'Bu böyle yarım kalmayacak'

Müzeciliği annesinden öğrendi






Merhum işadamı Vehbi Koç'un kızı ve Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi Sevgi Gönül, yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayarak önceki gece vefat etti. Sevgi Gönül 'ün cenazesi iki ay önce vefat eden eşi Erdoğan Gönül'ü uğurladığı Teşvikiye Camii'nden kaldırılacak. Sevgi Gönül yarın Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğlen namazının ardından Zincirlikuyu aile kabristanında Erdoğan Gönül'ün yanında toprağa verilecek.
1938'de Ankara'da doğan Sevgi Gönül, Amerikan Kız Koleji'nden mezun oldu. Gönül, iş hayatına Koç grubuna ait Bürokur'da sekreterlik yaparak başladı. 1962'de Erdoğan Gönül'le evlenince işten ayrılan Sevgi Gönül, 1964'te de Koç Holding Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1970'te Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu üyesi olan Gönül, Sadberk Hanım Müzesi İcra Komitesi'nin yanı sıra Türk Nümanistik Derneği ile Geyre Vakfı'nın başkanlığını yürütüyordu.

SİYASETLE DE İLGİLİYDİ
Müzeciliğe, antikaya ve tüm güzel sanatlara merakı olan Sevgi Gönül, bir dönem siyasete de ilgi duydu; 1993'te ANAP'a üye oldu. Politik çıkışlarını zaman zaman artıran Gönül, 1997'de Refahyol döneminde milletvekillerine mektuplar yazarak uyarılarda bulundu.
Dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a gönderdiği bir mektupta Tansu Çiller'in "tehlikeli", Refah Partisi'nin de "yobaz" olduğunu belirten Gönül, bir ANAP'lı olarak net açıklamalar duymak istediğini belirtti. Gönül, son üç yıldır Hürriyet'te "Sevgi'nin Diviti" adlı köşesinde haftalık yazılar yazıyordu.

Sevgi Gönül, eşi Erdoğan Gönül'ün 16 Temmuz'daki ölümünden sonra Hürriyet Pazar'da kaleme aldığı yazısında duygularını şöyle anlattı:
"Tam 41 senedir evliydik. Çok kavga ettik, çok şahsiyet çekişmesi yaşadık, birbirimizle boğuştuk. Ama bence en mühimi; hep aynı şeylere güldük, hep aynı şeylere şaşırdık. Erdoğan her zaman şık ve kibardı. Ailem tarafından Anadolu terbiyesiyle yetiştirildiğimden, hiçbir zaman kocamı methedemedim."
Gönül yazısına, Dodo diye hitap ettiği Erdoğan Gönül için yeğeni İpek Kıraç tarafından yazılan şu notu eklemişti:
"Dodo'ma...
En güzel duygular saklıdır derler. Benim duygularımı da bir şarkının içinde yakalayıverdim: Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak..."

Annesini kaybettikten sonra adına kurulan Sadberk Hanım Müzesi'nin yöneticiliğini yapmaya başlayan Gönül, Afrodisias Antik Kenti'ne yeni müze kazandırmak için de yoğun çaba harcadı. 1987'de Geyre Vakfı'nı kuran Gönül, Koç Üniversitesi'nin kampusuna da bir konser salonu inşa ettirdi.
Başka bir meslek seçme şansı olsa, sanat tarihiyle ilgileneceğini ya da akademik kariyer yapabileceğini savunan Gönül, ilerleyen yaşına rağmen hayatının birkaç bölüme ayrıldığını söylüyordu.
İlk sıraya antika, ikinci sıraya evindeki düzen, üçüncü sıraya holding, dördüncü sıraya da sivil toplum kuruluşlarını koymuştu.
Yine bir röportajda "Koç ailesine mensup olmanın kolaylıkları ve zorlukları nelerdi?" sorusuna Gönül, "Kolaylıkları; her kapı size açılıyor. Zorlukları; o aileye mensup olmanın mesuliyetini taşıdığınız için her istediğinizi yapamıyorsunuz" yanıtını vermişti.
Sevgi Gönül'ün son yıllarda üzerinde durduğu şeylerden biri de, Hürriyet Pazar ekinde kaleme aldığı yazılardı.

Sevgi Gönül kendisini "Evin yaramaz, asi çocuğu" olarak tanımlardı. Bir röportajda, "Keçiören'de bahçeli bir evimiz vardı. Kiraz ağaçlarının altında teneke çalmak, komşunun bağından meyve aşırmak, sapanla kuşları vurmak günlük işlerdendi" diyen Gönül, "Ceviz zamanı ellerim, karadut zamanı dudaklarım simsiyah olurdu, her akşam dut toplardık" diyordu.
Okul hayatında hep "okul çeteleri"nin içinde bulunduğunu anlatan Gönül, eski eserlere olan ilgi ve bilgisinin annesi Sadberk Hanım'dan geldiğini sık sık vurguluyordu.





GÜNCEL


'Dodo'suna kavuştu
Eğitimde hegemonik akılla çözüm olmaz!
Milliyet yazarlarının Kuşadası izlenimleri
Cinayeti çözecek 6 ipucu
Su komedisi
Binbir suratlar itinayla avlanır!
Tıp merkezine sigara ikramlı açılış
Bakalım dünyanın kaçıncı zenginiyim?
Nikotin bağımlısına bilgisayar programı
Kiracılar dikkat!
Kısa kısa..
Serin Duruş

Terör örgütünün ikinci ‘kimyasal’ oyunu devrede!Barış Pınarı Harekatı ile ağır darbe alan ve ABD’nin girişimiyle tanınan 120 saat süreyle geri çekilmeye başlayan terör örgütü PKK/YPG’nin kimyasal saldırı oyununu devreye sokmak için çalışma yürüttüğü saptandı. Örgütün kimyasal silah kullanarak sivilleri katledip Türkiye’yi suçlamayı hedeflediği belirlendi. Türk istihbarat birimleri, Irak’tan yola çıkarılan terör örgütünün elinde bulunan kimyasal silahların taşındığı 6 kamyonun, Semelka bölgesinden Suriye’nin Kamışlı bölgesine geçtiğini saptadı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber