Antika

Antika

Antika ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Antika haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Antika ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Antika haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 15 antika haberi bulunmuştur.

Adananın antika mücevher gerdanlıkları havadan görüntülendi
Adana'nın antika mücevher gerdanlıkları havadan görüntülendiAdana’da 6 ayrı medeniyete ev sahipliği yapan, dünyada halen kullanımda olan en eski iki köprü olarak bilinen Taş Köprü ve Misis Köprüsü, bin 700 yaşında bile ilk günkü gibi görkemi ile ayakta duruyor. Adana'nın ortasından geçen Seyhan nehri üzerinde kurulan, Seyhan ve Yüreğir'i birbirine bağlayan Taşköprü ile 20 kilometre ilerideki Misis ilçesinden geçen Ceyhan Nehri üzerinde kurulu bulunan Misis Köprüsü, geçmişten bugüne Çukurova'nın en değerli iki tarihi mirası olarak dikkat çekiyor. Misis Köprüsü, Lokman Hekim'in ölümsüzlük iksirini düşürdüğü yönündeki efsane ile biliniyor. Roma, Bizans, Abbasi İslam, Haçlı, Ermeni, Ramazanoğlu ve Osmanlı dönemlerine tanıklık eden bu iki köprü, bugün Adana'nın çifte antika gerdanlığı olarak göz kamaştırmaya devam ediyor. Araştırmacı tarihçi Cezmi Yurtsever, Lokman Hekim hikayesinin doğduğu yerin Misis olduğu belirtirken, ”Lokman Hekim Misis Köprüsü'nden giderken, karşısına Cebrail geliyor. Konuşmaya başlıyorlar. Lokman Hekim çok sevinçli ölüme çare bulduğunu düşünüyor, defter ise koltuğunun altında. Cebrail aniden kanat çırpıyor defter ise suya düşüyor. Bir zaman sonra ırmak sahilinde, kitabın kağıt parçaları bulunuyor. Orada yazılı olan sözler bugünkü tıbbın kaynağı diyebiliriz. Ölüme çare bulunan yerin Misis olduğu anlatılır tarihi kaynaklarda" ifadelerini kullandı.
11.09.2019Yaşam
Çaldıkları paralarla Antalya’da tatile giden hırsızlar, dönüş yolunda yakalandılar
Çaldıkları paralarla Antalya’da tatile giden hırsızlar, dönüş yolunda yakalandılarKocaeli’de girdikleri evden yaklaşık 60 bin TL değerinde para, ziynet ve antika eşya çalarak Antalya’da tatile giden 3 hırsız, tatil dönüşü TEM otoyolunda düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Derince’den bir evden 60 bin TL değerinde değerli eşya ve nakit para çalarak Antalya’da tatile giden hırsızlar, dönüş yolunda polis ekiplerince yakalandı. Olay 27 Haziran günü Kocaeli’nin Derince ilçesi Yavuz Selim Mahallesi Marmara Caddesi üzerindeki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Y.A.’ya ait eve kapı kilidini kırarak giren hırsızlar, içerde bulunan 50 bin TL değerinde para ve ziynet eşyası ile ev sahibinin dedesinden kalma antika değerindeki 10 bin TL’lik tabancayı çalarak kayıplara karıştı.Polis ekipleri hırsızları adım adım takip etti Eve geldikten sonra durumun farkına varan Y.A.’nın şikayeti üzerine Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri inceleme başlattı. Çevredeki güvenlik ve Mobese kameraları ile PTS kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, hırsızlık olayına karışan 3 şahsın, ikiz plaka takılı bir otomobille İstanbul’dan Kocaeli’ye geldiği ve olayın ardından da Sakarya yönüne gittiğini tespit etti.Hırsızlar TEM’de yapılan operasyonla yakalandı Şahısları takibe alan ekipler, hırsızlık olayın karışan 3 şahsın da içinde olduğu aracın Sakarya’dan Kocaeli’ne giriş yaptıklarını tespit edince operasyon başlattı. Otomobil, TEM otoyolu Gültepe tesisleri mevkiinde polis ekiplerince durdurularak içerisindeki A.D.(40), M.A.C.(33) ve Ş.T.(30) gözaltına alındı. Şahısların araçlarında yapılan aramalarda, 2 çift ikiz plaka ve kapı kilidi açma işinde kullanılan özel olarak yapılmış aparat ele geçirildi.Çaldıkları paralarla Antalya’da tatile gitmişler Emniyete götürülen ve ifadelerinde suçlamaları kabul etmeyen şahısların yapılan incelemesinde A.D.’nin benzer suçlardan 23, M.A.C.’nin 9 ve Ş.T.’nin de 6 kaydı olduğu tespit edildi. Cezaevinden arkadaş oldukları tespit e
11.09.2019Yaşam
Çalıntı şamdanlar, antika dükkanında çıktı
Çalıntı şamdanlar, antika dükkanında çıktıİstanbul'da tarihi eser kaçakçılarına yönelik olarak yapılan çalışmalarda, Fatih'te bir antika dükkanına baskın yapan polis, yaptığı aramalarda Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nden çalındığı belirlenen 2 tarihi şamdanın da arasında bulunduğu 61 parça tarihi eser ele geçirdi. Gözaltına alınan antika dükkanı sahibinin Türkiye'den tarihi eser kaçakçıları ile hırsızlardan temin ettiği tarihi eserleri Avrupa şehirlerindeki müzayedelerde satışa çıkaran bir şebekenin üyesi olduğu tespit edildi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, takibe aldığı bir şebekenin Fatih'te bulunan bir antika dükkanı sahibiyle irtibat halinde olduğunu belirleyince, tespit ettiği antikacının antika dükkanının adresini belirleyerek dükkana operasyon yaptı.Geçtiğimiz hafta gerçekleşen operasyonda, arama yapan ekipler dükkanda buluna eserler arasında bulunan 61 parça tarihi esere kaçak ve çalıntı olduğu gerekçesiyle ele koydu. El konan ve çoğu Osmanlı ve İslam Dönemi'ne ait olduğu öğrenilen eserler arasındaki 4 şamdan dikkat çekti. Şamdanlardan ikisinin Beşiktaş'ta bulunan Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nden çalındığı bilgisine ulaşan polis, caminin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olması sebebiyle kurumdan karşılaştırma yapmak için bilgi ve fotoğraf istedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün camilerde 2000 bin yılı öncesine ait eserlerin fotoğraflı kayıtlarının olmadığı yönündeki cevabı üzerine ele geçirilen şamdanların fotoğraflarını konunun uzmanı yetkililere gönderen polis, uzmanlardan gelen cevap doğrultusunda, şamdanların Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nden çalınanlarla çok büyük benzerlik gösterip, camiden çalınan şamdanlarla aynı döneme ait olduğu cevabını aldı.Şamdanlardan 2 tanesinin kesin olarak camiden çalınan şamdanlardan olduğunu belirleyen kaçakçılık ekipleri, gözaltına alıp emniyete götürdüğü antika dükkanı sahibi A.E.G.nin, uluslararası tarihi eser kaçakçılığı yapan ve elde ettiği tarihi eserleri b
11.09.2019Haberler
Alman yapımı antika lokomotifler için araştırma başlatıldı
Alman yapımı antika lokomotifler için araştırma başlatıldıAmasya’da müzelerin paylaşamadığı Alman yapımı iki antika lokomotifin 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul ile Anadolu arasında kömür ve silah sevkiyatında kullanıldıkları tahmin ediliyor. İstanbul’un elektriksiz kalmaması için kömür nakleden, Kurtuluş Savaşı sırasında da Karadeniz’e ve oradan da Anadolu’ya silah taşıyan trenler arasında Amasya’daki 1895 ve 1910 model iki buharlı lokomotifin de olabileceğini düşündüklerini belirten Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Osmanlı Devleti topraklarına ilk geldikleri dönemde kanıtlarıyla birlikte hangi amaçla nerelerde kullanıldığının tespiti için komisyon oluşturacaklarını anlatarak “Özellikle kurtuluş mücadelesine çok büyük katkı sağladıklarını somut bir şekilde ortaya koyup daha sonra kent müzesinde sergileyerek bunu dünyaya duyuracağız” dedi. Amasya’nın Suluova ilçesindeki Amasya İl Özel İdaresine bağlı Eski Çeltek Kömür İşletmesinde uzun yılar madenden kömür naklinde kullanılan lokomotiflerden 1895 tarihli olanının İstanbul’un enerji ihtiyacının karşılanması için inşa edilen bir demiryolu hattı üzerinde çalıştığıyla ilgili bilgiler edindiklerini anlatan Vali Varol, “O dönemde 1. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’un elektrik ihtiyacını karşılayan elektrik santralinin kömürü Zonguldak’tan denizyolu ile getirilmekteydi. Fakat savaş sırasında Rusya’nın denizyolu üzerinde oluşturduğu baskı sonucu o hat kullanılmaz hale gelince İstanbul’da ciddi bir elektrik sorunu baş göstermeye başlıyor. Buna çözüm düşünülünce Ağaçlı köyü bölgesindeki linyit rezervlerinden istifade edilmek isteniyor. Bunun için hızlıca bir demiryolu hattı inşa edilmek isteniyor. Lokomotiflerden bir tanesi bu hatta düzenli olarak Ağaçlı bölgesindeki linyit rezervlerinden İstanbul yakınlarındaki o elektrik santraline kömür taşıyarak savaşın o zor günlerinde devletin başkentinin elektriksiz kalmasını engelliyor. Aynı lokomotifin 1. Dünya Savaşı sonrasında da İstanbul’dan Anadolu’nun belirli bölgelerine gizlice silah taşıyan o dönemli Kuva-i
11.09.2019Yaşam
Büyük dedesinin eşyalarından etkinlendi, hayatını antikacılığa adadı
Büyük dedesinin eşyalarından etkinlendi, hayatını antikacılığa adadıBüyük dedesi Osmanlı döneminde tapu müdürü olan ve bu sebeple birçok tarihi belge ve eşyanın içinde büyüyen 26 yaşındaki antikacı Eser İptaş, hayatının sonuna kadar bu meslekten kopmak istemediğini dile getirdi. Diyarbakır doğumlu olan Eser İptaş’ın büyük dedesi Osmanlı döneminde Diyarbakır Silvan’da tapu müdürü olarak görev yaptı. Bu sebeple evlerinde birçok tarihi belge ve ürün bulunan Eser İptaş’ın çocukluğu da antika eşyaların içinde geçti. Antikacı olmayı kendi arzuyla seçtiğini dile getiren İptaş, bu meslekten bulunmaktan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadığını söyledi."Evrakların içinde büyüdüğümüz için bizde böyle bir ilgi olmaya başladı" Antikacılığa olan merakının çocuk yaşlarında başladığını vurgulayan Eser İptaş, “Biz Diyarbakır Silvanlıyız. Büyük dedemiz Diyarbakır Silvan Tapu Müdürüydü. Kendisinin bütün evraklarını göre göre tabii biz de bir hastalık haline gelmeye başladı. Çocukluğumuzdan da ister istemez bu evrakların içinde büyüdüğümüz için biz de böyle bir ilgi olmaya başladı. Doğu kökenli olduğumuzdan biraz tarihin içinde de büyüdük sayılır. Ben tarihi yerleri gezmesini çok seviyorum. Herkes parklarda, bahçelerde gezerken biz hep müzelerde gezdik. Dedelerimizin eşyalarını göre göre kader bizleri buralara sürükledi. Yaklaşık 4 sene önce bunun temellerini atmaya başladım. Ankara’da çok sevdiğim bir hocam var. Benim akıl hocamdır, sağ olsun bana her konuda destek verir. O da beni biraz teşvik etti” şeklinde konuştu."Bu işin maddi tarafı da çok kuvvetli" Antikacılığın maddi olarak iyi getirileri olduğunu vurgulayan İptaş, “Bu işin maddi tarafı da çok kuvvetli. Hem keyifli hem ticari açıdan güzel bir iş olduğu için bizi tabii ki buralara getirdi. Herkes antikacı olamaz. Bu işin okulu da yok zaten. Bu iş tamamen sahada pişerek oluyor. Bizler de sahayı seviyoruz. Gezmeyi seven bir ekibiz. İşin en güzel kısmı müzayede dediğimiz olay. Bu her 3 veya 4 ayda belli arkadaşlarımızın, koleksiyonerlerimizin ellerinden g
11.09.2019Haberler
25 yıl önce hobi olarak başladı, ünü yurt dışına yayıldı
25 yıl önce hobi olarak başladı, ünü yurt dışına yayıldıManisa'da 25 yıl önce üniversite yıllarında hobi olarak başladığı antika eşya ve silah restorasyon işini belgesini alarak devam ettiren İbrahim Gürcan'ın ünü, hem ülkede hem de yurt dışında yayıldı.İstanbul Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık bölümünde okurken, 25 yıl önce hobi olarak antika eşya ve silah restorasyon işine başlayan İbrahim Gürcan(46), belgesini alarak bunu gelir kapısına dönüştürdü. Tarihi değeri bulunan eserlerin restorasyon işini devam ettirmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Gürcan, cam, seramik, ahşap, metal eserlerin yanı sıra eski radyo, gramofon gibi eşyaları da restore ettiğini kaydetti. Gürcan, 2 yıl önce 1940 yılından önce üretilen tabanca ve tüfekleri restore etmeye başladığını da anlattı.4 ÜLKEDEN MÜŞTERİSİ VAR 1800'lü yıllardan kalma kaplama, kalıp işleri, seramik, cam işleme, ahşap oyma, nakış, aplike, varak, radyo, saat işleri yaptığını belirten Gürcan, "Türkiye'nin çeşitli illerinden koleksiyonerler ve müzeler bana 1800'lü yıllardan kalma değerli eşyaları gönderiyorlar. Ben de titiz bir çalışmayla bunların restorasyonunu yapıyorum. Müşterilerim daha çok yurt dışından. Fransa, İspanya, Belçika ve Portekiz'den çeşitli değerli eşyalar geliyor. Aslına uygun olarak restore ettikten sonra tekrar müşteriye gönderiyorum. Türkiye'den ise ünlü koleksiyonerler, çeşitli müzayedelerde ismimi duyarak beni buluyor. Benim amacın tarihin tozlu raflarında olan değerli eşyalara hayat vermek. Bundan da büyük mutluluk duyuyorum ve keyif alıyorum" dedi.Elinde şu an Abdülhamit'e ait altın kaplama değerli bir vazo bulunduğunu belirten Gürcan, vazonun kendisine müzeden gönderildiğini ve restorasyonunu tamamlayıp, teslim edeceğini söyledi.
11.09.2019Yaşam