konusu-nedir

konusu-nedir

konusu-nedir ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Ve haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

konusu-nedir ile ilgili tüm haberleri ve son dakika konusu-nedir haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 9 konusu nedir haberi bulunmuştur.

Eğitimde kalıcı düzenlemeler yapabilmek mümkün mü
Eğitimde kalıcı düzenlemeler yapabilmek mümkün mü?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı.Buket Aydın: Gelecek hedefiniz nedir? Eğitimde kalıcı düzenlemeler yapabilmek mümkün mü?Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk:Biz bu konuda gerçekten çok olumlu bir bakışa sahibiz ekip olarak. Şundan dolayı, şimdi 50'den fazla ülkenin eğitim sistemini inceleme, gidip oralarda aylarca kalma ya da haftalarca araştırma yapma imkânımız oldu. Bunu akademik olarak gerçekten iyi incelemiş bir ekibimiz var. Bu işin ben özel sektör tarafında da bulundum. Yani finansman yönetimi, şirket yönetimi, dünya ile rekabet vs. Bu işin bürokrasisinde de bulundum. Yani Talim Terbiye Kurulu Başkanı olarak ve başka süreçlerle, üniversitede akademisyen olarak. Gördüğüm şey şu; biz eğer bir proje yapacaksak bunu gerçekten proje gibi yapmalıyız. Yani güncel olarak, popüler olarak, bazı şeylerden etkilenip ani kararlar alıp, işte parlak olsun, daha popüler olsun diye bir takım şeyler yapmak doğru değil. Her şeyin bir zamanı var. Biz bir bilimsel araştırmaya yönetiyormuş gibi basamak basamak, aşama aşama buna bakmak zorundayız. Böyle bakıyoruz.Bazen çok eleştiriyorlar işte ‘Kaç ay oldu geleli hala eğitim sistemi değişmedi.’ Eğer biz kâğıt üretiyor olsaydık, kalem üretiyor olsaydık, bunu oturur tartışırdım ben. Biz nesil yetiştiriyoruz ve eğitim sistemi birkaç ayda değişmiyor. Birkaç ayda değişim söz konusu olursa, o zaman başka problemlerimiz olacak demektir. Bizim sabırla hiç dışarıdan gelen bu eleştirileri dikkate almadan, neyi ne zaman yapacağımız… Elbette Türkiye'nin koşulları da var. Ekonomik imkânlar söz konusu, öğretmen eğitimi ile ilgili süreç söz konusu. Birçok altyapı hazırlıkları söz konusu. Her şeyi kontrol ediyor değiliz. Elbette Türkiye'nin imkânları var ve ondan etkileniyoruz. Ama sonuç olarak baktığımızda bu proje yürüdüğünde adım adım biz uluslararası standartlar çerçevesinde, Türk eğitim sisteminin önce mekaniğini sonra kültü
11.09.2019Televizyon
Sizin söyleminize göre CHP yönetiminin Solu paramparça etmesi”nin sebebi nedir
Sizin söyleminize göre CHP yönetiminin "Solu paramparça etmesi”nin sebebi nedir?Buket Aydın: Sizin söyleminize göre CHP yönetiminin "Solu paramparça etmesi”nin sebebi nedir?Haydar Yılmaz:Adaydan belli. Yaptığım açıklamalarda adayın kişiliği ile ilgili bir şey söylemiyorum, kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Ankara'da CHP'nin solcu bir adayı, sosyal demokrat bir adayı veya benim dışımda solcu bir aday varsa ben adaylıktan derhal çekileyim. Böyle bir şey söz konusu değil, olmadığı için ben adayım. Ankara solsuz kalamazdı. Şimdiye kadar geriye doğru Ankara, İstanbul ve İzmir'e baktığımız zaman yıllarca solcu belediye başkanları yani sosyal demokratların işidir belediyecilik. Buradan baktığımız zaman bu sefer de Ankara'da da boş geçemezdik. Her iki arkadaştan da deneyimliyim. Ben Ankara'nın içerisinde çalışmalar yaptım. Bu arkadaşlardan biri nedense Kayseri'den buraya geliyor, diğeri de 200 km mesafedeki Beypazarı'ndan geliyor. Ben Ankara'nın göbeğinde, kentin merkezinde İlçe Başkanlığı yaptım, İl Başkanlığı yaptım, Belediye Başkanlığı yaptım. Çeşitli yerleri gezerken yanımdaki arkadaşlara sokak sokak sayıyorum, bana "Başkan sen bunları nereden biliyorsun?" diyorlar. Ben bu sokaklardan defalarca geçtim. Vatandaş Haydar Yılmaz'ın nasıl bir siyaset izlediğini biliyor. Her tabandan çok ciddi anlamda oy alan bir insanım. Buna rağmen siz bunların hiçbirini yapmıyorsunuz. Sevgili Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyeleri bunu çok önemsedikleri için tekrar söylüyorum.  Ön seçim yapılmış olsaydı. Partili bunu istiyordu ben bugün partimden ayrılmamıştım. İlkelerimizi savunarak yolumuza devam edecektik. Hiç olmazsa ‘İlkemizin birisi devam ediyor’ diyecektik. Bunu yapmayacaksın, soldan bir aday göstermeyeceksin.  Bizim yapacağımız başka bir şey kalmamıştı ki... Yoğun bir talep üzerine ben vatandaşın adayı olarak seçime giriyorum. Şimdi karşımda iki tane aday var. İki tane büyük partinin adayı onlar. Ben halkın adayıyım, vatandaşın adayıyım, solun adayıyım, onların adayıyım. Yansız, yönsüz<
11.09.2019Televizyon
Bu kadar güzel vaatte bulunmak seçmen gözünde ne kadar inandırıcı olur sizce
Bu kadar güzel vaatte bulunmak seçmen gözünde ne kadar inandırıcı olur sizce?Buket Aydın: Bu kadar güzel vaatte bulunmak seçmen gözünde ne kadar inandırıcı olur sizce?Ekrem İmamoğlu:Bu sizin konuya ne kadar hakim, sürece ne kadar hazırlıklı olduğunuzun işaretidir. Büyükşehir Belediyesi'nin konusu olan, gündemi olan, 16 milyon insanın yaşamının, hayatının her anını ilgilendiren her hususa ilgili olduğunuzu, sorunu tespit ettiğinizi ve çözümü ürettiğinizi gösterir. Bu Tek başına mı değil tabii. Kocaman bir kadromuz var. Mevcutta Büyükşehir Belediyesi çalışanları var, bürokrasisi var, mevcutta bir bütçesi var. Bütünüyle aslında sürece hakimiyetinizi gösterir. Göreve geldiğiniz gün itibariyle her konuda fikriniz olduğunu, her konuda kadronuzun olduğunun bir işaretidir bu. Dolayısıyla biz şunu gösteriyoruz aslında; biz bu sürece aday olduk. Hani iki süslü kelime söyleyelim, millet de bizi seçsin. Hayır, kardeşim. Hangi sorunuz varsa bizesorun, cevabınızı alırsınız. Aynen sorduğunuz 40 soru gibi. Yani vatandaş bize 40 soru da sorsa cevabı var, 100 soru da sorsa cevabı var. Geliştirilmeli mi? Evet, tabii ki geliştirilmeli. 1 Nisan'da geldiğimizde her şey orada net, değişmez. Hayır, geliştireceğiz, konuşacağız. Geçenlerde örneğin kültür sanatı konuştuk, bir sürü kavramla açıklamalar yaptık. Ama oradaki sanat insanları, kültür insanları bir sürü detay aktardı bize. Tabii ki aktaracak. Bizim yetişemediğimiz insanların bize gösterecekleri yol haritaları da var. Zaten orada en çok güvendiğimi şey aslında yönetim modeli. Nedir o? Ortak akıl. Ortak akıl da ortak masada. Günü gelecek sizden de destek isteyeceğiz. Günü gelecek başka insanlardan da destek isteyeceğiz. Buranın yaşayanısınız. Tecrübeniz var, sizden katkı almayacağız da kimden alacağız. Biz bu şehrin 16 milyon insanına, bu şehrin hazinesi gibi bakıyoruz.
11.09.2019Televizyon
Nihat Hatipoğlu laiklikle ilgili ne dedi
Nihat Hatipoğlu laiklikle ilgili ne dedi?Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, CNN TÜRK'te laiklikle ilgili açıklamalarda bulundu. Hatipoğlu, "Laikliğin yanlış uygulandığı, bir baskı aracı olarak kullanıldığı dönemler oldu. Başörtüsü problemlerini ve üniversitelerde yaşanan krizleri kimse yok saymamalı. Bunu da anlattığımızda devlet ile bir restleşme, kavga görmemek gerekir. Laikliği, dindarlığı oturup konuşmalı. Bizim problemimiz konuşmuyoruz. Konuşmadan birbirimiz hakkında hüküm veriyoruz" dedi.  CNN TÜRK'te Buket Aydın'ın sunduğu 40'a konuk olan ünlü din adamı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, "Laiklikle ilgili düşünceniz nedir?" sorusuna, şu yanıtı verdi: "Tabii şuan Diyanet'te değilim. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi'nde ilahiyat hocasıyım, ders veriyorum. Aynı zamanda YÖK'te üyeliğim devam ediyor. İlahiyatlarla ilgili problemleri çözmeye çalışıyoruz. Laikliğin yanlış uygulandığı dönemler oldu. Bunun bir baskı aracı olarak kullanıldığı dönemler oldu. Başörtüsü problemlerini ve üniversitelerde yaşanan krizleri kimse yok saymamalı. Bunu da anlattığımızda devlet ile bir restleşme, kavga görmemek gerekir. Neticede bu ülkenin yapısına karakterine uygun olmayan ne varsa konuşup çözeceğiz. Laikliği, dindarlığı oturup konuşmalı. Bizim problemimiz konuşmuyoruz. Konuşmadan birbirimiz hakkında hüküm veriyoruz. Gazeteden bir haber okuyoruz, üzerine bin tane daha haber ekleyip piyasada paylaşıyoruz ve kronik bir hastalığa dönüşüyor. Laiklikten maksat eğer; her dindarın, her din mensubunun kendi dinini istediği gibi özgürce yaşaması, hiçbir müdahale görmemesi, başkasının alanına girmediği sürece bizim buna bir eleştirimiz söz konusu olamaz. Ama laiklikten hareket etmek suretiyle din üzerine veya dindarlık üzerine veya din ile ilgili yaşam üzerine benim hanımımın örtüsüne karışacaksa kabul etmem mümkün değildir. Bence burada da oturup konuşulmadığı için kıyamet kopuyor. Konuşulmuş olsaydı bu problemleri çoktan çözerdik diye<
11.09.2019Televizyon
Çayda organik tarıma geçeceğiz
"Çayda organik tarıma geçeceğiz"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 2 bin dekar olan organik çay tarım havzasının bu yıl 40 bin dekara çıkarılacağını söyledi. Bir dizi incelemelerde bulunmak için geldiği Rize’de ÇAYKUR Genel Müdürlüğü'nü ziyaret ederek sivil toplum örgütleri temsilcileri ve bürokratlarla basına kapalı bir toplantı yapan Bakan Fakıbaba, toplantı sonrasında basın mensuplarının organik çay tarımı ile ilgili sorularını cevapladı. Gıda ve Tarım Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaptığı açıklamada “Tüm paydaşlarla bir araya gelerek çayı konuştuk. 'Problemler nedir nasıl çözebiliriz?' diye konuştuk. Çok faydalı bir toplantı oldu. Şunu büyük bir mutlulukla tespit ettim. Bütün paydaşlar organik tarım için herkes gönüllü. Artık organik tarıma geçelim diyorlar. Ama ürünün miktarı azalmadan nasıl geçeriz bunların planlamasını yapalım diyorlar. Organik tarıma geçtiğimiz zaman nasıl geçeceğiz, nerelerde geçeceğiz, bununla ilgili değerlendirmeler yaptık. Planlı bir şekilde organik tarıma geçeceğiz. Bende bir Tarım Bakanı ve hekim olarak gerçekten azottan, nitrattan, fosfordan bu toprağın mümkün olduğu kadar temizlenmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun bir takvimini ve planlamasını bir yolunu çizip ona göre hareket edeceğiz. Bir yol haritası olacak. Bir yol haritası plan program olmadan bunu başarmamız mümkün değil. Bu plan projeyi sadece Ankara’da bizler değil, bütün paydaşlar ve sivil toplum örgütleri ve üreticilerle beraber yapacağız. Bir çay kanunu var. Bunun güncellenmesi söz konusu. Ben 5,5 aydır bakanım bu konuyla ilgili tüm arkadaşlarımızla çalışıyoruz” dedi.
11.09.2019Haberler
Erdoğan: Yanlarına kalmayacak
Erdoğan: Yanlarına kalmayacak !Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğini vurgulayarak, “Bunlar yanına kalmayacak, daha ağır bedeller ödeyecekler” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bombalı saldırıda yaralanan polisleri hastanede ziyaret etti. Hastane ziyaretleri ardından Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralıların durumunun iyi olduğunu söyledi.Saldırıda 38 şehit, 155 yaralı olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Terör belasıyla mücadelede bir defa milletimin, halkımın sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğimizden şüphesi olmasın. Eğer bizi bunlarla korkutmayı falan hedefliyorlarsa biz öyle korkup meydanı bu alçaklara bu kahpelere bırakacak kadar alçalmadık. Biz bu yola kefenlerimizi giyerek çıktık. Biz şehadet makamına ermeyi, şereflerin en yücesi olarak kabul etmiş bir inancın mensuplarıyız. Bundan çekinmek diye bir şey söz konusu değil. Bu vatan bir defa bu vatanın gerçek anlamda sahiplerinindir. Bunların bu vatanda en ufak bir hissesi, payı söz konusu değildir. Bunlar bu vatana yönelik bir aşkları yok” diye konuştu. Beşiktaş Bursaspor maçında görevli polislerin taraftarları huzurlu şekilde evlerine gidebilmeleri için çalıştığını hatırlatan Erdoğan, “Bir milli görevi yerine getiriyorlar. Bunlar kalleşçe otobüslerine dönmek üzere hazırlıklarını yapan bu genç aslanlarımıza, çevik kuvvet mensuplarına bomba ile saldırıyorlar, içimizi sızlatan tablo ile karşı karşıya kalıyoruz. Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Bunlar yanına kalmayacak, daha ağır bedeller ödeyecekler” ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan saldırının gerçekleştirildiği bombanın cinsi ile ilgili bir soru üzerine ise, “Bütün incelemelerini yapıyorlar, bu incelemeler bittikten sonra bunların cinsi nedir, bundan sonra bunlar tabii ki el yapımı bombaların değişik şeyleri var. Nedir ne değildir incelemeler yaptıktan sonra d
11.09.2019Haberler
Türk şirketleri iş veren markasına neden önem vermeli
Türk şirketleri iş veren markasına neden önem vermeli?Türkiye’ye iş veren markası ne zaman geldi? Türkiye iş veren marka konusunda yeterince bilgi ve donanıma sahip mi? İş veren marka konusu kimlerin bilgisi dahilinde olmalı? Bütün bu soruları İK Proje Danışmanı ve Blogger İpek Aral Kişioğlu yanıtladı.İş veren markasının oldukça uzun bir geçmişe sahip olmasına rağmen Türkiye’ ye gelmesinin 1990’lı yılların ortalarını buldu. Türkiye’ ye gelmesi geciken bu marka kavramının iyi incelenmek gerektiğini ifade eden İpek Aral Kişioğlu “Bu bir pazarlama unsuru aslında. Marka yönetimi konusunda İK’ cılarımız ne kadar bilgili diye baktığımızda bence bu konuda gelişmemiz gerekiyor. Pazarlama yönetimi ve pazarlama yönetimi içerisinde marka yönetimi nedir İK’ cılar daha iyi bilirse iş veren markalarını daha iyi konumlandırabilirler” dedi.İş veren markasının yepyeni bir şeymiş gibi masaya konulmaması gerektiğini söyleyen Kişioğlu “Oysa ki iş veren markası, bir işletme kurulduğu andan itibaren tanımlanıyor. Burada İK’ cıya düşen içerideki değerleri dışarıya doğru yansıtabilmek. Benim işverenim çalışanlara hangi kıymetleri sunuyor. Bu kıymetlerle çelişen içeriklerle sokağa çıkarsak ve olası şirkette çalıştırmak istediğimiz insanlara bizde olmayan değerleri anlatmaya çalışırsak bu içle dış arasında büyü bir çelişki yaratıyor. Türkiye’ de bu konuda büyük kuruluşlarda güzel çalışmalar yapılmakla beraber aslında bu sadece büyük kuruluşların işi değil küçüklü büyüklü her kuruluşun işi.” diye belirtti.Kişioğluna göre iş veren markasının işini sadece İK’ cıların işi değil, iş veren markaların kurumlarının liderlerinin de işi. İş veren markası Türkiye’ye geç gelmesiyle beraber henüz olması gereken yerde ulaşamadığını vurgulayan İK Proje Danışmanı ve Blogger İpek Aral Kişioğlu İK’ cıların görevlerini şu sözlerle anlattı: Kurumların liderleri işletmelerinin değerlerini iş süreçleriyle beraber kurumun stratejik amaç ve hedefleri dahilinde kurguluyorlar. Biz İK’ cılar olarak bunu içeride ve dışarıda yaşatmakla sorumlu
11.09.2019Haberler
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar