Güzel

Güzel

Güzel ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Güzel haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Güzel ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Güzel haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 289 guzel haberi bulunmuştur.

Demet Akalınla aranız neden bozuldu  Neden ve nasıl barıştınız
Demet Akalın'la aranız neden bozuldu? Neden ve nasıl barıştınız?Alişan, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Demet Akalın'la aranız neden bozuldu? Alişan: Yemin ederim aramız neden bozuldu bilmiyorum. Ben Demet’le bir kavga yaşamadım. Kavga edipte sonra küsmedik. O zaman hayatımızda olan başka bir kişiyle ilgili bir problem yaşadık. Demet’le mesajlaştıktan sonra sabah bir uyandım telefonumda 60-70 cevapsız arama. Bütün basın aramış. Demet, Twitter’a benimle ilgili ‘Bir daha ne ara ne sor. Sen zaten şöyleymişsin, böyleymişsin’ yazınca aramızdaki şey tamamen koptu. Ben Demet’in evliliği sırasında da yanındaydım. Demet’in en kötü anında ben de onun o da benim yanımdaydı. Evlerimize gidip geliyorduk. Birlikte iş ve televizyon programı yaptık. Bu kadar iyiyken bu kadar kötü nasıl olduk bilmiyorum. Evlendiği zamandı, Okan yanındaydı. Ben ona direk söylemedim de Okan’a söylüyordum. Çünkü bir kadınla polemiğe giremezsin. Bir şey söyleyemezsin. Olay daha da büyüdü, sarpa sardı. Çok güzel bir dostluk varken bayağı düşman gibi olduk. Ta ki Burak’ın doğumunda Demet, bir magazin Instagram sayfasına like atıp, sonrada televizyon programına bağlandı. Çok güzel şeyler söyledi. Ben kendimi tutamayıp ağladım. O da ağladı ben de ağladım. 6 yıl sonra ilk kez bir diyalog oldu aramızda. Şimdi görüşüyoruz, mesajlaşıyoruz, arada dertleşiyoruz ama keşke öyle şeyler olmasaydı diyor insan. Benim namusuma, ekmeğime, şerefime, haysiyetime bir şey olmadıktan sonra bence herkes birbiriyle barışabilir.
11.09.2019Televizyon
Kendini bir şey zanneden ünlülerimizden kastınız neydi  O ünlüler kim
Kendini bir şey zanneden ünlülerimizden kastınız neydi? O ünlüler kim?Alişan, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Kendini bir şey zanneden ünlülerimizden kastınız neydi? O ünlüler kim?Alişan: Tabii ki isim vermeyeceğim ama bunu zaten herkes biliyor. Bunu ben şuna binaen söyledim; Instagram'da bir kadın paylaşmıştım. ‘Güzelliğimden dolayı hiçbir yerde yürüyemiyorum. Beni gören herkes hasta oluyor’ diyordu. Bunu sordular bana ben de dedim ki evet o kadının yaşadığı psikolojik bir durum var ama bunu yaşayan ülkemizde çok sanatçı var. Örneğin takipçisi yok, takipçi satın alıyor. Ondan sonra da kendisini çok fazla kişinin takip ettiğine inanıyor. Böyle insanlar var. Sabah kalkıyor, ‘Günaydın, bugün buradayız. Bugün cilt bakımındayız. Bana çok soruyorsunuz rujumu’ diyor. Bunu yapan erkekler de var. Bu bizim zamanımızda şöyleydi; bir albüm çıkmadan hep böyle yalan haberler yapılırdı. İşte 500 bin siparişle albüm çıkıyor. Tabii ki yalan 50 bin siparişi bile yok. Veya albüm sattım 1 buçuk milyon. Yalan, albüm satmış 100-200 bin. Şimdi bunun sosyal medya şeyi başladı. Şu anda konser veren ve yılda 150 konser verip, bundan 10 sene önce o sanatçılar Unkapanı’na gitseydi yemin ediyorum prodüktörler tarafından tekme tokat dövülürdü. ‘Ya sen hasta mısın? Kendi sesinin güzel olduğuna inandın. Bir de albüm yapacaksın, satacaksın. Bir de bu işten para kazanacaksın. Buna inanıyorsun’ deyip, tekme tokat gönderirlerdi. Ama maalesef böyle bir durum var. Şimdi bunlar albüm yapıyor, konser veriyor. Veya bir YouTube fenomeni çıkıyor şarkı yapıyor. 150-200 milyon izlenme alıyor. Biz yıllardır bu işi yapıyoruz, 5-6 günde anca 1 milyona çıkıyor. Şu andan şöhret olmak çok kolay. Ama her şey anlık. Bence 5 sene sonra şu andaki şöhretlerin hiçbirini tanımayacağız. Benim zamanımdaki starlar şuanda yoklar.
11.09.2019Televizyon
Yeni Aziz Sancar’lar yetiştirmek için neler yapmalı
Yeni Aziz Sancar’lar yetiştirmek için neler yapmalı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Yeni Aziz Sancar’lar yetiştirmek için neler yapmalı? Şimdi de eğitim eşit ve ulaşılır mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Şimdi aslında daha eşit ve daha ulaşılır. Çünkü o döneme baktığımızda bir mukayese problemi de var. Mukayeseden kastım şu; mesela rahmetli Hasan Ali Yücel döneminde Türkiye’de 60-70 civarında lise var. Bugün 10 binin üzerinde okulumuz var. Bütün Türkiye’de 10 binin altında öğrenci var. Binin altında 800 küsur öğretmen var. Ve çocuklar kaymağın kaymağı çocuklar yani zihinsel beceri açısından. Hocalar Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nurettin Topçu, Enver Behnan Şapolyo, Halide Edip Adıvar vs. Öğretmenler bu tür insanlar. Ve taş binalarda liselerimiz var. Ve çok özel bir durum var. Şimdi o günkü gençlere, lise okuyamayanlara baktığımızda okuma-yazma oranında bile bir problem var lise çağındaki çocuklarda. Bugünün Türkiye’sini bu denli küçümsememek lazım. Bugün eğitimde her şey kötü demek çok yanlış ve biz çok mesafe aldık. Böyle baktığımızda elbette yetiştiririz. Sadece bu sınav sistemi bizim çocuklarımızın enerjisini olmaması gereken yöne akıtıyor. Ve çocuklar anlam üzerinden değil de işlem üzerinden bir eğitim görüyorlar.  Bunun önüne geçilebilir mi? Tabii ki geçilebilir. Nasıl geçilebilir? Okullarımız arasında imkân ve öğrenme bakımından çok fark var. Biz bu farkları azaltabiliriz ama bu bir zaman istiyor. Eğer okullar arasında fark azalırsa çocuk, ‘İlla ben şu okula gitmek istiyorum.’ demekten vaz geçip, okulların birbirine yakın olduğu bir Türkiye’de sınav baskısını az hisseder. Ve sonuçta da bilimin çok daha öne çıktığı güzel bir Türkiye ile karşılaşırız.
11.09.2019Televizyon
Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu
Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu? Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu?Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın yeniden aday gösterdiği Fatma Şahin, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu? Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu? Fatma Şahin: Dünyada yeni bir tur var. Nereye gideyim, ne tadayım. Artık deniz, kum, güneşten çıkmış kültürel mirasa. Tam da Gaziantep’ten bahsediyor. 5 antik kenti var. 23 müzesi var. Bizim dönemimizde 5 müzeyi tamamladık. Ve bunu üzerine nereye gideyim. Gaziantep’e geleceksin. Roma Hitit dönemi, cumhuriyet döneminin en güzel dönemi. Bizi 25 Aralık’a götüren panoramik müze. Bunların hepsini yerinde göreceksin. Gaziantep’in lezzeti 500 yemek. UNESCO’dan tescil almış dünyanın 8. mutfağıyız. İnanın 4 milyon kişi geldi. Bunu konuştuğumuzda kimse bize inanmadı. Şimdi Gaziantep’e gelme zamanı dedik, geldik. Şimdi yeni hedefimiz Kapadokya’ya gelen Japon turisti Gaziantep’e getireceğiz. Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün merkezi Gaziantep oluyor. Merkezi kurduk. 60 trilyonluk bir arkeoloji enstitüsüne başladık. İnsanlar arkeolojiyle ilgili bakıyorlar nereye gideyim, merkez Gaziantep. Avrupa’nın bu konudaki en iyi bilim insanları Gaziantep’e gelecek. İşte bu iki nedenden dolayı Gaziantep, kültürel mirasına, hanlarına, hamamlarına sahip çıkıyor. İnşallah 8 milyon Japon turisti Gaziantep’e getirme hedefimi başarmış olacağım. Bu da şehirde büyük bir heyecan yaratıyor.
11.09.2019Televizyon
“Yılmaz Büyükerşen’i koltuğundan ederim” diyor musunuz
“Yılmaz Büyükerşen’i koltuğundan ederim” diyor musunuz?AK Parti'nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: “Yılmaz Büyükerşen’i koltuğundan ederim” diyor musunuz?Burhan Sakallı:Ben leylekler tarafından getirilip bacadan bırakılmış bir belediye başkan adayı değilim. Ben 10 yıl boyunca 2004-2014 yılları arasında Eskişehir'in büyük ilçesi olan 404 bin nüfuslu Odunpazarı'nda belediye başkanlığı yaptım. Hemşerilerim beni tanıyor. Eskişehir beni tanıyor. Vatandaşlarımızla bu 10 yıl boyunca iyi günde kötü günde birlikte olduk. Yılmaz Büyükerşen'in de belediye başkanlığı yapıp, hani Türkiye genelinde bir algısının olduğu işlerin önemli bir bölümü zaten benim yaptığım işler. Aslında bir anlamda ben iş yaptım. Sayın büyükşehir belediye başkanı da benim yaptığım işlerin PR’ını belki yaptı. Yani bugün sizin Eskişehir’le ilgili olarak zihninizde kalan işlerin önemli bir bölümü, Odunpazarı belediye başkanlığım döneminde yaptığım, arkadaşlarımızla beraber yaptığımız işler. Dolayısıyla bugün bu işlerin en önemli bölümü, benim belediye başkanlığı dönemimde yapılan işler. Sonraki dönemde zaten Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin hepimizin hayatına değen, hepimizin hayatını iyileştiren, hepimizin hayatını bir üst lige çıkartan çok fazla bir işi olmadı. Yılmaz Büyükerşen'in de Türkiye'de ya da Eskişehir'de bir algısı varsa o algının önemli bir bölümünün de sahibi benim. Bunu bir problem olarak görmüyorum. Kimseyi koltuğundan etmek ya da etmemek gibi bir şey değil. Bunu bir bayrak yarışı olarak düşünüyorum. Yılmaz Büyükerşen de dahil olmak üzere bir eski belediye başkanı olarak söylüyorum. Tüm belediye başkanları iyi, güzel, değerli şeyler yaptı. Ama artık bundan
11.09.2019 Televizyon
CHP Genel Başkanlığı için bir hazırlığınız var mı
CHP Genel Başkanlığı için bir hazırlığınız var mı?Buket Aydın: Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık koltuğunu size bırakabileceği yönünde kulis bilgileri var. Eğer belediye seçimlerinde İstanbul'u alamazsanız sizin CHP Genel Başkanı olmak gibi bir isteğiniz olur mu? CHP Genel Başkanlığı için bir hazırlığınız var mı?Ekrem İmamoğlu:Başarılı bir süreç yaşamak istiyorum. Tek odaklandığım şey yerel seçimi kazanmak. Siyasi kariyer şöyle olmaz. Olmamalı da. ‘Ben şu makamı istiyorum’. Bu ne kadar kötü bir tavır biliyor musunuz? Siyasi kariyer, bireysel bir iş kariyeri gibi değildir. İş planınız da iş insanıysanız işte hedeflediğiniz satışta, bütçede bu hedefleri koyabilirsiniz. Ama siyasi kariyer sizin dışınızda tayin edilmeli. Yani ‘Ben istiyorum değil, siz olmalısınız’ çok değerli bir şey. Aynen şu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde aday gösterilmem gibi. Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmem gibi. Bunun gibi ilçe başkanlığına davet edilmem gibi. Yarınlarda da ben seçimi kazanacağıma inanıyorum. Bu kente çok güzel, çok yürekli bir süreç. Saygılı seviyeli, adil,  yeşil, yaratıcı, bir kent oluşturma konusunda çok keyifli bir süreç ortaya koyacağımdan eminim. Ama bunun ötesinde siyasette her şey mümkün. Ama yarınlarda, ‘Ben şu makamı isterim’ cümlesini benden duymayacaksınız. Ama şu olacaktır; ‘Ekrem Bey olmalı, olduğu zaman değerlendiririz.’ Vatandaş isterse çok güzel bir şey. Ve siyasi arkadaşlarınızı isterse harika bir şey. Yani inanılmaz keyifli. Ballı kaymak derler yani öyle bir şey. O bakımdan benim siyasi yol haritam böyle bir yol haritası. İdeallerim üzerinden yürüyorum. Şunu bilin ki herkese de bunu söylüyorum. Siyaset bir görev, meslek değil. Ve siyaset bir günde bırakılabilecekmiş gibi yapılmalı ki bu ülke bu işten keyif alsın. Aksi takdirde zaten şu an siyasiler yargılanıyor. Siyasilere kimsenin güveni kalmaz. Meslek değil bu görev. Yarın o gider öbürü gelir benim yol yöntemin bu şekilde yürüyor şu anda.
11.09.2019Televizyon
Bu kadar güzel vaatte bulunmak seçmen gözünde ne kadar inandırıcı olur sizce
Bu kadar güzel vaatte bulunmak seçmen gözünde ne kadar inandırıcı olur sizce?Buket Aydın: Bu kadar güzel vaatte bulunmak seçmen gözünde ne kadar inandırıcı olur sizce?Ekrem İmamoğlu:Bu sizin konuya ne kadar hakim, sürece ne kadar hazırlıklı olduğunuzun işaretidir. Büyükşehir Belediyesi'nin konusu olan, gündemi olan, 16 milyon insanın yaşamının, hayatının her anını ilgilendiren her hususa ilgili olduğunuzu, sorunu tespit ettiğinizi ve çözümü ürettiğinizi gösterir. Bu Tek başına mı değil tabii. Kocaman bir kadromuz var. Mevcutta Büyükşehir Belediyesi çalışanları var, bürokrasisi var, mevcutta bir bütçesi var. Bütünüyle aslında sürece hakimiyetinizi gösterir. Göreve geldiğiniz gün itibariyle her konuda fikriniz olduğunu, her konuda kadronuzun olduğunun bir işaretidir bu. Dolayısıyla biz şunu gösteriyoruz aslında; biz bu sürece aday olduk. Hani iki süslü kelime söyleyelim, millet de bizi seçsin. Hayır, kardeşim. Hangi sorunuz varsa bizesorun, cevabınızı alırsınız. Aynen sorduğunuz 40 soru gibi. Yani vatandaş bize 40 soru da sorsa cevabı var, 100 soru da sorsa cevabı var. Geliştirilmeli mi? Evet, tabii ki geliştirilmeli. 1 Nisan'da geldiğimizde her şey orada net, değişmez. Hayır, geliştireceğiz, konuşacağız. Geçenlerde örneğin kültür sanatı konuştuk, bir sürü kavramla açıklamalar yaptık. Ama oradaki sanat insanları, kültür insanları bir sürü detay aktardı bize. Tabii ki aktaracak. Bizim yetişemediğimiz insanların bize gösterecekleri yol haritaları da var. Zaten orada en çok güvendiğimi şey aslında yönetim modeli. Nedir o? Ortak akıl. Ortak akıl da ortak masada. Günü gelecek sizden de destek isteyeceğiz. Günü gelecek başka insanlardan da destek isteyeceğiz. Buranın yaşayanısınız. Tecrübeniz var, sizden katkı almayacağız da kimden alacağız. Biz bu şehrin 16 milyon insanına, bu şehrin hazinesi gibi bakıyoruz.
11.09.2019Televizyon
Hangi sebeplerle Şişli’nin ışığının söndüğünü iddia ediyorsunuz
Hangi sebeplerle Şişli’nin ışığının söndüğünü iddia ediyorsunuz?Buket Aydın: Hangi sebeplerle Şişli’nin ışığının söndüğünü iddia ediyorsunuz?Mustafa Sarıgül: Şişli İstanbul’un en önemli merkezlerinden bir tanesi. Amerika’ya gittiğiniz zaman görürsünüz. 5. Cadde vardır, çekim merkezidir. Paris’e gittiğinizde de Şanzelize’yi görürsünüz. Orası da çekim merkezidir. Berlin’in de çekim merkezi Kudam’dır. İstanbul’da da Şişli, Nişantaşı, Abdi İpekçi, Mim Kemal ve Atiye sokak çekim merkeziydi. Buraların çekim merkezi olması için biz ne yaptık? Bütün binaların üzerindeki reklam tabelalarını ve klima motorlarını kaldırdık. Bunun yanında 2814 tane binanın dış cephe restorasyon çalışmalarını Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurullarıyla birlikte gerçekleştirdik. Bu da kâfi değil. Nişantaşı’na sanatı, kültürü ve Avrupa Birliği Günü’nü getirdik ve Nişantaşı’nı Kasım, Ekim ve aralık ayında üç ay boyunca çeşitli aktivitelerle yeni yıla hazırladık. Faytonlar getirdik çocuklar bindi, askerler getirdik resim çektirdiler. Abdi İpekçi Caddesi’ni çok güzel bir şekilde renklendirdik. Eskişehir’den Ankara’dan, Edirne’den insanlar resim çektirmeye geldiler. Yeni yılda kar yağmıyorsa da kar yağdırdık ve Şişli’yi, Nişantaşı’nı çekim merkezi yaptık. İstanbul’a gelen bütün turistle Nişantaşı’na geldiler. Şu anda Nişantaşı’nın ışığı sönmüş vaziyette. Birçok marka, Nişantaşı’nı terk etmiş vaziyette. Biz istiyoruz ki Nişantaşı’nın ışığını tekrar yakalım. Esnaflarımız 3 ayda 8 aylık cirolarını yapıyorlardı. Çünkü 6,5 milyon yurttaşımızı 3 ayda Şişli’de ve Nişantaşı’nda ağırlama imkânına sahiptik. Şişli’nin ve Nişantaşı’nın ışığını hep birlikte yakacağız.
11.09.2019Televizyon
İddia edildiği gibi DSP Genel Başkan Adayı olmak gibi bir niyetiniz var mı
İddia edildiği gibi DSP Genel Başkan Adayı olmak gibi bir niyetiniz var mı?Buket Aydın: İddia edildiği gibi DSP Genel Başkan Adayı olmak gibi bir niyetiniz var mı? Mustafa Sarıgül: Ben DSP’nin kurumsal kimliğine bunu sevgisizlik olarak görürüm. Ancak soruyu soran arkadaşlara da şunu ifade etmek isterim. DSP’nin Genel Başkanı Sayın Önder Aksakal’dır ve kendisiyle tam bir anlaşma ve iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Benim görevim DSP Genel Başkanlığı değil. Benim görevim Şişlili yurttaşlarımı mutlu etmek. Benim görevim, Şişli’nin katma değerini daha da yükseltmek. Benim görevim, Şişli’nin ışığını yakmak. Benim görevim, Şişli’de tüm okullarda hiçbir veliye bir kuruş ödeme yaptırmadan çocuklarını güzel bir şekilde okutmasını sağlamak. Benim görevim, Şişli bölgesindeki 2893 tane öğretmen arkadaşıma görev yaptıkları okullarda tüm imkânları sağlamak. Benim görevim, Şişli’deki emeklilerimize Emekliler Lokali açmak. Benim görevim, Şişli’deki çocuklarımıza aylığı 200-250 TL olan kreşler açmak. Genel siyaset şu anda benim işim değil. Benim konum yerel seçimlerde Şişli’yi daha güçlü hale getirmek ve Şişli’deki bütün yurttaşlarımızın gönlünde sevgi üzerine dünyalar kurmak. Bunu da çalışma arkadaşlarımla birlikte başaracağıma inanıyorum. DSP benim yıllardan beri birlikte olduğum partim. İki dönem DSP’nin onurla ve gururla Belediye Başkanlığı’nı yaptım. Şişlililerin gözü aydın. Ak güvercinden Şişli’ye çok güzel haberler var.
11.09.2019 Televizyon
Antalya markalaşma yolunda hangi aşamada
Antalya markalaşma yolunda hangi aşamada?Buket Aydın: Antalya markalaşma yolunda hangi aşamada?Menderes Türel:Biz her konuşmamızda Antalya2ya “Marka Şehir” diyoruz. Antalya hiç şüphesiz ki Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi “Dünya’nın en güzel yeri” Ancak Antalya’ya yapılacak o kadar çok şey var ki. Antalya bugün yabancı konaklamalı turist sayısında dünya üçüncülüğünü kazanmışsa artık markalaşmış demektir. Örneğin Rusya’ya gittiğinizde Rus vatandaşlara “Türkiye’ye gittiniz mi?” diye sorduğunuzda “Hayır. Biz Antalya’ya gittik” diye cevaplıyorlar. Biz Antalya’mızın marka değerini daha da güçlendirmek zorundayız. Antalya’da 3 ay olan turizm sezonu şimdi 9 aya çıktı. Hedefimiz 12 aya çıkartmak ki mevsimlik işsizler de kalsın ve otellerimizde herkes çalışsın. Turizmi 12 aya yayıyor iken ürünümüzü de çeşitlendireceğiz. Antalya’da çok ciddi şekilde av turizmi gerçekleşmeye başladı. Trump’ın oğlu Antalya’ya av yapmaya geldi. Golf turizmi, kongre turizmi, inanç turizmi… Antalya’da Noel Baba var. Antalya’da en çok ziyaret edilen nokta Noel Baba Kilisesi.  Bu kadar çok ürün zenginliği olan bir şehrin marka değerini çok daha güçlendirmemiz lazım. Onun için kruvaziyer limanlar, yat limanları ve film platoları ve onun için kent merkezi düzenlemeleri diyoruz. Bunu yaptığımızda Antalya’yı tutabilene aşk olsun.
11.09.2019Televizyon
Size göre İzmirdeki yanlışlar neler ve nasıl düzeltilir
Size göre İzmir'deki yanlışlar neler ve nasıl düzeltilir?Size göre İzmir'deki yanlışlar neler ve nasıl düzeltilir?İzmir'deki yanlışlar içim çok şey sayabiliriz. Nasıl düzeltileceğiyle de ilgili çok şey anlatabilirim. Bu programın formatına da uymaz, süresine de uymaz. Ben sadece şunu söyleyerek tamamlayayım. Seferihisar'a belediye başkanı olmaya karar verdiğimde, aday olduğumda şöyle bir fikir vardı aklımda. Şöyle bir şey şekillenmişti; 'Seferihisar olağanüstü bir zenginlik, olağan üstü bir mucize, adeta bir istiridye içinde inci ama bunu kimse görmüyor. Ben belediye başkanı olduğum anda bu güzelliğin bütün insanlık tarafından görülmesi için elimden ne geliyorsa yapacağım. Çünkü bu mümkün.' demiştim. Ve 10 yıl boyunca da bunu yapmaya çalıştım. Bir ölçüde yaptığımı da söyleyebilirim ukalalık kabul etmezseniz. Şimdi aynı duyguyu, aynı hissiyatı İzmir için taşıyorum. İzmir belki de Seferihisar'dan çok daha muazzam parlak bir inci aslında ama yine bir istiridye kabuğu içinde. Ben bu güzelliğin ortaya çıkartılmasına katkı vereceğimi, onun ortaya çıkartılmasında bir önderlik yapabileceğimi biliyorum. O nedenle bu göreve talibim. İzmir bana hep şunu dedirtir; 'Derya içinde olup, deryayı bilmeden yaşayan balık misali yaşıyoruz bu topraklarda.' Öylesine büyük bir potansiyel, öylesine güzel bir iklim, bereketli topraklar, akvaryum gibi bir deniz yani olağanüstü. Hep gideriz mesela batıya imreniriz ya dönüp geliriz. 'Ya bu niye böyle değil? Orada şöyle oluyor da, bizde öyle olmuyor.' gibi. İzmir bütün bunların, hepsinin çok daha fazlasının mümkün olabileceği bir kent. Gerçekten olağanüstü bir kent. Olağanüstü güzel bir kent. Bütün mesele onu tekrar dünya ile buluşturmakta, dünyaya açmakta ve bu zenginlikleri refaha dönüştürmekte. Bunun yolu demokrasiden geçer. Demokrasiyi ne kadar güçlü uygulayabilirsek, ne kadar çok bu kentin kılcallarına yayabilirsek o zaman herkesin İzmir'le ilgili olan sevgisi aidiyeti, katılımı artacak. Ve biz İzmir'le ilgili daha büyük bir ortak akıl yaratacağız. 'İzmir'i en çok ben seviyorum
11.09.2019Televizyon
- Neden her belediye seçiminde İzmirde yaşam tarzı polemiği ön plana çıkıyor
- Neden her belediye seçiminde İzmir'de yaşam tarzı polemiği ön plana çıkıyor?Denizli'de sevilen bir başkandınız. Sonra milletvekili oldunuz. Ekonomi bakanlığı yaptınız. Şimdi de İzmir'e belediye başkan adayısınız. Uzun zamandır İzmir'de CHP kazanıyor. Sizin de "Tartışılacak konu yaşam tarzı değil" şeklinde ifadeniz var ama İzmirli seçmen baktığımızda hala bunu tartışıyor. Neden her belediye seçiminde İzmir'de yaşam tarzı polemiği ön plana çıkıyor?  İzmir dünyanın en güzel şehri. Heredot'un dediği gibi 'Gök kubbe altında yaratılmış en güzel şehir.' İzmir'de yaşam problemi ve yaşam tarzı tartışması maalesef İzmir'in problemlerinin üzerine ideolojik bir perdeyle örtmek veya mazeret yaratmakla ilgili ortaya konulan bir Truva atı olarak görüyorum. İzmir'de yaşam konusu hala tartışma konusu yapmak, İzmir'in gündeminde tutmaya çalışmak, en hafif tabiriyle en büyük haksızlık, saygısızlıktır diye düşünüyorum. Hele hele bunu 21. yüzyılda tartışıyorsak bugün, ben gericilik ve yobazlık olarak görüyorum. İzmir'in meselesi yaşam tarzı değildir. İzmir'deki en önemli problem vatandaşlarımızın yaşam kalitesi problemidir. Vatandaşlarımızın normal sürelerde trafikte ulaşabildikleri, hava kirliliği, kanalizasyon, katı atık, çöp, spor alanlarıyla ilgili, yeşil alanlarla ilgili, çarpık yapılaşmayla ilgili, gecekondulaşmayla ilgili problem vardır. Yaşam tarzı demek hemen hemen bunların tamamını kenara koyup, hadi gelelim beraber yine başka bir alana götürmek demek. Bu İzmir'in vaktini kaybetmek, çalmak demektir.
11.09.2019Televizyon
Ankaranın turistlere cazip gelmesi için ne gibi projeleriniz var
Ankara'nın turistlere cazip gelmesi için ne gibi projeleriniz var?AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki, CNN TÜRK'te yayımlanan 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Ocak ayının başında başkent için 11 başlıkla hazırlanan 111 proje açıkladınız. Dünya başkentleri içerisinde turizm geliri en az olan şehir Ankara diyorsunuz. Şöyle bir espri de var. İstanbul’a giden insanlar genelde “Ankara’nın en güzel yanı İstanbul’a dönüşüdür” diyorlar. Ankara'nın turistlere cazip gelmesi için ne gibi projeleriniz var?Günümüzde devletler yarıştığı gibi şehirler de yarışıyor. Bu şehirler yarışı ülke içerisinde devam ettiği gibi, dünya başkentleri arasında da devam ediyor. Daha çok kıt kaynaklardan maksimum payı alabilmek adına şehirler kendi avantajlarını ön plana çıkararak daha fazla pay almanın mücadelesini veriyorlar. Bu açıdan bakıldığında Ankara dünya başkentleri arasında en geride kalan başkentlerden birisi. Peki, Ankara’nın avantajı yok mu? Tabi ki var. Bu anlamda birçok proje hazırladık. Onlardan biri şu: Ankara 5000 yıllık tarihiyle biliniyor. Onlarca medeniyet kurulmuş ve her birinden de izler taşıyan bir şehir. Ancak Ankara’ya gelen birisi Ankaralı tanıdığı birine ‘Nereye gideyim?’ diye sorduğunda Ankaralı birkaç yer söyleyebiliyor. Hacıbayram’a gidersen iyi olur. Anıtkabir’i ziyaret et. Bir de külliyede güzel bir camii ve kütüphane yapıldı oraya git diyorlar ama arkası söylenemiyor. Kendi değerinin farkında olunmayan bir ortam var. Kültür Yolu projesi hazırladık. O proje içince Ankara Kalesi’nden başlayarak Hacıbayram’a gelen sonra Roma Hamamı’ndan Ulus, Sıhhiye, Kızılay ve Saraçoğlu’na doru giden kısa bir Kültür Yolu projesi hazırladık. Bu yol üzerinde tam 411 tane tescilli eser var. 70’den fazla müze var. Herhalde Ankaralı hemşerilerimiz Ankara’da 70’den fazla müze olduğunu bilmiyorlardır. Ayrıca Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren en güzel kamu binaları da Ankara’da. İşte bütün bunların görünebileceği bir Kültür Yolu projesinden bahsediyoruz. Bu projedeki yürüyüş yo
11.09.2019Televizyon
Nazar gerçek mi Gerçekse nasıl engelleriz  Nihat Hatipoğlu cevapladı
Nazar gerçek mi? Gerçekse nasıl engelleriz? Nihat Hatipoğlu cevapladıCNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40'a konuk olan ünlü din adamı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, "Nazar gerçek mi? Gerçekse nasıl engelleriz?" sorularına cevap verdi. Nazarın hasetten ve aşırı sevgiden kaynaklandığını belirten Hatipoğlu, "Felak, Nas okuyacağız bol bol. Bir şeyi beğendiğimizde maşallah diyeceğiz. La havle vela kuvvete illa billah, o bakışları etkisiz hale getiriyor" dedi.  Nazarı, Hazreti Peygamber döneminden ve kendisine ulaşan bir olayla örnekleyen Hatipoğlu, şöyle konuştu: "Nazar iki şeyden kaynaklanıyor. Bir hasetten. Haset ateş gibidir çünkü. İki aşırı sevgiden. Annenin nazarı değdiği gibi. 'Maşallah, la havle vela kuvvete illa billah' deyin diyor. O bir paratoner gibi sanki. Nazar nedir? Gözün enerji vermesi. Ve o enerjinin zayıf olan kişiyi etkilemesi. Bu çocuklarda daha çok oluyor. Bazen Allah engeller bunu problem olmaz. Bazen yüce Allah imtihandan dolayı kişiye nazarın değmesine müsaade eder. Peygamberimiz 'Gözle etkilemek haktır.' diyor. Hazreti Peygamber döneminde böyle olaylar da oluyor. Fiziği çok güzel olan yakışıklı bir sahabe banyodan çıkıyor. Yanakları al al Hazreti Peygamber'in yanına geliyor. Sahabeden biri onu görüyor. 'Ne kadar güzelsin, tenin ne kadar güzel.' diyor. O anda çöküyor yere, bayılıyor. Efendimiz çok sert konuşuyor. 'Siz maşallah demeyi bilmez misiniz? Onu öldürecek misiniz?' diyor. Tedavi ediyor, adam düzeliyor. Felak, Nas okuyacağız bol bol. Bir şeyi beğendiğimizde maşallah diyeceğiz. La havle vela kuvvete illa billah, o bakışları etkisiz hale getiriyor.
11.09.2019Televizyon
Ata Demirer apolitik mi 40ta yanıt verdi
Ata Demirer apolitik mi? 40'ta yanıt verdiÜnlü oyuncu, komedyen ve senarist Ata Demirer, CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40 programına katıldı. Kendisine yönelik "Apolitik, hiç siyasi espriler yapmıyor" eleştirilerine yanıt verdi. "Kabare yapsak siyaset olmalı ama stand-up'ın içinde siyaset olmaz" dedi.Ata Demirer, Buket Aydın'ın "Apolitik olduğunuzu söylüyorlar, apolitik misiniz?" sorusuna şöyle yanıt verdi:  "Kabarede siyaset olmalı. Kabare sosyal hiciv içeren bir kalıptır. Ama tek başınıza çıktığınız bir sahnede size kimse 'Şunu söyle ya da bunu söyle' dememeli. Tamamen malt, tamamen saf bir mizah için çıkıyorsunuz ve karşınızdakini dağıtmak için çıkıyorsunuz. O da diyor ki 'Dağıldım, güldüm, eğlendim.' Onu nasıl güldüreceğimi kalıplar içerisine sokarsam güldüremem. Benim güldüğüm şeyler olmalı, ben siyasete gülmüyorum. Ama bu demek değil ki filmde, yerin geldiğinde kullanmıyor değilim. Kullandık da. Eyvah Eyvah filminde örnekleri de var. Kibarlık çerçevesinde hiciv yapabilirsin ama sahnede bunu yapmak mecburiyetinde değilsin. Öyle bir kalıp yok. Eleştiriler başımızın üstüne. Ama yapmak içimden gelmiyor. Kabare olsaydı yapmak isterdim. Siz, ben, biri diyelim ki tiyatro kurduk, Ne Güzel 2018'ler diye bir oyun oynuyoruz, 2018'deki haberlerden bahsediyorken bugünkü siyasi konjektörde olmalı ama stand-up böyle bir şey değil diyorum. Ferhangi Şeyler tek kişilik oyundur, Cebimde Kelimeler oyundur. Stand-up oyun değildir. Bu şakaları çıkarıyorum, bunu koyuyorum diye her hafta farklı 11'le çıkabilirsiniz. Yaşanmış öykü, anı ister. Bir ara gelin, Ata Demirer Gazinosu yapıyorum, içinde de var."
11.09.2019Televizyon
2-3 ay çalışıp sezonu tamamlamak Yılmaz Vuralın işine mi geliyor
2-3 ay çalışıp sezonu tamamlamak Yılmaz Vural'ın işine mi geliyor?CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40 programına konuk olan Teknik Direktör Yılmaz Vural, "2-3 ay çalışıp sezonu tamamlamak işinize mi geliyor?" sorusuna yanıt verdi. Vural, "Millet o sıcakta dağda tepede koşarken Alaçatı'da ne güzel yaz tatilini yapıyorum. Öyle değil tabii. Bir de bıraktıktan sonra kimseden paramızı aldığımız da yok. Bildikleri gibi değil olay. Hoş bir şey değil. 33 yıldan beri aralıksız iş bulmuş bir teknik direktör olarak söylüyorum" dedi. Sözlerine İngiltere'deki röportajınla devam eden Yılmaz Vural, şunları söyledi: '25'inci seneydi. Alex Ferguson ile biz beraber işe başladık. Ben 1986 yılında Malatya'da, o da Manchester United'da. Adam bir takımda antrenörlük hayatını bitirdi. Ben 25 takım değiştirdim' dedim. Bu benim sorunum değil, Türkiye'nin sorunu. Ben evimde oturuyorum. Beni sezon başı çağırsanız, 3 sene anlaşsanız. Ben niye çalışmayayım? Herhangi bir nedenle ayrılmam gerekiyor. Ondan sonra çalışmıyorum, 3 ay sonra yeniden çağırıyorsunuz. Ben bunu hak etmiyorum. Zaten isyanımız o. Ama sistem böyle ben ne yapayım. Ben değiştiremiyorum. Benim elimde değil. Dolayısıyla hoş bir durum değil bu kadar istikrarsızlık. Ama Türkiye'de istikrarı olan bir şeyler çok başarılı oluyor. Yani genelinde çok istikrarsız bir yapı var. Duygularla hareket ediyoruz. Yapığımız işin ne anlama geldiğini bilmeden reaksiyon gösteriyoruz, olmaz. Mesela Ali Koç'u ondan kutluyorum. Bizim başkanımızı da (Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak) ondan kutluyorum. Hakan Kutlu ile çalışırken bir antrenörün daha önceden görevine son verebilecek konum varken, uzattılar, uzattılar. Ve en sonunda antrenör kardeşimiz dedi ki 'Bana çok sahip çıktınız. Ben kendim teslim oldum' dedi. Veya Ali Koç Bey'in Comoli'ye, Cocu'ya sahip çıkması gibi. Bir istikrar gerekiyor yani. 3 kaybediyorsanız 5 kazanabilirsiniz. Hakikaten siz antrenör iyi tespit edip de onun ilişkilerini çok iyi takip ett
11.09.2019Televizyon
Benzer Etiketler
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar