"İstanbul'da mı?! Hadi canım ordan!"
"Türkiye'de iki tekere saygı yok, mümkün değil!"

"Evet ve özellikle İstanbul'da"
"Kültürü olmayan şeye toplumun saygısı da olmaz, sen ben uğraşmazsak nasıl oluşsun bu kültür"


2018 yılının başına dek son 5 senedir zaruri durumlar ve hafta sonu gezileri haricinde 4 tekerli bir aracın şoför koltuğuna oturmamaktaydım. Arabamı, otoparkta tutarak geçen 4 aylık deneme sürecinin ardından 2013 sonbaharında arabasızlıktan trafiksiz ve dolayısı ile  özgür bir hayata geçmiştim. Şehir içi ulaşımımı, hobi olarak vazgeçilmezim olan bisikletimile yapmaya karar vermiştim. Bisikletle geçirdiğim 4 yılın ardından, son 3 aydır iş yeri değişikliği sebebi ve İstanbul olanaksızlıkları nedeni ile bisiklet sevdamı günlük hayatıma taşıyamıyor olsam da konu ile ilgili fikirlerim hala sabittir. E ne demişler? Doktorun dediğini yap, yaptığını yapma.

Bisikletli Yaşam ... Kim-Neden-Nasıl?
Gün içinde ulaşım amaçlı bisiklet kullanımı kişinin özgürlük sınırlarını genişletiyor, hem de ekstra zaman harcamadan spor yapmasına olanak tanıyor. İşe gidip gelirken bisiklet kullanmak da mümkün hatta tercih edilesi. İşe bisikletle gidip gelmek güne zinde başlamanızı, trafik stresinden kurtulmanızı sağladığı gibi sürüş sırasında özgürlük hissinin tadını çıkarmanızı ve kafanızı boşaltmanızı sağlar. Tabii ki bahsimin objesi, Bostancı‘da oturup Levent'te çalışanlar değil. Konunun esas hedefi iş-ev arası mesafesi 10 km olan, zaten yapılan bilimsel çalışmalarda da günlük ulaşım mesafesi 10 km‘nin altında olan kişilerin bisiklet kullanmasının hem kişisel biyopsikososyal sağlık hem de enerji tasarrufu, çevre kirliliğinden korunma gibi konularda faydalı olduğu belirtilmekte. Bisiklet dostu şehirlerde, uzun mesafe söz konusu olduğunda "toplu taşıma ile entegre edilmiş bisikletli ulaşım"  mümkün olsa da ülkemizde bu tür yaklaşımlar söylemden eyleme geçebilmiş değiller.

Düzenli egzersizin; beyin fonksiyonları, fiziksel sağlık ve günlük hayata konsantrasyon üzerine olumlu etkilerinin bilimsel olarak çok kereler kanıtlanmış olduğu düşünülecek olursa günlük ulaşımda bisiklet kullanımının, güne 1-0 önde başlamak olduğunu kolayca kabul edebiliriz. Alternatif rota kullanma olasılığının, otomobil sürücülerine göre çok daha kolay olması işe gidiş gelişte yaşanan monotonluğu ortadan kaldırıyor. Bununla birlikte İstanbul trafiği göz önünde bulundurulduğu zaman  trafikte kaybedilen dakikaların, bisiklet sürüşü ile kazanılan dakikalara dönüşmesi bulunmaz bir nimet.

Bir şekilde mümkün olmadı ve işe bisikletle gidip gelemiyor iseniz haftalık çalışma günleri süresince tekerlerinizi durdurmak zorunda değilsiniz. Market alışverişi ya da yakın çevredeki kısa geziler için bisikletinizi kullanmak da başlangıç için iyi bir adım sayılır. Park için dakikalarca yer aramaya ihtiyacınızın olmaması, bagajı olan standart bir bisikletle şaşırtıcı derecede büyük miktarlarda yük taşıyabilme şansınızın olması da bisikleti çekici kılan faktörlerden.

Günlük kıyafetiniz ile sürün
Bisikleti direkt olarak spor yapmak amaçlı kullanmayacaksanız, spor yapar gibi giyinmenize de gerek yok. Günlük kıyafetlerle de bisikletinizi kullanabilirsiniz. İşiniz gereği takım elbise giyiyor ve bisiklet sürerken rahat edemeyeceğinizi düşünüyorsanız, spor bir kıyafetle bisiklet sürüp, iş yerinde giyeceğiniz kıyafetlerinizi bisikletinizin bagajında taşıyarak işyerinde değiştirmeniz de mümkün.Yanınızda taşıyacağınız bir yedek kıyafet, çok terlemeniz halinde işinize yarayabilir. Eğer iş yerinizde duş alma şansınız varsa bingo, yoksa da çok üzülmeyin, insanoğlu ıslak mendili ve deodorantı keşfetti (Orhan Gencebay da hatırlattı). Unutmamak lazım ki hangi mevsimde olursanız olun her an yağmur yağabilir; bu nedenle hangi mevsimde olursanız olun yanınızda mutlaka bir yağmurluk bulundurun.

Bisiklet kullanırken bazı temel kuralları unutmamakta fayda var. Her zaman koruma ekipmanlarınızı (kask ve eldiven) takın, trafikte kurallara uygun şekilde defansif-saygılı sürüş yapmak, hem kendi emniyetinizi hem de diğer sürücüler tarafından saygı duyulmasını sağlar. Unutulmamalıdır ki trafikte motorlu araçlar için geçerli kurallar olduğu gibi bisikletler için de geçerli kurallar 219 No’lu Trafik Kanunu ile belirlenmiştir.

Yoldaysanız, bisikletinizde oluşabilecek bazı temel sorunları çözebilme yetisine ve bu sorunları çözebilmek için gerekli bazı ekipmanlara (pompa, yedek lastik, alyan takımı) ihtiyacınız olabileceğini  unutmayın. Ancak İstanbul gibi bir şehirde, şehir içi sürüşler sırasında birkaç km mesafede bisiklet tamircisi bulamayacağınız bir rota bulunmamakta. Android ve Apple için aplikasyonları bulunan, "Bisikletli Ulaşım Platformunun" programı, bisikletli hayatta gerekebilecek adresler ve navigasyon  için kullanılabilecek iyi bir program.

Son bir konu olarak da bisiklet güvenliğine değinmek istiyorum. Ben hangi semtte olursam olayım (ki buna evimin güvenlik kameralı,kapalı otoparkı ve çalıştığım hastanenin 24 saat güvenlik kameraları ile takip edilen otoparkı da dahil) görüş mesafemin dışında kalacağı zamanlarda bisikletimi sağlam bir direğe kilitliyorum.

Günümüzde bisiklet ülkesi olarak anılan Hollanda’nın iki teker macerası benzin kıtlığı, trafik kazalarından ölümler, park yeri sıkıntısı gibi çok tanıdık sebeplerle 1973’te başlamış ve 2018‘de bulunduğu konuma gelmiş. O zaman hedef 2063…

Herkese bol sürüşlü, özgürlük dolu, keyifli günler dilerim.