Hep aynı şeyleri yapmaktan sıkıldın mı? Hayatının monotonlaştığını mı düşünüyorsun? Yeni güne uyanmak artık heyecan vermiyor mu? Dışarıdan keyifli görünen yemek planları, tatil organizasyonları senin için laf olsun diye eşlik edilen programalara mı dönüştü?

Zaman içerisinde öyle ya da böyle sisteme yenik düşüp zombi kıvamına geliyoruz. Tekrar canlanmak için ne yapmak lazım?

Aslında denklem çok basit; kendimizi ne ile beslersek o hayatı yaşıyoruz. Özgür irademizle seçtiğimizi düşündüğümüz pek çok şeyi (okul, meslek, iş yeri, alışveriş, tatil planı, yemek planı, sevgili, evlilik) aslında etkileşimde olduğumuz çevrenin doğal bir sonucu olarak tercih ediyoruz. Ya da tercih ettiğimizi sanıyoruz.

Söylediklerimiz düşüncelerimize, duygularımıza, davranışlarımıza, alışkanlıklarımıza, değerlerimize, karakterimize ve en nihayetinde kaderimize evriliyor. Öncelikle bu farkındalığa sahip olalım, devamında hoşnut olmadığımız bir yolda ilerliyorsak rotayı nasıl değiştirebileceğimize odaklanalım.

Minik değişikliklerle başlayacağız. Bugün itibari ile oturun, hesap edin. Gün içerisinde kendinizi ne ile muhatap ediyorsunuz? Canınız sıkıldığında vakit geçirmek adına neler yapıyorsunuz? Haberleri izle, siyasetçilerin yerli yersiz çıkışlarını takip et, hayıflan. Facebook'u aç, yanında olsa konuşmak istemeyeceğin arkadaşlarını didikle. Instagram'a bak, yüzeysel bulduğun insanları takip et. Magazin izle. Modaya uygun ayakkabı, çanta, araba almanın derdine düş. Eve git, iş yerinde olan keyifsiz diyalogları kafanda çevir. Whatsapp'a gir, dedikodu yapmıyorum de ama aslında senin düşündüklerini dile getirenleri alkışla.

Haber alma kaynaklarımızı değiştirerek bilgi kirliliğinden uzaklaşabiliriz. Kendimize sosyal medya kotası koyarak; örneğin sadece pazar günleri kontrol edeceğim diyerek başkalarına adadığımız vakti kendimize iade edebiliriz. En başta canınız sıkılsa dahi merak etmeyin, zaman içerisinde bu boş vakitleriniz mutlaka farklı aktivitelerle dolacaktır. Belki evdeki kırık sandalyeyi onaracak vakti bulacaksınız. Ya da komşunuzla sohbet etme fırsatınız olacak. Telaşla ütü yapmak yerine keyif alarak yapacaksınız. Kendinizle baş başa kalıp ruhunuzu dinlendireceksiniz. Sevdiklerinizle paylaşmak istediğiniz konular, ilgi alanlarınız değişecek. Her gün öyle ya da böyle kendinizi maruz bıraktığınız paylaşımlar değişince, başkalarına ait gündemlerle kendinize sanal problemler icat ettiğinizin farkına varacaksınız.

Her ne ile temas edersek içimizde ondan bir parça taşıyoruz. Bu ister eleştirdiğiniz, sevmediğiniz biri olsun, isterse bayıldığınız bir ortam. Sevmediğiniz ama merak edip takipten geri kalmadığınız biri mi var? Eminim ona dair her şeyi artık ezbere biliyorsunuz. Dışarıya çıktınız, menü önünüze geldi. İster istemez onun hep övdüğü, bayılıyorum dediği tatlıya takılıyor gözünüz. Bir de ben deneyeyim diyorsunuz. Ya da yolda yürürken onun arabasından gördünüz, dikkatinizi o cezbediyor. Hemen arkasında çalan sokak çalgıcılarının müziğini duymuyorsunuz bile. Aynı şekilde bir sağlıklı beslenme uzmanını takip ederek mevsimi olmayan sebzeleri bilip markete girdiğinizde hormonlu gıdaların farkına varmanız da mümkün.

Birisi sizin için Ayşe bunu sevmez, Ahmet buna gelemez diyerek en baştan ön yargılı konuşsa kendinizi kısıtlanmış hissetmez misiniz? Siz de kendinizi kalıplara sokmayın, yeni birşeyler denemek için kendinize şans verin. Kimse anne karnında Fazıl Say hayranı doğmadı, belki zaman içerisinde siz de konserlerinden büyük keyif alacaksınız. Telefonunuzdan sizi oyalayan 0-6 yaş grubu oyunları silin. Farklı, yaratıcı podcastlere bir şans verin. 

İradeli davranın. Gelişi güzel önünüze sunulan şeyleri değil, içinizi açan, ufkunuzu genişleten konuları takip edin. Tasvip etmediğiniz ortamlarda kafa sallayan pozisyonunda olmayın, masayı terk etmesini bilin. Kötü haberler söz konusu olduğunda Afrika'da yaşanan felakete kadar haberiniz varken bilim, teknoloji, sanat, eğitim alanında diğer ülkelere dair ne kadar bilgi ve ilgi sahibi olduğunuzu tartın. Internetle beraber dünya küçüldü, avucunuzun içinde tutmak istedikleriniz size kalmış. 

Alışkanlıklarınızı değiştirin, hayatınız değişsin.

Sibel ŞENGÜL