‘Brunson kiliseyi PKK’nın paravanı olarak kullandı’

Casusluk yaptığı, FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla İzmir’de yargılanan ve halen ev hapsinde tutulan ABD’li papaz Andrew Brunson hakkındaki suçlamaların detayları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Brunson hakkında hazırlanan iddianamenin tanıklarından Levent K., Brunson’ın kilisesini PKK’nın paravanı olarak kullandığını iddia ediyor.

‘Brunson kiliseyi PKK’nın paravanı olarak kullandı’

İfadesinde 2005 yılında Hristiyanlığı tercih ettiğini ve kendi insitafiyle Basmane semti yakınlarında bulunan Yenidoğuş Kilisesi’ne gitmeye başladığını anlatan Levent K., Andrew Brunson’un da söz konusu kilisede pastörlük yaptığını öne sürüyor. Brunson’un İspanya, ABD ve Almanya vatandaşlıkları olduğu iddiasını dile getiren K.’nın dosyadaki anlatımları şöyle:

‘Terör sempatizanları’

“Kiliseye gittiğim dönemlerde pazar günü yapılan ibadet zamanları, yaklaşık olarak 100-150 kişilik bir grup toplanıyordu. Özel zamanlar olduğunda Paskalya dönemi, Noel gibi zamanlarda bu sayı 200-250 kişiye çıkıyordu. Bu topluluk içerisinde benim gibi Türk kökenli kişiler olduğu gibi Kürt kökenli ve her ulustan insanlar da bulunuyordu. Kürt kökenli olan kişiler arasında yaşadığımız ülkeyi seven insanlar olduğu gibi bölücü görüşe sahip, terör sempatizanı olan 8-10 kişilik bir grup da bulunuyordu. Bu grupta yer alan şahısların isimleri; B.K, Salih isimli soy adını bilmediğim şahıs, M.D. veya M.M, H.M. ve D.Ö. isimli bayanlar, soyadını bilmediğim Agit isimli şahıs ile H.M’nin eşi olan B.M. isimli şahıs ile yine yabancı uyruklu Elizabeth isimli bayandır. Kilise pastörü Brunson’ın bölücü görüşe sahip kişilere özel ilgisi vardı. Hatta bir suç işleseler bile bu kişilere sahip çıkmaya, kiliseden uzaklaştırmamaya çalışıyordu. Bir keresinde yaşanan bir taciz olayında Andrew, tacizi yapan şahıs bölücü kesimden olduğu için elinden geleni yaparak korumuştu.”

‘Kiliseden kovuldu’

Brunson’un, 2008-2009 yıllarında teröre destek olduğu için Yenidoğuş Kilisesi’nden kovulduğunu öne süren L.K.’nın dosyada yer alan iddiları şu şekilde sürüyor: “Brunson bu olaydan sonra yaklaşık 11.5 ay yurt dışında kaldı. Türkiye’ye geldikten sonra Alsancak’ta yeni bir kilise açtı. Andrew açtığı kiliseye Diriliş adını verdi. Ben bu adamın amacını öğrenmek için bu kiliseye gitmeye başladım. Bölücü görüşe sahip grup da aynı şekilde Diriliş Kilisesi’ne gelmeye başladı.”

‘Yasak odaya girdim’

“Agit’in bomba eğitimi almış bir terörist olduğunu da duymuştuk. Yine bu şahıslardan Agit, Mehmet, Salih Abi diye bilinen bir şahıs, Andrew ile eşi Norin, dönem dönem gündemdeki olaylara göre Kobane, Suruç gibi yerlere gidiyorlardı. Bu şahıslar çekinmeden Facebook hesaplarından bu geziler ve örgüt ile ilgili paylaşım yapıyorlardı. Bu resimlerde Mehmet, Agit ve tanımadığım terör örgütü üyeleri Leşker diye tabir ettiğiniz terörist kıyafetlerini giymiş, Kürdistan bayrakları açmıştı. Andrew de aralarında poz vermiş olarak duruyordu. Suruç patlaması ve Kobani olaylarının yaşandığı dönemlerde Brunson, Kürtçe İncil bastırarak bu bölgelere gönderdi.

Kilisenin üst katında iki oda bulunmaktaydı. Bu odalara girmek yasak olduğu halde Kürt olan cemaatle bu odalarda toplantılar düzenlenirdi. Ben ilerleyen süreçte yasak olan bu odaya girmek için fırsat aradım. İlk fırsatta odaya girdiğimde, masaların üzerinde Türkiye haritalarının olduğunu, bunların bazılarının üzerlerinde işaretlerin yapılmış olduğunu, sınırların değiştirilmiş olduğunu gördüm. Masanın ilerisinde kolilerin olduğunu gördüm. Kolilerden bir tanesini açtığımda, içerisinde PKK’ya ait yasadışı broşürlerin olduğunu gördüm.”

‘Karısına yakalandım’

“Ben aşağıdan ayak seslerinin geldiğini duyunca hemen odadan telefonla görüşüyormuş gibi çıktığımda rahibin eşi Norin’e yakalandım. 2015’te kiliseden ayrılmış olsam da darbe girişiminden sonra firari FETÖ’cülerin, Andrew’in ekibince konakta yani tarif ettiğim evde saklandığını duymuştum.”

Kaçırılan ikinci kaptanın ağabeyi konuştuKamerun'un Douala Limanı'ndan Fildişi sahilinde bulunan Abidjan Limanı'na gitmekte olan Paksoy-1 isimli Türk yük gemi personeli korsanlar tarafından kaçırıldı. Kaçırılanlar arasından bulunduğu öğrenilen geminin 2. kaptanı olan Ersin Yılmaz'ın ağabeyi konuştu.Kaçırılan 10 mürettebatın arasında bulunduğu belirtilen geminin ikinci kaptanı Ersin Yılmaz'ın ağabeyi Muhsin Yılmaz, "İkinci kaptan Ersin Yılmaz'ın abisiyim. Dün haberimiz oldu. Ne yapacağımızı bilemedik. Hemen şirketle telefon bağlantısı yaptık. Onlar da bize gece yarısı gemiye silahlı korsanların baskın yaptığını ve onun haricinde herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve haber beklediklerini söylediler. Sağlık durumuyla ilgili hiç bir bilgimiz yok. Bugün öğrendiğimiz, 10 tane mürettebatı kaçırmışlar ve onlar içinde benim kardeşim de var. Kendisi 20 senedir denizci, 20 senedir kaptan. Böyle bir şey ilk defa başımıza geldi. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Kendisiyle Cuma günü telefonda görüştüm. Yola çıkacağını söyledi bana. 3 günlük yol olduğunu, Kamerun'dan Fildişi Sahili'ne gideceklerini söyledi. Pazartesi günü Fildişi Sahili'nde olacaklarını söyledi bize. Ondan sonra da haber alamadık kendisinden." dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber