Açlık

Açlık

Açlık ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Açlık haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Açlık ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Açlık haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 256 aclik haberi bulunmuştur.

Satranççılar ve sıradan oyuncular
Satranççılar ve sıradan oyuncularHazırlayan: Tunç ALANKUŞTüm yaşamını satranca adayan efsanevi Rus oyuncu Alekhine açlık içinde öldüğünde satranç dünyası mateme boğulmuştu. Ne yazıktır ki bu büyük oyuncu ve sıra dışı sanatçı, sanata olan bağlılığını, unutulmuş bir otel odasında ölerek ödedi. Sanatın her dalında olduğu gibi "anlaşılamayan sanatçı"nın kaderinden farklıydı Alekhine'nin durumu. Sanatı hayranlıkla izleniyor, kayıtlara geçiyor, ama bu "temaşa zevki" yaratıcı sanatçıya para kazandırmıyordu. İnsanlar satranççıyı biraz olsun anlasalar da satrancın önemini uzun yıllar anlamadılar. Anlaşılamayan sanatçı değil, satrancın kendisiydi özetle.Ekonomik yönden güvencesi olmayan birçok satranççının para kazanmak için başka işlerle iştigal ettiği -ne yazık ki şimdi bile- bir gerçek. Oysa 1972 yılında "gerekli para verilmeden piyona dokunmam" diyen efsanevi Fischer, her şeyi değiştirmiş, satranç ve satranççıyı paralandırmıştı. Artık yalnız satrançla yaşanabilir yaratıcılık huzur içinde sürdürülebilirdi. Ama yine de büyük emeklerin karşılığı tam olarak alınamıyordu. İkilem yeniden dirildi. Satranç kıskanç bir sevgili gibiydi. Kendisinden başka şeylerle uğraşanları zirveye çıkarmıyordu. Zirveye çıkmak için de parasal güç gerekiyordu. Bu "parasal güç" satrançta zirveye varmadan nasıl sağlanacaktı? Bu ikilem sözde bir çözüm yarattı şimdilerde. Satranççıların birçoğu başka işlerden para kazanma yolunu seçtiler. Sanatı için ayıracağı zamanını para kazanmaya harcayan oyuncu hem zirveden vazgeçiyor hem de sıradanlaşıyordu. Örneğin 13 yaşındayken 2350 gibi hatırı sayılır bir reytinge sahip olan İngiliz Jonathan Parker, şimdi 23 yaşında ve henüz büyük usta olamadı. "Dünyanın en güçlü Ulusulararası Ustası" gibi komik bir unvana sahip oyuncunun reytingi yıllardır 2500 puanın üstünde seyretmekte. 2. büyük usta normunu ISLE of MAN turnuvasında kazanan Parker geçimini başka işlerden kazandığı için 3. ve son normunu almak için daha uzun yıllar bekleyecek gibi görünmekte.Aleksandr Shneider - Jonathan ParkerPort Erin 19991. d4 Af6 2. c4 e6 3. Ac3 Fb4 4. Af3 b6 5. Fg5 Fb7 6. e3 h6 7. Fh4 g5 8. Fg3 Ae4 9. Vc2 Fxc3+ 10. bxc3 d6 11. Fd3 f5!? 12. d5 Ad7 13. Ad4 Adc5 14. dxe6 Vf6 15. f3 f4 16. exf4 gxf4 17. Ff2 Axd3+ 18. Vxd3 Ac5 19. Ve2 0-0-0 20. 0-0-0 Kde8 21. Khel Khg8 22. Fgl?! Şb8 23. Kd2 Axe6! 24. Şb2 Ag7 25. Vdl Vf7 26. Kxe8+ Kxe8 27. Va4 Ae6 28. Ac6+? Fxc6 29. Vxc6 Ad8! 30. Vd5 Vg6 31. Kc2 Ke5 32. Vd2 Vf7 33. Vd3 Ac6! 34. Ke2 Ve6 35. Kxe5 Axe5 36. Ve4 Axc4+ 37. Şcl Ae5! 38. Şbl Vg8 39. Ve2 Vd8 40. Fd4 Ac4 41. Ve8+ Şb7 42. Şe2 Vg5 43. Ve2 d5! 44. Şcl c5 45. Fgl Ve5! 46. Vxe5 Axe5 47. Şd2 Şc6 48. Ff2 a5 49. Fh4 b5 50. Ff5 Şd6 51. fg7 h5 52. Ff8+ Şc6 53. Fh6 Ag6 54. g3 fxg3 55. hxg3 h4! 56. gxh4 Axh4 57. f4 Af5 58. Fg5 b4 59. a4 hxa3 60. Şc2 d4 61. cxd4 cxd4 62. Ff6 a4 63. Fd8 Şb5 64. Ff6 Şc4 65. Fd8 d3+ 66. TERKJ. Parker - M.Hebden, İngiltere 19991. d4 Af6 2. c4 g6 3. Ac3 Fg7 4. e4 d6 5. f4 0-0 6. Af3 Aa6 7. Fd3 e5 8. fxe5 dxe5 9. d5 Ah5 10. 0-0 Ve7 11. Şhl Fg4 12. Vel c6 13. Fg5 f6 14. Fe3 Af4 15. Fc2 Ab4 16. Fbl cxd5 17. cxd5 f5 18. a3 fxe4 19. Axe4 Aa6 20. Fa2 Şh8 21. Kdl h6 22. b4 Vd7 23. Vd2 Ff5? 24. Axe5 Fxe5 25. Fxf4 Fg7 26. Ac5 Axc5 27. bxc5 Fg4 28. Kdel Vb5 29. h3 Fd7 30. Kbl Va6 31. Kfel Ff5 32. Fe5 Fxe5 33. Vxh6+ Şg8 34. d6+ Kf7 35. Fxf7+ Şxf7 36. Vh7+ Şf8 37. Kxe5 TERK
5.02.2000The Others
Accayip bir yer
"Accayip" bir yer!Güneş KarabudaBir yabancının içeri girdiğini gören bir düzine adamın, kovboy filmlerindeki gibi, ani bir hareketle ellerini ceplerine attıklarını dehşetle görüyorum! "Kimbilir ne güzel böyle dolaşmak, artık dünyada görmediğiniz yer kalmadı değil mi?" Bana sık sık yöneltilen sorulardan biridir bu. Dünyamızın sınırsız büyüklüğünü, her yeri gezebilmek için insan ömrünün yeterli olmadığını, daha görmediğim pek çok yerin olduğunu anlatmaya çalışırım. Bir başka soru da, "Dünyada gezdiğiniz yerler arasında en beğendiğiniz hangisi"dir.Buna da dilimin döndüğü kadar, yaşadığımız dünyanın sayısız güzelliklerle dolu olduğunu, televizyon yarışmalarındaki gibi bir, iki, üç diye ülke ve şehirleri sıralamanın anlamı olamayacağını söylerim. Bir de kendi ülkesine toz kondurmayanlar vardır. Bu sorunun sahipleri hassas türden olduklarından, yanıtınızın ölçülü, tartılı olmasına dikkat etmeniz gerekir! Onlar da "O kadar yer gezdiniz, Türkiye gibi bir cennet, dünyada yok değil mi" derler. Şimdiye kadar yolumun cennete hiç düşmediğini, dolayısıyla herhangi bir yeri burayla karşılaştırma şansımın olmadığını, dünyada nefes kesen nice harikaların olduğunu, bizdekilerin de onlardan aşağı kalmadığını, ayrıca her milletten insanın kalbinde ülkesi için özel bir yer olduğu yanıtını verdiğimde, yüzlerinden tamamen tatmin olmuş insanların ifadesini pek göremem...Geçenlerde bir dost toplantısında, "Bu kadar gezdin, dünyayı dolaştın, bize öyle accayip bir yer anlat ki ağzımız açık kalsın" diyordu, çoktandır görmediğim bir arkadaşım. Hangisini anlatsam, diye geçen, kısa bir düşünme payından sonra, kendimi tekrar yıllarca önce geçtiğim o çöl yolunda buluveriyorum. Avustralya'nın orta göbeğinde, uçsuz bucaksız, ağaçsız, taşlı kayalıklı Büyük Viktorya Çölü'nün yanından geçen bir yol... Son durağım "Coober Pedy" adında küçük bir şehir. Kıtanın gerçek sahipleri Aborijin'lerin, dilindeki "Kupa Piti"nin modernize edilmiş şekli bu. Geneaynı dilde "beyaz adamın çukuru" anlamına geliyordu bu. Tozlu topraklı yolda, trafik seyrek. Yanımdan tek tük "Road train" denen kamyon azmanları, arkalarında birkaç treyleri çekerek geçiyor. Hiç gitmişliğim yok ama, kendimi Mars veya Ay'da geçen bir bilim - kurgu filminde hissediyorum. Cehennem sıcağında, müthiş bir boşluğun içinde fındık kadar kalan arabayla, sonu gelmeyen bir yolda ilerliyorum. Trafik canavarı burada işsiz, zira insanlar ancak susuzluktan mevta oluyorlar bu yolda!Yol tabelalarında, inanılması güç şeyler yazılı. Örneğin, "Dikkat 448 km'den önce benzin istasyonu yok!" veya "En yakın şehir, Alice Springs, 1268 km". Dağ, tepe, göl isimleri geçen yüzyılda, uzaklardan buraya yerleşmeye gelen insanların nasıl olağanüstü güçlüklerle karşılaştığını anlatıyor. Örneğin "Disaster Bay (felaket koyu), Mount Hopeless (umutsuz tepe), Starvation Lake (açlık gölü) gibi... Chinaman's vell'de (Çinlinin çeşmesi'nde) durup kana kana su içiyor ve boş bidonları dolduruyorum. Bir süre sonra, hiç bitmeyecek gibi uzayıp giden yol, "Coober Pedy" yazan tabelayı görmemle sona eriyor. Etrafta, şehire benzer bir yeri nafile arıyorum. Yoldan geçen birini durdurup, şehrin merkezini sorduğumda, adam "tam ortasındasınız" diyor.Çevreyi gözlerimle sıkıca taramama karşın, ev, apartman, iş merkezine benzer bir şey göremiyorum. Sol tarafta bir benzin istasyonu, sağda da bar bozuntusu bir baraka var, hepsi bu! Sonra, gözüm ilerdeki kayalıklara ilişiyor. Bir Hollanda peyniri gibi irili ufaklı deliklerle dolu bu tepelerde, insanların oturduğunu fıark ediyorum. Kadının biri, pencere benzeri bir delikten aşağıya çarşaf silkeliyor. Yer sanki, iki binyıl önceki bizim Göreme...Sürekli dinamit patlatmalarının duyulduğu, 3 bin nüfuslu bu şehirde insanlar çalışma ve boş zamanlarını toprak altında veya kayaların içinde geçiriyorlar. Her vatandaşın, yeraltında kazılmış 10 - 15 m. derinliğinde özel çukuru var, burada herkes harıl harıl değerli taş arıyor. Mavinin değişik renklerini taşıyan "opal" taşı, en gözde olanı
5.02.2000The Others