Kurumsal

Kurumsal

Kurumsal ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Kurumsal haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Kurumsal ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Kurumsal haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 31 kurumsal haberi bulunmuştur.

Bu paralarda eksik var gibi deyip kaçtı Lüks araç bozulunca...
'Bu paralarda eksik var gibi' deyip kaçtı! Lüks araç bozulunca...Adana'da çalıştığı lojistik ve güvenlik hizmeti veren firmasından transferi yapılan 4 milyon 795 bin euro'yu alıp kaçan şirketin güvenlik yetkilisi Burak E.'nin beraberindekilerle kaçtıkları lüks aracın bozulduğu, şüphelilerin daha sonra yolcu minibüsüne binerek kaçtıkları ortaya çıktı.Olay, 25 Haziran'da Yüreğir ilçesi Karataş Caddesi'ndeki, kurumsal banka ve iş insanlarının dolar ve euro'larının transferini yapan lojistik ve güvenlik hizmeti veren firmada meydana geldi. İddiaya göre, şirketin güvenlik müdürü Burak E., ekibiyle 9 milyon euro'nun transferini yapmak için harekete geçti. 9 çuvaldan, içinde 4 milyon 795 bin euro ( yaklaşık 31,5 milyon) lira bulunan 2'sini zırhlı araca yükleyen Burak E., diğer personele, "Bu paralarda eksik var gibi. Siz gidin diğer çuvalları getirin, ben bunları kontrol edeyim" dedi. Yukarı çıkan görevliler, bir süre sonra indiklerinde Burak E.'yi göremedi. Bir süre bekleyen personel, paraların çalındığını anlayınca polisi aradı. Olay yerine gelen Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, güvenlik kameralarını inceledi. Polis, Burak E.'nin lüks otomobille kaçtığını saptadı. Plakası alınan otomobil, terk edilmiş halde bulundu. Ekipler, olaya karıştığı iddia edilen Tuncay B., Ahmet K., Mehmet G. ve Abdulsamet B.'yi sorgulamak üzere gözaltına aldı. Öte yandan şüphelilerin, kaçtıkları lüks araç arıza yapınca bir yolcu minibüsüne binerek kaçtıkları öğrenildi. Tuncay B., Ahmet K., Mehmet G. ve Abdulsamet B. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Polis, Burak E. ve olaya karışan diğer şüphelileri yakalama için çalışmalarını sürdürüyor.
11.09.2019Haberler
Vize dolandırıcılarına 8 ilde eş zamanlı operasyon
Vize dolandırıcılarına 8 ilde eş zamanlı operasyonYurt dışı seyahatler için vize almak isteyenleri dolandıran suç örgütüne yönelik Ankara merkezli 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılan ihbarlar ve çok sayıda şikayet dilekçesi sonrası başlattığı soruşturma kapsamında, tatil veya iş amaçlı yurt dışı seyahatler için vize almak isteyenleri dolandıran büyük çapta bir suç örgütünü ortaya çıkardı.Soruşturma kapsamında vize işlemlerinde birçok Avrupa ülkesi için resmi aracı kurum olarak hizmet veren bazı firmaların internet siteleri ve iletişim numaralarının taklit edildiğini belirleyen polis, şebekenin kullandığı tüm yöntemler ile internet, telefon ve banka hesaplarındaki trafiği mercek altına aldı.İnternet arama motorlarında "vize, vize almak istiyorum ve Schengen vizesi" gibi anahtar kelimeler üzerinde arama yapan vatandaşların, ilk sıralarda yer alan ve aracı kurumların resmi internet sitesi görünümündeki sahte sitelere girdikleri ve online başvuru aracılığıyla bir çok kişisel bilgilerini paylaşarak "hizmet ücreti" adı altında ödeme yaptıkları tespit edildi. - Google'a günlük 20 bin lira ödeme Şebekenin kurduğu çok sayıda sahte internet sitesinin Google'ın arama motorlarında üst sıralarda yer alması için günlük 20 bin lira ödeme yaptığı, Facebook ve Twitter'a da sponsorlu reklam verdiği belirlendi. Ayrıca şebeke üyelerinin 29 ayrı paravan şirket kurduğu ve bu şirketler üzerinden "0850"li numaralar kullanarak sahte kurumsal kimlik oluşturduğu ortaya çıkarıldı. Tespiti yapılan IP adresleri, iş yerleri ve ödemelerin yapıldığı hesap numaralarının izini süren Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, aylarca süren teknik takip sonucu şebeke üyeleri ile aralarında çağrı merkezi çalışanlarının da bulunduğu 110 şüphelinin kimliğini belirledi.- Aylık geliri 1 milyon 200 bin lira Şebeke üyelerinin deşifre olmamak için dönemsel olarak kurdukları şir
11.09.2019Haberler
Hobi olarak başladıkları işte sipariş yetiştiremiyorlar
Hobi olarak başladıkları işte sipariş yetiştiremiyorlarNevşehir’de yaşayan makine mühendisi Necmettin Göktaş ve grafiker olan eşi Hilal Ekici Göktaş, boş zamanlarını değerlendirmek için mini lazer kesim aleti alarak ahşap malzemelere şekil vermeye başladı. Ortaya çıkarılan eserlerin çevreden beğeni görmesinin ardından çifte çevreden sipariş gelmeye başladı.KOSGEB desteğiyle daha büyük ve verimli çalışan lazer kesim cihazı alan çift şimdilerde başta kurumsal firmalar ve şirketler olmak üzere vatandaşların taleplerini yetiştirmeye çalışıyor.İşe hobi olarak başladıklarını ifade eden Necmettin Göktaş, "Başlangıçta biz eşimle bunu hobi olarak düşünmüştük. Ancak Nevşehir’den ve Türkiye’nin başka şehirlerinden gelen siparişlerin yoğun olması nedeniyle KOSGEB’ten de destek alarak lazer kesim makinesi aldık ve kendi işletmemizi kurduk. Eşimle birlikte yoğun bir tempoda çalışmamıza rağmen siparişlere yetişemiyoruz. Şuan için şirketlere, kurumsal firmalara çikolata kutusu, saat ve benzeri hediyelik çalışmalar yapıyoruz. Vatandaşların ilgisi bizleri mutlu ediyor" dedi.Hilal Ekici Göktaş ise, "Ben normalde grafiker tasarımcılığıyla uğraşıyorum. Artık insanlar belli bir hediyeden sıkılmıştı. Farklı tasarımlar arıyorlardı. Biz de bu tasarımları kişinin isteği doğrultusunda hayal ettiklerini gerçekleştiriyoruz. Bu kadar çok ilgiyi beklemiyorduk. Henüz erken diyorduk ama beklediğimizden çok üstünde bir ilgi var" şeklinde konuştu.
11.09.2019Haberler
17 yaşında patron oldu, yanında 2 kişi çalıştırıyor
17 yaşında patron oldu, yanında 2 kişi çalıştırıyorBursalı genç kuaför, azmi, hırsı ve yeteneği sayesinde 17 yaşında patron oldu. Yanında 2 kişiyi istihdam ediyor. Emin Kadıoğlu’nun 8 yaşında annesinin eve aldığı saç maşasını eline almasıyla hayatı değişti. İlk başta annesinin saçlarını şekillendirmeyle başladı. 8 yaşında bu kabiliyetini fark eden Kadıoğlu, kadın kuaförü olmayı kafasına koydu. Annesine saçlarını çok beğenen komşularının da saçlarına bakım yapmaya başladı. Daha sonra bayan kuaförlerinin yanında yıllarca çıraklık yapan Kadıoğlu, aynı zamanda da evinde müşterilerinin saçlarını yapmaya başladı. Yaptığı işleri sosyal medya hesabından paylaşan ve on binlerce kişi tarafından takip edilen Kadıoğlu, 17 yaşında kendi kadın kuaförü dükkanını açarak patron oldu.Yanında 2 kişi çalıştıran gencin dükkanına ilk defa gelen müşteriler patron olduğuna inanamıyor. Kadıoğlu, yaptığı işi o kadar özenerek ve aşkla yapıyor ki, dükkanını Bursa şehir merkezinin 30 kilometre dışına açmasına rağmen, müşteriler randevu alıp sıraya giriyor.Hedefinin kurumsal bir firma olup ismini her yere duyurmak olduğunu ifade eden Emin Kadıoğlu, "Bu mesleğe 8 yaşında annemin kendisine bir maşa almasıyla başladım. Bu maşayla annemin saçlarına şekil vermeye başladım. Daha sonra bu işi çok sevdim ve bir kaç kadın kuaförünün yanına çalışmaya gittim. Bu mesleği çok sevdiğimi anladım. Sürekli çalışarak bu işte kendimi geliştirdim. İşimi güzel yaptıkça müşteriler edinmeye başladım. Sonra isim yapmaya başlayınca kendime güvenim geldi. ileride mesleğimin bu olması gerektiğini düşündüm. 13 yaşımda evimde müşterilerimi ağırlamaya ve onların saçlarını yapmaya başladım. 4 yıl boyunca burada kendimi geliştirdim." dedi.
11.09.2019Haberler
Başbakan Yıldırımdan sert açıklamalar
Başbakan Yıldırım'dan sert açıklamalarBaşbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin Almanya'ya nota vermesi ve Gümrük Birliği Anlaşmasına ilişkin, "Eğer Almanya bunları korursa, bunlara imkan sağlarsa bu dostluğa yakışmaz. Almanya'dan darbeye karışmış bulunan FETÖ terör mensuplarının barındırılmaması müsamaha göstermemesini yargılanmak üzere Türkiye'ye iadesini istiyoruz. Gümrük birliği meselesi de Almanya'nın AB adına tek başına karar vereceği bir konumu olmamalıdır. Almanya bütün Avrupa Birliği benden sorulur havasında birlik adına racon kesiyor. Bu doğru değil birliğin kurumsal yapısına, ilkelerine de uymayan bir şey. Dayatma anlamına gelir. Ne olursa olsun da bu Gümrük Birliği değişsin diye can atar bir halimiz de yok. Çok fazla endişelenmelerine, heyecanlanmalarına gerek yok" dedi.Başbakan Binali Yıldırım, gündeme ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün Almanya'da görüldüğü haberleri üzerine Türkiye'nin Almanya'ya nota vermesi ve Gümrük Birliği Anlaşmasına ilişkin bir soruya Yıldırım şu yanıtı verdi: "15 Temmuz darbesine iştirak eden bütün FETÖ teröristlerinin yurt içinde dışında nerede olursa olsun bulup adalete teslim etmek boynumuzun borcudur. Eğer Almanya bunları korursa, bunlara imkan sağlarsa bu dostluğa yakışmaz. Almanya'dan darbeye karışmış bulunan FETÖ terör mensuplarının barındırılmaması müsamaha göstermemesini yargılanmak üzere Türkiye'ye iadesini istiyoruz. Almanya nasıl hukuk devleti ise Türkiye'de bir hukuk devleti. Hukukun içinde bunlar yargılanacak karşılığını görecek. Gümrük birliği meselesi de Almanya'nın AB adına tek başına karar vereceği bir konumu olmamalıdır. Almanya bütün Avrupa Birliği benden sorulur havasında birlik adına racon kesiyor. Bu doğru değil birliğin kurumsal yapısına, ilkelerine de uymayan bir şey. Dayatma anlamına gelir. Gümrük Birliği tek taraflı bir anlaşma değildir. Türkiye aman aman bir an önce Gümrük Birliği'ni değiştirelim havasında da değildir. Türkiye'nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa o yön
11.09.2019Haberler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erol Olçokun mezarı başında Kuran okudu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erol Olçok'un mezarı başında Kur'an okuduCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirnekapı'daki 15 Temmuz şehitlerinin kabirlerini ziyaret etti. Daha sonra ise Karacaahmet Mezarlığı'na geçti ve "Yol arkadaşım" dediği Erol Olçak ile oğlu Abdullah Tayyip Olçak'ın mezarlarını ziyaret etti. Erdoğan, şehitler için Kur'an okudu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz'ın yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Edirnekapı'daki 15 Temmuz Şehitliği'ne ziyarette bulundu. Şehitlerin mezarlarını ziyaret edip çiçek bıraktılar. Daha sonra ise dua ettiler. Erdoğan ziyaret sırasında şehitler için Kur'an-ı Kerim de okudu.Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, Edirnekapı'daki 15 Temmuz Şehitliğinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank'ın kabrini ziyaret ederek, dua etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ise Karacaahmet Mezarlığı'nda, 15 Temmuz Şehtler Köprüsü'nde şehit edilen yol arkadaşı Ak Parti'nin kuruluşundan itibaren kurumsal tanıtım ve organizasyon konularında büyük emek veren reklamcı Erol Olçok ve 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da bulunduğu 15 Temmuz şehitlerinin kabirlerini ziyaret ederek, dua etti. Erdoğan Olçok'un mezarı başında Kur'an-ı Kerim okudu. Yaklaşık 45 dakika süren ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezarlıktan ayrıldı.
11.09.2019Haberler
Soyadı yüzünden başına gelmeyen kalmadı...
Soyadı yüzünden başına gelmeyen kalmadı...Suruç ve Ankara bombacılarıyla akraba olmamasına rağmen soyismi ‘Alagöz’ olan bir kişi hem işinden, hem de eşinden oldu.Suruç bombacısı Abdurrahman Alagöz’ün ardından Ankara bombacısının da ağabeyi Yunus Emre Alagöz olduğunun açıklanmasının ardından soyismi ‘Alagöz’ olan aileler sıkıntı çekiyor. Adıyaman merkez ve ilçelerinde birbirine akraba olmayan 5 farklı ‘Alagöz’ Ailesi bulunuyor.Adıyaman merkez Altınşehir mahallesinde iletişim sektörü üzerine işyeri bulunan ve internet üzerinden elektrik, telefon, su, doğalgaz, GSM gibi faturalarının ödeme işlemi yapan Ahmet Alagöz’ün aboneliği iptal edildi. Kurumsal bir firmanın aboneliğini iki ay önce alan Ahmet Alagöz adlı işletme sahibi de bombacılarla akraba olmamasına rağmen, soyisminden dolayı zarar gördü.Ahmet Alagöz adlı esnaf, kendisinin soyisminden dolayı aboneliğinin iptal edildiğini iddia ederek, savcılığa suç duyurusunda bulunacağını belirtti.Ahmet Alagöz, firma yetkililerin ilk olarak ‘işyerinin kapalı olduğu’ gerekçesiyle sistemi kapattıklarını kendisine bildirildiğini ancak, kendisinin güvenlik kameralarıyla bu gerekçeyi çürütmesinden sondan, ‘tek taraflı’ sözleşmenin fesih edildiğinin kendisine bildirildiğini açıkladı.Kendisi gibi birçok ‘Alagöz’ soyisimli aile olduğunu ve bazılarının soyisimlerini değiştirmek istediğini vurgulayan Ahmet Alagöz, bir kişinin yaptığı canilik yüzünden herkesin suçlanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.Adıyaman dışında sevdiği bir kız olduğunu ve istemeye gittiklerinde, soyisim ve Adıyamanlı olmasından dolayı sevdiği kızı vermediklerini aktaran Ahmet Alagöz, kendisinin hem işinin hem de sevdiği kızın peşini bırakmayacağını söyledi.
11.09.2019Haberler
2015 yılının mobil teknoloji trendleri
2015 yılının mobil teknoloji trendleriEno Bilişim Genel Müdürü Fetih Saygı, 2015 yılında firmaların en çok ihtiyaç duyacağı mobil teknolojileri anlattı."Öncelikle sektöre bakacak olursak bu alanda bireysel hizmetler veren çözüm ortakları, büyük kurumlara spesifik hizmetler veren ya da outsource hizmet veren firmalar görüyoruz. Artık bu firmaların hizmetlerini ürünleştirerek önemli çözümler sağlayabilen firmalara dönüşmeleri gerekiyor. Zaten yakın zamanda Türkiye’de belli konularda uzmanlaşan ve adını duyuran firmalar çıkacaktır."Netive uygulamaların terzi işi gibi devam ettiğini ifade eden Saygı, bu uygulamaların sonrasında kopya edilmesini zorlaştığını ve her projenin sıfırdan yapıldığını söyledi. İş ortaklarına güvendiklerini belirten Saygı, “Her konuda client tarafını web gibi yapmak istemiyoruz. Mobil tarafta eğitim, sağlık gibi sektörel alanlardan gelen ihtiyaçlara çözüm ortaklarımızla hizmet vermek istiyoruz. Ya da kendi kurumsal çözümleri olan ERP ve CRM firmaları da mobil çözümlerini bizim platformlar sayesinde yapsınlar. Çok hızlı bir biçimde çözümlerini geliştirerek müşterilerine destek verebilmelerini istiyoruz. Zaten bu şekilde olmalı diye düşünüyoruz.” dedi.Büyük satışçıların platformlar oluşturarak satma derdinde olduklarını dile getiren Fetih Saygı, bunun etkili bir yöntem olmadığını, Türkiye’deki insanların yüksek miktarda lisans ücreti ödeme konusunda çekimser davrandıklarını söyledi ve bu aşamada uygun bir alternatif olabileceklerini sözlerine ekledi.
11.09.2019Haberler
’2015 bulut teknolojilerinin yılı olacak’
’2015 bulut teknolojilerinin yılı olacak’Microsoft, Kurumsal Müşteriler ve İş Ortakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz datanın artmasıyla bulut teknolojiye duyulan ilginin de artacağını ifade etti. Günümüzde datanın ve mobilitenin giderek artması datanın bir yerde toplanmasını zorlaştırıyor. Bu konu da önemli çözümlerden biri olarak artık bulut teknolojisi görülüyor. Dataların belli bir yerde toplanması ve ulaşımın kolaylığı açısından bulut teknolojiye olan ilginin giderek artacağı düşünülüyor. Murat Yılmaz bulut teknolojiye olan ilginin bugüne kadar ilerleme safında olduğunu ama bu yıl itibari ile bu ilginin artık fazlasıyla artarak devam edeceğini düşündüğünü söyledi. Bulut teknolojiye karşı artan ilgiyle beraber Microsoft’un yatırımlarının büyük bir kısmının bu alana kaydığını ifade eden Murat Yılmaz “Microsoft son zamanlarda büyük yatırımlarını hep bulut teknolojisi konusunda yapıyor. Bulut teknoloji veri merkezlerini dünyanın her yerine yaymaya çalışıyor. Bu aşamada isteklerin ve Microsoft’ un yatırımlarının birbiriyle örtüşeceğini düşünüyorum” dedi. Mobilite ve bilginin artması kişilerin verilerini daha güvenli ve sağlıklı yerlerde tutmaya ihtiyacını arttırdığını belirten Microsoft Kurumsal Müşteriler ve İş Ortakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz “Bunun sonucunda da kendi içlerindeki bir data center kurulumu yerine bulut teknolojilerini kullanma isteği artıyor. Benim gördüğüm bu dataların artması bulut teknolojiye olan isteği de arttıracak ve müşterilerimiz daha fazla bulut teknolojisine güveniyor olacaklar” dedi.
11.09.2019Haberler
Kurumlar ERP yazılımı alırken nelere dikkat etmeli
Kurumlar ERP yazılımı alırken nelere dikkat etmeli?ETG Danışmanlık Şirketi’nin İş Geliştirme Müdürü Umut Altınay, kurumların ERP yazılımı alırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini ve en uygun ERP seçimini yapabilmek nasıl bir araştırma yapmaları gerektiğini anlattı.ERP, kurumsal kaynak yönetimleri yazılımlarını almak için yola çıkan firmaların özellikle ihtiyaçlarını çok iyi tespit etmeli gerektiğini söyleyen Umut Altınay  “ Firmalar öncelikli olarak ihtiyaçlarını iyi belirlemeli çünkü burada en iyi ERP yazılımı diye birşey söz konusu değil. Firmalar ihtiyaçlarına en uygun, hedeflere en uygun, yapmak istedikleri şeylere en uygun ERP yazılımını aslında arıyor ve buluyor olması lazım. Dolayısıyla en pahalı en iyidir ya da en çok tercih edilen en çok kullanılan en iyisidir gibi klişe bir takım yanlışlara firmaların düşmemesini tavsiye ediyoruz.” dediFirmaların ihtiyaçlarını tespit etmesininde yeterli gelmediğini dile getiren umut Altınay “Tespitlerinin bu gün olduğu kadar yarınını da hedeflerine uygun bir seçim yapmalarını önemle vurguluyoruz ERP seçimlerindeki firmalara.” diye söyledi.ERP seçiminde önemli konulardan bir diğerinin kıyaslama olduğunu söyleyen Altınay “Buradaki kritik konulardan bir tanesiyse kıyaslama çünkü ERP projelerinde bir lisanslama ayağı var konunun bir de danışmanlık dediğimiz danışmanlık hizmetlerinin verildiği uygulama kısmı. Lisanslama kısmında bu seçimi yapacak olan firmaların dikkat etmesi önemli çünkü bazı yazılımlar modüler bir şekilde lisanslama yapıyorlar. Örneğin muhasebe, finans, insan kaynakları, üretim gibi modüller ayrı ayrı fiyatlanabiliyor. Dolayısıyla bu konuya dikkat etmekte yarar var çünkü bazı firmalar haklı olarak bütün süreçlerini bir kerede canlı  olarak kullanıma alamıyorlar. Bölmek gerekebilliyor süreci. Bu noktada örneğin insan kaynakları modülünü firma ilk etapta uygulamak istemiyorsa ve örneğin bir sene sonra uygulamayı düşünüyorsa bunun ilave bir bedelinin olup olmayacağını lisans açısından iyi konuşulup, görüşülmesi gerekir diye düşünüyoruz." diy
11.09.2019Haberler
İş görüşmelerinde maaş pazarlığı yapılmalı mı
İş görüşmelerinde maaş pazarlığı yapılmalı mı?Kariyer.net İnsan Kaynakları Direktörü Eda Kartal Özer iş görüşmelerinde maaş ve yan haklar hakkında nasıl konuşulabileceğini anlattı.Adaylar maaş pazarlığını ne kadar öteleyebiliyorlarsa o kadar ötelemeliler diyen Eda Kartal Özer “Genellikle kurumsal şirketler minimum üç görüşme yaparlar. ilk görüşmede ve ikinci görüşmede hem şirket organizasyon adayı tanımaya çalışır hemde aday organizasyonu.” dediBu iki görüşmede maaşı dillendirmemek de fayda olduğunu dile getiren Eda Kartal Özer  “Karşı taraf yani şirket maaş miktarını öğrenmekte ısrarcıysa ki bu da çok haklı bir sebep aslında çünkü eğer beklentiler şirketin verebileceği bu pozisyon için önerebileceği ücretle adayın beklentisi arasında çok büyük bir fark varsa o zaman bu görüşmeleri çok da uzatmamak gerekir. Onun için şirketler genelde beklentiyi anlamaya çalışırlar ilk ve ikinci görüşmede. Bu beklentiyi anlamaya çalışırken adayın yapması gereken burada bir aralık kullanmak. Sonuçta hepimiz profesyoneliz en büyük motivasyonumuzda maaş almak.” diye söyledi.Bir hizmet verildiğini ve sonuç olarak da bu hizmetin bir bedeli olduğunu söyleyen Eda Kartal Özer bu bedeli bir aralıkla ifade etmemiz gerektiğini vurguladı ve ekledi “Şu kadar maaştan aşağıya çalışmam demek sert bir yaklaşım olabilir. Ancak benim bu pozisyonum ve benim bu pozisyonumda almam gereken ücretin şu aralıkta olması gerektiğini düşünüyorum demek pazarlığa girmez sadece hizmetimizin piyasadaki değerini ifade etmek açısından önemlidir.”Son görüşmeye gelindiğinde bir teklif söz konusu olacaksa o zaman masaya oturulduğunda net beklentinin karşı tarafa iletilmesini söyleyen Eda Kartal Özer bunun sadece maaş değil yan haklar içinde gerekli olduğunu ifade etti.Maaş kararlaştırmalarında pazarlık sözcüğünü doğru bulmayan Kariyer.net İnsan Kaynakları Direktörü Eda Kartal Özer “Pazarlık yapmaktan ziyade benim değerimi ben bu şekilde ön görüyorum aday olduğum şirkette böyle görüyorsa birlikte çalışabilirizi karşı tarafa iletmek lazım.”
11.09.2019Haberler
‘İnternet girişimleri medyanın demokratikleşmesini sağladı’
‘İnternet girişimleri medyanın demokratikleşmesini sağladı’İnternet girişimleri medyaya yeni bir boyut kazandırdı ve çok sesliliği sağladı. Hürriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Y. Yılmaz internet girişimlerinin medya üzerindeki etkilerini anlattı.İnternet girişimlerini medyanın demokratikleşmesi diye değerlendiren Hürriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Y. Yılmaz “Birincisi demokratikleşme getirdi. Eskiden eski medya düzeninde bir gazete sahibi olmak bir televizyon kurmak normal olarak küçük girişimcilerin bir araya gelmeye kalsa çok sayıda küçük girişimcilerin bir araya gelmesiyle kurulabilecek yapılardı. Tabi yürümezdi de zaten çünkü bu tür denemelerin hepsi de başarısızlıkla sonuçlandı. Sermaye yetersizliği nedeniyle büyük sermaye işiydi. Ama tabi şimdi böyle bir internet sitesi yapmak için akıllı üç dört çalışan, bozuk olmayan bir tane küçük kamera ve bir internet sunucusu yeterli. Bu çok önemli bir şey. Söyleyeceği sözü olan herkesin o sözü söyleyebileceği platform var artık. Demokratikleşme açısından önemli.” dedi.İnternet girişimlerinin medyayla birlikte eğitime de yeni bir boyut getirdiğini söyleyen Mehmet Y. Yılmaz “Eğitimi dört duvar arasından çıkartıyor. Ben bahçeye meraklıyım mesela bodrumda bir bahçem var. Ağaçlara ne zaman ilaç vermem gerektiğini nasıl uğraşmam gerektiğini çoğu zaman bu tür videolarda konuşan uzmanlardan hareketle yapıyorum aşı bile yaptım. Yabanı bir zeytin ağacına normal bir zeytin ağacı aşısı bile yaptım. Sadece üç dört tane video seyrederek. Bu da toplumun genel olarak eğitimi açısından önemli. Profesyonellerin deneyimlerini birbirlerine aktarmaları çok önemlidir. Bir kurumda bir süredir çalışan insanlar kendilerine o kurumun parasıyla bir tecrübe satın alıyorlar esasen. Bunun içinse harcadıkları şey zamanlarını ve geleceklerini ortaya koyuyorlar. Ama buna karşılık oradan bir ücret alıyorlar ve o ücrette onların bilgiyi satın almasını sağlıyor. Bunun mümkün olan hızla daha çok aktarılması kurumsal açıdan diğer kurumlar açısından da önemlidir. “ diye ifade etti.İnternet girişimleri sa
11.09.2019Haberler
Benzer Etiketler
Bölümlere göre sonuçlar
Yazarlara göre sonuçlar