‘Hoşça Kal’ Philip Roth

Amerikan edebiyatının en üretken yazarlarından Philip Roth önceki gün hayatını kaybetti. 50 yıllık yazarlık kariyerine onlarca kitap sığdıran Roth, 2012 yılında emekliliğini duyurmuş ve bu kararı çok ses getirmişti.

‘Hoşça Kal’ Philip Roth

Roth 19 Mart 1933 senesinde Amerika’nın New Jersey eyaletinde, Yahudi bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Üniversitede İngiliz edebiyatı eğitimi alan Roth’un ilk öyküsü 1954’te The Chicago Review’da ilk öyküsü yayımlandı. İlk kitabı ise ‘Hoşça Kal Colombus ve Beş Öykü’ öyküydü ve ilk ödülüne de bu kitapla kavuştu: National Book Award Fiction. Daha ilk kitabıyla ödül aldığı için edebiyat dünyasının dikkatini çeken Roth, aralarında The Paris Review, New Yorker’ın olduğu dergilere öyküler yazmaya başladı.

Ölüme ironiyle yaklaştı

Roth’un ilk romanı ise 1962’de ‘Letting Go’ adıyla çıktı. Ancak dünya edebiyatındaki yerini belirleyen romanı “Prtnoy’un Feryadı’ydı. 1972 yılında sinemaya da uyarlanan bu kitap, dünyevi arzularıyla toplumsal değerler arasında sıkışan 30’lu yaşlarındaki Yahudi Portnoy’un hikâyesini anlatıyordu.

Ortalama iki yıl arayla yeni bir kitap yayımlayan Roth’un eserlerinde işlediği konulardan biri ölümlülüktü. Daha ilk kaleme aldığı öyküsü ‘The Day It Snowed’dan 2010’da çıkardığı son kitabı ‘Nemesis’e değin bu meseleyle meşgul oldu. Bunun en büyük nedenlerinden biri, Yahudi bir soydan gelmesi ve akrabalarının çoğunu Holokost’ta kaybetmesiydi. Büyük Buhran’ın ve II. Dünya Savaşı’nın olduğu yıllarda dünyaya gelmiş bir yazar olan Roth, yine de ölüme hep ironik olarak yaklaştı.

‘Düzenbaz Trump’

Philip Roth’un 2004’te yayımladığı ve Trump’ın Amerika Başkanı olmasından 12 yıl önce neredeyse aynı onun gibi ırkçı söylemlere sahip olan başkarakteri anlattığı ‘The Plot Against America’ hakkında daha sonra New Yorker’a verdiği röportajda şunları söylemişti: “(Kitabın başkarakteri) Charles Lindbergh gibi birinin bile başkan seçildiğini hayal etmek Trump’ın seçilmesinden daha olasıydı aslında. Lindbergh, Nazi sempatisi ve ırkçı eğilimlerine rağmen, 1927’de Atlantik Okyanusu’nu geçerken büyük bir havacılık kahramanıydı. Bir karakteri, bir meselesi vardı ve Henry Ford ile birlikte döneminin dünya çapında en ünlü Amerikalısıydı. Trump ise güven kazanıp bunu suistimal eden bir düzenbazdan fazlası değil.”

Ölümünün ardından New Yorker editörlerinin kaleme aldığı veda yazısının başlığından alıntılamak gerekirse “Başka hiçbir edebiyatçıyla kıyaslanamayacak” bir yazar olan, Amerikan edebiyatının ikonlaşmış isimlerinden olan ve Pulitzer Roman Ödülü’nün sahibi Philip Roth sadece ülkesinin edebiyatını değil, dünya edebiyatını etkiledi ve okuruna 53 roman armağan etti...

Bir başyapıt: ‘Pastoral Amerika’

1997’de yayımlanan, ‘Amerikan Üçlemesi’ serisinin ilk kitabı olan ve Roth’un başyapıtı olarak kabul edilen ‘Pastoral Amerika’, fonunda Vietnam Savaşı’nın sarsıntılarıyla cebelleşen 60’lı yılların Amerika’sının olduğu bir romandır. Roth’un edebi alter egosu olan yazar Nathan Zuckerman, okura bir Amerikan rüyası anlatır. Roth, verdiği bir röportajda serinin ilk kitabı için 20 yıl beklediğini şöyle anlatıyordu: “Zaman, bana daha önce üzerinde hiç düşünmediğim konularla ilgilenmemi sağladı. Daha tarihsel bir bakış açısıyla bakacağım farklı konularla... Mesela, Amerika’daki komünizm karşıtlığı hareketiyle. Daha bir çocukken bu sürecin içindeydim ben de, ama üzerine yazabilmem için yılların geçmesi gerekiyormuş. Vietnam Savaşı için de öyle. Sonradan ‘Pastoral Amerika’ olarak basılacak kitabımı 1970’lerde savaş sona ererken, yeniden yazmak için uğraştım ama olmadı. Meseleyi ele almam bir 20 yılı daha buldu. Irak mı, Afganistan mı ne hakkında yazacağımı bilmiyordum. Bunu anlamam tam 20 yılımı aldı.”

Pencereden atlayan kadını yakalamak isterken...Zeytinburnu'nda psikolojik sorunları olduğu belirtilen 32 yaşındaki Fulya B., pencereden atladı. Esnaf İbrahim Türkeli düşen kadını havada yakalamak isterken ağır yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber