‘Sevgi de ilgi de organik olmalı’

Otizmli çocuklarla ilgili değerlendirmeler yapan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Yazgan, ‘Çocuğu üç yaşından önce ekranlardan uzak tutun. Ona sevginiz de, ilginiz de organik olsun’ dedi

‘Sevgi de ilgi de organik olmalı’

Türkiye’de 1.4 milyon otizmli birey olduğu tahmin edilirken, otizmli çocuk sayısının 352 bin olduğu belirtiliyor. Doğan her 68 çocuktan 1’i otizmli olarak dünyaya gelirken, dünya genelinde her 20 dakikada 1 çocuk otizm tanısı alıyor. Türkiye’de 5 milyona yakın aileyi derinden etkileyen bu soruna karşı Tohum Otizm Vakfı öncülüğünde; Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde “Otizmde Bilimsel Dayanaklı Uygulamalar” başlığını taşıyan önemli bir sempozyum düzenlendi.

Otizm spektrum bozukluğu üzerine alanında en iyi 14 uzmanın katıldığı sempozyum öncesi, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Yankı Yazgan, Milliyet’e özel açıklamalarda bulundu.

‘Eksiklerimiz var’

Prof. Dr. Yazgan, “Her 40 ile 60 çocuktan biri otizm tanısı alıyor. Tanı alabilecek çocukların önemli bir bölümü ise henüz tanı almamış durumda. Otizm tanısı alan çocukların sayısındaki artış ailelerdeki farkındalık ile tarama hizmetlerinin artmış olması. Ancak tanı alanların ihtiyacı olan nitelikli ve yaygın destek konusunda ülke olarak eksiklerimiz var” dedi.

- Tanı alan çocuklar için neler yapılmalı?

“Otizmde, özel eğitim çok önemli. Uygulamanın özü, psiko-sosyal uygulamalarla yürütülecek çok disiplinli bir çalışma olmalı. Süreç bir çok kişinin bir araya gelmesini, ekipler halinde çalışılmasını gerekli kılıyor. Aslında otizm sorununa karşı devletin farklı kademelerinin çaba gösterdiğini görüyoruz. Gösterilen çabalar kadar toplumun tam ihtiyaçlarının karşılanması da önemli. Otizmin tanısı almak hayatın bittiği anlamına gelmiyor. Otizme daha iyi veya daha kötüden ziyade kendi çizgisinde giden bir yaşam süreci olarak bakılmalı.”

- Aileler ne yapmalı?

“Anne, babaya düşen ilk görev çocuğunu özel eğitime başlatmak olmalı. Aile gereken moral gücünü danışma ve dayanışma halinde geliştirmek durumunda. Aileler, tanıyı duyduklarında travma geçiriyor. Anne, baba dışındaki diğer aile bireylerinin sarsıcı durumda kenetlenmesi, uzmanlarla ve çekirdek aile ile dayanışma içinde olmaları gerekiyor. Kamunun da görevleri var. Devlet, ailelerin desteklenmesi konusunda tedavi ve eğitim süreçlerinin ilerlemesini sağlayacak yapıyı oluşturmak zorunda.”

- Hiperaktif çocuk sayısında artış var mı?

“Çocukların daha çok göz önünde olmaları, daha görünür hale gelmeleri bu tür saptamalara yol açıyor. Hiperaktif çocuk sayısının artması koşulların belirlediği bir durum. Örneğin kalabalık sınıflar, 72 aydan önce okula başlangıç gibi faktörler dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu riskini arttırıyor.”

‘Ekran göstermeyin’

- Ekran veya dijital bağımlısı haline gelen çocukları bekleyen riskler neler?

“Çocuklar zevkli ve kolay şeylere daha eğilimlidir. 3 yaşından küçük çocuklarda ekranla ilişkinin her dakikası, gelecekte dikkat, konsantrasyon ve sosyal iletişim becerilerinde eksilme anlamına geliyor. 3 yaşın altındaki çocuklara ekran göstermenin ihtiyaç olmadığını söylüyoruz. Tablet, telefon, TV, çocukların gelişim ihtiyaçlarına katkı sunmuyor. Yemek yerken çocuğun önüne tablet koyduğunuzda o çocuğun yemek yeme becerisi engellemiş oluyorsunuz. Dolayısıyla çocuk meşgul olmadan yemek yeme beceresini kazanamıyor. Aileler kolaya kaçmak zorunda kalıyor. Çaresizlik, ne yapacaklarını bilememek bu yöntemlere yöneltiyor.”

- Aileler çocuklarını ekrandan nasıl uzak tutacak?

“3 yaş üzeri çocuklar için günde 1 saati geçen ekran görüntülerini önermiyoruz. Çocuk için açık havada olmak çok önemli. Çünkü açık havada olmak bedeni çalıştırarak, zihni, düşünce kabiliyeti ve konsantrasyonu geliştirir. Çocuk bu sayede başkalarıyla birlikte olma fırsatı bulur, ilişki ve iletişim ağını genişletir.”

- Çocuğunu korkudan evden çıkarmayan aileler var?

“Çocukla kaliteli zaman geçirmek, ilgili, bilgili aile olmak önemli. ‘Ne yapalım herkes ekran gösteriyor’ demeden bir parça zora katlanmak gerekiyor. Çocuk büyütmenin kolay bir şey olduğunu kim söyledi ki? Anne, babalık eşsiz bir pozisyon. Kimsenin sevgisinden şüphemiz yok ancak zora katlanmayı bilmek durumundayız.”

Otizm gelecekte sorun olmaktan çıkabilir

“Otizmin sorun olmaktan çıkma ihtimali çok yüksek. Otizm, birçok kişi için devam etse bile, bu kişiler yaşamlarını verimli, mutlu, keyif alarak, dünyaya bir şeyler katarak sürdürecektir. Bunun için yapay zekaya, robotlara gerek yok. Türkiye’de Otizm Eylem Planı’nın hayat geçmesi bile çok önemli.”

Tablet, telefon, TV otizme yol açar mı?

“Tablet, cep telefonu ve TV ekranlarının otizme yol açtığını söylemek büyük bir iddia olur. Bir şeyin ille de büyük zarar vermesi gerekmiyor. Az zarar vermesini de istemiyoruz. Çocuklarına en iyi patatesi, havucu alan ailelerin, çocuğun duygusal ihtiyacını kendilerinin karşılamasını istiyoruz. Yemekte organik ürünü tercih ediyorsun ancak ilişkinizi bazı zamanlar dijital cihazlar üzerinden yürütüyorsunuz. Sevginiz de, ilginiz de organik olmalı.”

*Sanatsal, sportif terapileri öneriyor musunuz?

“Tanı alan çocuk, dil terapisi, ergoterapi, ilişki temelli terapileri aldıktan sonra diğer aktivitelere katılabilir. Aileler macera niteliği taşıyan işlerden uzak dursun.”

Aşı otizme neden olur mu?

“Aşıların otizme yol açtığına dair bilimsel bir kanıt yok. Aşılarla otizmin arasında hiç bir ilişki olmadığını gösteren sayısız araştırma var.”

Sadece 2 bin dolar harcayıp otostopla 27 ülke gezdiEvinden öğrenim gördüğü üniversite yerleşkesine giderken deneyimlediği otostopla yolculuğu yaşam tarzı haline getiren Manisalı Furkan Erdem, bu yöntemle, yaklaşık 9 ayda sadece 2 bin dolar harcayarak 27 ülkeyi ziyaret etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber