Asistan

Asistan

Asistan ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Asistan haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Asistan haber başlıkları altta listelenmiştir. Son dakika haberleri de dahil olmak üzere şu ana kadar eklenen toplam 40 asistan haberi bulunmuştur.

Bir çift ışıl ışıl göz  Tilbe Saran
Bir çift ışıl ışıl göz Tilbe SaranTiyatronun başarılı adı, yeniden yaşar gibi anlatıyor anıları. Anlatırken sürekli gülüyor. Güldükçe gözleri kocaman kocaman açılıyor. Şahide Yazıcıoğlu'Köpek umudu var mı?': "Tek çocuktum maalesef. 'Benim ne kardeşim var, ne köpeğim var' diye çok ağlardım. İkisi birdi benim için. Kardeş beklentim uzun zaman sürdü. Bir gün, annem dedi ki 'Ben çalışıyorum, anneannen de bakacak durumda değil. Kardeş yapamam.' 'Bari köpek umudu var mı,' diye sordum. Kanaryam, tavşanım oldu. Ada'da kedilerimiz vardı. Derken bir gün Ada'da bir köpeğin zehirlendiğini duyduk, iki tane de yavrusu varmış. Birini ben almak istedim, 'olmaz' dediler. Ertesi gün, bahçede bir yavru köpek bağırıyor, ama nasıl! Çıplak ayak fırladım. Bacak kırık, kuyruk kesilmiş. Eve götürdüm. Anneanne, 'İyileşince gider' dedi. Çok uyanık hayvandı. En çok cilveyi anneanneye yaptı. 'Kalsın bari yaz sonuna kadar' dedi." Küçük bir duba: "Saint Benoit'da okumayı hiç istemedim. Çünkü üç can arkadaşım Alman Lisesi'ne gideceklerdi, ben de oraya gitmek istiyordum. Ama onların anneleri Alman olduğundan sınavsız girdiler. Astımlı bir çocukluk geçirdim ben. Aksi gibi Alman Lisesi sınavında korkunç bir astım krizim tuttu. O kadar çok ilaç almışım ki, kafamı sıraya koyup uyumuşum. Annem, haklı olarak 'Fransızca zor bir dil, bunu öğren İngilizce'yi nasıl olsa öğrenirsin,' diyor, 'ama karar senin' diye de ekliyordu. Hiç unutmam patenlerim var, bahçeye indim, kayıyorum. Sonunda yukarıya bakıp, 'Ben çok ufağım, karar veremiyorum' diye ağlamıştım. Annem İngiltere'ye gitmişti 6 aylığına. Her gün o kadar acıklı mektuplar yazıyordum ki, üç ay sonra geri dönmek zorunda kaldı. Ve beni küçük bir duba olarak buldu. Çünkü çok mutsuzdum ve sürekli yemek yiyordum." Nota okuyamadan piyano çaldı: "Tiyatro yolumu açan 7. sınıftaki hocam Bayan Rita oldu. Hala her oyunuma gelir. Müziği zaten severdim; iyi de kulağım vardı. Bir gün okuldan döndüm ki, evde bir piyano var. Hiç arzum olmadığı halde. Çok da iyi bir hocadan ders almaya başladım Mehveş Emeç'le. Ama benim şanssızlığım onun piyanist yetiştiren bir hoca olmasıydı. Dalgacı bir öğrenciydim. Aksiliğe bakın ki, Mehveş piyanist oldu, ben hiçbir şey olamadım. Zaten istesem de iyi bir piyanist olamazmışım, çünkü bağdokularımda bir sorun varmış. Çok iyi numara yaptım. Parçaları önce çaldırtır, sonra ben çalardım. 2 -3 yıl sonra bir parçada takıldım. Takılınca hep baştan alıyorum. Fenalık geldi kadına, 'Takıldığın yerden al' dedi. Bilmiyorum ki. 'Neredesin notada? Yoksa sen nota okuyamıyor musun,' dedi. O defter de öyle kapandı." 1 ayda 13 ders: "Bütün bir yaz konservatuavara hazırlandım. O zaman konservatuvar üniversite statüsünde olmadığı için üniversite okunabiliyordu. Sanat tarihi okuyacağım dedim. Ancak konservatuvar o kadar cezbedici ki, birdenbire İstanbul Üniversitesi korkunç göründü gözüme: Karanlık, pis... Konservatuvar için 24 saat bile bana yetmiyor. Nereden çıkmış o münasebetsiz üniversite! Annem de aynı üniversitede hoca o zamanlar. Dersleri asmaya başladım. Kaydım silindi. Sonra af çıktı. Şehir Tiyatroları'nda oynuyorum ama mutsuzum. Ben de istifa ettim. Kaldık mı, dımdızlak ortada. O gün de aftan yararlanmanın son günü. Okula gidip, kaydımı yaptırdım. Bir ayda 13 ders verdim. Bir ay gökyüzünü görmedim. Ama o kadar keyif duydum ki! Mezun oldum, tadı damağımda kaldı. Ben de mastıra girdim. Devam etmek için yine affı bekliyorum." Evlilikle birlikte tiyatro durdu: "Öğrenciydim. Kenterler'de bir oyuncu rahatsızlanmış. 'Bir oyun var, gelir misin,' diye aradılar. Büyük bir keyifle gittim. Sabah çağırdılar, zannediyorum ki akşama oyun var, '15.00'de' dediler.. 'Arzu Tramvayı', biliyorum ama seyretmemişim. Mehmet Birkiye asistan. Bir şeyler diyor ama ben onları aklımda tutabilecek halde değilim. Tek hatırladığım oyun boyunca dekoru salladığımdı. Aynı biçimde Dormen'den bir teklif geldi. Olur dedim. İyi ki de demişim, sonra Dormen'de kaldım. O aralar evlendik ve evlilikle birlikte tiyatro durdu. Biraz Rüstem
1.04.2000The Others
Aşk ve iş yaşamınızda ne kadar iyi bir yöneticisiniz
Aşk ve iş yaşamınızda ne kadar iyi bir yöneticisiniz?Aşkta ya da işte, ipler kimin elinde? Hayatın mı, sevgilinizin mi, iş arkadaşlarınızın mı yoksa, yoksa... Sizin mi? İşte bunu öğrenmek için testi çözeceksiniz, o kadar!1. Sevgilinizle birlikte tatile çıkacaksınız. Gideceğiniz, kalacağınız yer belli, her şey ayarlandı. Ama bu planları yaparken acaba kimin etkisi daha fazla oldu?Tabii ki benim. İstediğim şeyleri yapmayı ne kadar önemsediğimi sevgilim iyi bilir!Kararsız kaldığımdan ben seçenekleri belirlerim, sevgilim karar verir.Onun istediği benim istediğimdir, planları o yapar.Soru neydi?!2.En yakın arkadaşınız ile aynı işyerinde çalışıyorsunuz. Patronun size verdiği projede onu yanınıza asistan olarak ataması bazı sorunlara yol açtı. Sonunda onun bu işten uzaklaşmasının en doğrusu olduğunu düşündünüz. Acaba ne olmuştu?Verdiğiniz bir iş kararını beğenmeyerek sizin yerinize karar almaya çalıştı!Siz tam karar verip uygulamak üzereyken o bu kararı uygulayıp, patronun gözüne girmeye çalıştı.Size sürekli tavsiyeler vermeye çalıştıkça arkadaşlığınızın iş yüzünden bozulmasından korktmuştunuz.Onunla tartışmaktan bıkmıştınız.3.Doğum gününüzde bir haftalık tatile çıkmaya karar verdiniz. Gitmeden önce işinizle ilgili nasıl bir tedbir alırsınız?Rakiplerimin ne yaptığından emin olup, öyle tatile çıkarım.İşle ilgili tüm raporları tatilde yanıma alırım, hangi işi bitirip gitmem gerektiği konusunda böylece kararsız kalmamış olurum.Tatile çıkarken her şeyi kontrol etmenin vereceği duygusal yükten sıkılıp, tatili ertelerim.Gerekli ayarlamaları yardımcıma söylemem yeterli olacaktır.4.İşinizi baltalamak için oyunlara başvuran biri var. Ne yaparsınız?Gerçek yüzünü göstermesini sağlayacak sağlam bir plan yapar ve harekete geçerim.Gerçek bir yağmur ortalığı temizler. Boyadığı gözlerdeki boya akar!Havlayan köpek ısırmazmış. Onunla ilgilenmeyi erteler, kendi işime bakarım.Nasıl olsa yalanlarıyla bir yere kadar gidebilir. Kendi kendini yok etmesini beklerim.5.İşlerinizi bitirmek üzereyken acil bir durum ortaya çıktı. Akşam yemeğine ise sözünüz vardı. Ne yaparsınız?Asistanımı böyle zamanlar için yetiştirdim!Uzun uzun düşünmeden karar veremem. İşin acil yönlerini tespit etmeye çalışıp bir plan yaparım.İşimi tamamlamadan çıkarsam rahat bir yemek yiyemem, iş yerinde kalırım.İş yerime yakın bir yerde yemek randevumu gerçekleştirip yemekten sonra işe geri dönerim.6.Patronunuz iş arkadaşlarınızdan birinin işine son verecek ve kararı size bıraktı. Birini işten çıkarıp diğerleriyle ne şekilde çalışacağınıza siz karar vereceksiniz. Ne yaparsınız?Bana rakip olabilecek özellikleri taşıyanı işten çıkarırım, yönetebileceklerim benimle kalır.Kararı patronumun almasında ısrar ederim.Kimseyi işten çıkarmamadan işlerin ne şekilde düzenleneceği konusunda bir öneri getiririm.Arkadaşlarımdan herhangi birini işten çıkaramam, ben çıkarım.7.Sevgilinizin ailesiyle tanışacaksınız. Buluşmaya nasıl hazırlanırsınız?Kendi gücünüzü ve çekiciliğinizi ortaya çıkaracak tarzda giyinirsiniz. Konuşurken kararlı ve dediğim dedik olursunuz.Ne giyeceğinize karar veremezsiniz ve alışveriş yaparsınız. Nasıl davranmanız gerektiği konusunu düşünmeyi onlarla tanışıncaya kadar ertelersiniz.Ne giyeceğinize sevgiliniz karar verir. Konuşacaklarınız konusunda yine onun sizi yönlendirmesinin daha iyi olacağını düşünürsünüz.Hem kendi hem de sevgilinizin beğendiği bir kıyafetinizle buluşmaya gidersiniz. Yemekteki konuşmaları zaten sevgilinizle birlikte yönlendireceksinizdir.8.Bankaya gidip kredi kartı başvuru formunuzu teslim ettiniz. Bir süre geçti ve hâlâ bankadan ses çıkmadı. Onları aradığınızda ise bilgisayar sistemlerinde bilgilerinize ulaşamadıklarını söyleyip, formu tekrar göndermenizi istediler. Ne yaparsınız?Bir daha form vermekle uğraşma
25.03.2000The Others
Sükunet, sizin karakteriniz mi
Sükunet, sizin karakteriniz mi?Öfkeyle kalkan zararla oturur. Keskin sirke küpüne zarar. Öfke, baldan tatlıdır. Bunlar, güzel Türkçemizin insanı serinkanlılığa ve sağduyuya çağıran deyişleri. Ne var ki, gerçek hayatta hiçbirimiz atalarımızı dinlemiyor, bildiğimizi okuyoruz. Sonuçlar da artık nasıl geliyorsa... Testimizi yapın ve sinirlerinizi test edin! Bakalım sakin misiniz?1. İşlerinizi yetiştirmek için koşturuyorsunuz. Bitirmek üzereyken, asistanınızın önemli hatalar yapmış olduğu farkettiniz. Söylediğinizde, başka birinin hatasından bahsediyormuşsunuz gibi sizi teselli etmeye kalktı. Ne yaparsınız?YILDIZ: Bir şey yapmanıza gerek kalmaz. Sinirden kızarmış yüzünüze baktığı anda hayatta kalabilmek için kaçacaktır.KARE: Doktor kontrolünde ilaçlı tedavi görmesi için ne gerekiyorsa yaparsınız.ÜÇGEN: Elektrik kaçağı olan büro makinesini kullanmasını sağlamak gibi, iş yerindeki en tehlikeli işlerde onu görevlendirirsiniz. DAİRE: İşteki rakibinize / rakibenize asistan olmasını sağlarsınız. Bir taşla iki kuş!2. Sıkça gittiğiniz sinemada yeni bir salon açılmış. Görmek istediğiniz film bu yeni salonda. Ama, size bileti satılan koltuk, görüş alanınızın yüzde kırkını kapatan sütunun arkasında. Şikayet ettiğinizde, sinema yönetimine göre kutu gibi odalarda güzelim filmleri bu şekilde göstermek olağan. Şimdi ne yaparsınız? YILDIZ: Biletini sattıkları koltuğa sinemanın müdürünü oturtup filmi izlemesini sağlarım!KARE: Adam gibi seyredemeyeceksem hiç seyretmem daha iyi, diye düşünürüm. Bilet parasını onlara bağışladığımı bağıra çağıra söyleyerek sinemadan çıkarım. ÜÇGEN: Öğrenci biletimi anlayışlı bir izleyicinin tam biletiyle değiştirdikten sonra gişeye giderim. Görevlilerle tartışıp bileti iade eder ve parasını alırım!DAİRE: "Gişeye geri döner ve bileti hiddetle yırtarak yüzlerine fırlatırım" diye hayal kurararak oturur, filmdeki konuşmaları dinlemekle yetinirim. Param boşa mı gitsin yani!3. Sevgilinizle ilişkiniz onu internet sevdası yüzünden bozuk. Defalarca denediniz ama bir türlü ısınamadınız şu net işine. En yakın arkadaşınızın konuyla ilgili görüşü ise sizi çok sinirlendirdi. Acaba arkadaşınız ne demişti?YILDIZ: "İstatiklere göre, nete girenlerle girmeyenlerin ilişkisi uzun sürmüyormuş."KARE: "İnternette hoşlanacağı biriyle tanışabileceğinden korkmuyor musun?"ÜÇGEN: "Sorununu çözecek uygun bir web adresi biliyorum."DAİRE: "Seni ektiği gün ona chat odasında rastladım."4. Aceleniz var ve park edecek yer arıyorsunuz. Önünüzdeki otomobil birden durdu. Sürücü otomobilden bazı eşyalar indirmeye başladı. Kenara çekeceği boş yeri işaret ettiğinizde ise "Beklesen biraz ne çıkar!" diye çıkıştı. Tepkiniz:YILDIZ: "Hazır iki eli de doluyken üzerine yürümenin tam sırası" diye söylenerek otomobilinizden inersiniz.KARE: Aceleniz olduğunu söyleyip özel yöntemlerinizle onu da acele etmek zorunda kalırsınız. ÜÇGEN: Yolu bir an önce açması için eşyalarını indirmesine yardım edersiniz. Özellikle de kırılacak eşyaları taşırsınız!DAİRE: Sürücüye teşekkür edersiniz: Türkiye'de otomobil kullandığınızı hatırlattığı için.5. İşten çıkmanıza yarım saat kala tüm işleri bitirdiniz. Sabahtan beri ilk defa koltuğunuza yaslanıp derin bir oh çekmek üzereyken patrononuz aradı ve bir saat sonra yapılacak acil toplantıyı haber verdi. Toplantı için istediği raporları da sıralamayı unutmadı. Tepkiniz:YILDIZ: Patronunuza önce sizinle acil bir toplantı yapması gerektiğini söyler ve odasına dalarsınız. Gerisi malum...KARE: Beceriksiz asistanınızı işe alan patronunuza güzel bir ders vermenin tam zamanı. İşi asistana yıkıp, eve gitmenin de...ÜÇGEN: Şirket güvenliği için kurulmasına önayak olduğunuz yangın alarmını denemenin zamanı geldi diye düşünürsünüz.DAİRE: İstifa edip kendi işinizi kurarsınız. Sonra da sizi daha önce aradığı saatte eski patronunuzu arayıp iş siparişi verirsiniz!6. Kredi kartınızın dönem borcunu zamanında ödediğiniz halde hesabınızda gözükmüyor. Bankanızı arad
19.02.2000The Others

Yazar Sonuçları