YaşamRSS
11 Şubat 2011 - 22:49

Güveçte bol naneli fasarya

Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

Önce, bir ayaküstü bulmacası: Gitti gitti, gitmedi; bitti bitti, bitmedi... Bilin bakalım nedir bu?
* * *
Hep bir ağızdan bir koro duyulabilir:
-Hüsnü Mübarek ve Tahrir Meydanı’ndaki halk ayaklanması...
* * *
Belki de böyle ayaküstü bir bulmacanın yanıtı; bir kanepenin köşesine, kollarıyla yüzünü kapamaya çalışarak sığınmış, kocasından dayak yemekte olan bir kadındır.
* * *
Kadın:
-Ha şimdi gitti, ha şimdi gidecek diye beklerken; sokak kapısına kadar giden koca, tekrar geri dönüyor ve birkaç şamar daha patlatıyordu karısına.
* * *
Kadıncağız da:
-Bitti artık, diye kollarını yüzünden indirmeye hazırlanırken; iki tokat daha şaklıyordu suratında.
* * *
Daha başka yanıtlar da bulunabilir o bulmacaya.
Karlı bir yolda, yoğun bir tipi altında gitmekte olan bir yolcu otobüsü...
Otobüsün birden motoru bozuluyor ve şoför motoru onarmak için bir aşağı iniyor, bir yukarı çıkıp direksiyonun başına geçiyor.
* * *
Şoförün, direksiyon başına her geçişinde, otobüs gidecek gibi biraz hareketleniyor ve sonra tekrar duruyor.
* * *
Böyle bir durumda, yolcular da önce umutlanmazlar mı?
-Gitti gidiyor, diye.
Ama otobüs, yine gitmiyor.
* * *
Yolcular, yağıp duran yoğun tipinin de bir an önce durmasını istiyorlar...
Kar yağışı da arada bir, bitecek gibi oluyor, ama bitmiyor.
* * *
Ayaküstü bulmacası, daha başka yanıtların da bulunmasına neden olabilecek, bir cumartesi sekseği...
* * *
İç siyasette, gündemi değiştirecek bir sorun üstüne abanmak, yahut tartışmaları parmaklayacak yeni bir konu atmak ortalığa da, değişik türden bir seksek...
* * *
Erzurum’daki “Kış olimpiyatları”, bir başarı ve övünme fanfarına dönüşerek; sık sık çıkan yangınlarda, sokaklarda bollaşan arbedelerde, birbirini izleyen göçüklerde ölenleri, gündem dışına itebilirdi.
* * *
Ne çare ki, Mısır’daki halk ayaklanması; sildi götürdü, o kadar özenle hazırlanmış olan “Kış olimpiyatları”nı...
* * *
Bozanın, alkollü içkiler listesine alınması ise; davulcunun çıkardığı gaz gibi, gündemi değiştirmesi şöyle dursun, tartışmalara dahi sokamadı burnunu...
* * *
Mısır’ın durumu, her zaman için yorumcuların yan cebinde yedekte de durabilecek bir keklik...
* * *
Şimdi ağırlık, TSK kaplanının; kartondan, yahut kâğıttan olup olmadığında...
Tam tavlada “düşeş”...
* * *
Bre, bu ne biçim hakaret, milletin göz bebeğine?
Bre, ancak darbeci olunca mı kanıtlanıyor kaplanlık?..
* * *
Hem kışlaya selam, hem darbeciliği lanetlemeye devam...
3’er puanlık bir çift harika basket!
* * *
Şimdi bir de buna, “çocuk tecavüzcülerine erkekliğin azaltılması cezası” eklenince...
Sen oyna yavrum, sen oyna...
* * *
Dünkü Haber Türk gazetesi, sürmanşete çarpıcı bir başlıkla çıkarmıştı, bir süre için hadımlaşma cezasını:
“Memesi büyür, sesi değişir”
* * *
Eski Osmanlı sarayında bir yığın hadım edilmiş Arap, yahut Afrikalı “Harem Ağası” ile, beyaz “Akağası” vardı.
* * *
Harem ağalarından biri, saraydaki Hekim Başı’ya musallat olmuş:
-Koyunlar yüzülürken gördüm, derilerinin tersi beyaz çıkıyor; sen de beni tersime çevir de, beyaz olayım, diye tutturmuştu.
* * *
Saraydaki Hekim Başı:
-Olmaz Ağa hazretleri, diyordu, böyle bir şey mümkün değildir.
* * *
Harem Ağası ise direnip duruyordu:
-Beni çevirebilirsin tersime, hadi hadi, diye.
* * *
Hekim Başı, iyice usanmıştı böylesi inatçı bir ısrardan; sonunda:
-Bakın Ağa hazretleri, dedi; şayet sizi tersinize çevirirsem, aşağıdaki takım taklavatınız da, tam alnınızın ortasına gelecek, ister misiniz?
* * *
Harem Ağası, azıcık düşündü:
-Yok, dedi; istemem.
Ve beyazlaşmaktan vazgeçti.
* * *
Belki de Mısır’da halkın ayaklanmasının nedeni; sanki derisi ters yüz edilmişçesine, Hüsnü Mübarek’in tam başının üstünde, alnının ortasına gelmesiydi.
* * *
Gitti gitti, gitmedi; bitti bitti, bitmedi...
Bilin bakalım nedir bu?
* * *
Karşısında saatlerce süslenen bir kadın için, aynanın dertlenişi de olabilir mi acaba?

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2011