Antika

Antika

Antika ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Antika haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Antika ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Antika haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 45 antika haberi bulunmuştur.

Adananın antika mücevher gerdanlıkları havadan görüntülendi
Adana'nın antika mücevher gerdanlıkları havadan görüntülendiAdana’da 6 ayrı medeniyete ev sahipliği yapan, dünyada halen kullanımda olan en eski iki köprü olarak bilinen Taş Köprü ve Misis Köprüsü, bin 700 yaşında bile ilk günkü gibi görkemi ile ayakta duruyor. Adana'nın ortasından geçen Seyhan nehri üzerinde kurulan, Seyhan ve Yüreğir'i birbirine bağlayan Taşköprü ile 20 kilometre ilerideki Misis ilçesinden geçen Ceyhan Nehri üzerinde kurulu bulunan Misis Köprüsü, geçmişten bugüne Çukurova'nın en değerli iki tarihi mirası olarak dikkat çekiyor. Misis Köprüsü, Lokman Hekim'in ölümsüzlük iksirini düşürdüğü yönündeki efsane ile biliniyor. Roma, Bizans, Abbasi İslam, Haçlı, Ermeni, Ramazanoğlu ve Osmanlı dönemlerine tanıklık eden bu iki köprü, bugün Adana'nın çifte antika gerdanlığı olarak göz kamaştırmaya devam ediyor. Araştırmacı tarihçi Cezmi Yurtsever, Lokman Hekim hikayesinin doğduğu yerin Misis olduğu belirtirken, ”Lokman Hekim Misis Köprüsü'nden giderken, karşısına Cebrail geliyor. Konuşmaya başlıyorlar. Lokman Hekim çok sevinçli ölüme çare bulduğunu düşünüyor, defter ise koltuğunun altında. Cebrail aniden kanat çırpıyor defter ise suya düşüyor. Bir zaman sonra ırmak sahilinde, kitabın kağıt parçaları bulunuyor. Orada yazılı olan sözler bugünkü tıbbın kaynağı diyebiliriz. Ölüme çare bulunan yerin Misis olduğu anlatılır tarihi kaynaklarda" ifadelerini kullandı.
11.09.2019Yaşam
Çaldıkları paralarla Antalya’da tatile giden hırsızlar, dönüş yolunda yakalandılar
Çaldıkları paralarla Antalya’da tatile giden hırsızlar, dönüş yolunda yakalandılarKocaeli’de girdikleri evden yaklaşık 60 bin TL değerinde para, ziynet ve antika eşya çalarak Antalya’da tatile giden 3 hırsız, tatil dönüşü TEM otoyolunda düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Derince’den bir evden 60 bin TL değerinde değerli eşya ve nakit para çalarak Antalya’da tatile giden hırsızlar, dönüş yolunda polis ekiplerince yakalandı. Olay 27 Haziran günü Kocaeli’nin Derince ilçesi Yavuz Selim Mahallesi Marmara Caddesi üzerindeki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Y.A.’ya ait eve kapı kilidini kırarak giren hırsızlar, içerde bulunan 50 bin TL değerinde para ve ziynet eşyası ile ev sahibinin dedesinden kalma antika değerindeki 10 bin TL’lik tabancayı çalarak kayıplara karıştı.Polis ekipleri hırsızları adım adım takip etti Eve geldikten sonra durumun farkına varan Y.A.’nın şikayeti üzerine Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri inceleme başlattı. Çevredeki güvenlik ve Mobese kameraları ile PTS kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, hırsızlık olayına karışan 3 şahsın, ikiz plaka takılı bir otomobille İstanbul’dan Kocaeli’ye geldiği ve olayın ardından da Sakarya yönüne gittiğini tespit etti.Hırsızlar TEM’de yapılan operasyonla yakalandı Şahısları takibe alan ekipler, hırsızlık olayın karışan 3 şahsın da içinde olduğu aracın Sakarya’dan Kocaeli’ne giriş yaptıklarını tespit edince operasyon başlattı. Otomobil, TEM otoyolu Gültepe tesisleri mevkiinde polis ekiplerince durdurularak içerisindeki A.D.(40), M.A.C.(33) ve Ş.T.(30) gözaltına alındı. Şahısların araçlarında yapılan aramalarda, 2 çift ikiz plaka ve kapı kilidi açma işinde kullanılan özel olarak yapılmış aparat ele geçirildi.Çaldıkları paralarla Antalya’da tatile gitmişler Emniyete götürülen ve ifadelerinde suçlamaları kabul etmeyen şahısların yapılan incelemesinde A.D.’nin benzer suçlardan 23, M.A.C.’nin 9 ve Ş.T.’nin de 6 kaydı olduğu tespit edildi. Cezaevinden arkadaş oldukları tespit e
11.09.2019Yaşam
Çalıntı şamdanlar, antika dükkanında çıktı
Çalıntı şamdanlar, antika dükkanında çıktıİstanbul'da tarihi eser kaçakçılarına yönelik olarak yapılan çalışmalarda, Fatih'te bir antika dükkanına baskın yapan polis, yaptığı aramalarda Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nden çalındığı belirlenen 2 tarihi şamdanın da arasında bulunduğu 61 parça tarihi eser ele geçirdi. Gözaltına alınan antika dükkanı sahibinin Türkiye'den tarihi eser kaçakçıları ile hırsızlardan temin ettiği tarihi eserleri Avrupa şehirlerindeki müzayedelerde satışa çıkaran bir şebekenin üyesi olduğu tespit edildi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, takibe aldığı bir şebekenin Fatih'te bulunan bir antika dükkanı sahibiyle irtibat halinde olduğunu belirleyince, tespit ettiği antikacının antika dükkanının adresini belirleyerek dükkana operasyon yaptı.Geçtiğimiz hafta gerçekleşen operasyonda, arama yapan ekipler dükkanda buluna eserler arasında bulunan 61 parça tarihi esere kaçak ve çalıntı olduğu gerekçesiyle ele koydu. El konan ve çoğu Osmanlı ve İslam Dönemi'ne ait olduğu öğrenilen eserler arasındaki 4 şamdan dikkat çekti. Şamdanlardan ikisinin Beşiktaş'ta bulunan Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nden çalındığı bilgisine ulaşan polis, caminin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olması sebebiyle kurumdan karşılaştırma yapmak için bilgi ve fotoğraf istedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün camilerde 2000 bin yılı öncesine ait eserlerin fotoğraflı kayıtlarının olmadığı yönündeki cevabı üzerine ele geçirilen şamdanların fotoğraflarını konunun uzmanı yetkililere gönderen polis, uzmanlardan gelen cevap doğrultusunda, şamdanların Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nden çalınanlarla çok büyük benzerlik gösterip, camiden çalınan şamdanlarla aynı döneme ait olduğu cevabını aldı.Şamdanlardan 2 tanesinin kesin olarak camiden çalınan şamdanlardan olduğunu belirleyen kaçakçılık ekipleri, gözaltına alıp emniyete götürdüğü antika dükkanı sahibi A.E.G.nin, uluslararası tarihi eser kaçakçılığı yapan ve elde ettiği tarihi eserleri b
11.09.2019Haberler
Alman yapımı antika lokomotifler için araştırma başlatıldı
Alman yapımı antika lokomotifler için araştırma başlatıldıAmasya’da müzelerin paylaşamadığı Alman yapımı iki antika lokomotifin 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul ile Anadolu arasında kömür ve silah sevkiyatında kullanıldıkları tahmin ediliyor. İstanbul’un elektriksiz kalmaması için kömür nakleden, Kurtuluş Savaşı sırasında da Karadeniz’e ve oradan da Anadolu’ya silah taşıyan trenler arasında Amasya’daki 1895 ve 1910 model iki buharlı lokomotifin de olabileceğini düşündüklerini belirten Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Osmanlı Devleti topraklarına ilk geldikleri dönemde kanıtlarıyla birlikte hangi amaçla nerelerde kullanıldığının tespiti için komisyon oluşturacaklarını anlatarak “Özellikle kurtuluş mücadelesine çok büyük katkı sağladıklarını somut bir şekilde ortaya koyup daha sonra kent müzesinde sergileyerek bunu dünyaya duyuracağız” dedi. Amasya’nın Suluova ilçesindeki Amasya İl Özel İdaresine bağlı Eski Çeltek Kömür İşletmesinde uzun yılar madenden kömür naklinde kullanılan lokomotiflerden 1895 tarihli olanının İstanbul’un enerji ihtiyacının karşılanması için inşa edilen bir demiryolu hattı üzerinde çalıştığıyla ilgili bilgiler edindiklerini anlatan Vali Varol, “O dönemde 1. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’un elektrik ihtiyacını karşılayan elektrik santralinin kömürü Zonguldak’tan denizyolu ile getirilmekteydi. Fakat savaş sırasında Rusya’nın denizyolu üzerinde oluşturduğu baskı sonucu o hat kullanılmaz hale gelince İstanbul’da ciddi bir elektrik sorunu baş göstermeye başlıyor. Buna çözüm düşünülünce Ağaçlı köyü bölgesindeki linyit rezervlerinden istifade edilmek isteniyor. Bunun için hızlıca bir demiryolu hattı inşa edilmek isteniyor. Lokomotiflerden bir tanesi bu hatta düzenli olarak Ağaçlı bölgesindeki linyit rezervlerinden İstanbul yakınlarındaki o elektrik santraline kömür taşıyarak savaşın o zor günlerinde devletin başkentinin elektriksiz kalmasını engelliyor. Aynı lokomotifin 1. Dünya Savaşı sonrasında da İstanbul’dan Anadolu’nun belirli bölgelerine gizlice silah taşıyan o dönemli Kuva-i
11.09.2019Yaşam
Büyük dedesinin eşyalarından etkinlendi, hayatını antikacılığa adadı
Büyük dedesinin eşyalarından etkinlendi, hayatını antikacılığa adadıBüyük dedesi Osmanlı döneminde tapu müdürü olan ve bu sebeple birçok tarihi belge ve eşyanın içinde büyüyen 26 yaşındaki antikacı Eser İptaş, hayatının sonuna kadar bu meslekten kopmak istemediğini dile getirdi. Diyarbakır doğumlu olan Eser İptaş’ın büyük dedesi Osmanlı döneminde Diyarbakır Silvan’da tapu müdürü olarak görev yaptı. Bu sebeple evlerinde birçok tarihi belge ve ürün bulunan Eser İptaş’ın çocukluğu da antika eşyaların içinde geçti. Antikacı olmayı kendi arzuyla seçtiğini dile getiren İptaş, bu meslekten bulunmaktan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadığını söyledi."Evrakların içinde büyüdüğümüz için bizde böyle bir ilgi olmaya başladı" Antikacılığa olan merakının çocuk yaşlarında başladığını vurgulayan Eser İptaş, “Biz Diyarbakır Silvanlıyız. Büyük dedemiz Diyarbakır Silvan Tapu Müdürüydü. Kendisinin bütün evraklarını göre göre tabii biz de bir hastalık haline gelmeye başladı. Çocukluğumuzdan da ister istemez bu evrakların içinde büyüdüğümüz için biz de böyle bir ilgi olmaya başladı. Doğu kökenli olduğumuzdan biraz tarihin içinde de büyüdük sayılır. Ben tarihi yerleri gezmesini çok seviyorum. Herkes parklarda, bahçelerde gezerken biz hep müzelerde gezdik. Dedelerimizin eşyalarını göre göre kader bizleri buralara sürükledi. Yaklaşık 4 sene önce bunun temellerini atmaya başladım. Ankara’da çok sevdiğim bir hocam var. Benim akıl hocamdır, sağ olsun bana her konuda destek verir. O da beni biraz teşvik etti” şeklinde konuştu."Bu işin maddi tarafı da çok kuvvetli" Antikacılığın maddi olarak iyi getirileri olduğunu vurgulayan İptaş, “Bu işin maddi tarafı da çok kuvvetli. Hem keyifli hem ticari açıdan güzel bir iş olduğu için bizi tabii ki buralara getirdi. Herkes antikacı olamaz. Bu işin okulu da yok zaten. Bu iş tamamen sahada pişerek oluyor. Bizler de sahayı seviyoruz. Gezmeyi seven bir ekibiz. İşin en güzel kısmı müzayede dediğimiz olay. Bu her 3 veya 4 ayda belli arkadaşlarımızın, koleksiyonerlerimizin ellerinden g
11.09.2019Haberler
25 yıl önce hobi olarak başladı, ünü yurt dışına yayıldı
25 yıl önce hobi olarak başladı, ünü yurt dışına yayıldıManisa'da 25 yıl önce üniversite yıllarında hobi olarak başladığı antika eşya ve silah restorasyon işini belgesini alarak devam ettiren İbrahim Gürcan'ın ünü, hem ülkede hem de yurt dışında yayıldı.İstanbul Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık bölümünde okurken, 25 yıl önce hobi olarak antika eşya ve silah restorasyon işine başlayan İbrahim Gürcan(46), belgesini alarak bunu gelir kapısına dönüştürdü. Tarihi değeri bulunan eserlerin restorasyon işini devam ettirmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Gürcan, cam, seramik, ahşap, metal eserlerin yanı sıra eski radyo, gramofon gibi eşyaları da restore ettiğini kaydetti. Gürcan, 2 yıl önce 1940 yılından önce üretilen tabanca ve tüfekleri restore etmeye başladığını da anlattı.4 ÜLKEDEN MÜŞTERİSİ VAR 1800'lü yıllardan kalma kaplama, kalıp işleri, seramik, cam işleme, ahşap oyma, nakış, aplike, varak, radyo, saat işleri yaptığını belirten Gürcan, "Türkiye'nin çeşitli illerinden koleksiyonerler ve müzeler bana 1800'lü yıllardan kalma değerli eşyaları gönderiyorlar. Ben de titiz bir çalışmayla bunların restorasyonunu yapıyorum. Müşterilerim daha çok yurt dışından. Fransa, İspanya, Belçika ve Portekiz'den çeşitli değerli eşyalar geliyor. Aslına uygun olarak restore ettikten sonra tekrar müşteriye gönderiyorum. Türkiye'den ise ünlü koleksiyonerler, çeşitli müzayedelerde ismimi duyarak beni buluyor. Benim amacın tarihin tozlu raflarında olan değerli eşyalara hayat vermek. Bundan da büyük mutluluk duyuyorum ve keyif alıyorum" dedi.Elinde şu an Abdülhamit'e ait altın kaplama değerli bir vazo bulunduğunu belirten Gürcan, vazonun kendisine müzeden gönderildiğini ve restorasyonunu tamamlayıp, teslim edeceğini söyledi.
11.09.2019Yaşam
Osmanlı Döneminden kalma 300 bin liralık taht dikkat çekti
Osmanlı Döneminden kalma 300 bin liralık taht dikkat çektiTarihe tanıklık eden eşyalar bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen "Beşiktaş Antika ve Nostalji Festivali" ile meraklılarıyla buluştu. Festivalde, Osmanlı Dönemi’nden kalma ve 300 bin lira değerinde olduğu belirtilen taht ise dikkat çekti. Antika kültürünü genç kuşaklara tanıtmak ve antika ekonomisine katkı sağlamak amacıyla Beşiktaş Antikacılar ve Sahaflar Derneği’nin bu yıl 4’üncüsünü düzenlediği "Beşiktaş Antika ve Nostalji Festivali" tarihi renkleriyle İstanbul’u geçmişle buluşturdu. Beşiktaş Belediyesi ev sahipliğinde Beşiktaş Deniz Müzesi’nde gerçekleştirilen festivalin resmi açılışına Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Rıfat Örnek, sunucu Osmantan Erkır, usta sanatçı Cem Karaca’nın eşi İlkim Karaca, antika meraklıları ile sayıda antikacı katıldı. Festivalde bir döneme damgasını vuran plaklar, eski gazeteler, fotoğraf makinaları, tesbih ile resimler sergilenirken Türk ve Osmanlı eserlerinin en nadide parçaları da ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festivalde Osmanlı Dönemi’nden kalma ve 300 bin lira değerinde olduğu belirtilen taht ise vatandaşların ilgisini topladı.300 bin lira değerindeki taht alıcısını beklerken vatandaşlar da tahta oturarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Örnek de tahta oturarak hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi.
11.09.2019Yaşam
26 yıl emek verdi şimdi müze olması için çalışıyor
26 yıl emek verdi şimdi müze olması için çalışıyorTekirdağlı bir antikacı, 26 yıldır biriktirdiği ve yaklaşık 100 milyon lira değerinde olan antika eşyalarını açacağı müzede sergilemeye hazırlanıyor. Tekirdağlı 41 yaşındaki iş adamı Ümit Tahmaz, 15 yaşında eski para biriktirerek başladığı antika merakını milyonluk servete dönüştürdü. 26 senede 100 milyon Türk Lirası değerinde antika eşya biriktiren iş adamı Tahmaz, milyonluk antikaları şimdi Tekirdağ’da müze yaparak sergileyecek. İhlas Haber Ajansına (İHA) konuşan Tahmaz, ev ve iş yerinde sergilediği koleksiyonunda her antika eşyanın birbirinden değerli olduğunu belirterek, koleksiyonun içinde 555 tarihi tablo, tarihi dikiş makineleri, asırlık tespihler ve tarihi kılıçların olduğunu söyledi. Tahmaz, antika sevdasının çocukluk döneminde başladığını belirterek, “Şu an 2 adet müze açacak pozisyonda eserlerim mevcuttur, ilk tarihi eserim 15 yaşında İstanbul’da Aksaray’da kapalı çarşıda para koleksiyonu olarak başladı. Şu anda dünyanın bütün paraları, kağıt paraları çil olarak bende mevcuttur. Tarihi objeler var, tarihi tablolar var, modern tablolar var. Benim koleksiyonum. Daktilom var, mesela dikiş makinelerim var, birbirinden değişik müzik aletlerim var. Benim koleksiyonum, yani şimdi bir adam tablo yapar, kimi adam para koleksiyonu yapar, kimi adam tespih koleksiyonu yapar, kimi adam gümüş obje yapar ama benim koleksiyonum bütün hepsini kapsıyor” dedi. Tarihi bir bina bulduğu taktirde eserlerini sergileyeceğini belirten Tahmaz, “Tekirdağ’da bir binam vardı müze yapacaktım olmadı, denk gelmedi, istimlak olayı oldu. Şu anda Tekirdağ’da tarihi eser bina arıyorum tarihi eser binada eserlerimi ücret almadan Türkiye’ye, Türk insanına bir gönül borcu olarak sergileyeceğim niyetim bu, bunu en kısa zamanda yapacağım. Her şeyim hazır sadece bina arıyorum” diye konuştu. Biriktirdiği antikalara değer biçemeyen Tahmaz, “Şimdi mali değer konusuna gelince bunun fiyatının ne kadar olduğunu ben tahmin edemiyorum, mesela gümüşü
11.09.2019Yaşam
Antika meraklısı muhasebeci
Antika meraklısı muhasebeciAydın’da antika meraklısı bir muhasebeci internetten bulup satın aldığı 1957 model bir aracı aslına uygun yaptırıp yeniden yürütmek için adeta servet harcadı. Uzun uğraşlar sonucu ülkenin değişik illerinden ve Almanya’dan temin ettiği parçalarla 60 yıllık otomobili çalıştıran Tamer Yücedağ, kendisinden yaklaşık 15 yaş büyük bir otomobille yolculuk yapmanın ayrı bir keyif verdiğini ve içindeki antika sevdasını para ile ölçmenin mümkün olmadığını söyledi. Edinilen bilgiye göre; Almanya’da 1957 yılında üretilip trafiğe çıkan bir otomobil zamanın hali vaktinde yerinde olan Türk iş adamları tarafından Türkiye’ye getirildi. 1957 yılından sonra yıllarca yollarda seyreden otomobili daha sonra bir bürokrat satın aldı. 60 yaşındaki otomobilin sahibi yıllar önce yurt dışı görevine çıkınca Ankara plakalı otomobilin Aydın’da satılığa çıktığını öğrenen Tamer Yücedağ antika merakını yenik düşünce otomobili hemen satın aldığını belirtti.“12 ay otomobili yürütmek için çalıştım” Aynı zamanda muhasebeci olan ve hayatta antika sevdasından başka olumsuz bulunabilecek hiçbir zevkinin olmadığını belirten Tamer Yücedağ, “Ne kahve alışkanlığım vardır okey oynarım ne de balığa giderim. Yorgunluğumu ve iş stresimi sadece antika ile gideriyorum. Bu arabanın Aydın’da bir otoparka kapatıldığını ve satılık olduğunu internetten öğrenince hemen gidip arabayı satın aldım. Çünkü bu araçların tarihi değerlerini çok önemli buluyorum. Daha sonra sanayiye çeşitli ustalara gidip arabayı diriltmeye çalıştık. Ancak aslına uygun olması için yapılacak çok iş vardı. Önce arabanın aynı marka ve modellerinin fotoğraflarını internetten indirip aslına uygun olarak doğrulttuktan sonra dayayıp döşedik. Daha sonra eksik olan parçalarını bulmak için ülke genelinde olduğu Almanya’da da araştırmalara başladık. Türkiye’de değişik illerde ve özellikle İstanbul’da eski bir ustadan bazı parçalarını temin ettik. Geri kalan parçalarını ise Almanya’daki dostlarım sayesinde temin ettim. Almanya’dan gelen
11.09.2019Yaşam
35 yıllık antikalarını kalorifer dairesindeki müzede sergiliyor
35 yıllık antikalarını kalorifer dairesindeki müzede sergiliyorIsparta’da oturan ve yaklaşık 35 yıldır radyodan daktiloya, fotoğraf makinesine, kurt kapanından kara sabana kadar 300’ü aşkın eski eşya ve antikaları toplayan 63 yaşındaki Selahahattin Büyükçakıroğlu, doğalgaza geçildiği için artık kullanılmayan evinin kalorifer dairesini müze haline getirdi. Bu mini müzede topladığı eski eşyaları sergilemeye başladı. Bir asırlık eşyaların da bulunduğu mini müze, nostaljiyi yaşatıyor. Kendisinin yaklaşık 35 yıldır eski eşya topladığını belirten 63 yaşındaki Büyükçakıroğlu, “Bu benim hobim, zevkim ben bunları tek tek hurdacılardan, sokakta gezen hurdacılardan, sanayideki hurdacılardan ve Antalya’daki bit pazarından, Isparta’daki Salı günleri kurulan bit pazarından, İzmir’de çok büyük bir bit pazarı var oradan, Ankara’daki antika pazarından, İstanbul’daki antika pazarından, Bursa’daki Antika pazarlarına giderek bütçemizin el verdiği kadar bunları birer birer bu zamana kadar topladım” dedi. Kalorifer dairesinde sergiliyor Selahattin Büyükçakıroğlu, bugüne kadar İskender Mahallesindeki evinin çatısında, bodrumunda bu eşyaları muhafaza ettiğini belirterek, “Yerimiz olmadığı için bunları sandıklarda, kolilerde, çatıda, bodrumda muhafaza edebildiğimiz kadar muhafaza ettik. Bizim apartmanımız doğal gaza geçtikten sonra kazan sökülüp atılınca kalorifer dairesini kullanmak için komşulara rica ettim, uygun gördüler burayı bana tahsis ettiler. 15-20 gün önce temizletip dizayn ettim, imkanlarım ölçüsünde dolaplar raflar alaraktan sandıktakileri buraya çıkardım” dedi.
11.09.2019Yaşam
Kendi çözümünü kendisi buldu
Kendi çözümünü kendisi bulduEdirne’de motosiklet tutkunu Yusuf Özkan, kar yağışı sonrası motosikleti ile işe gidemeyince kendi çözümünü kendi buldu.Edirne sanayi sitesinde 18 yıldır kaynak ustalığı yapan motosiklet tutkunu Yusuf Özkan, 13 yaşından beri motosiklet bindiğini ve motosiklet kullanmayı çok sevdiğini söyledi. Kentte yaşanan kar yağışı sonrası motosikletini kullanmayınca, kendince bir çözüm üretmek isteyen Özkan, mevcut motosikletini adeta bir kar kızağına çevirdi.“BU İŞİ BAŞARDIĞIMI ZANNEDİYORUM” Özkan, Edirne’de yeni yılın ilk gününden itibaren etkili olan şiddetli kar yağışı nedeniyle motosikletiyle işe gidemediği için motosikletini kızağa çevirmeye karar verdiğini anlatarak, “Kar yağınca işe gidip gelmem zorlaştı onun için formül olarak hem heves ve meraktan diyelim bu işe kalkıştık. Bu işi başardığımı zannediyorum. 1 haftadır işe ve kısa mesafe kat edebileceğim yerlere motosikletimle gidip geliyorum” dedi.“GELECEK YIL İÇİN DAHA GELİŞMİŞİNİ YAPACAĞIM” Hem sanayideki esnaf arkadaşlarının hem de yollarda kendisini gören insanların motosikletini şaşkınlıkla karşıladığını dile getiren motosiklet tutkunu Özkan, “Görenler başarı ile karşılayıp teşekkür etti ve gururlandım. Ben de buna nazaran seneye daha gelişmiş halini yapmak istiyorum” diye konuştu.“KAR MOTOSİKLETİMİ 3 GÜNDE YAPTIM” Özkan, mevcut motosikletini yaptığı ek parçalarla adeta bir kızağa çevirdiğini anlatarak, “Arka tekerlere çivili lastik yaptım. 6 milimetrelik cıvata ile 80 tane cıvata var, tekerleğim de arkadan itişimi kolaylaştırması için. Normal şartlarda karda gitmesi çok zor oluyor. Ön tarafa kızak yapmamın sebebi ise buzda karda sağ sola çok kayıyor ve düşmemize sebep oluyordu. Kaymamızı yükseltti ama düşmemizi azalttı. Tamamen hayal ürünü, lastiği ve kızağı ile birlikte ortalama 3 güne bitirdim” ifadelerini kullandı.“NEREDE BİR HURDA, ANTİKA BULSA BİR ŞEY YAPMAYA ÇALIŞIR” Motosiklet tutkunu Yusuf Özkan’ın ağabeyi Kenan
11.09.2019Yaşam
Benzer Etiketler
Yazarlara göre sonuçlar