İstanbul müzikle aydınlanacak!

Bu yıl 47.’si düzenlenecek İstanbul Müzik Festivali 11-30 Haziran tarihleri arasında dolu bir programla sanat severlerle buluşacak. ‘Var olmanın karanlığı, var olmanın aydınlığı’ temasıyla yapılacak Festivalin direktörü Efruz Çakırkaya, 15 farklı mekânda gerçekleştirilecek 22 konser programını Milliyet’e anlattı...

İstanbul müzikle aydınlanacak!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali 11 Haziran’da başlıyor. 30 Haziran’a dek sürecek festival, Barok müziğin devleri Bach, Vivaldi, Handel’den 20. yüzyılın en çarpıcı bestecilerinden Şostakoviç’e, klezmerle yoğrulmuş caz müziğinden Osmanlı klasik müzik geleneğinin zenginliklerine 150 eserle 15 farklı mekânda 22 konsere ev sahipliği yapacak. Uzun yıllardır Yeşim Gürer Oymak’ın direktörlüğünü üstlendiği festival bu yıldan itibaren Efruz Çakırkaya’ya emanet. 10 yıldan bu yana festivalin direktör yardımcılığını yürüten Çakırkaya, bu yıl 47. kez düzenlenen festivalin programını ve öne çıkanlarını anlattı...

Tema: İkilik yasası

İstanbul Müzik Festivali’nin bu yılki teması “Var olmanın karanlığı, var olmanın aydınlığı”. Sizi böyle bir kompozisyona yönelten ne oldu?

2011 yılından beri festivali bir tema etrafında şekillendiriyoruz. Bu yılın teması ise evrensel bir yasa olan ikilik yasasını temel alıyor. Yani kozmik evrende biri var olmadan diğerinin var olamayacağı ikilikler: İyi-kötü, yaşam-ölüm, aşk-nefret, benzerlikler-farklılıklar gibi. Yaşama dair bu ikilikler pek çok sanatsal üretimin en temel ilham kaynakları... Ve tabii müziğin de. Hayatın karanlık taraflarının varlığına dikkati çekerken; aydınlanma felsefesinin, bilimin ve aydınlık düşüncenin önemini sanat ve müzikle vurgulamaya çalışacağız. Festival programımızda da bu ikiliklerden doğan birçok eseri dinleyeceğiz.

İstanbul müzikle aydınlanacak

‘Zorlu bir görev’

Bu yıl festivalin 47. yılı ve sizin de ilk direktörlük yılınız. Sizce bu ikisi nasıl bir sentez oluşturdu?

İstanbul Müzik Festivali neredeyse yarım asırdır kesintisiz düzenleniyor, bu anlamda hem İstanbul’un hem de ülkemizin kültür-sanat dünyasında çok önemli bir yere sahip. Geçen 47 yıl boyunca her biri birbirinden kıymetli yöneticileri tarafından hep daha ileriye taşınmış. Bu anlamda çok da zorlu bir görev devraldığımı düşünüyorum. 10 yıl kadar Direktör Yardımcısı olarak görev yaptım, dolayısıyla festivalin kimliğine ve ağırlığına yakışacak bir içeriğin oluşturulmasından taviz vermeden, çocukları ve gençleri daha çok kapsayan yeni projelerin yer aldığı bir programın ortaya çıktığını ve bunun önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söyleyebilirim.

‘İzleyici performansın ortasında yer alıyor’

Festivalin kaçırılmaması gerekenleri listenizde kimler var?

Her birini tek tek, özenle seçtiğimiz tüm konserler bizim için özel ve kaçırılmaması gereken konserler. Fakat zamanı kısıtlı olan dinleyicilerimiz için “Human Reqiuem”i ilk sıraya alabilirim. Çünkü bu konserde klasik konser anlayışından farklı bir şekilde dinleyicilerin de sahne üzerinde müzisyenlerle, performansın tam ortasında olduğu bir sahneleme kurgusu var. İnsanın müziği neredeyse teninde hissettiği müthiş bir konser tecrübesi sunan bu proje, 28 ve 29 Haziran’da Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak. Elbette programda yer alan büyük orkestraları; özellikle İstanbul’a ilk kez gelecek olan Lüksemburg Filarmoni Orkestrası’nı, klasik müziğin Madonna’sı olarak anılan Yuja Wang’ın kaçırılmamasını tavsiye ederim. Fazıl Say, yine festivale ilk kez konuk olacak Çin’in en önemli topluluklarından Şanghay Filarmoni Orkestrası’yla festivalin kapanışını yapacak. Festivalin yıldız solistlerini buluşturan en önemli serimiz “Yıldızlarla Oda Müziği” konserlerini mutlaka saymak isterim. Bu yılki festivalin eser siparişlerinin seslendirileceği iki konseri de söylemeden geçemeyeceğim. Başarılı Türk kadın bestecimiz Zeynep Gedizlioğlu’nun İki Piyano İçin “Şimdi” adlı eseri, piyano ikilisi Ufuk & Bahar Dördüncü tarafından seslendirilecek. Rus besteci Alexander Tchaikovsky’e Sochi Festivali ile ortak sipariş ettiğimiz eser ise dünyanın en iyi virtüözlerinden olan Yuri Bashmet’e ve orkestrası Moskova Solistleri’ne ithaf edildi. Her iki eserin de dünya prömiyerleri festivalde gerçekleştirilecek.

Festivalin sürprizleri

Bu yılki festivalin ilkleri, sürprizleri neler olacak?

Mart ayında İKSV binasının en alt katında, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle kapılarını açan İKSV Alt Kat: Öğrenme ve Etkileşim Alanı’yla birlikte çeşitli bedensel engelleri bulunan çocukların yer aldığı bir koro ortaya çıkardık. Bu çocuklarla Barış İçin Müzik Vakfı’nın korosunu bir araya getirerek Birlikte Güçlü Sesler Korosu’nu oluşturduk. Görme engelli çocuklar Barış İçin Müzik Vakfı Korosu ile birlikte eserleri seslendirirken işitme engelli çocuklarımız da şarkıların sözlerini özel el koreografisiyle, işaret diliyle seslendirecekler. Müziğin tüm engelleri nasıl ortadan kaldırdığını görmek üzere herkesi 29 Haziran’daki bu performansı izlemeye davet ediyoruz. Konser Zorlu PSM amfi alanında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Bir diğer sürprizimiz de yine İKSV Alt Kat işbirliğiyle ve Bernard van Leer Vakfı’nın desteğiyle çıkardığımız ilk çocuk kitabımız: “Fanfar: Müzikli Bir İstanbul Masalı”. Kitabı okuyan küçük dinleyicilerimiz, İstanbul Müzik Festivali’nin mekanlarında geçen bir hikâyeyle; enstrümanlar, besteciler ve klasik müzik terimleriyle tanışacak. Bu kitap da festival mekanlarından ve çeşitli kitabevlerinden ücretsiz olarak temin edilebilecek.

Şişli-Mecidiyeköy Metro İstasyonu'nda intihar girişimiŞişli-Mecidiyeköy metro durağında raylara atladığı belirtilen bir kadın hayatını kaybetti. Olay nedeniyle metro durağı kapatılırken, seferler Yenikapı-Osmanbey ve Levent-Hacıosman arasında yapılıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber