‘Dink vurulurken FETÖ kayıttaydı’

Cumhuriyet savcısı Gökalp Kökçü tarafından hazırlanan iddianamede, “cinayet öncesi, cinayetin işlenme anı ve cinayet sonrası  FETÖ’nün amaçları doğrultusunda kullanmak üzere istihbarat teknikleriyle kayıt altına alındığı” vurgulandı...

‘Dink vurulurken  FETÖ kayıttaydı’

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü tarafından hazırlanan Hrant Dink suikastine yönelik 3. iddianamenin detayları belli oldu. Aralarında Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü lideri Fetullah Gülen, firari savcı Zekeriya Öz’ün de bulunduğu 51 şüpheli için hazırlanan iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne birleştirilme talebiyle gönderildi.

İddianamede, İstanbul Jandarma İstihbarat Bölücü Faaliyetler İstihbarat Tim Komutanı olan ve “Fetullahçı Terör Örgütü’nün altın çocuğu olarak nitelendirilen “Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin Trabzon Jandarma İstihbaratı’ndan Ogün Samast’ın cinayeti işlemek için 18 Ocak’ta İstanbul’a geldiği bilgisini aldığı, İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerini koordine ettiği belirtildi.

Samast izlenmiş

İddinamede Muharrem Demirkale’nin emri altında bulunan şüpheliler Yavuz Karakaya, Bekir Yokuş, Emre Cingöz, Ecevit Emir, Hacı Şefik Şimşek ve Eyüp Temel’in cinayet mahalli ve çevresinde Samast ve Dink’i izlerken tespit edilemeyen başka hatlar ya da istihbari iletişim cihazları kullandıkları kaydedildi. Samast’ın 20 Ocak 2007’de Samsun Otogarı’nda yakalandıktan sonra, ciayet anına ve öncesine ait bazı görüntülerin izletildiği anlatıldı.

Kitapla cinayet algısı

Samast’a görüntüleri izleten şahsın Samsun İl Jandarma Komutanlığı Şube Müdürü şüpheli Murat Bayrak olduğunun tespit edildiği belirtilen iddianamede, “Görevli şüpheliler Yavuz Karakaya ve Bekir Yokuş tarafından istihbarat fiziki takip kameralarıyla Ogün Samast’ı bulunduğu yere göre caddenin karşısından kameraya aldıkları, cinayet öncesi, sırasında ve sonrası istihbarat teknikleriyle Ogün Samast’ı ve tüm süreci FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanmak üzere kayıt altına aldıkları” ifadesine yer verildi.

İdianamede örgüt mensubu olduğu gerekçesiyle hakkında yakalama kararı bulunan Adem Yavuz Arslan’ın, örgüt mensuplarının organizasyonunda işlenen Dink cinayetini FETÖ’cülerden uzak tutmak ve perdelemek için “Bi’ Ermeni var... Hrant Dink Operasyonlarının Şifreleri”, isimli kitapları, gazeteci Nazlı Ilıcak’ın “Her Taşın Altında The Cemaat mi Var?” adlı kitabın da cinayetin FETÖ bağlantısını karartmak, perdelemek için algı operasyonunun bir parçası olarak örgütsel faaliyet kapsamında yazıldığı vurgulandı.

Evinde keşif

İddianamede cinayetin hazırlık evresinde Dink’in Bakırköy’deki konutu ve Beyaz Adam Yayıncılık adlı işyeri çevresinde Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinince 9 Ağustos 2006’da keşif yapıldığı belirtildi. Hamza Celepoğlu’nun ise bu nedenle cinayetten yaklaşık 1 ay önce dil kursunda bulunduğu İtalya’dan Türkiye’ye izinli olarak geldiği ve 10 gün sonra tekrar döndüğü kaydedildi.

‘Samast’a Türk bayrağını açtırıp kayda aldılar’

İddianamede Ogün Samast’ın eline, Samsun İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince ısrarla Türk Bayrağı tutuşturularak görüntülerinin kayda alındığı, görüntülerin bir kısmının terör örgütüyle iltisaklı şüpheli gazeteci Ercan Gün tarafından terör örgütünün amaçları doğrultusunda yine terör örgütü ile iltisaklı medya kuruluşlarınca servis edildiği belirtildi.

Savcılığa teslim edilen bayrak görüntüsünün 10 dakika 20 saniye olmasına rağmen, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünce network üzerinden başında Ali Fuat Yılmazer’in bulunduğu İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü’ne gönderilen görüntülerin 44 saniye olduğu anlatıldı.

Cinayetten 3 saat önce görüştüler

İddianamede, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi şüphelilerinin “cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettikleri vurgulandı. Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Okan Şimşek’in İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Şeref Ateş ile cinayetten yaklaşık 3 saat önce telefonla görüştükleri, bu görüşmeden sonra İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Muharrem Demirkale, Şeref Ateş, Mustafa Küçük, Miktad Özbek ve Rahmi Özer’in, Hrant Dink’in Bakırköy’deki konutunun yakınlarına gittikleri, bunun HTS kayıtları ve sinyal bilgilerinden tespit edildiği anlatıldı. Cinayetten sonrasında da Okan Şimşek ile Şeref Ateş’in bir kez daha telefon görüşmesi yaptıkları tespit edildi.

Balık tezgahlarında mezgit bolluğuKaradeniz'de, dip trol ve gırgır ağları ile av yasağının 1 Eylül'de sona ermesinin ardından balıkçılar, ağlarını denizlere bırakmayı sürdürüyor. Karadeniz'de bu yıl bolluk yaşanan mezgitin kilogramı 20 liradan 15 liraya geriledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber