Hindistan

Hindistan

Hindistan ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Hindistan haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Hindistan ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Hindistan haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 282 hindistan haberi bulunmuştur.

Hindistan’da değişen bir şey yok
Hindistan’da değişen bir şey yokGüneş KarabudaGüneş Karabuda Türkiye’de belgesel denince akla ilk gelen isimlerden biri. Dünyayı gezdi dolaştı, filmler çekti. Birikimini şimdi de siz GazetePazar okurlarıyla paylaşacak. Daha ayağımın tozunu silemeden bu yazıyı kaleme alıyorum! Üç kıtayı kapsayan ve üç ay aralıksız süren uzun bir yolculuktan sonra, yeni dönmüş bulunuyorum. Gezi gerçekte sona ermiş olsa da, içinizdeki yolculuk öyle kolay bitmiyor. Siz daha uçaklara inmeye binmeye, şehir - köy, dağ bayır dolaşmaya devam ediyorsunuz. O renkler, kokular, içinizi karartan, aydınlatan, coşturan duygular ve o gözlerinize cümbüş yaptıran olağanüstü görüntüler!.. Hal ve tavrımızda bir gariplik seziyorsanız hiç şaşırmayın, her şey normaldir. Siz sadece, bir öğütme ve hazım dönemi geçiriyorsunuz. Benim gibi uzun yıllardır dünyayı dolaşan, ileri demeyim de katmerli olgunluk yaşında olan birinin, bazı avantajları olduğunu itiraf etmeliyim. Örneğin, kırk yıl önce yolculuk yapmak nasıldı, şimdi nasıl? Ülkeler, insanlar bu süre içinde değişti mi? Kırk yıl geriye gidelim, o devirde uçak yolculuğu bir ayrıcalık olup kendinizi sanki "uçağa binenler kulübü" üyesi hissederdiniz. Şimdiyse uçaklar daha çok kocaman dolmuşları andırıyor, kapıda bir "Hadi, Singapur bir iki!" diye bağıran değnekçi eksik... Doğal olarak çok şey değişti, teknoloji hızla kendini yeniliyor ama benim geçmişten unutamadığım görüntüler var.Örneğin, Laos Hava Meydanı’ndan kalkmakta olan pervaneli uçağın pilotunun, önünde otlayan inekleri kaçırmak için pencereden dışarı uzanıp, eliyle uçağın "kaportasına" vurması veya Hint Okyanusu üzerinde uçmakta olan köhne uçağın hostesinin, cankurtaran yelekleri dağıtırken, bunun yanında bir de keskin hançer vermesine hiçbir anlam verememiştim. Sorduğumda, kızcağız en masum tavrıyla "uçak denize düşerse, köpek balıklarına karşı" demişti. Eh.. doğru ya, yüzlerce köpek balığına karşı bıçaksız hiçbir şey yapamazdık..Eskiden uçaklar ufak ama daha rahattı, şimdi ne kadar konforlu gözükse de sıkışık ve dar. Balık istifi "yüklenen" yolcular, neredeyse kucak kucağa oturur gibi. Hele önünüzdeki yolcu, yemek servisi sırasında tok olup arkaya yaslandıysa, sizin tepsiniz midenize dayanır!Uyanık ve uyuyan insan aynı değildir. Uyanık iken derli toplu, kibar olan yolcu uyurken ölçüleri kaçırır, kendi oturma sınırlarını aşar. Bir kez, yanıma Japon "Sumo" güreşçilerini andıran irikıyım bir adam düşmüştü. Normalde beni rahatsız etmemek için küçülen, büzülen adam, uyku bastırıp kestirmeye başlayınca, ufaktan bana doğru meyillenmeye yönelmişti ve sonunda adam başını getirip omuzuma dayamıştı. Bu "laubali" durumdan fena halde sıkılmış, ancak hostesle beraber adamı zar zor dikey pozisyona getirebilmiştik.Mikroskobik ülkeden, azman bir ülkeye, Hindistan’a geçelim. Kırk yıl önce ilk gittiğimde, bu ülkenin nüfusu 200 milyon civarındaydı. Her ziyaretçi gibi, Kalküta’nın sınırsız, acımasız sefaleti etkilemiş, fena sarsmıştı beni! Great Eastern Oteli’nden gece biraz hava almak için çıkmak istediğimde, yerde kaldırımlarda yatan yüzlerce insanın üstünden atlamak zorunda kalmıştım. Bir sokak lambasının ışığı altında, uzanmış kitap okuyan yaşlı adamı şaşkınlıkla izlemiş, merakımı gizlemeyerek adama yaklaşıp ne okuduğunu sormuştum. Adam beyaz sakalını sıvazlamış, gülümseyerek "Tagor" demişti. Yaşlı adam şiir okuyordu, Hindistan’ın Nobel ödüllü şairi Rabin Dranat Tagor’un şiirlerini...99 sonbaharında uğradığımda, Hindistan’ın nüfusu 1 milyarı geçmişti. insanların yaşam koşullarında eğer bir fark olduysa, bu gözle görülür türden değildi. Geceleri, kaldırımlar gene kıvrılmış, iki büklüm vücutlarla doluydu. İnsanların yiyecek ekmeği yoktu ama, bu kez Hindistan’ın nükleer silahı vardı!© 2000 Milliyet
29.01.2000The Others
Derisi de farklı
Derisi de farklıOtokolik / Levent KöprülüDünyanın en iyi otomobili olarak gösterilen Rolls - Royce'un deri döşemeleri de titiz bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkarılıyor.Bir zamanlar sadece lüks markalara özgü bir özellik olan deri döşeme, son yıllarda birçok markanın üst donanım seviyelerindeki modellerinde tıpkı ahşap döşeme gibi standart ekipman içinde yer almaya başladı. Birçok firma, deri ve ahşabın o dayanılmaz keyif verici ayrıcalığını yaşamak isteyen tüketicilere, bu zevki uygun fiyatlara tattırmak için elinden geleni yaptı. Ancak bir firma var ki, o, "eli"nden gelenin kuşkusuz "en iyisi"ni yapıyor... Tabii ki, sadece sınırlı bir kitleye... Kim mi? Elbette Rolls - Royce... "Dünyanın en iyi otomobili" olarak kabul edilen Rolls - Royce, deri döşemelerinin kalitesiyle de ün yaptı. Tıpkı üretim biçimi gibi, aracın deri döşemeleri de, uzun süren titiz bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkarılıyor. Bu iş, öncelikle otomobilin bütün iç yüzeylerinden kullanılacak, renk ve doku bakımından birbirine uygun deri parçalarının seçimi ve eşleştirilmesi ile başlıyor. Rolls - Royce'un Crewe'deki döşeme ustaları, bu iş için sıkı dokulu ve kendisine has bir parlaklığa sahip olan birinci sınıf Connolly derilerini tercih ediyor. Zira bu derilere yapay parlatma ve boyama işlemi gerekmediğinden, her şey bütün doğallığıyla sunulmuş oluyor. Şayet müşteri, iç kaplamalarla birlikte farklı bir seçenekte ısrar ederse, o zaman özel bazı boyama yöntemlerine başvuruluyor. Bunun için de, müşterilere yaklaşık iki düzine değişik renkte deri örneği ve kaplama seçeneği gösterilerek bir seçim yapmaları isteniyor. Ne de olsa, müşteriler zor beğenen ve servet değerinde bir meblağı, bu otomobil için harcamaya hazır kişilerden oluşuyor.Bu seçimin ardından ustalar için en zorlu dönem başlıyor. Ustalar tek tek elde kestikleri her deri parçasını sınıflandırıp, üzerlerine kullanacakları otomobilin şasi numarasını ve hangi parçada kullanılacağını belirten birer etiket yapıştırıyorlar. Ve sıra dikim işlemlerine geliyor.Makinelerde uygun "teğel" dikişleri yapılan parçalar, uygulanacakları yerlere yerleştirilip, yine elle ve gizli dikişle dikiliyorlar. Her model için belirli bir desen tasarımı olmasına karşın, ustalar, bazen kendilerine has desenler kullanmayı tercih ediyor. Böyle olunca da, o otomobilin döşemelerinin, hangi usta tarafından dikildiğini anlamak bile mümkün olabiliyor.Koltuk, ön panel, kapı içi gibi yerlerin dikilmesi için değişik dikiş biçimleri kullanılırken, tamamı sadece elde yapılıyor. En zor işlem ise, direksiyon simidinin kaplanması. Bunun için gerekli sıkılığı sağlamak amacıyla parçalar çok keskin bir neşter yardımıyla kesilip, birleştiriliyor ve çapraz dikişle, iki iğne kullanılarak karşılıklı dikiliyor.Bir otomobilin içinde kullanılan toplam deri miktarı 50 metrekareyi buluyor. Ustalar, tüm maharetlerini kullanarak, deri parçalarında çok fazla fire vermiyorlar. Ancak bazı bölümlerde, ek yapılamayacağı için uzun parçalar seçmeye özen gösteriyorlar. Sonuçta oldukça modern özellikleri içinde barından bu lüks otomobil, en ince sanat zevkiyle döşenerek müşterilerin "görme, duyma ve koku alma" duyularına hitap edilmesi amaçlanıyor... PazarlıkSmart'ın Hintli rakibiAslında otobüs ve minibüs üzerine çalışan bir tasarımcı için, daha küçük bir araç çizmek kadar zor bir şey olmasa gerek. Hindistan'ın tanınmış otomobil tasarımcılarından biri olan Dilip Chabria, bu yıl beşincisi düzenlenen Yeni Delhi Otomobil Fuarı'na DaimlerChrysler'in minik otomobili "Smart"a rakip olabilecek bir araç hazırlamış. İki silindirli, dört zamanlı bir dizel motorla güçlendirilen bu minik araç, inansanız da inanmasanız da "üç kişilik"miş. Çizgiler açısından da Smart'a çok benzeyen bu aracın içi oldukça kaliteli malzemeyle imal edilmiş. Deri döşemeye de sahip aracın üretilip üretilmeyeceği kesin değil, ancak bilinen tek şey, Hintlilerin bu araçla oldukça gurur duydukları...DedikoduRenault ABD'yi keşfe hazırlanıyor
22.01.2000The Others