Türklerde yeni kuşak daha başarısız

Almanya'daki çeşitli kuruluşların çalışmalarına göre, Türklerde 'Almanya acı vatan' diyen tahta bavullu ilk kuşak daha uyumlu ve başarılıydı. İkinci, üçüncü kuşak ise anne babalarına göre başarısız ve uyumsuz

ALMANYA VE GÖÇMEN GERÇEĞİ axgun032.jpg "Almanca öğrendiniz mi?" diye soruyorum, kafasını sallıyor ve "Yok" diyor. "Yasalara uyduktan sonra kimse kimseye dokunmaz, ihtiyaç da duymadım" diye devam ediyor. Alman vatandaşlığını soruyorum, bu kez yanıt çok kesin. El bileğini göstererek konuşuyor: "Türk doğdum, bu kanı değiştiremem."İşçi olarak giden ilk kuşak hiç değişmemiş diye düşünüyorum. Ama, Almanya'da bizi bambaşka bir tablo bekliyor... Bizi Atatürk Havalimanı'ndan Köln'e götüren THY uçağındayız. Yanımda yaşlı bir çift oturuyor. Yolculuğun ilerleyen saatlerinde sohbet başlıyor. Erkek anlatıyor: "40 yıl Ford fabrikasında çalıştıktan sonra emekli oldum. Her sene memleketim Trabzon'a gidiyoruz, ama Almanya'dan kopamadık." Sözcülüğünü Osman Okkan'ın yaptığı "Türkiye Almanya Kültür Forumu"nun, Robert Bosch Vakfı desteğiyle düzenlediği "Gazetecilik Programı" kapsamında Köln, Düsseldorf ve Berlin'de temaslarda bulunuyoruz. Almanya'da yaşayan 15 milyon göçmenin yaklaşık 3 milyonu Türkiye kökenli. Yaptığımız görüşmelerde göçmen gençlerin durumu ön plana çıkıyor. Türk gençlerin çok büyük bir kısmı, aileleri gibi Türk radyo ve televizyonlarını izliyor, evde Türkçe konuşuyor, okulda da dil sorunu nedeniyle öğrenme güçlüğü çekiyor.Aileler de yeterince Almanca bilmedikleri için çocuklarına ders çalıştıramıyor. Bunun doğal sonucu olarak da okulda başarısızlık geliyor. Alman Sendikalar Birliği Sosyal Politikalar uzmanı Ingo Kolf'un verdiği bilgiye göre, işsizlik yabancılarda iki katı. Bunun nedeni yabancı olmaktan değil, eğitim seviyesinin düşüklüğünden. Genelde yüzde 9 olan okulu terk etme oranı göçmenlerde yüzde 20. Alman gençlerin yüzde 40'ı meslek eğitimi şansı bulurken, göçmenlerde bu oran Almanların dörtte birinden bile az. Sayıları 3 milyon Kolf, "İstihdam konusunda burada doğanlar daha başarısız. Anne babaların daha başarılı olduğunu ve dili daha iyi konuştuklarını görüyorsunuz. Yabancılar arasında birinci neslin entegrasyonu, ikinci ve üçüncü nesle göre daha başarılı" diyor. Aynı kanıyı uyum ve entegrasyondan sorumlu devlet bakanlığı yetkilileri de paylaşıyor. Bunları dinledikçe uçakta yanımda oturan çifte haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Burada doğanlar başarısız Türk gençlerinin çoğu, ne tam olarak Almanca ne de tam olarak Türkçe konuşabiliyor. Kendi aralarında karma bir dil geliştirmişler. Duygusallıklarını anlatırken genelde Türkçe konuşuyorlar. Örneğin Türkçedeki hatır kelimesinin karşılığı yok Almancada. Karma dile Türkiye'den görevli gidenler bile alışmış. Bir yetkilinin şöyle konuşmasına şahit oluyoruz: "Canım bak şimdi. Benim başka bir termin'im (randevu) var. Sen araştır, beni private (özel) cepten ara." Önemli bir konumda olan bir gazeteci ise bizimle sohbet ederken, yanındaki arkadaşına sık sık, "Yanlışsam doğrult beni" diyor. Kölner Stadtanzeiger Yayın Yönetmen Yardımcısı Joachim Frank da dil sorununa işaret ediyor:"Şehirlerde gettolar engellenmedi. Sadece Türklerin yaşadığı mahalleler oluştu. Böyle bir mahalleye yanlışlıkla gittim ve kayboldum. Yol sordum, dil bilmedikleri için tarif edemediler." 'Yanlışsam doğrult beni!' Claudia Roth: Elif Şafak yargılanıyorsa yanlış var Federal Meclis'te Türk ve Alman milletvekilleriyle konuşuyoruz. Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta operasyon yapmaması gerektiğini anlattıktan sonra sözü TCK'nın 301. maddesine getirerek şöyle diyor: "Her demokraside ifade özgürlüğü olmalı. Elif Şafak o güzel kitabı (Baba ve Piç) nedeniyle yargılanıyorsa bir şeyler yanlış. Hrant Dink de bu yüzden, ifade özgürlüğü olmadığı için öldürülmüştür." Federal Meclis'ten geçen ve Türklerin tepki gösterdiği Göç Yasası'nın aile birleşmeleriyle ilgili olan bölümü büyük tepki çekiyor. Her yıl aile birleşmesiyle Almanya'ya yaklaşık 10 - 11 bin Türk gidiyor. Bunların yarısından fazlası kadın. Meclis'ten geçen yasaya göre, evlilik yoluyla Almanya'ya gidecek kişilerin belli bir düzeyde Almanca bilmeleri gerekiyor. Yoksa vize verilmiyor. Alman yetkililere göre, bu 300 kelime Almanca öğrenmek demek. Yasa maddesinin gerekçesi olarak da "zorla evlendirilen veya şiddete uğrayan kadının yardım isteyebilmesi, doktora gittiğinde hastalığını anlatabilmesi" gibi nedenler sıralanıyor.Türk kökenli sol parti Die Linke Milletvekili Sevim Dağdelen de istenen seviyedeki Almanca'nın 8-10 aylık bir kursla öğrenilebileceğini anlatıyor. Maliyeti de cabası... Daha büyük sorunu okuma yazma bilmeyenler yaşıyor. Türkçe okuma yazma bilmeyen bir kişi Almancayı nasıl öğrenecek? Bu kişilerin sayısı da azımsanacak gibi değil. "Evlilikte 8-10 ay çok uzun bir süre. Evlenen kişilerin dil eğitimlerini neden Almanya'da yapmasına izin vermiyorsunuz?" sorusuna Alman yetkililer net bir yanıt veremiyor. Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat, şimdi konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyabilmek için dava açmaya hazırlandıklarını anlatıyor. Almanca bilmeyen eşe vize yok

Avcılar'da silahlı kavga: 3 ağır yaralıİstanbul Avcılar'da 2 gurup arasında çıkan kavgada 3 kişi silahla vurularak ağır yaralandı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi ve sağlık ekibi yönlendirildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber