Geri Dön

Cuma hutbesi yayımlandı! Diyanet İşleri Başkanlığı 6 Aralık Cuma hutbesi konusu

Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandı. 6 Aralık Cuma günü kılınacak olan Cuma namazının öncesinde Diyanet İşleri Başkanlığı farz olan Cuma hutbesini resmi sitesi üzerinden yayımladı. İşte 6 Aralık Cuma hutbesi ve konusu...

Cuma hutbesi yayımlandı! Diyanet İşleri Başkanlığı 6 Aralık Cuma hutbesi konusu

İslam aleminde çok özel bir yere sahip olan Cuma gününde camilerde kılınacak olan cuma namazının yanı sıra okunacak olan Cuma hutbesi de büyük önem arz ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Cuma hutbesi Perşembe akşamları resmi site üzerinden yayımlanıyor. Cami imamı tarafından yüksek sesle cemaate okunan Cuma hutbesinin bu haftaki konusu ne? İşte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan Cuma hutbesi konusu...

BATIL İNANÇ VE HURAFELER

Muhterem Müslümanlar!

Peygamberimiz (s.a.s) bir gün, amcasının oğlu Abdullah b. Abbas’la yolculuk yaptığı esnada ona şu tavsiyelerde bulundu: “Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim. Allah’ı gözet ki Allah da seni gözetsin. Allah’ı gözet ki O’nu daima yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’tan iste! Yardıma muhtaç olduğunda Allah’tan yardım dile! Şunu bil ki bütün insanlar sana fayda vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana fayda veremezler. Bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana hiçbir zarar veremezler...”

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam, tüm insanlığa imanın hakikatlerini, dünya ve ahiret huzurunun yollarını gösterir. Sadece Allah’a kulluk etmeyi, O’na güvenmeyi, O’nun rahmetine sığınmayı ve yalnız O’ndan yardım dilemeyi emreder. Bunun yanında bütün batıl inanç ve hurafeleri reddeder. İnsanların bilgisizlik ve çaresizliklerini fırsat bilerek, duygu ve değerlerini istismar etmeyi büyük bir günah sayar. Ne var ki insanoğlu zaman zaman dinimizin bu ilkelerini göz ardı etmiş, falcı, büyücü, kâhin, sihirbaz ve medyumlardan medet umar hâle gelmiştir.

Kıymetli Müslümanlar!

Gelecekten haber verme, kısmet açma, şans getirme, şifa dağıtma iddiasında bulunmak ve bundan yardım ummak İslam’ın özüne aykırıdır.
Zira, gaybın bilgisi yalnızca Allah’a aittir. Her şeye gücü yeten yegâne kudret sahibi O’dur. Yediğimiz her lokma, içtiğimiz her yudum suyu bizlere lütfeden O’dur. Dertlerin dermanı, hastalıkların şifası, sıkıntıların çaresi O’ndadır. Bizleri her an koruyup gözeten, yürekten yakarışlarımıza ve samimi dualarımıza icabet eden yalnızca Cenâb-ı
Hak’tır.

Değerli Müminler!

Rabbimize iman ve tevekkül etmişken, umudunu fala bağlayıp geleceğini ona göre planlamak, büyü ve kehanetten medet ummak asla doğru değildir. Yıldızların hareketlerine bakarak insanların kader ve kısmetine dair sonuçlar çıkardığını iddia etmek mümince bir duruşa yakışmaz. Rakamlara, günlere, aylara, hiçbir gücü ve kudreti olmayan nesnelere gizem ya da uğursuzluk atfetmek, inancımızla bağdaşmaz. Kötülüklerden koruduğuna inanarak bir boncuğu kutsal saymak, ağaca bağlanan çaputta, havuza atılan parada kısmet aramak yüce dinimizin yasakladığı davranışlardır.

Aziz Müslümanlar

Şöyle bir düşünelim! Başkalarının dertlerine büyü ya da sihir gibi gayrimeşru yollarla çare bulduğunu iddia edenler, niçin kendi dertlerine çare olamazlar! Geleceğin bilgisine sahip olduğu yalanıyla insanların umudunu sömürenler, bu bilgiyle neden kendileri doğru yola erişemezler? Şifa dağıttığını söyleyerek insanları aldatanlar, nasıl
olur da kendi hastalıklarına şifa bulamazlar?

Kıymetli Müminler!

Hutbeme başlarken okuduğum Felak suresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!”

O hâlde, Rabbimiz tarafından imana elverişli ve iyilik yapmaya hazır yaratılan tertemiz fıtratımızı batıl inanç ve hurafelerle bozmayalım. En kıymetli hazinemiz olan imanımızı, samimi duygu ve niyetlerimizi doğru dinî bilgilerle güçlendirelim. Huzurlu bir hayat için alın teriyle çalışmayı, helal yoldan kazanmayı, hastalanınca tedavi olmayı, sebeplere sarılmayı düstur edinelim. Kısa ve haksız yoldan kazanmaya teşvik eden umut tacirlerine kanmayalım. Dünya ve ahirette başarıyı
ve kurtuluşu, şifayı ve kısmeti Rabbimizden isteyelim. O’nun, gönülden ettiğimiz duaları karşılıksız bırakmayacağına daima inanalım.

 

Elazığ'daki depremin ardından Haluk Levent konserini iptal ettiElazığ'da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından gelen haberler üzerine sanatçı Haluk Levent, Bursa'daki konserini iptal etti. Konseri yapmanın hiçbir anlamının kalmayacağını belirten Levent, başkanı olduğu Ahbap Derneği üyeleriyle sürekli irtibat kurup, bölgedeki gelişmeleri yakından takip etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber