Kadınlar için kadınlarla

SALT Beyoğlu, yeni sergisi “Uygun Adım Marş!”ta güncel sanatçı Marie Andersson ve Nancy Atakan’ın Türkiye’deki beden eğitimi sistemi ve kadın özgürleşmesi üzerine araştırma ve özgün üretimlerini bir araya getiriyor

Kadınlar için kadınlarla

SALT Beyoğlu’nun giriş katındaki Forum alanında, geçen Perşembe Nancy Atakan ve Marie Andersson’ın “Uygun Adım Marş!” isimli sergisi, “Tekrar Tekrar Yeniden” başlıklı performansları eşliğinde açıldı. Sergi, Türkiye’de İsveç jimnastiğinden etkilenilerek kurulan beden eğitimi sistemine ve bu kapsamda kadınların özgürleşme süreçlerine odaklanıyor.

“Uygun Adım Marş!” izleyicisini, günümüzdeki beden eğitimi müfredatını şekillendiren figür Selim Sırrı Tarcan’ın yaşamöyküsü ve yaptığı çalışmaların peşinde bir yolculuğa çıkarıyor. Bunun için öncelikle Tarcan’ın hikâyesine göz atmakta fayda var. Spora meraklı bir asker olan Tarcan, Jön Türk’lerden. II. Meşrutiyet’te siyasi olaylara karışmasının ardından 1909’da yurt dışı görevine atanır. Burada spor yazarlığı ve spor öğretmenliği üzerine kendini geliştirir ve ardından İsveç’teki Kraliyet Jimnastik Merkez Enstitüsü’nde estetik, askeri ve tıbbi niteliklere sahip jimnastik dalı ‘Ling’i öğreniyor. İstanbul’a döndüğünde ise askerlikten istifa edip ülkede yeni bir beden eğitimi sistemi kurmaya hazırlanıyor. Bir diğer yandan Tarcan’ın iki kızı Selma ve Azade’de babalarının açtığı patikadan yürüyorlar; Azade terapötik jimnastik alanına yoğunlaşırken Selma da modern dans eğitimi alıyor.

7 yıllık araştırma

Nancy Atakan ve Marie Andersson ise yedi yıl süren ortak araştırmalarının ışığında, hem Tarcan’ın hem de kızlarının hikâyelerinden hareketle çok katmanlı görsel anlatılar sunuyorlar izleyiciye.

Sergiden önce, dikkatleri SALT Beyoğlu’nun girişi çekiyor. Girişteki cam kapılar bir süre önce kaldırılmış. Forum alanı, böylelikle önceki senelerdeki gibi İstiklâl’den geçenlerin uğrağı; sokağın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş. Ziyaretçileri karşılayan ilk eser Andersson’un 2019 tarihli “Gezgin” videosu. Video, bugün Türkiye’de tribün ve spor müsabakalarında hep bir ağızdan söylenen “Gençlik Marşı”nın tarihselliği üzerine. Marş, İsveç halk şarkısı “Şakıyan Üç Genç Kız” üzerine Türkçe söz yazılarak oluşturulmuş ve ilk kez 1916’da Kadıköy’deki İdman Bayramı’nda çalınmış. Andersson videoda; marşın daha sonralarda ordu tarafından benimsendiğini, günümüzde ise spor müsabakalarında söylendiğini aktarıyor. Eserlerden en ilgi çekicisi de Atakan’ın 2014 tarihli “Benim Adım Azada (Özgür)” isimli çizim serisi. Esere, Cevdet Erek’in ürettiği ses yerleştirmesi de eşlik ediyor. Çalışmalarında Türkiye’deki kadın rol modeller ve profesyonellerle ilgili araştırmalar yapan Atakan, bu seride Tarcan’ın kızı Azade’nin ağzından; Tarcan’ın beden eğitimi sistemini kurması ve kadınların da bu sistemde tıpkı erkekler gibi eşit yer alması adına ortaya koyduğu çabalarını anlatıyor ve böylelikle ana akım tarih yazımından dışlanan kadınlara, seslerini geri veriyor, kadını tarihsel özne olarak yeniden inşa etmeyi hedefliyor.

Kadınlar için kadınlarla

Kadınlar için kadınlarla

Sergi, Nancy Atakan ve Marie Andersson’ın Türkiye’de kadınlar için ve kadınlarla birlikte çalışan Azade ve Selma’dan esinlenerek üretilmiş video, fotoğraf, tekstil, çizim ve performatif yapıtlarını izleyicilerle buluşturuyor. “Uygun Adım Marş!”, sergisi 30 Ağustos’a dek ziyaret edilebilir.

Dairesel zaman

Sergi, ayrıca iki sanatçının birlikte ürettiği çeşitli projelere de yer veriyor. 2017 tarihli “Bilinmeyen Nice Şey” isimli tekstil iş, Andersson ve Atakan’ın sergideki kolektif çalışmalarına örnek. Bir zaman çizelgesini anımsatan, kumaş üzerine kumaş şekillerin kompozisyonuyla oluşturulan eserde, dairelerin etrafında beden-fizik hareketleri yapan kadın figürleri izliyoruz. Eril ve doğrusal zaman algısını, hem kullanılan malzeme hem de üretim biçimiyle reddeden yapıt, sanatçıların yine zaman etrafında kurguladıkları “Tekrar Tekrar Yeniden” adlı performanslarına da selam duruyor.

Kavanoz kapağı sıkıntısı sürüyorBu yıl kışlık konserve yapımına ilgi arttı ama kavanoz kapakları bulunamaz oldu, olanların fiyatları ise 2-3 katı arttı. Esnaf 1 kilo domates fiyatına bile kapak satıldığını belirtirken, Türkiye'nin en büyük toptancı çarşılarından İstanbul Toptancılar Çarşısı'nda (İSTOÇ) bugün kapak kalmadı. Kavanoz kapağı üreten firmaların talebe hazırlıksız yakalandığı bildiriliyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber