ajan

ajan

Son dakika ajan haberleri ile ilgili Milliyet'e eklenen tüm haberler bu sayfada yer almaktadır. Geçmişte yaşanan ajan gelişmeleri, bugün yaşanan en flaş gelişmeler ve çok daha fazlası sürekli güncel olan ajan haber sayfamızda...

ajan haber başlıkları altta listelenmiştir. Son dakika haberleri de dahil olmak üzere şu ana kadar eklenen toplam 107 ajan haberi bulunmuştur.

Bay Pipo ile Beyrutta
Bay Pipo ile Beyrut'taOrhan Koloğlu1970 - 71'de Hiram Abas ile Mehmet Ali adıyla Lübnan'da görevliyken tanıştık. Hayatımı ona borçluyum, ama belki hapse tıkılmamı da... Bay Pipo'ya birkaç ek... 1969 yılının son günlerinde basın ataşesi olarak Beyrut'ta göreve başladığımda, elçilikteki ikinci katiple tanıştırılmıştım: Mehmet Ali. İlk dikkatimi çeken, bir ikinci katip olamayacak yaşta oluşu (kırklarındaydı) ve masasının üzerinde ne bir kağıt ne de bir dosya bulunmamasıydı. Bir rastlantıyla isminin de başka olduğunu öğrendik. Ankara'dan geçici görevle gelen bir hariciyeci onu görünce, şimdi anımsamadığım bir isim söyleyip "Aaa, sen de mi buradasın" demişti. Meğer başka bir başkentte birlikte bulunmuşlarmış.Az zaman sonra da "özel görevli" olduğunu açıklayan bir bilgi verdi. Basın bürosunun sekreteri ve tercümanı olan Dumani adındaki Arap ona da hizmet veriyormuş, dolayısıyla kendisini hoş tutmamı istiyordu çaresiz. Hiç merak etmemesini söyledim. Esasen Dumani yumuşak bir adamdı, iyi geçindik. Ancak son derece karışık bir kişi olduğunu, Lübnan istihbaratı gibi belki başkalarına da çalıştığını sonradan öğrendim. İç savaşın şiddetlendiği dönemde de öldürüldü.Filmlerde rastlanan türden bir ajan olduğunu ilk kez evini ziyaret ettiğimde öğrendim. Kendisinden başka herkesi parçalamaya hazır bir kurt köpeği insanı karşılıyordu. Oturma odasının duvarlarındaki delikleri de evde nişan talimi yaptığı şeklinde yorumlayanlar vardı."Kürtler geliyor"Nelerle uğraştığını bilmem ama, bizi bir tehlikeden kurtarmış olduğunu hiç unutamam. 23 Nisan 1970 günü elçilikte Beyrut Amerikan Üniversitesi'nde düzenlenen bir serginin açılışı için müsteşarla birlikte binaya gittiğimizde çevremizi 30 kadar Ermeni genci sarmıştı. Kendi ulusal matem günleri olan 24 Nisan'dan hemen önce neden böyle bir girişimde bulunulduğunun hesabını soruyorlardı. En hafifinden dayak yemek, hatta öldürülmek tehlikesi vardı. Zira Beyrut duvarları Türk aleyhtarı ve intikam isteyen Ermeni afişleriyle doluydu. Biz iki arkadaş korku içinde titrerken "Kürtler geliyor" diye bir bağırtı işitildi ve ortada tek bir Ermeni kalmadı. Sonradan anladık ki Mehmet Ali, Lübnan'da çalışan Urfalı ve Mardinlilerden oluşan "vurucu takımını" harekete geçirmiş. Elçimiz İsmail Erez'in kısa süre sonra atandığı Paris'te Ermeni militanlarca öldürüldüğü aklıma geldikçe, onun sayesinde ucuz kurtulmuş olduğuma inanırım. Gerçi benim Ermenilerle bir zıtlaşmam olmamıştı; hatta aksine Günaydın gazetesinin o yıl düzenlediği "Tavla Şampiyonası"nın finalinin Beyrut'ta yapılmasına sponsorluk etmiştim ve de kazanan bir Ermeni olmuştu. Ama böyle olaylarda kurbanı kaderin saptadığını sonradan öğrendim.Bazen haftalarca ortadan kayboluyor sonra saçı sakalı uzamış olarak ortaya çıkıveriyordu. Elçiliğin içinde, Türkiye'deki anarşik olayları bastırmakta rol oynadığı hakkında söylentiler vardı. Herkes de onunla arayı bozmamaya özel dikkat ediyordu. Hatta benden evime dinleme cihazı konmuş olup olmadığını kontrol için izin istediğinde, aksine bunları kendisinin yerleştireceğini düşündüğüm halde, karşı çıkmamıştım. Direnmek daha çok şüphe yaratabilirdi."Avrupa'ya kaçtı"12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra elçilik personelinin bana karşı soğuklaştığını farkettim. Türkiye'deki solcu avının bana da yöneldiği anlaşılıyordu. Aslında haberim yoktu, meğer İstanbul Basınköy'deki evimi - Yaşar Kemal'in, Çetin Altan'ın ve diğer on kişininkilerle birlikte - gizli belgeler ve yasak yayınlar bulmak için basmışlarmış. Öğleden sonraları Amerikan Üniversitesi'nin kitaplığında yaptığım tarih çalışmaları sırasında Mehmet Ali'nin çömezlerinden birinin ani bastırıp ne okuduğumu araştırması da işimin bittiğini gösteriyordu. Nitekim 1971 Haziran'ında görevim sona erdirildi ve Ankara'ya geri çağrıldım.Asıl sürprizi o zaman yaşadım. Bakanlıkta, bir trafik kazasıyla ilgili olarak beni karakoldan aradıklarını söylediler. Tıpış tıpış gittim ve "Avrupa'ya kaçmış bir şüpheli" ihbarına dayanılarak Mamak Cezaevi'nde iki haf
4.03.2000The Others
Ajan Restoran
Ajan RestoranYemek kültürü konusunda tam bir cahilim. Öyle ki daha birkaç yıl öncesine kadar pilavı kurufasulyenin üstüne koyarak yiyordum. Bir gün arkadaşlar pilav altı kuru tabir edebileceğimiz bu stilin yanlış olduğunu söylediler. Bozuntuya vermedim ama...Bozuntuya vermedim ama... İnsan ister istemez üzülüyor tabii. Onca yıl inandığın bir şeyin, aslında yanlış olması. Bir dost meclisinde bu gerçeğin suratına tokat gibi çarpması. Bir anda hayatın boyunca pipetle çorba içerken insanların sana neden garip garip baktıklarını anlaman.Yemek adabı konusunda sıfır olduğumu anladığım o günün gecesinde bir rüya gördüm. Rüyamda bir vahşiydim. Ormanda aslanlar tarafından büyütülmüşüm. Sonra bir avcı beni yakalayıp haber bültenlerine satmış. Etrafımı saran Reha Muhtarlar habire soruyorlar: "Fasulyenin üstüne pilav koyarken hiç utanmadın mı? Sen Türk değil misin? Ormanda kaşık yok mu?". Tabii ben vahşi olduğum için cevap veremiyorum. Sadece hafiften kük kük kükrüyorum. Aslanlar büyütmüş ya. Sonra Reha Muhtarlar bölünerek çoğalmaya başlıyorlar. Yeterli sayıya ulaştıklarında kaşıkları parmaklarına takıyorlar. Tıkır tıkır sesler çıkarmak suretiyle bir halk oyunu oynamaya başlıyorlar. Ve finalde havadan kurufasulye yağıyor. Meğer hepimiz pilavmışız. Neyse ki o günler artık geride kaldı. Eksiklerimi büyük ölçüde giderdim. Yine de restoran ajanı olacak donanıma sahip olmaktan epey uzağım. Allahtan yanımda yardımcım Luiz var. Kendisi oburluk konusunda yaşayan bir efsane olduğundan, bu yemek memek işlerine hakimdir. Normalde iki kelimeyi bir araya getiremezken, garsonlar karşısında dili çözülür. Bir paragraf uzunluğundaki Çince yemek adlarını hiç zorlanmadan söyleyebilir.Luiz ve ben bu sefer şehrin "sokakları bal dök yala" semtlerinden birinde bulunan "Getti"ye gittik. Ajan olduğum anlaşılmasın diye takım elbise yerine eşofman giymeyi uygun gördüm. Bir repçi ya da Serdar Ortaç kıvamında rahat, restorandan içeri girdim. Hemen rahatım kaçtı tabii. Zira diğer müşteriler klasik müzik konserindeymiş gibi giyinmişti.Hareketlerinden burayı Beverly Hills sandığı anlaşılan bir kız "Buralarda eşofman giyenleri pek sevmezler" der gibi bakıyordu. Çiçek bahçesinde bir böcek ya da Şikago'da bir Türk gibi hissetmem için gerekli her türlü ayrıntı düşünülmüştü burada.Yolda Luiz'in konuşmalarından rahatsız olmamak için taktığım walkman hala kulağımdaydı. Bu yüzden garsonun dediklerini anlayamadım. Sonra iki kişilik bir masaya oturduk. Yemek adlarını anlamam mümkün olmadığından mönüye bakma ihtiyacı hissetmedim. Yardımcımın yorumlarını duymak için walkman'i çıkardım. Ne yazık ki ortamda Cher çalıyordu. Hemen geri taktım. Sessiz sinema sanatıyla bana birşeyler anlatmaya çalışan garsonların çok anlayışlı olduğunu söylemem gerek. Luiz ise bağıra bağıra konuştuğu için ne dediğini duyabiliyordum. "Mutfağın açıkta olması çok iyi" filan diyordu. Baktım mutfak gerçekten de açıktaydı. Komik şapkalar giyen aşçılar Tom Cruise'un "Kokteyl" filmindeki gibi işi şova dökmüşlerdi. Tavaların içine bir şeyler döküyorlar, ateşler çıkarıyorlardı. Dikkat ettim hiçbirinin kaşı yanmamıştı. Aşçıların profesyonel oldukları belliydi. Yardımcım Luiz'in kalamar yerken çıkardığı seslerden rahatsız olup müziği biraz daha açtım. Hayranlıkla ateş şovunu izlerken kalın biftekler geldi. Yanında havuçlu panço gibi bir şeyler vardı. Gözümün aşçılara takıldığı bir ara Luiz benim pançoları da yedi. Kendisi yemek yerken konuştuğu için biraz etrafı kirletti fakat dediğim gibi garsonlar çok anlayışlıydı. Bize bir şey çaktırmadan güvenlik için çevre masaları boşalttılar. Bunun dışında olaysız bir geceydi. Hesabın az olduğunu söyleyemem. Ama ateş şovlarını da düşünürsek fena değil. Yalnız bu işi evde denemeyin derim. Yemek yanıyor, kaş, kirpik heba oluyor.© 2000 Milliyet
19.02.2000The Others
Benzer Etiketler
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar