Western’in yılı

75. Venedik Film Festivali yarışmasında Coen Biraderler’in ‘The Ballad of Buster Scruggs’ının ardından Fransız yönetmen Jacques Audiard da western türünde bir filmle takipçilerin karşısına çıktı

Western’in yılı

Bazı yıllar sinemada bazı türlerin yeniden gündeme geliyor. 75. Venedik Film Festivali yarışmasında bu yılın türü western. Önce Coen Biraderler altı hikayeden oluşan western antolojileri ‘The Ballad of Buster Scruggs’ı türü seven yönetmenlerin bir saygı duruşu şeklinde izleyici karşısına çıktı. Daha şaşırtıcı bir western merakı ise bir önceki filmi ‘Dheepan’la Cannes Film Festivali’nden 2015 yılında Altın Palmiye Ödülü’yle dönen Fransız yönetmen Jacques Audiard’dan geldi. Audiard, ‘The Sisters Brothers’ adlı western’iyle Coen’lerinkinden daha düz ve türün kalıpları içinde hareket eden bir western sundu.

Türe sadık kalıyor

‘Yeraltı Peygamberi’ ve ‘Dheepan’dan da anlaşılabileceği gibi tür sineması kalıplarını kullanarak festivallerde öne çıkan filmler çeken Audiard, ‘The Sisters Brothers’da başrollerini Hollywood’un önemli karakter oyuncularından John C. Reilly, Joaquin Phoenix ve Jake Gyllenhaal’un paylaştığı İngilizce bir film sundu. Film, güçlü bir adam için çalışan Reilly ve Phoenix’in canlandırdığı Sisters Kardeşler’in bir adamın peşine düşmeleriyle gelişen olayları konu alıyor.

Audiard bir kez daha bir türe sadık kalarak ilerlediği filminde metin olarak da kah duygusal kah eğlenceli olmaya gayret ediyor. Filmografisinde ağırlıklı olarak erkek öyküleri anlatan ve anlatmayı seçen Audiard, bu filmde de bir kez daha erkek dünyasını romantikleştiriyor. Audiard’ın şiddete şefkat gösteren filminin festival takipçileri için ilginçlik taşıdığını iddia etmek güç.

En son ‘El Klan’ı Venedik Film Festivali yarışmasında sunan ve En İyi Yönetmen Ödülü’yle dönen Arjantin sinemasının önemli isimlerinden Pablo Trapero’nun yarışma dışı gösterilen yeni filmi ‘La quietud’ ise yönetmenin kariyerinin zirvelerinden biri değil.

Western’in yılı

Karmaşık aile ilişkileri

Martina Gusman ve Bérénice Bejo’nun canlandırdığı iki kız kardeşin ailenin görkemli evinde yeniden buluşması üzerinden üst sınıfın aile ilişkilerine bakan film, ‘El Klan’la daha ana akım bir anlatıma geçen Trapero’nun bu yolda daha da ciddileştiğini gösteriyor. Filmde Trapero’nun ailenin karmaşık ilişkilerine ciddiyetle mi alayla mı yaklaştığı tonu nedeniyle belli olmuyor. Film, Trapero’nun ülkesinin politik tarihinden bahsetmenin ‘El Klan’daki gibi etkili bir yolunu her seferinde bulamadığını kanıtlıyor.

Başkent’te otomobil dolandırıcılarına operasyonAnkara'da, otomobillerin kilometresini düşürüp, hasarlarını gizleyerek yaklaşık 60 kişiyi dolandıran 7 kişilik çete, polisin 'Sayaç' adlı operasyonuyla çökertildi. Kendilerini polis olarak tanıtıp, şifreli dil kullanan çete üyelerinden 5'i tutuklandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber