Saros güzelliği tehdit altında!

Son günlerde su altına indirilen dünyanın en büyük yolcu uçağıyla anılan Saros Körfezi, ÇED süreci devam eden taş ocaklarının tehdidi altında. Bölge halkı inşaat hammaddesi çıkaran ocakların kapasitelerinin artırılmasına yönelik ÇED sürecinin reddedilmesini istiyor...

Saros güzelliği tehdit altında!

Akıntı sistemiyle dünyanın kendini temizleyen ender alanlarından olan Saros Körfezi, antik çağlardan beri “Melas Kolpos” adıyla biliniyor. Gelibolu Yarımadası’nın Trakya kıyılarını oluşturan Saros, Kuzey Ege’nin en tuzlu bölgesini oluştururken derinliklerinde 234 canlı türünü barındırıyor. Saros, halen Kuzey Ege’nin turizm merkezlerinden biri olarak ekonomiye büyük katkı sağlıyor.

Azerbaycan’dan çıkartılan doğal gazı Avrupa’ya aktaran Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) projesinin son durağı Saros Körfezi, özellikle su altı turizminin canlılığı ile dikkati çekiyor. TANAP’ın bölgeye hediyesi olarak su altına batırılan dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A330’a da ev sahipliği yapan Saros Körfezi, kurulu taş ocaklarının çevreye verdiği zararla gündeme geliyor. 2005 yılından beri ruhsat sayısı artan taş ocaklarını istemeyen bölge halkının mücadelesi ise sürüyor.

‘Dinamitle taş çıkarılıyor’

Körfezin önemli yerlerinden Mecidiye’deki İbrice Limanı’nın çok yakınında çalışan maden ocaklarının kapasitelerinin artırılmasına yönelik projeyi protesto eden vatandaşlar, bölgenin turizm değerinin zarar göreceğini belirtiyor. “Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Kapasite Artışı” projesinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) sürecinin devam eteğini söyleyen Mecidiye Muhtarı Ali Balabanlı; taş tozu, kırma kum, mıcır ve inşaat kumu gibi doğal malzemeleri beton santrali ve asfalt şantiyelerine hammadde için çıkartan beş taş ocağı olduğunu söyledi. Balabanlı, “Taş ocakları çalışırken çıkan taş tozu havaya büyük zarar veriyor ardından denize çöküyor. Saros Körfezi’nde canlı yaşamının azalmasının ilk nedeni bu taş tozu. Ayrıca ocaklarda 150’den fazla delik bulunuyor ve yeni ürün elde etmek için 7-8 ton patlayıcı ile delikler büyütülüyor. Haftada bir deprem etkisi yapan dinamit patlamalarıyla sarsılıyoruz. Arıcılıktan verim alamıyoruz. Keçilerin ciğerlerinde bile toz tespit edildi. Bölgemizde yılların kanayan yarası taş ocaklarının kaldırılmasını, yeni ruhsat ve kapasite artırılmasının engellenmesini istiyoruz” diye konuştu. Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Avukat Bülent Kaçar “Böyle bir doğal alana ÇED olumlu kararı Akdeniz’in Korunması Sözleşmesi’ne aykırıdır. Hukuk devletinin ilk koşulu ÇED kararlarının, halkın onayına ve kamu yararına dayanması ilkesidir. Bölge halkı Saros Körfezi’nde taş veya kalker ocağı istemiyor” diye konuştu.

‘İş vaatleriyle ÇED’i geçirmek istiyorlar’

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ise, maden ocaklarının kapasite artırımının bölgedeki turizm ve doğal yaşamın yok edilmesi anlamına geldiğini belirterek, “Bölge halkına iş vaatleriyle ÇED raporlarını geçirmek istiyorlar. Oysa doğayı katleden kısa vadeli politikalarla Trakya’ya büyük zarar veriyorlar. Engellemek için bölge halkıyla birlikte mücadele edeceğiz” dedi.

Korku dolu anlar! 2 çocuğuyla yola savrulduAntalya'nın Alanya ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil, takla attı. Kazada otomobili kullanan anne ve 2 çocuğu ile yanlarında bulunan 1 kişi, yola savrularak, yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber