Geri Dön

‘Emanet kasalar’daki emanet hayatlar

›› Ülkelerinde yaşanan kargaşa ve sefaletten kaçıp Avrupa’da yeni bir yaşamın hayalini kuran kaçak göçmenlerin çok az bölümü umut yolculuğunda mutlu sona ulaşıyor. Çoğu yakalanıyor, bir kısmı ise balık istifi dolduruldukları lastik botlarla, hayalet teknelerle ölüme gidiyor ›› Göçmen kaçakçılığı artık sektör haline gelmiş. Kaçakların bütün paralarını organizasyonların merkezindeki, “emanet kasa” olarak adlandırılan kişilere verdikleri, bu kişilerin organizasyonu adeta bankalar gibi yürüttüğü belirlendi

‘Emanet kasalar’daki  emanet hayatlar

Akdeniz’de batan hayalet gemilerin, derme çatma lastik botların yüzlerce umut yolcusuna mezar olması nedeniyle artık Avrupa’nın da kayıtsız kalamadığı göçmen kaçaklığının ayrıntıları, sektör haline gelen bu suçun ne kadar organize biçimde işlendiğini ortaya koydu.
Son dönemde, merkezinde Suriyeli göçmenlerin yer aldığı göçmen kaçakçılığı organizasyonlarıyla ilgili çalışmalar yapan güvenlik birimleri, birbirinden ilginç saptamalarda bulundu. Bu çerçevede göçmen kaçakçılığına yönelik son operasyonlarda, Türk organizatörlerin yerini Suriyeli organizatörlerin aldığı, kaçakların kaçıştan önce İstanbul’da Aksaray, İzmir’de ise Basmane’deki bazı otellerde konaklatıldığı ve daha sonra yurtdışına kaçırıldıkları anlaşıldı.
Kaçakların, bütün paralarını organizasyonların merkezindeki, “emanet kasa” olarak adlandırılan kişilere verdikleri, bu kişilerin organizasyonunu adeta bankalar gibi yürüttüğü belirlendi. Kaçışların ise, “yolcu başı” olarak adlandırılan simsarlarca koordine edildiği belirlendi. Çıkış organizatörlerin ise yabancı ülkelere ait “hayalet gemiler”le bağlantı kurup kaçak göçmenleri taşımayı organize ettikleri tespit edildi.
Ülkelere göre fiyat
Kaçakların hangi ülkeye gideceklerine göre ödeyecekleri fiyatın da değiştiği belirlendi. Buna göre, yolcu başı adı verilen simsarlarla anlaşan göçmenler, farklı iş yeri görünümünde çalışan yerlere gidip, buralardaki emanet kasa adı verilen kişilere geçiş ücretini ya da sonradan çekmek üzere üzerlerindeki parayı yatırıyor. Bu emanet kasaların verdiği şifreyi yolculuk boyunca muhafaza eden göçmenler, geçiş olduğunda şifreyi kendini karşılayana teslim ediyor ve emanet kasayı arıyor. Emanet kasa da geçiş ücretini ara organizatörlere ve çıkış organizatörlerine yatırıyor.
Açık denizde batan gemilerde sönen yaşamlar hemen her gün kamuoyuna yansırken güvenlik birimleri, organizasyonların yapılarıyla ilgili çok önemli bilgileri günışığına çıkardı. Milliyet, bu konuda Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İzmir polisince gerçekleştirilen operasyonlarda ele geçirilen bilgilere ulaştı ve sistemin nasıl işlediğini, organizasyonların karmaşık yapısını ele geçirdi. Tespitler şöyle:
Dönme şansları yok
- Raporlara göre, göçmen kaçaklığının mağdurları en çok siyasi istikrarsızlığın, savaşların yaşandığı ülkeler. Başta Suriye olmak üzere Irak, İran, Afganistan, Filistin, Myanmar, Eritre, Bangladeş gibi ülkelerden, yerel göçmen kaçakçılığı organizasyonlarının koordinesinde yasadışı biçimde Türkiye’ye giren kaçak göçmenler, bu kez Türk ve Suriyeli organizatörlerin yönetimindeki bölgesel kaçakçılık organizasyonlarınca Avrupa ülkelerine kaçırılıyor.
- Göçmenler, kendi ülkelerinden ayrıldıklarında tanıdıkları veya daha önce yasa dışı yollardan yurtdışına çıkanlardan öğrendikleri süreci uygulamak için bütün riskleri göze alarak hareket ediyor. Çünkü, kendi ülkelerinden çıkan bu şahısların tekrar geri dönme gibi bir şansları artık yok. Bunu bildikleri için kim ne derse ve nasıl yönlendirirse artık istenilen her şeyi yapmaları gerektiğini biliyorlar.
- Kendi ülkesinden bir biçimde çıkmayı başaran göçmenler, Türkiye’ye geliyor. Kaçak göçmenler, genellikle doğrudan İstanbul ya da İzmir’e gelip, buradaki suç organizatörleri ile temas kuruyor. Kendilerine söylenen veya tavsiye edilen bir suç organizatörü yoksa göçmenlerin yoğun olarak bulundukları ve geçici olarak barındıkları yerlere giderek mutlaka bir suç organizatörü ile temasa geçiyor.
- Suriye’den, iç savaş ve kargaşa ortamından kaçarak Türkiye’ye yasal veya yasadışı giriş yapan göçmenler ise çoğunlukla giriş yaptıkları Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa gibi sınır kentlerinde ya çok kısa bir süre konaklıyor ya da doğrudan İstanbul, İzmir veya Mersin gibi yasadışı çıkış yapmak istedikleri kentlere gidiyor.
“Yolcu başı” ile temas
- Kaçak göçmenler, çoğunluğu yabancı uyruklu olan ve organizasyonlar içinde, “yolcu başı” olarak isimlendirilen simsarlarla temasa geçiyor. Kaçak göçmenlerin, simsarlarla temas kurmaları son derece kolay. Suç organizasyonunda yer alan simsarların kendilerine mesken olarak belirlediği bölgelerde bulunmak yetiyor. İstanbul’da Aksaray ve İzmir’de Basmane’de biraz vakit geçirmek, ilk adımı atmak için yeterli oluyor.
- Yolcu başları, yasa dışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen yabancı uyruklu şahıslara sadece kendilerine para kazandıran bir müşteri gözü ile bakıyor. Suç organizatörleri için en önemli unsur, tek seferde kaç göçmenin yasadışı kaçırılacağı. Bu noktada kişi başına anlaşılan para oldukça belirleyici. Tek seferde kaç kişiyi çıkarırlarsa o kadar çok kazanan organizatörler, 6-7 metrelik bir deniz botuna ortalama 25 kişi bindiriyor. Yolcu başı, yasa dışı çıkış için anlaştıkları göçmenleri çıkış için gerekli hazırlıklar tamamlanıncaya kadar geçici süre ile kalacakları yerleri ayarlıyor, temel ihtiyaçlarını karşılıyor.
- Tek botta 25 kişiyi taşımak isteyen göçmenler, her zaman birlikte hareket eden 25 kişi bulamadıklarından farklı grupları bir araya getirebiliyor. Her başarısız çıkış risk ve kaybedilen zaman-para anlamına geldiğinde, tecrübeli kişilerle çalışılıyor.
Ortalama bin 200 euro
- Yolcu başı, anlaşma yaptığı sırada, göçmenlere, önce kendi çalışma sistemini anlatarak nasıl ve ne şekilde kendisini yurtdışına çıkaracağını ve bu çıkış işlemini ne zaman yapacağını anlatıyor. Yolcu başı, daha sonra yasa dışı çıkış için ne kadar para alacağını söylüyor.
- Göçmen kaçakçılığı suç piyasasında yasa dışı çıkışların farklı tanımları ve uygulamaları var. Göçmenler kendi aralarında deniz taşıtı veya botunu, “Balam” olarak adlandırıyor. Deniz botunun fiyatının ucuz olması, kolay bulunması ve kullanılması nedeniyle genellikle bot tercih ediliyor. Deniz botu ile çıkış yapmak isteyen bir göçmen ortalama bin 200 euro ödüyor. Ancak gidilecek yere göre tarife değişiyor.
- Botun dışında yat, tekne ve sürat tekneleri ile yasadışı çıkışlar yapılıyor. Sürat teknesi ile çıkışlar teknedeki motorun gücü nispetinde fiyatlandırılıyor. Çok kısa bir zaman diliminde Yunanistan’a bağlı adalara yaklaşık olarak 10-12 dakika arasında ulaşım yapılıyor. Bu geçiş işlemi, deniz botuna nazaran daha pahalı. Bu yöntemi isteyen, Yunanistan’a yolculuk yapacaksa ortalama bin 600-2 bin 200 euro ödüyor.

İtalya için yat, tekne

- Yat ve tekne ile yapılan yasadışı çıkışlar, çoğunlukla “Uzuncu” olarak tanımlanan ve İtalya’ya gitmek isteyen göçmenlerin tercihi. Bunun dışında, Yunanistan’a bağlı adalara da bu yöntemle gönderimler yapılabiliyor. Yat ve tekne ile yapılan çıkışlar aynı zamanda, rahat ve güvenli olarak yolculuk yapmak isteyen göçmenlerin tercihi. Yunanistan’a en fazla 2 bin 200 euro’ya gidilirken İtalya’ya gitmek için ödenecek rakam 4 bin 500 euro’ya çıkıyor.
- Simsarla anlaşan göçmen, şartları öğrendikten sonra aralarında belirledikleri parayı iki tarafın güven duydukları ve suç piyasasında, “emanet kasa” olarak adlandırılan kişilere yatırıyor.
- Emanet kasa görevindeki suç organizatörleri, emanet kasa güvencesinde bulunan hak ve sorumlulukları, suç sürecinin yazılı olmayan kurallarını yasadışı çıkışın tarafları olan yabancı uyruklu şahıslara ve suç organizatörlerine açık bir şekilde anlatıyor. Bu kurallar tüm taraflar tarafından çok açık bir şekilde biliniyor ve yasa hükmü gibi uygulanıyor.
- Emanet kasa sadece göçmenin parayı yatırdığı yerde bulunmuyor. Tam anlamı ile uluslararası bir sistemle birden çok ülkede ve aynı ülke içerisinde birden çok şubeyle hizmet veriyor. Bir banka gibi çalışıyor.

Kaçaklar şifre alıyor

- Göçmenin, suç organizatörünün ismini veya emanet kasa tarafından bilinen lakabını vererek bu kişi adına parayı yatırıyor. Bunun karşılığında, emanet kasa tarafından kendisine bir “şifre” veriliyor. Göçmene, bu şifreyi asla kaybetmemesi söylenerek verilen bu şifre ve göçmenin kimlik bilgileri emanet kasada kayıt altına alınıyor. Para yattıktan sonra gözmenin ismi, yolcu başına ve karşı tarafta bulunan kişilere bildiriliyor. Göçmen, istediği yere gidip “emanet kasa”yı aradığında, eylem tamamlanmış sayılıyor.
Para güvence altında
- Eylem tamamlandığında emanet kasa, parayı suç organizatörüne teslim ediyor. Geçiş başarısız olursa veya yeni deneme yapılacaksa para emanet kasadan çıkmıyor. Göçmen, bu durumda parasını geri çekebiliyor ve bir başka organizatöre veya emanet kasaya başvurabiliyor. Suç organizatörünün göçmen tarafından tek taraflı olarak yapılan bu değişikliğe müdahale hakkı bulunmuyor.
- Göçmen, organizasyonu değiştirmediyse, geçiş yapılana kadar parasını çekemiyor. Bu, suç organizatörü açısından önem taşıyor. Organizatör, böylece paranın “emanet kasa”da bulunduğunu ve yasa dışı çıkış gerçekleştiği anda kendisine ödeneceğini biliyor.

Banka gibi çalışıyorlar

- Göçmenler, üzerlerinde bulunan diğer paraları da emanet kasaya yatırabiliyor. Böylece paraları güvende oluyor ve gittikleri yerde, emanet kasanın bağlantılı olduğu emanet kasadan paralarını alabiliyor. Göçmenlerin, kendi isimlerine para yatırıp çektiği havale türüne ise “Ğatsa” adı veriliyor. Bazı göçmenler, İstanbul’dan İzmir’e gelirken bile İstanbul’daki emanet kasaya yatırılan parayı İzmir’den çekiyor.

YARIN: “EMANET KASA”NIN MENFAATİ VE KAÇIŞ HAZIRLIKLARI

Eşi ile kayınvalidesini silahla vurarak yaraladıİstanbul Kadıköy'de, cezaevinden yeni çıktığı öğrenilen bir kişi, sokak üzerinde eşi ile kayınvalidesini silahla vurarak yaraladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber