Ile

Ile

Ile ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Ile haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Ile ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Ile haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 1.450 ile haberi bulunmuştur.

Turkish Cargo, istikrarlı büyümesini sürdürüyor
Turkish Cargo, istikrarlı büyümesini sürdürüyorDünyanın 124 ülkesine hizmet sağlayan global hava kargo markası Turkish Cargo, uluslararası hava kargo bilgi sağlayıcısı WACD’nin mayıs ayı verilerine göre; global hava kargo pazarının yüzde 5.1 oranında küçülme gösterdiği sektörde, yüzde 7.1 oranında tonaj artışı sağlayarak önemli bir büyüme gösterdi.Mega Hub İstanbul Havalimanı’na taşınmasının hemen ardından açıklanan rakamlarla istikrarlı büyümesini devam ettiren başarılı hava kargo markası, global hava kargo pazarındaki daralmanın yüzde 4 olduğu sektörde, pazar payını yüzde 3.9’dan yüzde 4’e yükselterek, hava kargo pazarında 7. sıradaki yerini korudu. WACD’nin mayıs ayı bölgesel verilerine göre Turkish Cargo en önemli büyümeyi Asya ve Amerika pazarında yaşadı. Bayrak taşıyıcı kargo markası, satılan tonaja göre; Amerika Kıtasında yüzde 34,4 Uzak Doğu Bölgesinde yüzde 19,3 ve Orta Doğu/Güney Asya bölgesinde yüzde 12,2 büyüme başarısı gösterdi. Marka, hava kargo hizmeti sağladığı tüm bölgelerde olumlu sonuçlar elde etti. Bayrak taşıyıcı Türk Hava Yolları’nın kargo taşıma kapasitesine ek olarak, kargo uçağı filosu ile 88 destinasyona direkt kargo uçuşu gerçekleştiren başarılı marka, 2019 yılında başarıyla gerçekleştirmiş olduğu çift terminal operasyonlarını, Atatürk ve İstanbul Havalimanlarından icra etmektedir. Uçuş ağına eklediği yeni destinasyonlar, mevcut altyapısı ve gerçekleştirdiği yatırımlarla sürdürülebilir bir büyüme sağlayan Turkish Cargo; mevcut uçuş ağında bulunan 300’den fazla destinasyonda, kapasitesini artırmaya devam ediyor.124 ülkeye hizmet sağlayan başarılı hava kargo markası; geniş hizmet yelpazesini ve operasyonel kabiliyetlerini, Türkiye’nin eşsiz coğrafi avantajlarlarıyla birleştirerek başarı çıtasını yükseltmeye devam ediyor.
13.07.2019Televizyon
Herkes Yapamaz 2 hazır
Herkes Yapamaz 2 hazırÇorum Valiliği tarafından yöre halkının, 154 yıl önce kente gelen sığınmacılara gösterdiği merhamet ve misafirperverliğin unutulmaması amacıyla "Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz" sloganıyla hazırlanan kısa filmin devamı niteliğinde ikincisi hazırlatıldı.İkinci filmde Osmanlı padişahlarından Sultan 2. Abdülhamid’e karşı çıkan isyanın bastırılmasında büyük rol oynayan Beşiktaş Muhafızı Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa’nın isyancıların başındaki kişiyi öldürmesi ve bu olayın Çorum’da dilden dile nasıl yayıldığının işlendiği filmin sonunda, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin bastırılması sırasında oğlu ile birlikte şehit olan Çorumlu reklamcı Erol Olçok ve diğer şehitlerin davranışına atıfta bulunuluyor.Bugüne kadar kentin barındırdığı dini, tarihi ve kültürel zenginliklerinin tanıtımı yapan Çorum Valiliği, Çorumluların sahip olduğu milli ve manevi değerleri geçmişte olduğu gibi günümüzde de yaşattıklarını gösteren argümanları ön plana çıkarmak için de çalışma yaptı. Toplumda sıkça dile getirilen “senin yaptığını Çorumlu yapmaz” sözünün aslında bu şekilde olmadığını göstermek amacıyla “Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz” sloganıyla Çorum Valiliğinin koordinesinde Hitit Üniversitesi, Çorum Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Çorum Kültür ve Turizm Derneği’nin katkısıyla üç farklı kısa film hazırlatıldı.
26.06.2019Televizyon
THY’den Dünya Kabin Memurları Günü’nde özel paylaşım
THY’den Dünya Kabin Memurları Günü’nde özel paylaşımTürkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları (THY), Dünya Kabin Memurları Günü’ne özel kısa film yayınladı. Milyonlarca yolcunun güvenli seyahatine eşlik eden kabin memurlarının hikayelerinden ilham alınan kısa film, yine THY bünyesinde görev yapan 12 bin kabin memurundan biri olan Tolga İçmez tarafından hazırlandı. Bünyesinde 12 bin kabin memuru görev alan Türk Hava Yolları, Dünya Kabin Memurları Günü’nde anlamlı bir kısa film yayınladı. Filmde her defasında dünyanın farklı bir noktasında göreve giden kabin memurlarının hikayesine yer verildi. Kısa film yine THY’de kabin memuru olarak görev yapan Tolga İçmez tarafından hazırlandı. Film, THY ile seyahat eden milyonlarca yolcunun güvenli ve ayrıcalıklı seyahatine eşlik eden kabin memurlarının hikayelerinden ilham alıyor. Filmi çeken kabin memuru tüm uçuşlarına kamera ekipmanlarıyla gidiyor Lisans eğitimini reklamcılık bölümünde tamamlayan ve gökyüzündeki kariyeri öncesinde Türk Hava Yolları’nın reklam setlerinde görev alan Tolga İçmez, 5 yıldır icra ettiği kabin memurluğuyla eski deneyimini bir araya getirerek anlamlı bir çalışmaya imza attı. Türk Hava Yolları’yla dünyanın 124 ülkesine görev uçuşu gerçekleştiren 12 bin kabin memurundan biri olan genç yönetmen, tüm uçuşlarına kamera ekipmanlarıyla katılıyor. Sosyal paylaşım platformu Youtube’da da videolarını paylaşan Tolga İçmez, daha önce ‘Büyük göç’ konulu bir çalışmaya da imza attı. “Türk Hava Yolları ekibinin bir parçası olarak film çekiyorum” Evde, havalimanında ve uçak içerisinde gerçekleştirilen ve toplamda 5 gün süren çekimlerde Tolga İçmez’e 6 kabin memuru destek oldu. Üç dakikalık film için 6 saatlik görüntü alındı. Seslendirmeleri de kabin memurları tarafından gerçekleştirilen film izleyenlerden büyük beğeni topladı. Filme ilişkin değerlendirmede bulunan Tolga İçmez, “Bu büyük ailenin bir parçası olduğum için çok mutluyum. Daha önce Türk Hava Yolları reklamlarını çeken ekipte çalışmıştım, bugün Türk Hava Yolları ekibinin bir parçası
31.05.2019Televizyon
Hala MahsunKırmızıgül ve Özcan Denize kırgın mısınız  Ya da onlar mı size kırgın
Hala MahsunKırmızıgül ve Özcan Deniz'e kırgın mısınız? Ya da onlar mı size kırgın?Alişan, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Hala MahsunKırmızıgül ve Özcan Deniz'e kırgın mısınız? Ya da onlar mı size kırgın?Alişan:  Ben en küçüktüm. Ve ben ayrıldıktan sonra da birlikteyken de ben hep saygılı davrandım. Hep saygıyı veren ben oldum. Küçük olarak hiçbir zaman onlara bir saygısızlık yapmadım. Ta ki MahsunKırmızıgül benim babama bir saygısızlık yapana dek. O zamana kadar ben çok fazla görüşmüyorduk. Belki ayrıldıktan sonra ara ara görüşmeye başladık. Bir yerde gördüğümüz zaman ben gittim yanlarına. Ne bileyim soru sorulduğu zaman ben hep cevap verdim. Onlarla ilgili ama aynı sevgiyi ikisinden de göremedim. Yani Özcan ile çok fazla bir sorunum yok. Özcan'la zaten çok arkadaş da değildik. Çok teşviki mesaimiz de yoktu. Ama MahsunKırmızıgül ile dediğim gibi bundan işte 3 sene önce bir düğünde bir babama bir saygısızlık yaptı. Ben babama bir saygısızlık yaparsa bu MahsunKırmızıgül değil bu kim olursa olsun bunu affetmem. Ya oturduğumuz bir şey MahsunKırmızıgül bizim evimize girip çıkan birisi daha önceki senelerde. Çok yakın bir arkadaşımızın ortak arkadaşımızın düğününde karşılaştık. Ben gittim yanına bana böyle çok soğuk bir merhaba dedi. Sonra babam yanına gitti. Böyle bacak bacak üstüne atıp babamın suratına bile bakmadan bir ‘Merhaba’ dedi. Yani benim kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. Sokakta tanımadığımız birisi bile gelse bir hayranın bile gelse Alişan Bey babam dese hani elini öperim. Saygı gösteririm falan. Bunu göremedim ondan ve çok fazla sinirlendim. Hatta o gün orada hani zor tuttular beni öyle söyleyeyim. Yakın bir arkadaşımızın düğün olmazsa başka şeyler de olabilirdi. Onun şöhreti, parası, ne bileyim hayatı hiçbiri beni ilgilendirmiyor ve ben ona da o zaman söyledim. Yani karşında 22-23 yaşındaki Alişan değilşu anda 42 yaşında bir adam var ve benim babama saygılı olmak zorundasın. Bundan sonra da benim hayatımda hiç
22.05.2019Televizyon
Neden dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz
Neden dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz?Cemalnur Sargut ,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Neden dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz?Cemalnur Sargut: Boşuz, meselemiz yok, gayemiz yok. Gaye edinsek Allah'a ulaşmayı... Bu alem şu kadarcık, öbür ailem sonsuz. Oraya gittiğinde Allah seni kul hakkı ile sınamayacak mı? İki sınavımız var. Her şeyi affederim diyor. Öyle affedici, öyle aşk dolu, sevgi dolu, bir Allah 2 şeyi affetmiyor. 'Şirk koşmayı, benden fazla bir şey tapmayı'. 'Bir de kul hakkı yemeyi'. Dedikodu kul hakkıdır ve kim dedikodu ediyorsa kendi yapmadan gitmeyecektir. Bunu kesinlikle bilsin. Başkasının aleyhinde konuşmak Allah'a reçete, davetiye çıkartmaktır. "Bana da aynı kusuru işlet lütfen Allah'ım" diye. Onun için niye insanlarla meşgulüz ki? Başkasında hata görmek yaratılışımızda var. Ama hatanın bizde olduğunu, gördüğümüz hatanın kendimize ait olduğunu, ayna gibi oradan göründüğünü bilirsek neyin dedikodusunu yapacağız? Kendi hatanın mı dedikodusunu yapacaksın?  Onun için dedikodu, kibir, benlik, başkasını eleştirmek kadar saçma sapan büyük günah yok. Bu ramazan ayında dilin oruç tutması lazım dedikodudan uzak, kulağın oruç tutması lazım dedikodu dinlemeyecek, elin oruç tutması lazım harama uzanmayacak, ayağın oruç tutması lazım, gözün başka yere bakmaması lazım. İşte bütün bunları yaparsan oruçlusun. Yoksa öfkelen, sinirlen, asabi ol, başkasının aleyhine konuş. Bunlar orucu sakatlar.
15.05.2019Televizyon
Hollywooda açılma hayaliniz hala var mı  Neden yurt dışında başarılı olamıyoruz
Hollywood'a açılma hayaliniz hala var mı? Neden yurt dışında başarılı olamıyoruz?Osman Sınav ,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Hollywood'a açılma hayaliniz hala var mı? Neden yurt dışında başarılı olamıyoruz?Osman Sınav:Bir dönem bununla uğraştım. Hatta ortaklık kurdum, sözleşme yaptım, senaryo çalıştım. Uzun bir dönem buna para harcadım. Hollywood'a 3-4 yıl boyunca gidip geldim. Bir ortak sinema filmi yapmaya çalıştım. Sonra birden bire vaz geçtim. Bana son gönderdikleri audition DVD'sini izlemedim bile. Direk çöp kutusuna attım. Senaryom bitmişti, çekime başlayacaktık. Son DVD'yi aldım ve çöp kutusuna attım. Çünkü yalancılar. Bana göre çok yapay bir dünya, asla samimi değiller. Belki ortaklarım öyleydi. Ben kendi ülkemde yapmak istediğim hikâyeyi yapabiliyorum. Orada da kendi hikâyemi anlatabiliyorsam anlatırım. Ama onun dışına çıkıyorsa benim sinema yapmamın bir anlamı yok ki. Benim sebeb-i telifimin bir anlamı yok. Başarılar oluyor. Yavaş yavaş başladık. Golden Globe vs. ödül alan arkadaşlarımız, diziler oluşmaya başladı. Bunlar adım adım olacaktır. Daha dünyaya bakmamız, dünya vatandaşı olmamız lazım. Ben Burdur'un Yeşilova ilçesinin Düden köyünde doğdum. Torosların tepesinde bir yayla, motorlu taşıtın giremediği bir köyde doğdum. Bu işleri yaptım ve Hollywood ile ortaklık yapmaya çalıştım. Benim çocuklarım Şişli'de doğdu ve Amerika'da okudular. Onlar yapacak belki. Bir nesilde ben buradan buraya gelmişim. Bu çok kolay bir şey değil. Dünyanın hiçbir milleti bir nesilde buradan buraya gelemez. Bu çok zor bir şey.
8.05.2019Televizyon
Neden Kurtlar Vadisi gibi bir projeye imza attınız
Neden Kurtlar Vadisi gibi bir projeye imza attınız?Osman Sınav ,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Buket Aydın: Neden Kurtlar Vadisi gibi bir projeye imza attınız? Ayrıca gerçekten gizli belgelere sahip misiniz ve o şekilde mi o dizi ortaya çıktı?Osman Sınav:Hayır, asla. Hiçbir zaman elimde en ufak bir belge olmadı, bir belge ile hareket etmedim. Bir drama, hikâye anlatıcısının bir gizli belgeye ihtiyacı yoktur. Daha belgesel işler yaparsanız, onun için de belli kurumlar ya da insanlara müracaat edip, belgelere sahip olup bunun üzerinden bir belgesel tarzı drama yapabilirsiniz. Kurtlar Vadisi öyle bir proje değildi. Kurtlar Vadisi tamamı ile içinden geçtiğimiz, Türkiye'nin içinden geçtiği bir dönemin tanıklığına bir anlamda soyunmuş bir hikâyedir. O tanıklığı yaptı. İçinden geçtiğimiz dönemde, şunu hatırlıyorum; daha hiçbir oyuncu, hiçbir isim yokken, bir senaryo toplantısı sonunda bir cümle yazdığımı hatırlıyorum. Bu cümle şuydu; 'Türkiye'nin milli gelirinin yarısı vergilendirilmiyor ve bizim adına Kurtlar Vadisi dediğimiz karanlık ve puslu bir vadiden geçiyor. Bu, bu ülkede yaşayan masum her vatandaşa kesilmiş toplumsal bir haraçtır. Bu bir mafya dizisidir.' Cümle buydu, ezbere bu cümleyi hiç unutmadım. Tamamen amaç da bunu anlatmaktı. Evet, o dönemlerde bu ülkenin milli gelirinin yarısı vergilendirilmiyordu ve yeraltından geçiyordu. Kurtlar Vadisi bilinen, klasik anlamda anlaşılan mafya teriminin çok dışında bir mafya tarifler. Yani 'official mafya' diye bir kavramı ortaya atmıştır. Resmi Gazete'de bir karar yayınlanmadan, o karar üzerine tasarruflarda bulunan ve ülkenin ekonomisini ve siyasetini yöneten bir mafyalaşma üzerine yürümüştür. O yüzden çok ses getirdi.
8.05.2019Televizyon
Yaşadığınız şiddeti paylaşarak kendinizden bir mağdur mu çıkartmaya çalışıyorsunuz
Yaşadığınız şiddeti paylaşarak kendinizden bir mağdur mu çıkartmaya çalışıyorsunuz?Hayır, aslında o şiddeti yaşarken mağduriyet yaşanıyordu ve şu anda ben kendi gücümü geri kazandığım için güçlü oldum ve artık korkmuyorum. Yani bu uzun bir süreç ve ben bizim kadınlarımıza diyorum ki "Evet, şu an o şiddeti yaşıyorsanız siz mağdursunuz. Sakın o mağdurluğun arkasına sığınmayın. Çünkü orada sığınmak, kurban rolüne girmek çok kolay. Ben yıllarca bunu yaptım.Açık açık da söylüyorum. Belki o mağduriyeti kullandım. Hani kendine acındırarak güç kazandığını sanıyorsun. Mağduriyetin içinden, üstünden ve her yanından beslendim. Ama bu şiddet olaylarını yaşamamdan birkaç sene sonra, yavaş yavaş aydınlanmaya başladım. Üstünde çalışarak, bir sürü şifacıya giderek, şamanlara giderek ve "Bitkisel Şifa" ile. Zaten ondan sonra başka bir kitap daha yazdım.Mağduriyet konusuna geri dönersek, evet çok doğru. İnsanlar her zaman beni "Ne kadar güçlü kadın tek başına 4 çocuğu büyütüyor." diyerek gördü. Aslında mağduriyet değil, burada güçlü olduğum an şu kitabın çıkmış olması.Yani insanlar, halk ya da toplum beni hep yanlış anladı. Zaten Survivor'a katılma nedenim de oydu. Hep sosyetik fotoğrafçı, zengin, kimseyi umursamıyor, toplumu umursamıyor diye düşündüler, değil aslında ben toplumumuza ve halkımıza çok değer veriyorum. Zengin değilim. Evet, iç zenginliğim var. Ama bazı insanların düşündüğü gibi değilim ve artık mağdur da değilim.
2.05.2019Televizyon
Hayatınız minibüs şoförlüğünden, profesörlüğe ve bakanlığa nasıl uzandı
Hayatınız minibüs şoförlüğünden, profesörlüğe ve bakanlığa nasıl uzandı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın:Hayatınız minibüs şoförlüğünden, profesörlüğe ve bakanlığa nasıl uzandı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Bu kader çizgisi ile elbette ilgili. Ama ben kendi hayatımdan söz ettiğimde, ‘Bunu çok anlatmayın, kötü örnek oluyorsunuz.’ diyenler var. Fakat hayat bir bütün, onu parçalamak lazım. Benim okul dışındaki hayatımdaki deneyimimin fazla olması ve hafta sonu kurslara gitmeyip, birçok tecrübe yaşamam, çok sayıda işi görmem, çalışmam, bana çok büyük zenginlik kattı. Geçmişe baktığımda eğitime bu kadar tepkili olan birisinin, okula bu kadar tepkili olan birisinin eğitim ile ilgilenmesi; aslında eğitimi ne kadar sevdiğimi, fakat kendimi bulamadığımı göstermek için bir ifade diye düşünüyorum. O kadar sene kitap okumadım ama sonrasında bir kitap okumaya başladım, benim bir okumam geldi, anlatamam. Uzun yıllar boyunca gerçekten çok uzun süreli okumalar yaptım. Sonuçta gördüğüm şey şu; hayattaki bütün deneyimlerim bir aradayken benim yolum açık. Ama sadece okulda başarımla benim yolum çizilmiyor. Sadece çalıştığım bir işle benim yolum açılmıyor. Yaz tatillerinde çalışmak, hafta sonları çalışmak, birçok insan ile etkileşime girmek, almak, satmak, vermek, paylaşmak, işbirliği oluşturmak. Bütün bunların aslında bir hayat tecrübesi sağladığını ve bunlar birlikteyken bir işe yaradığını söylemem mümkün. Elbette ilkokuldayken TIR şoförü olmak vs. gibi hayallerim oldu. Bunlar her çocuğun hayalinde olan meslekler vardır. Benimki de öyle bir hayaldi. Şu anda bizim TIR, eğitimin sorunlarını taşıyor.
17.04.2019Televizyon
Sözleşmeli öğretmenlerin durumu ile ilgili bir düzenleme yapılacak mı
Sözleşmeli öğretmenlerin durumu ile ilgili bir düzenleme yapılacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın:Sözleşmeli öğretmenlerin durumu ile ilgili bir düzenleme yapılacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Öğretmenlik meslek kanunundaki düzenlemeler, onlar içinde iyileştirmeyi içeriyor. Mevcut durumun daha da iyileşmesi lazım. Bunun içinde elimizden geleni yapacağız. Elbette son karara sahip olan söz sahibi olan Meclis. Biz bakanlık olarak belirli hazırlıkları yapmak ve arz etmek durumundayız. Bu anlamda öğretmenlik meslek kanununu beklemeden şu anda 4+2 olan zorunlu hizmet ile ilgili sürenin 3+1'e indirilmesi ile ilgili zaten bir beyanımız olmuştu. '2023 Eğitim Vizyonu'nda da bu yazıyordu. Bunu her şekilde hayata geçireceğiz. Bununla ilgili herhangi bir sıkıntı yok. Sadece seçim ve benzeri durumlardan dolayı belirli bir takvim söz konusu. Bunun ötesinde sahipsiz hissetmeleri beni üzer. Çünkü onların hepsi bizim meslektaşlarımız, hepsi bizim birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız. O anlamda ne yapmamız gerekiyorsa, biz ödevimizi yaparız. Sadece eş durumu ile ilgili bir konuda ciddi şikâyetler var. Bir ailenin bütünlük içinde olmayı istemesi çok doğaldır. Bu elbette çok insani bir durum bu, eleştirilecek bir durum değil. Sözleşmeli öğretmenliğin çıkmasının temel nedeni şu. Benim yaklaşık 2 milyon kadar öğrencimin bulunduğu bir bölgede, öğretmenlere atama yaptığımızda geri gelme olanları çok yüksek ve biz orada öğretmen tutamıyoruz. Bir, bir buçuk sene ortalama kalma süresi. Dolayısıyla çocukların eğitimi kesintiye uğruyor. Polisler için zorunlu hizmet var, sağlık hizmetlerinde var, asker, ordu mensubu insanlarımız için zorunlu hizmet var. Yıllarca var. Çok uzun süre zorunlu hizmetler var. Nasıl diğer meslekler için söz konusuysa Milli Eğitim Bakanlığı içinde, bizim için de söz konusu ve ben şu anda acil bir ihtiyaca sahibim. Bu ihtiyacımı gidermek için de böyle bir kanun çıktı. Bu kanun
17.04.2019Televizyon
Atama bekleyen öğretmenlerin sorunları çözülecek mi  Yeni atamalar yapılacak mı
Atama bekleyen öğretmenlerin sorunları çözülecek mi? Yeni atamalar yapılacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın:Atama bekleyen öğretmenlerin sorunları çözülecek mi? Yeni atamalar yapılacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Şubat ayında bir 20 bin atama yaptık. Önümüzdeki süreçte bir 20 bin daha yapıyoruz. Bunu kamuoyu biliyor zaten, ilan ettik. Mülakatların yerine kadar ilan ettik. Bu bir finans konusu, biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak kendi kafamıza göre davranamayız. Hükümetin bir ekonomi politikası var. Bazı öncelikleri var hükümetimizin. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hangi konular nasıl önceliklendirmeli diye, oturup bir tartışma konusu yapılıyor. Bu bağlamda ‘Neden bu sene 100 bin öğretmen atanmadı?’ gibi bir soru elbette gençlerin arzusu ile ilgili. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda da ortalama kaç öğretmen atanmış? Son 16 senede, 20 senede kaç öğretmen atamışız? Bunun sayısı rakamsal olarak belirli. Biz yine belli bir çerçevede atama yapmaya devam edeceğiz. Nitekim yapıyoruz. Yine yapacağız bu 20 bin kişiyi, yine atayacağız. Ama ‘İşte şu kadar, 100 bin öğretmen bekliyor. Bunların tamamını atayalım.’ gibi beklenti var. Eğitim sisteminin böyle bir ihtiyacı yok. Diyelim ki 600 bin tane ortalama konuşulan bir rakam var, bekleyen öğretmenimiz var. Türkiye'nin bu kadar büyük miktarda bir açığı yok. Yıllar içerisinde bu açığı giderip, ücretli öğretmen sayımızı azaltıp, kadrolu-sözleşmeli öğretmen sayımızın artması ile ilgili bir süreç de yaşıyoruz. Yani sonuç olarak elimizden geldiği kadar, imkânlar elverdiği kadar bu çalışmalar devam edecek.
17.04.2019Televizyon
Öğretmenlerin şartları düzeltilebilir mi   Buna yönelik çalışmalarınız var mı
Öğretmenlerin şartları düzeltilebilir mi? Buna yönelik çalışmalarınız var mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın:Öğretmenlerin şartları düzeltilebilir mi? Buna yönelik çalışmalarınız var mı? Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Bunun tabii birçok boyutu var. Bir tanesi finansmanla ilgili boyutu, ekonomik koşullarla ilgili. Farklı bölgelerde çalışan öğretmenlerin farklı ücretlendirmeleri ya da ücretli öğretmenlik ya da sözleşmeli öğretmenliğin mali koşullarının daha iyi hale getirilmesi vs. Ya da okul yöneticilerinin özlük haklarının maliye olarak ya da başka açılardan iyileştirilmesi. Bunların hepsi meslek kanunu ile de bağlantılı. Ve ülkemizin ekonomik durumunun rasyonalitesi içerisinde de değerlendirilebilecek konular. Yani temel amaç bunu iyileştirmek ve oraya doğru gidiyoruz. Fakat bir taraftan da yani şunu düşünmek lazım. Biz öğretmenliği çocuğun hakkını peşin olarak veren bir meslek olarak görürüz. Yani bize verilen maaş ya da tatil, özlük hakları vs. Bunlar bizim devletle yada çalıştığınız kurumla vesaire olan ilişkimizdir. Bunu biz hallederiz, tartışırız, konuşuruz, paylaşırız, bir şekilde hallederiz. Ama her şeyden bağımsız olarak öğretmen çocuğun hakkını peşin veren kişidir. Ve bu yüzden de öğretmenlik aslında dünyanın en zor işidir. Ama siz öğretmenliği otomatik pilota bağlarsanız, yani sıradan bir işe geçim vasıtasına dönüştürürseniz öğretmenlik kolay bir meslektir. Çocuğa dokunmanın ne demek olduğunu, bir çocuğun hayatına dokunmanın nasıl bir vebali olduğunu ve ‘Acaba benden daha iyi bir öğretmen var mı bunu öğretecek?’ ya da ‘Bu çocuk başka bir öğretmene sahip olsaydı daha iyi eğitim alır mıydı?’ gibi. Acaba kaygısı ile sürekli kendini geliştiren bir öğretmen için, öğretmenlik çok zor bir iş. Evde de çalışmasını gerektiren bir iş. Ama yok bir an önce okuldan çıkmayı isteyen, bir an önce başka işlere bakma isteyen bir öğretmenlikse, o öğretmenlik zor bir öğretmenlik değil. Bizim öğretmenliği cesaretle
17.04.2019Televizyon
Okulların tatil programıyla ilgili değişiklikler yapılacak mı
Okulların tatil programıyla ilgili değişiklikler yapılacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Okulların tatil programıyla ilgili değişiklikler yapılacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Şu anki mevzuatta da mümkün bölgelere göre tatil. Bizim kaçırdığımız bir şey var bence. Dünyada sürekli kış yaşanan ya da kış mevsiminin uzun süre yaşandığı ülkeler var. Ya da doğuda birçok şehrimizde hani batıda olsa o kar ortamı buz ortamı, belki 1 ay tatil gerekir. Şimdi o çocuklarda okula gidiyorlar. Biz bu tek tip anlayışınızdan kaynaklanan neden dolayısıyla bölgesel tedbir almakta biraz zorlanıyoruz. Aslında sayın valilerin denetiminde bu konu. Fakat önümüzdeki süreçte bu konu ile ilgili kısa zamanda bir açıklamada yapacağız. Bunu turizm bakanlığımızda da görüştük, başka kurumlarla da görüştük. Ve tatillerin düzenlenmesi ile ilgili, araya küçük tatiller koymakla ilgili bir açıklamamız olacak. Bunu daha önce de ifade etmiştim. Fakat şöyle bir şey var; Türkiye birdenbire hemen 200-220 gün olsun gibi bir hazırlığa henüz sahip değil. O zaman içerisinde dikkate alınabilecek bir şey. Şu anda biz mevcudu ne kadar iyi yapabiliriz? Onun peşinde olmalıyız. Bu amaçla da bölgelere göre tatil olabilir, bunun önüne açılabilir. Ve biz konu ile ilgili takvimi ilan ettiğimizde aslında sayın valilerin zaten yetkisinde olan bazı hususların çok daha işlevsel biçimde bölgesi olarak yapılması söz konusu olacak. Ama asıl olan tatil kavramının da anlamını dönüştürmek. Yani öğretmen için, öğrenci için tatilne demek? Bütün bunların anlamı ve algısı ile ilgili de çalışmalar yapıyoruz.  Öğretmenlerimizle beraber yapıyoruz. Bunları da kamuoyu ile paylaşacağız.
17.04.2019Televizyon
Eğitimde kalıcı düzenlemeler yapabilmek mümkün mü
Eğitimde kalıcı düzenlemeler yapabilmek mümkün mü?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Gelecek hedefiniz nedir? Eğitimde kalıcı düzenlemeler yapabilmek mümkün mü?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Biz bu konuda gerçekten çok olumlu bir bakışa sahibiz ekip olarak. Şundan dolayı, şimdi 50'den fazla ülkenin eğitim sistemini inceleme, gidip oralarda aylarca kalma ya da haftalarca araştırma yapma imkânımız oldu. Bunu akademik olarak gerçekten iyi incelemiş bir ekibimiz var. Bu işin ben özel sektör tarafında da bulundum. Yani finansman yönetimi, şirket yönetimi, dünya ile rekabet vs. Bu işin bürokrasisinde de bulundum. Yani Talim Terbiye Kurulu Başkanı olarak ve başka süreçlerle, üniversitede akademisyen olarak. Gördüğüm şey şu; biz eğer bir proje yapacaksak bunu gerçekten proje gibi yapmalıyız. Yani güncel olarak, popüler olarak, bazı şeylerden etkilenip ani kararlar alıp, işte parlak olsun, daha popüler olsun diye bir takım şeyler yapmak doğru değil. Her şeyin bir zamanı var. Biz bir bilimsel araştırmaya yönetiyormuş gibi basamak basamak, aşama aşama buna bakmak zorundayız. Böyle bakıyoruz.Bazen çok eleştiriyorlar işte ‘Kaç ay oldu geleli hala eğitim sistemi değişmedi.’ Eğer biz kâğıt üretiyor olsaydık, kalem üretiyor olsaydık, bunu oturur tartışırdım ben. Biz nesil yetiştiriyoruz ve eğitim sistemi birkaç ayda değişmiyor. Birkaç ayda değişim söz konusu olursa, o zaman başka problemlerimiz olacak demektir. Bizim sabırla hiç dışarıdan gelen bu eleştirileri dikkate almadan, neyi ne zaman yapacağımız… Elbette Türkiye'nin koşulları da var. Ekonomik imkânlar söz konusu, öğretmen eğitimi ile ilgili süreç söz konusu. Birçok altyapı hazırlıkları söz konusu. Her şeyi kontrol ediyor değiliz. Elbette Türkiye'nin imkânları var ve ondan etkileniyoruz. Ama sonuç olarak baktığımızda bu proje yürüdüğünde adım adım biz uluslararası standartlar çerçevesinde, Türk eğitim sisteminin önce mekaniğini sonra kültü
17.04.2019Televizyon
Yeni Aziz Sancar’lar yetiştirmek için neler yapmalı
Yeni Aziz Sancar’lar yetiştirmek için neler yapmalı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Yeni Aziz Sancar’lar yetiştirmek için neler yapmalı? Şimdi de eğitim eşit ve ulaşılır mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Şimdi aslında daha eşit ve daha ulaşılır. Çünkü o döneme baktığımızda bir mukayese problemi de var. Mukayeseden kastım şu; mesela rahmetli Hasan Ali Yücel döneminde Türkiye’de 60-70 civarında lise var. Bugün 10 binin üzerinde okulumuz var. Bütün Türkiye’de 10 binin altında öğrenci var. Binin altında 800 küsur öğretmen var. Ve çocuklar kaymağın kaymağı çocuklar yani zihinsel beceri açısından. Hocalar Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nurettin Topçu, Enver Behnan Şapolyo, Halide Edip Adıvar vs. Öğretmenler bu tür insanlar. Ve taş binalarda liselerimiz var. Ve çok özel bir durum var. Şimdi o günkü gençlere, lise okuyamayanlara baktığımızda okuma-yazma oranında bile bir problem var lise çağındaki çocuklarda. Bugünün Türkiye’sini bu denli küçümsememek lazım. Bugün eğitimde her şey kötü demek çok yanlış ve biz çok mesafe aldık. Böyle baktığımızda elbette yetiştiririz. Sadece bu sınav sistemi bizim çocuklarımızın enerjisini olmaması gereken yöne akıtıyor. Ve çocuklar anlam üzerinden değil de işlem üzerinden bir eğitim görüyorlar.  Bunun önüne geçilebilir mi? Tabii ki geçilebilir. Nasıl geçilebilir? Okullarımız arasında imkân ve öğrenme bakımından çok fark var. Biz bu farkları azaltabiliriz ama bu bir zaman istiyor. Eğer okullar arasında fark azalırsa çocuk, ‘İlla ben şu okula gitmek istiyorum.’ demekten vaz geçip, okulların birbirine yakın olduğu bir Türkiye’de sınav baskısını az hisseder. Ve sonuçta da bilimin çok daha öne çıktığı güzel bir Türkiye ile karşılaşırız.
17.04.2019Televizyon
Zorunlu yabancı dil eğitimi kalkacak mı
Zorunlu yabancı dil eğitimi kalkacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Zorunlu yabancı dil eğitimi kalkacak mı?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Bu tür bir genel ifadeyi ben kullanmam. Zorunlu yabancı dil meselesinde, ihtiyaçları dikkate alarak gözetilen yaklaşım başka bir şey, kalkacak ya da kalkmayacak biçimde sıfır-bir yaklaşımı başka bir şey. Burada anlatılmak istenen şey; bir hazırlık sınıfı olan bir okul varsa oradaki yaklaşımımız değişik. Meslek liselerinde yabancı dille ilgili yaklaşımımız değişik. Bazen 4 sene verebiliriz, bazen 1 sene verebiliriz. Yani bu kalkacak ya da kalkmayacak şekilde değil de hangi çocukların neye ihtiyacı var bunu saptamak önemli. Bunu saptarken neye göre saptayacağız? Şu anda model çalışmalarımız, denemelerimiz var. Ve bunu aceleye getirip sadece müfredatı değiştirerek İngilizce öğretemeyeceğimizi biliyoruz. Bunun yanı sıra öğretmen eğitimi, araç-gereç yönetimi çok önemli. İngilizce öğrenmeyi etkileyen birçok faktör var. Bunu bir ekosistem gibi düşünün. Bu ekosistemin paydaşlarını ve unsurlarını eğer birlikte dönüştürebilirsek bir yol alacağız ve bu yolu alacağımızdan da eminim.Bizim yaptığımız pilot çalışmalar şunu gösteriyor. Eğer bir gruba, okula özgü çalışmalar söz konusuysa o zaman orada yapılan uygulamaların kişiselleşmesi ya da gruba dönük olması mümkün olabiliyor ve verim artmaya başlıyor. Ama biz şunu yaparsak; herkes ilkokul 2’nci sınıfta 2 saat alır. Sonra bir hafta bekler, 2 saat daha alır. Bir hafta daha bekler, 2 saat daha alır. Peki, o hafta içinde o 2 saat ne olur? Unutulur. Dolayısı ile ortalama 1000 saat aldığımız eğitimin bir işe yaramamasının bu 1000 saati yönetmekle ilgili olduğu da fikrini akla getirir. Bundan dolayı biz optimizasyondan söz ediyoruz.
17.04.2019Televizyon
Berkay ve eşi ile aranızda ne geçti  O gece yaşananlardan dolayı pişman mısınız
Berkay ve eşi ile aranızda ne geçti? O gece yaşananlardan dolayı pişman mısınız? CNN TÜRK'te 40 programına konuk olan Arda Turan Buket Aydı'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Berkay ve eşi ile aranızda ne geçti? O gece yaşananlardan dolayı pişman mısınız?Arda Turan: Dava sürecinde olduğu için bu konularla ilgili konuşmamnormal değil. Ama orada barda iki erkek arasında yaşanan tartışma hoş değil tabii ki. Bir hata, yanlışlık var. Hastane işi de göründüğü gibi değil. Gayet normal bir konuşmaydı. Benim bu konuyla ilgili söyleyeceğim tek şey şu; ben hayatım boyunca hiç kimsenin eşi ile alakalı böyle bir ahlaki durum içerisinde olmadım. Böyle bir şey kesinlikle ve kesinlikle, asla ve asla yoktur. Öteki hatalar konuşulur edilir, dava süreci. Ama net ve net şekilde söylüyorum. Bu ülkede herkes kimin ne olduğunu bilir. Eğer konu bu kadar hassas ise sabah 6’da gazeteci aranmaz, bu işin reklamı olmaz. Bu konularla ilgili tek söyleyeceğim budur. Davalar bitsin, ben uygun şekilde uygun zamanlarda gerekenleri söyleyeceğim. Ama bu konuyla ilgili başka bir hassasiyetim var. O kadar Barcelona’da, Madrid’de yaşadım. O kadar evime gelen giden oldu. Haklı olduğumu bildikleri halde dostların sessizliği üzdü beni. Neden? ‘Aman bizde bir şey olmasın.’ Bir toplum baskısı, bir harala gürele oldu ya ilk zamanlar. Sonra da bir sürü gazeteci aradı. ‘Ardacımkusura bakma, o olay öyle değildi böyleydi falan.’ Onları da geçiyorum, beni dostlarımın sessizliği üzmüştür. Bunu ilk defa burada söylüyorum, onlara söylemedim.Hepsi eşleriyle, kız arkadaşlarıyla onları bir Türkiye ağırladım İspanya’da. Canları sağ olsun. Ama sessizleri beni üzmüştür. Onlar kendilerini bilirler. Ama Arda yine onların her sıkıntısı olduğunda maddi manevi yanlarında olmuştur. Arda cengâver zaten. Kesilip, doğranıp biçilmeye hazır bu ülkede, olsun. Tatsız ve gerçeği yansıtmayan bir olay. Bu iftirayı asla kabul etmiyorum. Benim kulübüm, Milli Takım sorumluluklarım olduğu için sesimi yükseltmedim çok fazla bu işle
3.04.2019Televizyon
Neden Galatasaraya değil de Başakşehire transfer oldunuz
Neden Galatasaray'a değil de Başakşehir'e transfer oldunuz?CNN TÜRK'te 40 programına konuk olan Arda Turan Buket Aydı'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Neden Galatasaray'a değil de Başakşehir'e transfer oldunuz?Arda Turan: Bir defa Göksel Gümüşdağ bu transferi yaparken dedi ki ‘Arda hiçbir zaman Galatasaray camiasını kaybetmez. Galatasaray her zaman senin camian. Onu bilerek hareket et.’ Sağ olsun bu benim gönlümü hep rahatlattı. Galatasaray beni hiçbir zaman istemedi. İnanıyor musunuz buna? Komik bir teklif geldi diye bir lafım var benim, onlar bunu söylerler. Komik teklif neden demiştim biliyor musunuz? Çünkü basında gazetecilere söyleyip, söylemişlerdi. Mustafa Cengiz’i, şimdiki yönetimi ve hocamızı ayrı tutuyorum. Bu konuda onlarla ilgili hiçbir şey yok. Ama daha önceki yönetimden hiç kimse beni istemedi. İlk Barcelona’ya transfer olduğumda 6 aylık dönemde boştum, müsaittim. Gazetelere haberler, kamuoyu yoklaması… Bu yüzden komik dedim, söyleyemiyorum. Yani Galatasaray yönetimine ve başkanına cevap olmaz diye söyleyemiyorum. Bir Galatasaray başkanı ‘Arda ekonomiyi tercih etmiştir.’ dedi. Nasıl ekonomiyi tercih edeyim. Hayatımda iki tercih hakkı oldu mu da ben ekonomiyi tercih ettim. Galatasaray benim camiam. Galatasaray başkanına veya başka insanlara benim cevap vermem doğru olmaz. Ama ben Galatasaray’a hayatım boyunca hiç yanlış yapmadım. Ben 13-14 milyon Eurolar kazandırarak gittim. Dünyanın her yerinde Galatasaraylıyım diye söyledim. Ben rakiplerimizden de teklif aldım. Be yaptığım ve hangi cevapları verdiğim ortadadır. İsteyen istediğini söyleyebilir. Bu söylediklerimde yine Mustafa Cengiz ve Fatih Terim’i ayrı tutuyorum. Ayhan Hoca ile IgorTudor oradaydı. Onlara da sorsunlar. Gelmedi, Galatasaray beni istemedi diyemiyordum. Utanıyorum, insanlara ne diyeyim. O zaman da oynarken Galatasaray beni istemedi. Kamuoyu yoklaması yapıyorlar, biraz taraftar, birkaç mesaj aman. O zaman tamam, aman. Ne yapayım ben Galatasaraylıyım. Ama Başakşehi
3.04.2019Televizyon
Barcelonada tutunamamanızın ağırlıklı nedeni Messi mi
Barcelona'da tutunamamanızın ağırlıklı nedeni Messi mi?CNN TÜRK'te 40 programına konuk olan Arda Turan Buket Aydı'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın:  Barcelona'da tutunamamanızın ağırlıklı nedeni Messi mi?Arda Turan: Messi'nin söylendiği gibi bir ağırlığı vardır. Ama Benim Barcelona'dan ayrılma sebebim yüzde bir bile Messi değildir. Çok iyi arkadaşımdır. Barcelona'daki oyuncularla hala görüşüyorum. İspanya'dan, Barcelona'dan buraya gelenler var. Neymar'la, DaniAlves ile bazen Piqué ile konuşuyorum. Hatta tenis federasyon başkanımızı Piqué ile buluşturdum. Türk Hava Yolları ile buluşturdum. Davis Cup gibi organizasyonun CEO'luğunu yapıyor şimdi kendisi. Belki Türkiye'ye getirmeye çalışacak. Bunun için bile uğraşıyorum. Bununla ilgili hiçbir sebep yok. Benim Barcelona'dan ayrılma sebebim LuizEnrique ile takımın 12. Oyuncusuydum, jokeriydim ve çok fazla süre buluyordum. Valverde gelince, bana bu şansı tanımadı. Ben de oynayamadığım yerde mutlu olmadığım için, taktiksel, sporun içinde olacak sebeplerden dolayı ayrıldım. Çok basit, o kadar basit ki. Hayatta bazen basite bakmak zor oluyor ya, bu kadar. Barcelona'dan bundan ayrıldım ve kimsede bana git demedi. Oynamadığım için ben kendim ayrıldım. Ben Barcelona'da hala kalabilirdim, hala oturabilirdim ki birçok insan bunu tercih eder. Ama bu benim tercihim değildir. Ben her zaman mücadele etmekten, çalışmaktan yanayım. Barcelona'dan ayrılış sebebim, Barcelona'ya gitme sebebim ile hemen hemen aynı. Çalışmak ve mücadele etmek.
3.04.2019Televizyon
Gaziantepte kültürel anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz
Gaziantep'te kültürel anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz?Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın yeniden aday gösterdiği Fatma Şahin, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Gaziantep'te kültürel anlamda neler yapmayı planlıyorsunuz?Fatma Şahin:5 antik kent var. Birisi Rumkale-Fırat. Fırat'ı kullanamıyoruz. Fırat'ın içerisinde muhteşem bir hayat var. Roma dönemi, Hitit döneminin en güçlü dönemleri orada yaşanmış. Hala Fırat'ı şehir tanımıyor, ülke tanımıyor. Şimdi oraya bir sahil düzenlemesi yaptık. Rumkale ile Levant ormanları arasına bir teleferik sistemi koyacağım. Muradım şu; herkesi Rumkale'ye getireceğim. Üste bir Seyir tepesi ile bütün Fırat'ın o güzelliklerini görsünler istiyorum. Bu ilk işim.İkincisi İtalyanlarla Karkamış'taki Antik Kenti yaptık. Hitit dönemi, geç Hitit dönemi. Bütün arkeologlar bunun açılmasını bekliyor. Yanında Karkamış'ın içerisinde Manyas'taki kuş çeşidi kadar çeşidi olan muhteşem bir ekopark var. Bunların hepsi Gaziantep'in yeni dönemdeki cazibe merkezleri. Kanyon turizminden tutun öbür tarafına gel Yesemek. Yesemek yine geç Hitit döneminde UNESCO tarafından tescillenmiş büyük bir açık hava müzesi. Böyle bir tarihi dokunun içerisine, şehrin içerisine giriyorsun. Hanlar, hamamlar, bunlara ait kültür yolları, kale. Her biri kendi içinde büyük bir çekim merkezi oluşturuyor. O yüzden "Gaziantep'e gelme zamanı, uzaklarda arama" diyoruz. Uzaklarda arama dememizin en büyük nedenlerinden bir tanesi de hayvanat bahçemiz. Avrupa'da üçüncüyüz, dünyada dördüncüyüz. Çeşitlilikte doğurganlıkta ve bir safari parkı açtık. 70 çeşit hayvan birlikte yaşıyor. Afrika'ya gitmene gerek yok, Gaziantep'e gel diyoruz. Şimdi Gaziantep'e gelen birisi benden önce yarım gün sonra ne yapacağım diyordu. En az bir hafta kalacak. Müzeler, kültür yolu, gastronomi bunların üzerinden bir de millet bahçesi ve panorama müzesi yaptık. Biz ülkelere, Avrupa'ya niye gidiyoruz? Gittiğimiz
27.03.2019Televizyon
Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, feminist bir kadın mıdır
Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, feminist bir kadın mıdır?Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın yeniden aday gösterdiği Fatma Şahin, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, feminist bir kadın mıdır? Fatma Şahin: Ben bir insan hakları savunucusuyum. Kadınıyla, erkeğiyle bir insan hakları savunucusuyum ve kim ehilse, cinsiyetine bakmadan onu o koltuğa oturtmanın mücadelesini yapıyorum. Nasıl bir belediye kurdum biliyor musunuz? Belediye deyince aklınıza ne gelir? İmar, Maliye, Fen İşleri hepsinin başında kadın var. Kadın olduğu için de koymadım. Ehliyet ve liyakat. Birinci sınıf okulları bitirmişler. İşlerini çok iyi yapıyorlar, çok disiplinliler. Hepsi ile birlikte beraber çalışmaktan çok mutluyum. Çünkü hep konuştuğumuz şeyi kim uygulayacak? Ben uyguluyorum. Göreceksiniz, bunun sonucunda toplum bu uygulama modelini sahiplenecek ve Gaziantep bütün Türkiye'ye model olacak. İstanbul'dan Ankara'dan çok daha önemli bir çalışmayı, uygulamayı başarmış durumdayız. Bir taraftan da 'Haydi Kızlar Yönetime' diyoruz. Okuyan kızları yönetici olacaksın. Tek başına diploma yetmez, karar mekanizmasında olacaksın. Bunu başarmak için de çok büyük projeler yapıyoruz.
27.03.2019Televizyon
DSP neden bu belediye seçimlerinde bir anda arenaya bomba gibi girdi
DSP neden bu belediye seçimlerinde bir anda arenaya bomba gibi girdi?Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Neden DSP'nin CHP'nin oylarını böldüğü iddia ediliyor? Önder Aksakal: DSP kurulduğundan beri de halkın gönlünde, kalbinde ve aklında olan bir parti. Çünkü Ecevit'in ismi ile özdeşleşmiş bir dürüstlük kimliği var, bir milliyetçi kimliği var, bir yurtseverlik kimliği var. DSP milletin gönlünde zaten duruyordu. Fakat siyaset konjonktürel bazı gelişmelerle şekillenir. Bu seçim döneminin öncesinde hatırlayınız, ittifaklar ile ilgili süreçte partiler, o ittifak yapan partiler birbirleriyle kavga ettiler. Yani 24 Haziran seçimleri sonrası hatırlayın. Devlet Bahçeli gemileri yaktı, "Bundan sonra ittifak falan yok" dedi. Değil mi? Meral Akşener kendileri barajı bile aşamayacak parti iken, 15 milletvekilini 15 günlüğüne transfer edip seçimlere katılma yetkisini aldı. CHP sayesinde ve onların ittifakıyla yüzde 10'un altında oy almasına rağmen 50 tane milletvekili çıkardı. Seçimler bitti “Biz yanlış yaptık.Bu ittifak bize zarar verdi.” dedi. Bu kavganın üzerine gelen yerel seçimlerde, yeniden ittifak işine girdiler. Fakat vatandaş bu ittifaklardaki farklı görüşler ve çatışmalarla bunaldı. Partililer öncelikle. Yani toplumuna hizmet etmek isteyen adaylar, kendi iç hesaplaşmalar sebebiyle aday yapılamaz oldu. Partinin dışına atıldı. Bu konjonktür dediğimiz hadise orada. Seçimlere girecek. Nereye gidecek seçime katılması için? Bir partiye ihtiyacı var. En düzgün Parti DSP. İşte Mustafa Sarıgül ile başlayan bir süreçte, aynı noktada olan diğer adaylara bir cesaret geldi. Onlar da kalktılar dediler ki, "Biz de gideriz, DSP'de siyaset yaparız". Ama biz de tabii her DSP'de siyaset yapmak isteyeni almışız, kucaklamışız da değil. Ama DSP'nin kendi kriterlerine uygun bu tip adayları kurullarımızda değerlendirerek alınca, işte konjonktür orada şekil buldu ve DSP bird<
27.03.2019Televizyon
Neden DSPnin CHPnin oylarını böldüğü iddia ediliyor
Neden DSP'nin CHP'nin oylarını böldüğü iddia ediliyor?Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Neden DSP'nin CHP'nin oylarını böldüğü iddia ediliyor? Önder Aksakal:Bölme diye bir hadise olamaz. Demokrasilerde oy bölünmesi demek, oyların bölünüyor olduğunu iddia etmek, öncelikle demokrasi açısından ayıp. İkincisi seçmene hakarettir. İnsanlar her seçimde farklı bir partiye oy verebilirler. Bu onların en doğal hakkı Anayasal hakları. Eğer bir seçim öncesi oy verdiği parti, kendi önermeleri ya da vaatleri doğrultusunda topluma hizmet etmediyse, vatandaş ömür boyu aynı partiye oy vermek zorunda mı? Böyle bir şey ayıp, ben bunu ayıp sayarım. Ankara örneğini verdiğiniz. Ankara'da iki tane ittifak adayı var. Birisi Sayın Özhaseki diğeri Sayın Yavaş. İkisi de diyor ki, "Ben ülkücüyüm". Hatta Millet İttifakının adayı olarak ortaya çıkarılan ülkücü aday Sayın Yavaş "Ben CHP'li değilim." diyor. Bir de üstelik de altını çizerek söylüyor ve "Rozet de takmam." diyor. Ben diyor Bütün milletin oyuna talibim. Siyasette böyle bir yöntem yok. Partiler programları ile toplumda giderler. Derler ki, İşte bizim Cumhuriyet kent projesi çıkarmışız, yerel seçimlerle ilgili değil mi? Bunun içerisindeki yazdığımız çerçevede, Biz Ankara'ya, İstanbul'a, Kayseri'ye, Diyarbakır'a hizmet edeceğiz diyoruz. Sadece ülkücülük üzerine ya da partiyi reddederek, o partinin ilkelerini reddederek, bir isim üzerinde siyaset yapılabilir mi? Evet yerel seçimlerde belki adayların ismen biraz daha öne çıkmaları olasıdır ya da toplumda bu böyle algılanabilir, ama devlet siyasi partilerin programları ile yönetilir. Belediyede de olsa, hükümette de olsa. Onun için DSP'nin çıkardığı aday sol bir adaydır. Demokratik Sol Parti, sol bir partidir. Karşımızda da iki tane ülkücü var. Onların oylarını bölme gibi bir durumumuz olamaz. Hangisi kaybederse kaybetsin, bir ülkücü kaybetmiş olacak. Biz<
27.03.2019Televizyon
Benzer Etiketler
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar