EkonomiRSS
17.09.2011 - 02:30
GÜLOR’DA YENİ DÖNEM

Güler Sabancı hobisini profesyonel işe çeviriyor

Sitene Ekle

İstanbul’dan Şarköy arabayla 2 saat 20 dakika. Hafta içi Güler Sabancı ile buluşmak üzere buraya gidiyorum. Gezinin amacı Gülor’daki yani  Sabancı’nın şarap işindeki yeni dönemi birinci ağızdan dinlemek. Gülor’un bugünlere gelmesinde en önemli isimlerden birisi aynı zamanda bu işin de ortağı Orhan Türker. Kendisi Güler Hanım’ın dayısı.  87 yaşında ve geçen yıla kadar işleri tek başına  yürütüyordu. Şimdi artık bu işin pazarlama yönünü de iyi bilen bir ortakları daha var. O isim Adnan Erem. Erem gruba uzak bir isim değil. Sabancı Holding’in bir süre önce elinden çıkardığı Gıdasa’nın eski genel müdürü, Erem, bir yıl kadar önce Gülor’un başına geçmiş, ilk işi şirketi “anonim”e dönüştürmek olmuş. Artık Gülor Şarapçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de Güler Sabancı Yönetim Kurulu Başkanı, dayısı ve ortağı Orhan Türker yardımcısı, küçük hisse verdikleri Adnan Erem de Genel Müdür. Güler Sabancı artık şarap işinde iddialı olmak istiyor.
Soruyoruz:  17-18 yıl önce dayınızla birlikte “hobi” diye girdiğiniz şarapçılık sizin için ciddi işe dönüştü değil mi?
Evet. Butik şarap üretiminin önemli oyuncuları arasında biz de olacağız.
Büyütmeyi düşünüyor musunuz?
Önce mevcutla hedeflerimize ulaşalım, sonrasına bakarız.
Gülor Şarapçılık tesisleri ve bağlarında  bir grup gazeteciyi Orhan Türker, Adnan Erem, Fransız şarap uzmanı Prof. Nicholas Vivas, eşi aynı zamanda asistanı Natalie Vivas ile Burcu Ateş karşıladı.
Adnan Erem’e bağların büyüklüğünde, fabrikanın kapasitesinde bir artış olup olmadığını sorduk:
Önceliğimiz 200 bin şişe olan kapasitemizi doldurmak. Bu yıl onu yapıyoruz. Ayrıca ürün serimizi artırıyoruz. Şimdiye kadar kendi bağlarımız ve biraz da Şarköy’deki çiftçilerden aldığımız üzümlerle üretim yapıyorduk. Bunların yanına Elazığ’ın Öküzgözü ile Diyarbakır’ın Boğazkere üzümünü de ekledik.
O kadar uzun yoldan üzüm mü getiriyorsunuz? Üzümler yolda yıpranmıyor mu?
Özel iklimlendirilmiş araçlarla getiriyoruz. Çok iyi sonuç almaya başladık. Şaraplarımızı “Gold”, “Rouge”, “Silver” ve “Şayeste” şeklinde gruplandırdık. Serimizde artık 21 farklı şarap var.
Güler Sabancı, ilk bağlarının dikildiği 1994 yılından örnek verdi:
Biz bağlarımızı kurarken, çevredeki çiftçilerin asmalarının hepsi yerlerdeydi.
Siz ne yaptınız?
Biz destek çubuklarıyla asmaların toprağa yatmasını önledik. Çevremizdeki çiftçiler de görüp aynısını yaptı. Böylece çevremizdeki bağlar toparlandı.
Sabancı, sektörün gelişmesi konusunda dünyadan örnekler verdi:
Napa Vadisi’nde (Kaliforniya-ABD) şarapçılığı geliştirmek özel planlar yapılmış, muazzam teşvikler verilmiş.
Aynı durum Avustralya için de geçerli değil mi?
Evet... Şili ve Güney Afrika da özel teşviklerle şarap dünyasındaki yerini alan ülkeler arasında. Türkiye’de de bunu yapmak gerekir. Şarapçılık, tarıma dönük endüstrinin önemli örneklerinden biri. Madem işsizlikten söz ediyoruz, öyleyse buralara da yüklenmek gerek.
Yeri gelmişken en önemli yakınma konusuna dönüşen şarap üzerindeki vergiler açısından son durumu sorduk, Adnan Erem yanıtladı:
Artık Avupa Birliği’nin (AB) yöntemi, yani şişe başına maktu vergi benimsenmiş durumda. Her ne kadar AB ülkeleriyle karşılaştırıldığında bizdeki vergi “tavan”da olsa da, birkaç yıl öncesine göre makul düzeye çekilmiş durumda.
Erem, Gülor’u kurup, 17-18 yıl boyunca yükünü çeken Orhan Türker’i işaret etti:
Orhan Bey’den çok iyi bir altyapı devraldım... Artık şaraplarımızın farkı raflarda ve restoranlarda daha çok hissedilecek.
Güler Sabancı, Adnan Erem’le çıktıkları yeni yolculuğun ilk yılda verdiği sonuçları görünce memnu oldu ve yineledi:
 Şarap artık benim için önemli bir iş... 

 

Üzüm fiyatlarında yüzde 50 artış var
 GÜLOR Şarapçılık Genel Müdürü Adnan Erem, üzüm fiyatlarının bu sezon yükseldiğini vurgulayınca sorduk:
Bu yıl bazı bölgelerdeki bağları dolu vurmuştu... Onun etkisi var değil mi fiyatlarda?
Etkenlerden birincisi o. İkincisi de ABD’nin kuru üzüm talebi arttı. O da fiyatları yukarı çekti.
Fiyatlar ne kadar yükseldi?
En kalitesiz üzümde bile yüzde 50 artış var...
Şarap üreticisinin üzüm faturasının yükselmesi hiç olmazsa bağ sahibi çiftçinin yüzünü güldürebilecek mi?
Erem, bağ bozumu nedeniyle zamanının büyük bölümünü Şarköy’de geçirmeye başlamış:
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’ne bağlı Şarköy Şarapçılık Yüksek Okulu var. Baştan beri Gülor’un buraya desteği olmuş. Şimdi şarap sektörüne hizmet vermek üzere dünyada akredite olan bir laboratuvar kuracağız.
Laboratuvarın rolü ne olacak?
Zirai ilaç başta olmak üzere şarapta kalıntı izi var mı ona bakılacak. Her türlü analiz yapılacak.

Gülor Şarapçılık Ortağı ve Genel Müdürü Adnan Erem gazetecilere yeni hedeflerini anlattı.



Şarköy yavaş yeme merkezi olabilir
 İstanbul’a oldukça yakın bu ilçeye Sabancı girince insan ister istemez “burası gelişebilir mi?” diye düşünüyor. Örneğin yeme içme üzerine bir merkez olabilir mi? Evet diyor Adnan Erem aklımızdan geçiyor. “Slow food” merkezi neden olmasın?
Erem bölgedeki Namık Kemal Üniversitesi’yle birlikte yürütecekleri bir başka çalışmayı aktardı:
Şarköy apelasyonu hazırlayacağız.
Ne işe yarayacak apelasyon?
Şarköy ve çevresinde yetişen üzümler coğrafi işarete kavuşacak. Şaraplık üzümler asıl yörelerinde yetiştiği zaman kendini daha iyi gösterir.
Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinden örnek verdi:
Doğu’nun iki üzümü Öküzgözü ve Boğazkere’yi batıda deniyorlar. Bence kendi yöresindeki kadar güzel sonuç almak zor. Biz de Şarköy’ün üzümlerinin kayıtlara geçmesini istiyoruz.

 

 

Gülor 160 restorana girdi, garson konusuna eğildi
GÜLOR Şarapçılık Genel Müdürü Adnan Erem, restoranlara girme konusunda epey yol aldıklarını belirterek bunun önemli olduğunu anlattı ve ‘eskiden İstanbul’da 50 restoranda ancak vardık. Şimdi 160 restorana ulaştık’ dedi.
Güler Sabancı araya girdi:
Şarapçılıkta restoran işi çok karmaşık.
Neden?
Bir kere Türkiye’de restoranlarda açılan şaraplarda yüzde 70 garsonların etkisi var.
Prof. Nicholas Vivas’a sordu:
Fransa’da, örneğin Paris’te durum nedir?
Restoranlarda şarapların yüzde 50’si somelier (şarap servisi yapan uzman garson) tavsiyesiyle açılır.
Araya girip sorduk:
Eğer Paris’te oran yüzde 50’yse, bizdeki yüzde 70’i normal saymak gerekmez mi?
Sabancı yanıtladı:
Elbette normal... Ancak, bizdeki garsonların çok büyük bölümü şarap konusunda eğitimli olmadığı için “kim ne verirse” oraya yöneliyor...

Ekonomi Manşetler

    Yazarlarda Ara
    Bul
    ©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.