‘yabancılarla konuşma, geceleri dışarı çıkma’ gibi telkinler veriliyor. Kadınlar bu örgütlenmede yok.”
Hollanda kanununa göre bu tip okulların devlet desteği alması için kesin amacını belirtmesi gerekiyor. Hatta bazı yatılı okullar, bu nedenle kapatılmış.
Peki Gülen okullarının Meclis’te tartışılmasının anlamı ne? Selli, bakanın yeni rapor talep edebileceğini, belki finansal desteğin sorgulanacağını belirtip şu yorumu yapıyor: “Sonuçta herkes iyi geçinmek isteyeceği için politikacılar üzerine gitmek istemeyecektir...”
(*) DÜZELTME: Dünkü yazımda Geert Wilders’ı yanlışlıkla Başbakan yapmışım. Oysa Wilders’ın partisi, hükümeti dışarıdan destekliyor. Hollanda Başbakanı’nın adı Mark Rutte. Koalisyon hükümetini Rutte’nin partisi VVD ve CDA oluşturuyor.
BABIALİ’DEN BAĞCILAR’A
Bağcılar Belediyesi’nin Basın Yayın Birliği ile düzenlediği “Uluslararası Medya Sempozumu”nun ikinci gününe katıldım. İşte notlarım:
- Organizasyon gayet başarılıydı, aylar öncesinden hazırlık yapıldı. Konuşmacılar ve konular dikkatle seçilmişti. Tek eksik, “küreselden yerele” üst başlığına rağmen, yerel basının ve merkez medyanın dışında kalan yayınların temsil edilmemesiydi.
- Konuşmacılar arasında Afrika’dan Almanya’ya, farklı ülkelerden meslektaşlarımız vardı. Avrupalı Müslüman gazeteciler konuşmalarına “selamun aleyküm” diye başladı, salondan çoşku dolu “ve aleyküm selam” karşılığını aldı.
- “Ayrımcılığın dili ve medya” panelinin moderatörüydüm. Sarah Joseph, Kezban Hatemi, Ayşe Düzkan, Altan Tan, Günter Seufert, Zeynep Karahan’ın katıldığı bu bölümde etnik, dini ve cinsiyetçi ayrımcılığı tartıştık.
- İlk Müslüman hayat tarzı dergisi “Emel”in yayın yönetmeni Sarah Joseph, İngiliz medyasında Müslümanların nasıl yer aldığını slaytlarla anlattı. Joseph, karikatür krizi üzerine bazı Müslüman gençlerin yaptığı aşırı protestoların da bunda etkili olduğunu belirtip eleştirdi.

Yerkesik'te yeni açılan sitelerin ulaşım sorunu üzerine.