‘Heybeli’de her gece’ ile tedavi

Piyano sanatçısı Emir Gamsızoğlu, müzikle tedavi üzerine ünlü nörobilimcilerinden Joseph LeDoux ile psikanalist Ruth Oscharoff‘un New York’taki projesine dahil oldu

‘Heybeli’de her gece’ ile tedavi

20 yaşında piyano eğitimi almaya başlayan ve bu süreçte önemli isimlerden ders alan Emir Gamsızoğlu, başta Türkiye ve ABD olmak üzere pek çok ülkede sahneye çıkıyor. Yaz sonunda ünlü müzisyenlerin bestelediği ninnilerden oluşan albümünü yayınlamaya hazırlanan Gamsızoğlu, geçen hafta New York’un önemli terapistlerinden biri olan ve aynı zamanda keman çalan Cornelius Dofalo’nun verdiği bir konserde sahneye çıktı. Çağdaş Freud Cemiyeti’nin desteğiyle verilen “Silence and Memory: An Exploration of Music, Mind and Brain” (Sessizlik ve Hafıza: Müzik, Zihin ve Beyin Keşfi) başlıklı bu konser oldukça ses getirdi. Emir Gamsızoğlu ile hem ekimle buluşmasını hem de müzik yolculuğunu konuştuk.

- Gençlik yıllarınızda profesyonel bir basketbolcuyken her şeyi geride bırakıp piyano çalmaya başlıyorsunuz. Hikâyesini sizden duyabilir miyiz?

Aslında profesyonelliğin daha başındayken bitmişti basketbol kariyerim. Zaten cüce basketbolcu sınıfına girdiğim için beklentiler çok yüksek olmamasına rağmen devam etmiştim. 19 yaşında bir sakatlık döneminde annemin çaldığı Chopin valsleri duyduğum kadarıyla taklit etmeye çalıştım ve sonuç annemi çok şaşırttığı için ders almaya başladım. Bir sene içinde seviye sınavıyla konservatuvarın ilk 7 senesini atlayıp direkt üniversite seviyesine kabul edildim.

‘Heybeli Variations’

- Bu noktada Chopin’in sizin üzerinizdeki etkisi neydi? Bugüne kadar bize hep piyano eğitimine çok erken yaşta başlanılması gerektiği söylendi. Siz bunun epey dışında birisiniz. Zor olmadı mı eğitim süreci?

Erken yaşta başlamak gereklidir ve buna hiç şüphe olmasın, benim durumum nadir bile değil, tek! 20 yaşında piyano çalmaya başlayıp New York’ta Lincoln Center’da konser serisi olan bir kişi daha yok. Tabii ben çok şanslıydım. Hüseyin Sermet el uzatmasaydı konservatuvarın yok ettiği yetenekler listesine eklenecekti ismim, çünkü konservatuvar eğitiminin bazı gereksiz ayrıntıları beni müzikten soğutmuştu. Aslında geç başlamış olmama çok seviniyorum çünkü üniversite yıllarıma kadar matematik, fizik, kimya, biyoloji, edebiyat, sosyoloji, mantık gibi dallardan bihaber büyümedim.

- Sizin bir de parçası olduğunuz, Cornelius Duffalo’nun projesinden söz etmek isterim. “Sessizlik ve Hafıza: Müzik, Zihin ve Beyin Keşfi” başlıklı konserler New York’ta oldukça ilgi görüyor. Geçen hafta yine birlikte bir konsere imza attınız..

Bu konser serisi, New York’luların en favori çağdaş müzik mekânı olan National Sawdust’taki konferans ve konserlerin bir parçası. Cornelius Duffalo bir psikanalist ama aynı zaman da virtüöz bir kemancı ve besteci. Dünyanın en iyi kemancılarından biri olmasının yanı sıra müzikle tedavi için eserler besteleyen yakın dostum Ittai Shapira, “Geveze Piyanist” konserlerimi dinledikten sonra beni bu projeye dahil etmek istedi. New York Freud Cemiyeti’nin sponsorluğunda yapılan bu konserin diğer isimleri psikanalist Ruth Oscharoff ve dünyanın en ünlü nörobilimcilerinden biri olan ve Türkiye’de de “Duygusal Beyin” kitabıyla tanınan Joseph LeDoux da konserlerde bizimle. Müzik, sessizlik ve hafıza arasındaki ilişki üzerine konuşup örnek eserler icra ediyoruz. “Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık” şarkısı üzerine bestelediğim “Heybeli Variations” isimli eserimi çalıp, Duffalo ve Shapira’ya eşlik ediyorum ben de.

Hedefi çocuklarla proje

- Bu yaz üçüncü albümünüz yayınlanacak. Nasıl bir albüm hazırlığındasınız?

Albüm önemli klasik müzik bestecilerinin piyano için bestelediği ninnilerden oluşuyor. Albümde Chopin, Tchaikovsky, Brahms, Liszt, Schubert ve daha birçok bestecinin ninnisi bir arada. Albüme bachcafe.com’u takip edenler yaz sonunda rahatlıkla ulaşabilecek.

- Sanırım Bedri Rahmi Eyüboğlu ile ilgili bir çalışmanız olacak...

Bedri Rahmi’nin ünlü “İstanbul Destanı” şiiri üzerine uzunca bir eser yazıyorum, önümüzdeki kış bitirmeyi hedefliyorum ve Cahit Sıtkı Tarancı şiirleri üzerine şarkılarıma da devam ediyorum. Son dönemde en yoğun olarak yazar, yönetmen ve oyuncu eşim Ege Maltepe ile üç tane uzun metrajlı film üzerinde çalışıyoruz. New York çekimlerimiz bitti, şimdi Paris çekimleri olacak ve her bağımsız filmci gibi destek arıyoruz.

- Gelelim konserlere. Türkiye’de yurt dışında da çalıyorsunuz. Bu konser maratonu istediğiniz gibi devam ediyor mu? Yakın gelecekte müzikseverler sizi nerede izleyebilecek?

Tüm dünyada küçük işletmeler tek tek kapanırken biz inadına yenisini açtık, kendi küçücük, 20 kişilik mekanımız Bach Café’de konserler, tiyatro oyunları ve kendi yarattığımız yeni bir gösteri formu olan teatral-konser eserlerimizi icra ediyoruz. Müziğe, tiyatroya ve muhabbete doyum olmayan küçük bir aile işletmesi olan bachcafe.com’un şimdiden müdavimleri olmaya başladı. Ege Maltepe ile Kasım 2019’da İstanbul’da Türkiye’nin en köklü kurumlarından biriyle çocuklar için muhteşem bir projeye başlayacağız ve bu proje yaz sonunda duyurulacak.

Bolu'da şüpheli çanta alarmıBolu'da, kentin en işlek meydanında unutulan sırt çantasını görenler durumu polise bildirdi. Çevre güvenliğinin sağlanmasının ardından bomba imha uzmanınca fünye ile patlatılan çantanın içinden defter ve kitap çıktı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber