Stres, bireyler üzerinde etki yapan ve onların davranışlarını, başka insanlarla ilişkilerini etkileyen bir kavramdır. Stres, durup dururken ya da kendiliğinden oluşan bir durum değildir. Stresin oluşması için insanın içinde bulunduğu ya da hayatını sürdürdüğü ortam ve çevrede meydana gelen değişimlerin insanı etkilemesi gerekir.
 
Stres, aslında günlük yaşamın bir parçasıdır. Günümüzde çoğu insan, farkına varmasa bile yoğun bir stres yüküne sahiptir. İyi ya da kötü ne olursa olsun yaşamımızdaki zihinsel değişiklikler, stresli durumlardır. Günlük rutin yaşamımızda değişikliğe neden herhangi bir şey, stres vericidir. Vücut sağlığımızda meydana gelecek bir değişiklik de strese yol açar. Zihinsel değişiklikler de gerçek, somut değişiklikler kadar strese yol açarlar. Günlük hayatımızdaki şahit olduğumuz iddialar, yorumlar, anlaşmazlıklar ve çatışmalar da stres yaşamamıza neden olurlar.  
 
Stresin Belirtileri 
Stresin kendine özgü bazı belirtileri vardır. Bu belirtiler; gerginlik hali, sürekli endişe duyma, aşırı derecede alkol ve sigara kullanımı, uykusuzluk, işbirliğine girmede yaşanan zorluklar, yetersizlik duygusu, duygusal dengesizlik, sindirim sorunları, yüksek tansiyondur
 
Stresle ilgili belirtiler, fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal olmak üzere dört grupta 
toplanabilir: 
 
1. Fiziksel Belirtiler: Baş ağrısı, düzensiz uyku, sırt ağrıları, çene kasılması veya diş gıcırdatma, kabızlık, ishal ve kolit, döküntü, kas ağrıları, hazımsızlık ve ülser, yuksek tansiyon veya kalp krizi, aşırı terleme, iştahta değişiklik, yorgunluk veya enerji kaybı.
kazalarda artış. 
 
2. Duygusal Belirtiler: Kaygı veya endişe, depresyon veya çabuk ağlama, Ruhsal durumun hızlı ve sürekli değişmesi, asabilik, gerginlik, özgüven azalması veya güvensizlik hissi, aşırı hassasiyet veya kolay kırılabilirlik, öfke patlamaları, saldırganlık veya düşmanlık duygusal olarak tükendiğini hissetme. 
 
3. Zihinsel Belirtiler: Konsantrasyon, karar vermede güçlük, unutkanlık, zihin karışıklığı, hafızada zayıflık, aşırı derecede hayal kurma, tek bir fikir veya düşünceyle meşgul olma, mizah anlayışı kaybı, düşük verimlilik, İş kalitesinde düşüş, hatalarda artış, muhakemede zayıflama. 
 
4. Sosyal Belirtiler: İnsanlara karşı güvensizlik, başkalarını suçlamak, randevulara gitmemek veya çok kısa zaman kala iptal etmek, İnsanlarda hata bulmaya çalışmak ve sözle rencide etmek, haddinden fazla savunmacı tutum, bir çok kişiye birden küs olmak, konuşmamak.
 
Stresle Başa Çıkmak İçin Öneriler
 
- Düzenli beslenin.
 
- Alkol-sigara ve uyku ilaçlarından uzak durun.
 
- Egzersiz yapın: Düzenli sporu/ yürüyüşleri yaşam şekliniz haline getirin.
 
- Gevşeme egzersizleri yapın: Vücut kaslarınızı germe ve sonrasında rahatlatma egzersizi. Yoga, Meditasyon
 
- Günlük Tutun: Olumlu duygulara yoğunlaşarak, neşe ve huzurla bağlantılı ağlar oluşturun.
 
      * Bugün şunun değerini anladım……………………….
      * Bugün şunun için şükrettim…………………………...
      * Günün en çok keyif aldığım anı………………………
 
- Davranışsal Kendini Kontrol: Bireyin kendini strese maruz kaldığında başından geçenleri kaydederek hangilerinin kendisini olumsuz etkilediğini, duygu ve davranışlarını ne derece değiştirdiklerinin envanterini hazırlarlar.
 
- Zaman Yönetimi: Yapılacaklar Listesi oluşturun. Acil yapılması gerekenleri ve önemli ama bekleyebilir olanları not alın.
 
- İşinizi ertelemeyin: Molalar vererek işi zamanında yapın.
 
- Kendinize bilişsel terapi yöntemleri uygulayın: 
 
       Çarpıttığımız Düşüncelerimiz;
 
      * Hep ya da hiç düşüncesi: Mükemmelliyetçilikten güç alır.Uç noktalar vardır. Ya siyah ya da beyaz. Hatasız kimse yoktur.
 
      * Aşırı Genelleme: Hata yapmış olabilirsiniz fakat bu her zaman hata yapacağınız, başarısız olduğunuz anlamına gelmez.  
   
      * Zihinsel Filtreleme: Depresyondayken ya da stresli bir durumda karşılaştığımızda olumlu her şeyi filtreleyen bir gözlük takmış gibi oluruz. Buna zihinsel filtre diyoruz.
 
      * Meli,-Malı tarzında Cümleler: Örn: Başarılı olmalıyım yerine başarılı olmak istiyorum.
 
      * Büyütme-Küçültme: Bu çarpıtmada ise başarısız olduğumuz konuları, olayları gözümüzde abartacak, bir felaket gibi görüp aşamayacağımızı düşünürüz. Başarılı olayları ise küçümseriz.
 
Şunu unutmayın ki;  yaşamın beş alanı vardır. Bunlar düşünceler, ruh halleri, bedensel tepkiler,davranışlar ve çevredir. Bunların hepsi birbiriyle etkileşim halindedir. Düşüncelerimiz her şeyin başlangıç noktasıdır…Düşüncelerimizi değiştirerek, farklı bakış açıları geliştirebiliriz. 
 
instagram/volkanpelenk