Yurt dışına giderken aman dikkat

Uzun bir hazırlık aşamasını gerektiren yurt dışı eğitimde asıl zorlu süreç, kabullerden sonra başlıyor.Gittikleri ülkede eğitim kurumlarına, arkadaşlarına adaptasyon sorunu yaşayan gençler, yolu yarıda bırakıp Türkiye’ye dönebiliyor.Doğru bir danışmanlık desteğiyle taşınmadan temizliğe her türlü sorunun üstesinden gelmek mümkün.

Yurt dışına giderken aman dikkat

Ortaokuldan liseye, üniversiteden lisansüstüne yurt dışı eğitime ilgi yıldan yıla artıyor. Bunda en büyük etken ise sınav sistemlerinde çok sık yapılan değişiklikler. Yurt dışı eğitim denilince başı çeken ülkeler arasında ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa yer alıyor. Ancak bu yıl dövizdeki hızlı yükseliş nedeniyle yurt dışı eğitime hazırlanan birçok öğrencinin planları bozuldu. Öyle ki ekonomik olanakları sınırlı öğrencilerin ABD’de bir üniversiteye kayıt yaptırıp dondurduğu ve ailelerin dolar kuru sabitlenene kadar çocuklarını Avrupa ülkelerinde daha ucuz eğitim alabilecekleri üniversitelere yollamak istediği görülüyor.


Akademik başarı, yabancı dil bilgisinin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerinde yer alma, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılım gibi birçok kabul şartını kapsayan yurt dışı eğitim, kimi öğrenciler için kolay bir süreçken, kimi öğrenciler için kabus olabiliyor. Öğrenciler, tam “Kabul aldım, her şey yolunda” diye sevinirken gittikleri ülkelere, eğitim kurumlarına ya da arkadaşlarına adaptasyon sorunu yaşayabiliyor, yalnızlık hissettiği için eğitimlerini yarıda bırakabiliyor. Öğrencilere kabul sürecinde her türlü desteği veren danışmanlık şirketlerinin çoğu, kabuller sonrasında nasıl yol izlenmesi gerektiği konusunda kimi zaman yetersiz kalıyor.

İlk 6 ay belirleyici

ABD’ye giden 18-25 yaş arası gençlere yerinde danışmanlık hizmeti vermek amacıyla LSWUS Consulting şirketini kuran Profesyonel Koç, Mentor Ömür İlbaş, bu zorlu süreçte öğrencilere destek vererek onları geri yoldan çevirmeyi başarıyor. Günlük yaşamda öğrencinin ihtiyaç duyduğu konuların yanı sıra ev taşımaktan temizliğe kadar her türlü hizmeti veren bir ağ kuran İlbaş, yurt dışı eğitimde hesap edilmeyen sorunları ve çözüm önerilerini şöyle anlatıyor:

- Kabullerden sonra öğrencilerin yaşadığı sorunlar neler?

Üniversite kabulleri geldiği andan itibaren ailelerin büyük çoğunluğu rahat bir nefes alıyor ve görevlerinin tamamlandığını düşünüyor. Oysa asıl zorluk o andan itibaren başlıyor. Gitmeyi çok isteyen gençlerde bile son haftalarda “çocuklaşma” diye tanımlayabileceğimiz davranışlar oluyor. Birden evden, aileden, arkadaşlardan, iyi bildiği bir dünyadan ayrılmanın zorluklarını fark edip korkuya kapılabiliyorlar.

Üniversiteye gittiklerinde bu kaygılar farklı şekillerde devam edebiliyor. Uzmanlara göre, evden uzakta yeni bir yaşama alışma sürecinde ilk altı ay belirleyici oluyor. Bu ayları nasıl geçireceğiniz sonraki yılların da habercisi.

Türkiye’den giden gençlerde bazı ortak özellikler dikkat çekiyor. Çok girişken olanlar bile yurt dışına ilk gittiklerinde, tanımadıkları insanlarla iletişim kurmakta zorlanabiliyor. Bu nedenle Türk öğrencilerle karşılaştıklarında can simidine tutunur gibi onları bırakmak istemiyorlar. Aynı kültürden öğrencilerle birlikte olmak destek kaynağı olsa da aynı zamanda farklı kültürlerden insanlarla tanışma fırsatını değerlendirmek hem günlük yaşama hem de okula uyum sürecini kolaylaştırıyor.

Türkiye’den giden çocuklar odalarını toplayıp temizleme, çamaşırlarını yıkama, alışveriş yapma, sağlıklı beslenme gibi konularda da zorluk çekebiliyorlar. Bazıları aylarca yurt odalarından çıkmıyor. Bu zorluklarla nasıl baş edeceğini bilemeyen gençler, büyük bir moral bozukluğu yaşıyor. Bunlara akademik zorluklar da eklendiğinde, öğrenci kendisini çok yalnız ve çaresiz hissedebiliyor.

Gencin en ufak şikâyetinde hemen dönmesini söyleyen ailelerle karşılaşıyoruz. Oysa, o kadar yıl yurt dışına hazırlandıktan sonra, gittiği üniversitede birinci yılı bile bitiremeden dönmek genç için büyük bir başarısızlık anlamına geliyor. ABD’de okumaya gidenlerin ortalama yüzde 20’si ilk 2 yılda Türkiye’ye geri dönüyor. Ciddi bölümü akademik başarıyı yeniden yakalamakta zorlanıyor ve psikolojik sorunlar yaşıyor.

Yurt dışına giderken aman dikkat

‘İş hayatına hazırlıyoruz’

- Uyum sürecini kolaylaştırmak için neler yapıyorsunuz?

Çoğu zaman kendileri de yurt dışında okumuş, hayatlarına orada devam eden, mentor ya da hami diye adlandırabileceğimiz Amerikalı Türkler öğrencilere yerinde destek veriyor. Verdiğimiz hizmette, öğrenciyle aynı kültürden gelen kişilerin çalışması önem taşıyor. Bazı öğrencilerimizin üniversitelerinin kendilerine sunduğu destek hizmetlerden yararlanmakta zorlandığını gözlemliyoruz. Türkçe konuşarak derdini anlatabilmek öğrencilere çok iyi geliyor. Mentorlarımız öğrencilerle düzenli buluşup iyi bir iletişim kurarak, onları yargılamadan dikkatle dinliyor ve bir destek programı hazırlıyor. Düzenli görüşmelerle gencin yalnızlık duygusundan sıyrılarak, özgüvenle yola devam etmesi için destek veriliyor. Velilerle de görüşülerek, öğrencinin özel hoca, profesyonel koç, psikolog, doktor gibi uzmanlarla da iletişime geçmesi sağlanıyor. Günlük yaşamda öğrencinin ihtiyaç duyduğu konularda, ev taşımaktan temizliğe, alışverişini yapmaktan havaalanı transferlerine kadar her türlü hizmeti veren bir ağ kurduk. Aynı hizmet ağından ABD’ye yeni yerleşen aileler ve iş insanları da yararlanabiliyor. Gençlerimizi iş hayatına hazırlayan seminerler de düzenliyoruz.

- Çözemediğiniz bir sorun oldu mu hiç?

Bir lise öğrencisi ABD’ye gittiği okula ve kaldığı eve alışamadığı için ailesi bizden destek istedi. Böyle acil durumlara özel olarak bir hafta veya 10 günlük acil destek programı hazırlıyoruz. Öğrenciyle her gün görüşerek kendisine okul alternatifleri sunduk. Görüşmelerin sonunda aile, gencin ABD’de annesiyle kalarak eğitimine yeni bir lisede devam etmesine karar verdi. O andan itibaren destek hizmeti istemediler. Birkaç ay sonra öğrencinin yeni okuluna da uyum sağlayamadığı için aile, Türkiye’ye dönmeye karar verdi.

- Karşılaştığınız ilginç olaylardan örnek verebilir misiniz?

Bir yıl önce bir aile oğullarını ABD’nin değerli üniversitelerinden birine yerleştirip dönmüş. Anne baba daha evlerine varmadan çocuktan haber gelmiş. Derslerin başladığı günün akşamı korkunç ağrılarla hastaneye kendisini zor atan öğrenci, hemen apandisit ameliyatına alınmış. Anne baba yeniden uçağa binip çocuklarının yanına ulaştığında, öğrenci çoktan hastaneden taburcu edilmiş. Bizimle bu talihsiz deneyimi paylaşan aile, “Keşke o zaman sizin varlığınızı bilseydik de çocuğumuz böyle bir acil durumda yalnız başına kalmasaydı” demişti. ABD, kurallara uyduğunuz müddetçe, yaşaması en kolay ülkelerin başında geliyor. Yabancılarla ilgili tüm kanun ve uygulamaları çok iyi bilen avukatlarla çalışıyoruz. İstanbul’da, çocuklarını ABD’ye yollamış veya yollamaya hazırlanan ailelere yönelik de bilgilendirme toplantıları yapacağız.

Burs alma şansı var

- Dövizdeki yükseliş yurt dışı eğitimi nasıl etkiliyor?

Bu yıl özel liselerin çoğunda, öğrencilerin ABD’de bir üniversiteye kayıt yaptırıp dondurduğunu ve dolar kuru sabitlenene kadar ailelerin çocuklarını Avrupa’da, daha ucuz eğitim alabilecekleri üniversitelere yolladıklarını öğrendik. Öğrenciyi Avrupa’ya yollayıp bunun belki geçici bir dönem olacağını söylemek çocuğun yeni çevresine uyum sağlamasına yardımcı olmayabilir. Bu sefer gençler de anne babaları gibi dolar kurlarını takip etmeye başlayarak ABD’ye gidip gidemeyeceğini çözmeye çalışırken Avrupa’daki üniversitedeki yaşamı için özel bir çaba harcamakta zorlanabilir. Arafta kalmak 18-20 yaşlarında bir genç için ciddi kaygı kaynağı olabilir. Amerikan üniversitelerinin burslarına başvurmak mümkün. Hangi bursu neden hak ettiğinizi ikna edici somut verilerle açıklayabilirseniz, lisede ders notlarının dışında, çok yönlülüğünüzü ortaya koyacak aktivite ve projelerde yer aldığınızı gösterirseniz burs alma şansınızı artırabilirsiniz. Uluslararası öğrenciler, kampüsteki iş imkânlarından yararlanarak da harçlıklarını kazanabiliyorlar. Her yıl bir ABD üniversitesinden yüzde 65’in üzerinde burs alan 2 öğrenciye mentorluk hizmeti veriyoruz.

Uçakları düştü, okyanustan bir helikopter ile kurtarıldılarABD'de David Lesh isimli pilot ve arkadaşının bulunduğu küçük uçak, Pasifik Okyanusunda Half Moon Körfezinde suya düştü. Uçağın suya düşme anları, bir başka uçağı kullanan Owen Leipelt tarafından kaydedildi. Uçaktan yara almadan kurtulan Lesh ve arkadaşının sudan kurtarılma görüntülerini ise kendileri kaydetti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber