Kurumsal

Kurumsal

Kurumsal ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Kurumsal haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Kurumsal ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Kurumsal haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 64 kurumsal haberi bulunmuştur.

Bu paralarda eksik var gibi deyip kaçtı Lüks araç bozulunca...
'Bu paralarda eksik var gibi' deyip kaçtı! Lüks araç bozulunca...Adana'da çalıştığı lojistik ve güvenlik hizmeti veren firmasından transferi yapılan 4 milyon 795 bin euro'yu alıp kaçan şirketin güvenlik yetkilisi Burak E.'nin beraberindekilerle kaçtıkları lüks aracın bozulduğu, şüphelilerin daha sonra yolcu minibüsüne binerek kaçtıkları ortaya çıktı.Olay, 25 Haziran'da Yüreğir ilçesi Karataş Caddesi'ndeki, kurumsal banka ve iş insanlarının dolar ve euro'larının transferini yapan lojistik ve güvenlik hizmeti veren firmada meydana geldi. İddiaya göre, şirketin güvenlik müdürü Burak E., ekibiyle 9 milyon euro'nun transferini yapmak için harekete geçti. 9 çuvaldan, içinde 4 milyon 795 bin euro ( yaklaşık 31,5 milyon) lira bulunan 2'sini zırhlı araca yükleyen Burak E., diğer personele, "Bu paralarda eksik var gibi. Siz gidin diğer çuvalları getirin, ben bunları kontrol edeyim" dedi. Yukarı çıkan görevliler, bir süre sonra indiklerinde Burak E.'yi göremedi. Bir süre bekleyen personel, paraların çalındığını anlayınca polisi aradı. Olay yerine gelen Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, güvenlik kameralarını inceledi. Polis, Burak E.'nin lüks otomobille kaçtığını saptadı. Plakası alınan otomobil, terk edilmiş halde bulundu. Ekipler, olaya karıştığı iddia edilen Tuncay B., Ahmet K., Mehmet G. ve Abdulsamet B.'yi sorgulamak üzere gözaltına aldı. Öte yandan şüphelilerin, kaçtıkları lüks araç arıza yapınca bir yolcu minibüsüne binerek kaçtıkları öğrenildi. Tuncay B., Ahmet K., Mehmet G. ve Abdulsamet B. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Polis, Burak E. ve olaya karışan diğer şüphelileri yakalama için çalışmalarını sürdürüyor.
11.09.2019Haberler
Vize dolandırıcılarına 8 ilde eş zamanlı operasyon
Vize dolandırıcılarına 8 ilde eş zamanlı operasyonYurt dışı seyahatler için vize almak isteyenleri dolandıran suç örgütüne yönelik Ankara merkezli 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılan ihbarlar ve çok sayıda şikayet dilekçesi sonrası başlattığı soruşturma kapsamında, tatil veya iş amaçlı yurt dışı seyahatler için vize almak isteyenleri dolandıran büyük çapta bir suç örgütünü ortaya çıkardı.Soruşturma kapsamında vize işlemlerinde birçok Avrupa ülkesi için resmi aracı kurum olarak hizmet veren bazı firmaların internet siteleri ve iletişim numaralarının taklit edildiğini belirleyen polis, şebekenin kullandığı tüm yöntemler ile internet, telefon ve banka hesaplarındaki trafiği mercek altına aldı.İnternet arama motorlarında "vize, vize almak istiyorum ve Schengen vizesi" gibi anahtar kelimeler üzerinde arama yapan vatandaşların, ilk sıralarda yer alan ve aracı kurumların resmi internet sitesi görünümündeki sahte sitelere girdikleri ve online başvuru aracılığıyla bir çok kişisel bilgilerini paylaşarak "hizmet ücreti" adı altında ödeme yaptıkları tespit edildi. - Google'a günlük 20 bin lira ödeme Şebekenin kurduğu çok sayıda sahte internet sitesinin Google'ın arama motorlarında üst sıralarda yer alması için günlük 20 bin lira ödeme yaptığı, Facebook ve Twitter'a da sponsorlu reklam verdiği belirlendi. Ayrıca şebeke üyelerinin 29 ayrı paravan şirket kurduğu ve bu şirketler üzerinden "0850"li numaralar kullanarak sahte kurumsal kimlik oluşturduğu ortaya çıkarıldı. Tespiti yapılan IP adresleri, iş yerleri ve ödemelerin yapıldığı hesap numaralarının izini süren Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, aylarca süren teknik takip sonucu şebeke üyeleri ile aralarında çağrı merkezi çalışanlarının da bulunduğu 110 şüphelinin kimliğini belirledi.- Aylık geliri 1 milyon 200 bin lira Şebeke üyelerinin deşifre olmamak için dönemsel olarak kurdukları şir
11.09.2019Haberler
İddia edildiği gibi DSP Genel Başkan Adayı olmak gibi bir niyetiniz var mı
İddia edildiği gibi DSP Genel Başkan Adayı olmak gibi bir niyetiniz var mı?Buket Aydın: İddia edildiği gibi DSP Genel Başkan Adayı olmak gibi bir niyetiniz var mı? Mustafa Sarıgül: Ben DSP’nin kurumsal kimliğine bunu sevgisizlik olarak görürüm. Ancak soruyu soran arkadaşlara da şunu ifade etmek isterim. DSP’nin Genel Başkanı Sayın Önder Aksakal’dır ve kendisiyle tam bir anlaşma ve iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Benim görevim DSP Genel Başkanlığı değil. Benim görevim Şişlili yurttaşlarımı mutlu etmek. Benim görevim, Şişli’nin katma değerini daha da yükseltmek. Benim görevim, Şişli’nin ışığını yakmak. Benim görevim, Şişli’de tüm okullarda hiçbir veliye bir kuruş ödeme yaptırmadan çocuklarını güzel bir şekilde okutmasını sağlamak. Benim görevim, Şişli bölgesindeki 2893 tane öğretmen arkadaşıma görev yaptıkları okullarda tüm imkânları sağlamak. Benim görevim, Şişli’deki emeklilerimize Emekliler Lokali açmak. Benim görevim, Şişli’deki çocuklarımıza aylığı 200-250 TL olan kreşler açmak. Genel siyaset şu anda benim işim değil. Benim konum yerel seçimlerde Şişli’yi daha güçlü hale getirmek ve Şişli’deki bütün yurttaşlarımızın gönlünde sevgi üzerine dünyalar kurmak. Bunu da çalışma arkadaşlarımla birlikte başaracağıma inanıyorum. DSP benim yıllardan beri birlikte olduğum partim. İki dönem DSP’nin onurla ve gururla Belediye Başkanlığı’nı yaptım. Şişlililerin gözü aydın. Ak güvercinden Şişli’ye çok güzel haberler var.
11.09.2019Televizyon
Şoke oldu Telefon kazandığını sandı
Şoke oldu! Telefon kazandığını sandıKaradeniz Ereğli ilçesinde yaşayan ve kurumsal bir firmadan emekli olan Hamit Alkan, kendisini arayarak, “Çekiliş sonucu son model telefon ve dört kutu ağrı kesici krem kazandınız. Sadece 99 lira bedel karşılığında hediyelerinizi gönderiyoruz” sözüne inanıp sipariş verdi. 3 gün sonra kapısına gelen kargoyu alarak parayı ödeyen Alkan, paketi açtığında şaşkına döndü. Son model telefon ve ağrı kesici krem beklerken paketin içerisinde su şişesini gören Alkan, dolandırıldığını belirterek suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Alkan gazetecilere yaptığı açıklamada, “11 Şubat’ta aradılar ve çekiliş yaptıklarını, son model telefon kazandığımı, bununla birlikte telefonun yanında da 4 kutu ağrı kesici krem gönderiyoruz diyerek, tüm bunlar için kargo bedeli dahil sadece 99 lira ödeme yapacağımı belirttiler. 14 Şubat Perşembe saat 11 gibi kargo geldi ve parayı ödedim.Paketin içerisinden 1 cam şişede su ve adını bilmediğim bir takım sıvı serum şeklinde ilaçlar çıktı. Bunun üzerine beni arayan numaradan geri dönüş yaptım. Yanlışlık olduğunu söyleyerek, bir kargo daha göndereceklerini ancak 99 lira daha ödemem gerektiğini söylediler. Elbette ben de güvenmedim. Böyle şeyleri duymuştum ancak ilk defa başıma geldi. Gerekli yasal yollara başvuracağım. Binlerce kişi benzer durumlar nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Buradan herkese sesleniyorum. Böyle durumları bilmeme rağmen yine de yanıldım. Vatandaşlar dikkat etsin. Üstüne bir bardak su iç der gibi alay edercesine bir şişe su gönderdiler” dedi. Alkan, dolandırıcılık olayı ile ilgili olarak savcılığa gidip suç duyurusunda bulunacağını dile getirdi.
11.09.2019Yaşam
Diyanetten FETÖ ve Adnan Oktar açıklaması
Diyanet'ten FETÖ ve Adnan Oktar açıklamasıDiyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, tarikat ve cemaatlerin denetlenmesi tartışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erbaş, "İnsanların ötelenmesi, söz konusu alanı daha da karmaşık ve denetimsiz hale getirmiş, dini istismar eden gruplar için uygun bir zemin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu kaotik süreçten beslenen olumsuz durumların en çarpıcı örneği FETÖ ve liderliğini Adnan Oktar diye bilinen şahsın yaptığı suç şebekesidir" dedi.Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, son dönemde yaşanan tarikatların ve cemaatlerin denetlenmesi, bu kurumların İslam dinindeki yerine dair tartışmaları AA muhabirine değerlendirdi. Tarikat ve cemaat olarak bilinen teşekküllerin her şeyden önce sosyolojik bir gerçeklik olduğunu belirten Erbaş, bunların görmezden gelinmesi ya da ötelenmesinin bu gerçekliği değiştirmeyeceğini, tersine perdeleyerek görünür olmasını engelleyeceğini ifade etti. Erbaş, İslam coğrafyasında bu anlamda tarihi ve kurumsal geçmişleri olan yapıların bulunduğuna işaret ederek, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında çıkarılan kanun nedeniyle tekke, zaviye ve benzeri yapıların kapatıldığını, tarikat veya dini cemaatlerin hukuken yok hükmünde kabul edildiğini anlattı. Hukuken yok hükmünde olmanın, gerçekte "yok" olmak anlamına gelmediğini, bu yapıların fiilen ve sosyal bir gerçeklik olarak Cumhuriyet dönemi boyunca da varlıklarını devam ettirdiğini dile getiren Erbaş, "Bu alanda belki de ciddi hatalardan biri, sosyal bir gerçekliğin kanunla yok sayılarak görmezden gelinmesidir. Çünkü bu durum, tam tersi bir etkiyle zaman içinde söz konusu yapılar için deyim yerindeyse perdeleme vazifesi görmeye başlamıştır." diye konuştu. "Karmaşık ve denetimsiz hale getirdi" Erbaş, hukuki boşluktan yararlanan dini görünümlü bazı yapıların zamanla kendilerine varlık alanı bulduğuna dikkat çekti.
11.09.2019Yaşam
Mehmet Aydının daha önce yayımlanmamış görüntülerine ulaşıldı
Mehmet Aydın'ın daha önce yayımlanmamış görüntülerine ulaşıldıBinlerce kişinin milyonlarca lira dolandırılmasına dair Çiftlik Bank soruşturmasının bir numaralı zanlısı Mehmet Aydın, Kırmızı Bülten ile dünyanın her yerinde aranırken, geçmişine ait fotoğraf ve video kayıtları da ortaya çıkmaya devam ediyor. Milliyet.com.tr, Mehmet Aydın’ın daha önce yayımlamış bir video kaydına daha ulaştı.Görüntülerde Mehmet Aydın’ın nişan töreni var. Şimdilerde boşanma aşamasında olduğu eşi Sıla Aydın ile el ele olduğu görüntüler Bursa’daki lüks bir mekanda çekilmiş. Nişanlısıyla mekana giren Aydın aile büyükleriyle bir arada görülüyor. 26 Mart 2017’de çekilen görüntüler Çiftlik Bank’ın faal bir şekilde para topladığı döneme denk geliyor. Milliyet.com.tr’nin elde ettiği bilgilere göre Aydın, nişan töreninden sonra Bursa’nın ünlü gece kulüplerinden birini kapatarak nişanlısı ve arkadaşlarıyla sabaha kadar eğlendi. Aydın’ın eşi Sıla Aydın, soruşturma kapsamında tutuklanıp yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra haziran ayı başında tahliye edilmişti. Mehmet Aydın’ın nerede olduğu ise bilinmiyor. 31 TEMMUZ 2016'DA BAŞLADI... Çiftlik Bank organizasyonu 31 Temmuz 2016'dan itibaren katılımcılardan para toplamaya başladı. İlk yatan para 4 bin liraydı. Devam eden süreçte katılımcı sayısı ve yatırılan para miktarı giderek artmaya başladı. 2 Eylül 2016'de kurulan şirket ile birlikte sistem kurumsal bir hale dönüştürüldü. Kısa sürede milyonlarca lira toplandı. Kıbrıs'ta da ayrı bir şirket kuruldu. Paraların bir kısmı düzenli olarak oraya aktarıldı. Soruşturma devam ediyor.Musa Kesler
11.09.2019Yaşam
Öğretim görevlisi ve yüksek lisans öğrencisi ölü bulundu
Öğretim görevlisi ve yüksek lisans öğrencisi ölü bulunduNevşehir'in Çardak köyünde öğretim görevlisi ile Yüksek Lisans öğrencisi ölü olarak bulundu. Nevşehir'in Çardak köyünde çiftçilerin hareketsiz yatan iki kişi bulduğu ve 112 ekiplerine haber verdiği öğrenildi. Yapılan ihbar sonrasında olay yerine gelen 112 görevlileri iki kişinin hayatını kaybettiğini belirlerken, jandarma ölenlerden birinin Öğretim görevlisi Doç. Dr. Sadettin Baştürk ve Yüksek Lisans Öğrencisi Kübra Yılmaz olduğunu belirledi.Yapılan incelemeler sonrasında cesetler morga kaldırılırken, olayla ilgili olarak işlem başlatıldı.NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ OLAYLA İLGİLİ ŞU AÇIKLAMAYI YAPTI "Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğünce yaşanan elim olay üzerine idari soruşturma başlatılmıştır.11 Nisan 2018 tarihinde meydana gelen elim olay sonucu hayatını kaybeden üniversitemiz mensupları S.B. ve K.Y.’nin vefatının ardından rektörlüğümüzce idari soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyuna ifade etmek isteriz ki, üniversitemiz çağdaş ilkeler doğrultusunda, evrensel eğitim kurumu anlayışıyla hareket etmektedir. Kişisel ve münferit sayılabilecek bu elim hadiselerin bilimsel, kültürel, sosyal ve sportif alandaki başarılarla söz ettiren üniversitemizin kurumsal kimliğine zarar vermemesi gerektiğini altını çizmek isteriz. Bu tür elim olayların bir daha yaşanmaması temennisiyle, vefat edenlerin aileleri başta olmak üzere, tüm üniversitemiz mensuplarına başsağlığı ve sabır dileriz."
11.09.2019Yaşam
Hobi olarak başladıkları işte sipariş yetiştiremiyorlar
Hobi olarak başladıkları işte sipariş yetiştiremiyorlarNevşehir’de yaşayan makine mühendisi Necmettin Göktaş ve grafiker olan eşi Hilal Ekici Göktaş, boş zamanlarını değerlendirmek için mini lazer kesim aleti alarak ahşap malzemelere şekil vermeye başladı. Ortaya çıkarılan eserlerin çevreden beğeni görmesinin ardından çifte çevreden sipariş gelmeye başladı.KOSGEB desteğiyle daha büyük ve verimli çalışan lazer kesim cihazı alan çift şimdilerde başta kurumsal firmalar ve şirketler olmak üzere vatandaşların taleplerini yetiştirmeye çalışıyor.İşe hobi olarak başladıklarını ifade eden Necmettin Göktaş, "Başlangıçta biz eşimle bunu hobi olarak düşünmüştük. Ancak Nevşehir’den ve Türkiye’nin başka şehirlerinden gelen siparişlerin yoğun olması nedeniyle KOSGEB’ten de destek alarak lazer kesim makinesi aldık ve kendi işletmemizi kurduk. Eşimle birlikte yoğun bir tempoda çalışmamıza rağmen siparişlere yetişemiyoruz. Şuan için şirketlere, kurumsal firmalara çikolata kutusu, saat ve benzeri hediyelik çalışmalar yapıyoruz. Vatandaşların ilgisi bizleri mutlu ediyor" dedi.Hilal Ekici Göktaş ise, "Ben normalde grafiker tasarımcılığıyla uğraşıyorum. Artık insanlar belli bir hediyeden sıkılmıştı. Farklı tasarımlar arıyorlardı. Biz de bu tasarımları kişinin isteği doğrultusunda hayal ettiklerini gerçekleştiriyoruz. Bu kadar çok ilgiyi beklemiyorduk. Henüz erken diyorduk ama beklediğimizden çok üstünde bir ilgi var" şeklinde konuştu.
11.09.2019Haberler
17 yaşında patron oldu, yanında 2 kişi çalıştırıyor
17 yaşında patron oldu, yanında 2 kişi çalıştırıyorBursalı genç kuaför, azmi, hırsı ve yeteneği sayesinde 17 yaşında patron oldu. Yanında 2 kişiyi istihdam ediyor. Emin Kadıoğlu’nun 8 yaşında annesinin eve aldığı saç maşasını eline almasıyla hayatı değişti. İlk başta annesinin saçlarını şekillendirmeyle başladı. 8 yaşında bu kabiliyetini fark eden Kadıoğlu, kadın kuaförü olmayı kafasına koydu. Annesine saçlarını çok beğenen komşularının da saçlarına bakım yapmaya başladı. Daha sonra bayan kuaförlerinin yanında yıllarca çıraklık yapan Kadıoğlu, aynı zamanda da evinde müşterilerinin saçlarını yapmaya başladı. Yaptığı işleri sosyal medya hesabından paylaşan ve on binlerce kişi tarafından takip edilen Kadıoğlu, 17 yaşında kendi kadın kuaförü dükkanını açarak patron oldu.Yanında 2 kişi çalıştıran gencin dükkanına ilk defa gelen müşteriler patron olduğuna inanamıyor. Kadıoğlu, yaptığı işi o kadar özenerek ve aşkla yapıyor ki, dükkanını Bursa şehir merkezinin 30 kilometre dışına açmasına rağmen, müşteriler randevu alıp sıraya giriyor.Hedefinin kurumsal bir firma olup ismini her yere duyurmak olduğunu ifade eden Emin Kadıoğlu, "Bu mesleğe 8 yaşında annemin kendisine bir maşa almasıyla başladım. Bu maşayla annemin saçlarına şekil vermeye başladım. Daha sonra bu işi çok sevdim ve bir kaç kadın kuaförünün yanına çalışmaya gittim. Bu mesleği çok sevdiğimi anladım. Sürekli çalışarak bu işte kendimi geliştirdim. İşimi güzel yaptıkça müşteriler edinmeye başladım. Sonra isim yapmaya başlayınca kendime güvenim geldi. ileride mesleğimin bu olması gerektiğini düşündüm. 13 yaşımda evimde müşterilerimi ağırlamaya ve onların saçlarını yapmaya başladım. 4 yıl boyunca burada kendimi geliştirdim." dedi.
11.09.2019Haberler
Bangladeşlileri yurda kaçak sokmak için tekerlekli sandalyeye bindirmişler
Bangladeşlileri yurda kaçak sokmak için tekerlekli sandalyeye bindirmişlerAtatürk Havalimanı'nda tekerlekli sandalye hizmeti veren bir şirkette çalışan 3 kişi, Dış Hatlar Terminali Arındırılmış Salon olarak bilinen bölgede bulunan Bangladeşli 3 yolcuyu, Türkiye'ye sokmaya çalışırken yakalandı. Şüpheliler, Bangladeşlileri yurda sokmak için hasta yolcuların kullandığı tekerlekli sandalyeye bindirdikleri, kurumsal yeleklerini kaçaklara giydirdikleri ortaya çıktı.Edinilen bilgiye göre, para karşılığı Bangladeşlileri yurda sokmaya çalışan 3 havalimanı çalışanı, kurumsal yeleklerini kaçak girmeye çalışan bu yolculara giydirdi. Dış Hatlar Terminali Geliş Katı'nda uçakların yanaştığı 203 numaralı kapıyı açan ve kaçakları buradan aprona indiren şüpheliler daha sonra kaçakları, İç Hatlar Terminali'nden Türkiye'ye sokabilmek için de hasta yolcuların yararlandığı tekerlekli sandalyeye bindirdiler. İç hatlar terminali yolcu geliş kapısından Türkiye içi seyahat etmiş yolcu süsü verilerek kaçakları Türkiye'ye sokmak isteyen şüpheliler, takip edildiklerinin farkında bile değillerdi. Takip edildiklerinden habersiz çalışanlar, Atatürk Havalimanı polisi tarafından gözaltına alındılar. Şüphelilerin tekerlekli sandalye hizmeti veren bir şirkette çalışan A.K, Y.A. ve N.Y. olduğu öğrenildi.Çıkarıldıkları mahkeme tarafından A.K, Y.A. ve N.Y'nin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Polis bu kişilerin daha önce de aynı şekilde kaçak yolcuların Türkiye'ye girişini sağladıklarını belirledi ve Türkiye'ye giren kaçakların tespiti için soruşturma açtı.
11.09.2019Yaşam
3 bin yıllık aşiretin üyeleri bir araya geldi
3 bin yıllık aşiretin üyeleri bir araya geldiYapılan araştırmalarda 3 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Metina aşiretinin üyeleri ilk kez Diyarbakır’da bir araya geldi. Dernek kurarak kurumsal bir yapıya bürünen aşiret, kan davası gibi toplumsal yaraları sarmanın yanı sıra eğitim, kültür ve sanat gibi konularında da çalışmalar için bir yardımlaşma kampanyası düzenledi. Kampanyada kısa sürede binlerce lira toplandı. Nüfusunun büyük bölümü Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan ve 3 bin yıllık bir geçmişe sahip Metina aşireti, Nisan ayında Metinalılar Yardımlaşma, Dayanışma ve Eğitim Derneği’ni (Metina-Der) kurarak kurumsal bir kimliğe büründü. Kurulduğu günden bu yana başta kan davaları olmak üzere birçok toplumsal yarayı sarmaya çalışan dernek Yenişehir ilçesinde bulunan Kış Spor Kompleksi’nde bir yardımlaşma kampanyası düzenledi. Kısa sürede binlerce liranın toplandığı kampanyada konuşan Dernek Başkanı Aydın Pirinççioğlu, düzenlenen etkinliğinin en önemli özelliğinin Metina ailesinin ilk kez bir araya gelmesi olduğunu ifade ederek, “Aile üyelerimizin Güneydoğu’nun her tarafından gelip bize katılmaları, düşüncelerini, fikirlerini söylemesi bizim için çok onur verici bir şey oldu. Onun dışında bütün Diyarbakır’da yaşayan Metinalıların ilk istişare toplantısı oldu. Bunun devamı gelecek. Metinalılar her tarafta yönetim kurulu adına gerek metropollerde, gerek kırsalda derneğin ne kadar önemli olduğunu, ne kadar faydalı olduğunun kanısına vardı. Bu konuda bu çatı bizim için çok önemli. Gerek ailemiz için gerek bölge için ne kadar paylaşımcı olduğumuzu bugün burada istişare ettik. İleri ki süreçte etkinliklerimizi daha da genişleteceğiz ve Metina’nın olduğu her yerde insanlara ulaşmaya çalışacağız” dedi.
11.09.2019Yaşam
Microsoft’un Dynamics NAV ve Dynamics AX çözümleri nasıl öne çıkıyor
Microsoft’un Dynamics NAV ve Dynamics AX çözümleri nasıl öne çıkıyor?Pargesoft Genel Müdürü Kaan Altunterim, Microsoft'un Dynamics NAV ve Dynamics AX çözümleri pazarda hangi özellikleri ile öne çıktığını Wise TV'ye anlattı. Altunterim, "Microsoft, nesnelerin interneti ve Endüstri 4.0 devrimi ile paralel bir şekilde kurumlara tek başına kurumsal kaynak planlama yazılımı değil uçtan uca iş verimliliği çözümleri sunuyor. Microsoft ERP'leri de pazarda varolan pek çok ERP'ye ki buna uluslarası ERP'ler de dahil farkla günlük hayatta kullandığımız her türden teknoloji ve cihazı bir arada bu bütünleşik yapının içinde kullanabilme şansı veriyor. Örneğin Microsoft Office uygulamaları müşterinizden veya müşteri adayınızdan gelen mail ile başlayıp, outlook içindeki bir maili bir satış teklifini satış teklifinin onaylanması sonrasında alınan bir siparişi cep telefonuza gelen bir onay talebiyle yada üretim bandınızdaki bir makinaya iş emri tetikleyicisiyle entegre ettiğinizde Microsoft'un tüm diğer teknolojilerini kullanıp ERP'nizi de bunlarla entegre olarak yönetebiliyorsunuz. Pazarda bu teknolojileri uçtan uca sağlayabilen ve entegrasyonu tek bir sağlayıcı olarak sunabilen firma Microsoft, bunun dışında bu entegrasyon farklı farklı partilerin tedarikçilerin bir araya geldiği şekliyle sunulabiliyor rakipler tarafından ve entegrasyonun hem inşa edilmesi zaman alıyor, hem riskli hem de yüksek maliyetli olabiliyor bu entegrasyonlar. Microsoft'un vizyonu tüm ürünlerinde bu bütünleşik değeri sunmaya odakladığı için pazarda en büyük rekabet avantajını sunuyor bizlere" dedi.
11.09.2019Nevidyo
Başbakan Yıldırımdan sert açıklamalar
Başbakan Yıldırım'dan sert açıklamalarBaşbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin Almanya'ya nota vermesi ve Gümrük Birliği Anlaşmasına ilişkin, "Eğer Almanya bunları korursa, bunlara imkan sağlarsa bu dostluğa yakışmaz. Almanya'dan darbeye karışmış bulunan FETÖ terör mensuplarının barındırılmaması müsamaha göstermemesini yargılanmak üzere Türkiye'ye iadesini istiyoruz. Gümrük birliği meselesi de Almanya'nın AB adına tek başına karar vereceği bir konumu olmamalıdır. Almanya bütün Avrupa Birliği benden sorulur havasında birlik adına racon kesiyor. Bu doğru değil birliğin kurumsal yapısına, ilkelerine de uymayan bir şey. Dayatma anlamına gelir. Ne olursa olsun da bu Gümrük Birliği değişsin diye can atar bir halimiz de yok. Çok fazla endişelenmelerine, heyecanlanmalarına gerek yok" dedi.Başbakan Binali Yıldırım, gündeme ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün Almanya'da görüldüğü haberleri üzerine Türkiye'nin Almanya'ya nota vermesi ve Gümrük Birliği Anlaşmasına ilişkin bir soruya Yıldırım şu yanıtı verdi: "15 Temmuz darbesine iştirak eden bütün FETÖ teröristlerinin yurt içinde dışında nerede olursa olsun bulup adalete teslim etmek boynumuzun borcudur. Eğer Almanya bunları korursa, bunlara imkan sağlarsa bu dostluğa yakışmaz. Almanya'dan darbeye karışmış bulunan FETÖ terör mensuplarının barındırılmaması müsamaha göstermemesini yargılanmak üzere Türkiye'ye iadesini istiyoruz. Almanya nasıl hukuk devleti ise Türkiye'de bir hukuk devleti. Hukukun içinde bunlar yargılanacak karşılığını görecek. Gümrük birliği meselesi de Almanya'nın AB adına tek başına karar vereceği bir konumu olmamalıdır. Almanya bütün Avrupa Birliği benden sorulur havasında birlik adına racon kesiyor. Bu doğru değil birliğin kurumsal yapısına, ilkelerine de uymayan bir şey. Dayatma anlamına gelir. Gümrük Birliği tek taraflı bir anlaşma değildir. Türkiye aman aman bir an önce Gümrük Birliği'ni değiştirelim havasında da değildir. Türkiye'nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa o yön
11.09.2019Haberler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erol Olçokun mezarı başında Kuran okudu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erol Olçok'un mezarı başında Kur'an okuduCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirnekapı'daki 15 Temmuz şehitlerinin kabirlerini ziyaret etti. Daha sonra ise Karacaahmet Mezarlığı'na geçti ve "Yol arkadaşım" dediği Erol Olçak ile oğlu Abdullah Tayyip Olçak'ın mezarlarını ziyaret etti. Erdoğan, şehitler için Kur'an okudu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz'ın yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Edirnekapı'daki 15 Temmuz Şehitliği'ne ziyarette bulundu. Şehitlerin mezarlarını ziyaret edip çiçek bıraktılar. Daha sonra ise dua ettiler. Erdoğan ziyaret sırasında şehitler için Kur'an-ı Kerim de okudu.Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, Edirnekapı'daki 15 Temmuz Şehitliğinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank'ın kabrini ziyaret ederek, dua etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ise Karacaahmet Mezarlığı'nda, 15 Temmuz Şehtler Köprüsü'nde şehit edilen yol arkadaşı Ak Parti'nin kuruluşundan itibaren kurumsal tanıtım ve organizasyon konularında büyük emek veren reklamcı Erol Olçok ve 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da bulunduğu 15 Temmuz şehitlerinin kabirlerini ziyaret ederek, dua etti. Erdoğan Olçok'un mezarı başında Kur'an-ı Kerim okudu. Yaklaşık 45 dakika süren ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezarlıktan ayrıldı.
11.09.2019Haberler
Sektör profesyonelleri deneyimlerini YTÜ öğrencileriyle paylaştı
Sektör profesyonelleri deneyimlerini YTÜ öğrencileriyle paylaştıUluslararası ve yerel birçok markaya iletişim danışmanlığı hizmeti veren Alya İletişim Danışmanlığı, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri ile bir buluşma gerçekleştirdi.Wise TV’nin de katıldığı buluşmada, Alya İletişim’in Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi için hizmet verdiği WittyCommerce Yönetici Ortaklarından Aytek Ekici ve Platin Bilişim Genel Müdürü Ayhan Bamyacı, öğrencilere faydalı olabilecek deneyimlerini paylaştılar.GENÇ MÜHENDİSLERE İPUÇLARIAlya İletişim olarak kurumsal sosyal sorumluluk projesi için hizmet verdikleri markalarla YTÜ’lü öğrenciler için ortak bir buluşma düzenlediklerini belirten Alya İletişim Ajans Başkanı Firuze Kaymaz, “Genç mühendislere, geleceğin başarılı iş adamlarına kariyerlerinde etkin bir şekilde kullanabilecekleri ip uçları vermek yeni nesil meslekler hakkında bilgi vermek istiyoruz. Özellikle siber güvenlik ve e-ticaret alanında ülkemizin ciddi anlamda donanımlı genç mühendislere ihtiyacı var. Fakat sadece okullarda bu eğitimleri almak yeterli değil. Okullardan mezun olduktan sonra bir adım öne geçebilmek için farklı uzmanlık alanlarında bilgi sahibi olmaları bekleniyor.” dedi."ANLAMLI BİR BULUŞMA OLDU"Buluşmanın geleceğe yönelik hem öğrenciler acısından hem de katılımcılar açısından önemli olduğunu belirten WittyCommerce Yönetici Ortaklarından Aytek Ekici, “Bugün burada üniversite kulüplerinin ve üniversitelerin bizim yaptığımız işe adım atan ya da atacak olan öğrencilerin sorularını cevaplama noktasında son derece faydalı bir etkinlik oldu. Şimdiye kadar neler yaptık, hangi hatalar yaptık onları anlatmak ve belki de onların geleceğini planlamalarına dair bir adım, bir ufak bilgi vermek adına, hem onları hem de kendimizi onlara tanıtmak adına buradayız. Belki ilerisi için birlikte çalışma seçeneklerini değerlendirmek için buradayız. Büyük bir organizasyon olduğunu ve öğrenciler için anlamlı bir buluşma olduğunu düşünüyoruz.” dedi.SEKTÖR DE DİNAMİK YENİ NESİL DE<
11.09.2019Nevidyo
Microsoft Office 365 e5 paketi kurumlara ne gibi kolaylıklar sunuyor
Microsoft Office 365 e5 paketi kurumlara ne gibi kolaylıklar sunuyor?Microsoft Türkiye Office Kurumsal Pazarlama Müdürü Berfin Gökoğlu, Microsoft Office 365 e5 paketinin kurumlara ne gibi kolaylıklar sunduğunu Wise TV'ye anlattı.Office 365 e5 paketinin kurumlara yeni bir kurumsal değer sunabildikleri çok yeni bir paket olduğunu dile getiren Gökoğlu: "Bu paketle bizim için en önemli özelliklerden biri olan Office'in masa üstü uygulamaları ve bunların her zaman en güncel versiyonlarını iletmeleridir. Microsoft olarak biz bunu e3 paketiyle kullanıcılara zaten sunuyorduk. Bunun üzerine ek olarak yine en önemli konulardan biri güvenlik. Bilindiği üzere artık hackerler hem bilinen virüsleri gönderiyorlar hem de o kadar deneyimliler ki bilinmeyen virüsleri de maillerimize düşürebiliyorlar. Bunun güvenliği bizim için çok önemli çünkü, kurumlar içerisinde belirli yazılımlar kullanılıyor. Tanımlanamayan bilinmeyen bir virüs geldiğinde biz bunu Office 365 e5 paketinin içerisinde sunuyoruz. Bu sayede e-mail kutusuna gelen bir maili geldiği zaman tarıyor ve virüslü olup olmadığını işliyor. Server'a zarar veren bir yazılım ve arka planda nereye yerleştireceğini araştırıyor ve yazılım gerçekten kötü amaçlı bir yazılımsa son kullanıcıyı uyararak virüslü içeriği haber veriyor. Bu bizim için önemli bir yatırımdı ve bunu e5 paketi ile hayata geçirdik. Admin tarafından bakacak olursak da çok daha geniş bir raporlama alanı sunuyoruz. Yani içerde hangi kullanıcılara bu tip virüsler gidiyor ne kadar süre ile virüs gelmiş hangi linkler sunuluyor gibi bunların tamamını adminler görüntüleyebiliyor. Bu paketle Microsoft'un ikinci yatırım alanı santral çözümüdür. Normalde kurumlar santral çözümü kullanmak isterlerse bir operatörden bu hizmeti alabiliyorlar ve içeride bir sunucu yatırımı ve teknik kapasite yatırımı yapması gerekebiliyor. Fakat biz bunu e5 paketiyle beraber çok minimalize etmeye başladık. Bu sayede santral yatırımı ve bunun bakımıyla ilgili sorunlarda ortadan kalkmış oluyor. Microsoft bu konuda çok daha maliyet avantajlı ses imkânı sunuyor. M
11.09.2019Nevidyo
Microsoft’un yeni güvenlik yaklaşımı
Microsoft’un yeni güvenlik yaklaşımıWise TV'ye konuşan Microsoft Türkiye Bulut ve Kurumsal Çözümler Ürün Pazarlama Müdürü Lale Tekişalp, Microsoft'un yeni güvenlik yaklaşımı hakkında bilgiler verdi.Microsoft'un yeni güvenlik yaklaşımları arasında öne çıkanlardan bir tanesinin kimlik güvenliği olduğunu dile getiren Tekişalp: "Siber saldırıları çok büyük bir yüzdesi yani %76'sı kimlik tıkanıklıkları sonucu meydana geliyor. Dolayısıyla kimlik bizimde odaklandığımız bir alan. Microsoft'un kimlik alanında zaten eskiden beri var olan bir takım çözümleri var. Bunları geliştirerek ve yenilerini ekleyerek kimliği güvenliğin merkezine almış durumdayız. Yani cihazların, uygulamaların yönetiminden önce aslında kimliğin yönetilmesi ve güvenliğinin sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Microsoft'un yeni güvenlik yaklaşımındaki bir başka değişiklik olarak şunu söyleyebiliriz, artık Microsoft'un var olan mevcut platformundaki teknolojilerin içerisine entegre olan bir takım güvenlik çözümleri yerleştiriliyor. Örneğin Windows 10 ile gelen Windows Hello özelliği yine güvenlik alanında teknolojinin içerinde entegre gelen, dahili gelen bir güvenlik çözümüdür. Microsoft son yıllarda güvenlik alanında çok ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Geçtiğimiz hafta CEO’muz Satya Nadella'nın açıklamasında da söylediği gibi önümüzdeki bir sene içerisinde Microsoft güvenlik alanında 1 milyar dolarlık bir yatırım yapacağına dair bir taahhüt verdi. Dolayısıyla güvenlik alanında Microsoft'un ismini daha sık duymaya başlayacaksınız" şeklinde konuştu.
11.09.2019Nevidyo
Özel güvenlikte doğru firma nasıl seçilir
Özel güvenlikte doğru firma nasıl seçilir?Aktim Güvenlik Yönetim Kurulu Başkanı İdris Koç, özel güvenlik sektöründe  firma seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken noktaları Wise TV aracılığıyla anlattı.Özel güvenlik sektöründe kurumsal firmaların seçilmesinin önemine ve seçimin hangi kriterlere bakılarak yapılması gerektiğine dair bilgiler aktaran Koç: "Bütün güvenlik şirketleri insan parametresi ile çalışıyor. Yani biz bir ürün ya da mal satmıyoruz. Bizim ürünümüz insan, insan parametresi ile çalışıyoruz. Bu sektörün en tepesindeki firmada en altındaki firmada aynı insanlar ile çalışıyor. Güvenlik sektöründe maalesef insan kalibrasyonu düşük. Güvenlik kimlik kartı almış personeller ortalama 120 saat 90 saat arasında eğitimden geçiyor. 120 saat eğitim alanlar silahlı, 90 saat eğitim alanlar ise silahsız güvenlik kartına sahip oluyor. Tabi bu biraz da şuna benziyor. Ehliyet aldığınızda şoför olmuyorsunuz, ehliyet alımında pratik yapılması gerekiyor. Kimlik kartı alan personelinde tabi ki projelerde pratik yapması gerekiyor ki güvenlik personeli olabilsin. Biz bu noktada seçici davranıyoruz. Personelleri alırken daha önceki referanslarına bakıyoruz. Örneğin bir site güvenliği ile fabrika güvenliği ya da alışveriş merkezi güvenliği, inşaat veya hastane güvenliği birbirinden çok farklı unsurlar. Bizim yaklaşık 300'e yakın personelimiz var. Saydığım birçok noktada hizmet veriyoruz. Bir hastanede görevlendirdiğimiz güvenlik personelini inşaat şantiyesinde görevlendirirken çok farklı sanki akvaryumdan çıkmış gibi oluyor ve tekrar bir hizmet başı eğitim verilmesi gerekiyor. Dolayısıyla insan parametresi ile çalıştığımız için bu noktada müşterilerin neye dikkat etmesi gerekir derseniz önce çalıştırılan personellere. Zaten sektörde güvenlik personeli az bulunan bir faktör, dolayısıyla kaliteli personeli bulabilmek için de o personelleri çalıştıran güvenlik şirketlerinin personellerin özlük haklarını veriyor olması gerekir" şeklinde konuştu.
11.09.2019Nevidyo
Soyadı yüzünden başına gelmeyen kalmadı...
Soyadı yüzünden başına gelmeyen kalmadı...Suruç ve Ankara bombacılarıyla akraba olmamasına rağmen soyismi ‘Alagöz’ olan bir kişi hem işinden, hem de eşinden oldu.Suruç bombacısı Abdurrahman Alagöz’ün ardından Ankara bombacısının da ağabeyi Yunus Emre Alagöz olduğunun açıklanmasının ardından soyismi ‘Alagöz’ olan aileler sıkıntı çekiyor. Adıyaman merkez ve ilçelerinde birbirine akraba olmayan 5 farklı ‘Alagöz’ Ailesi bulunuyor.Adıyaman merkez Altınşehir mahallesinde iletişim sektörü üzerine işyeri bulunan ve internet üzerinden elektrik, telefon, su, doğalgaz, GSM gibi faturalarının ödeme işlemi yapan Ahmet Alagöz’ün aboneliği iptal edildi. Kurumsal bir firmanın aboneliğini iki ay önce alan Ahmet Alagöz adlı işletme sahibi de bombacılarla akraba olmamasına rağmen, soyisminden dolayı zarar gördü.Ahmet Alagöz adlı esnaf, kendisinin soyisminden dolayı aboneliğinin iptal edildiğini iddia ederek, savcılığa suç duyurusunda bulunacağını belirtti.Ahmet Alagöz, firma yetkililerin ilk olarak ‘işyerinin kapalı olduğu’ gerekçesiyle sistemi kapattıklarını kendisine bildirildiğini ancak, kendisinin güvenlik kameralarıyla bu gerekçeyi çürütmesinden sondan, ‘tek taraflı’ sözleşmenin fesih edildiğinin kendisine bildirildiğini açıkladı.Kendisi gibi birçok ‘Alagöz’ soyisimli aile olduğunu ve bazılarının soyisimlerini değiştirmek istediğini vurgulayan Ahmet Alagöz, bir kişinin yaptığı canilik yüzünden herkesin suçlanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.Adıyaman dışında sevdiği bir kız olduğunu ve istemeye gittiklerinde, soyisim ve Adıyamanlı olmasından dolayı sevdiği kızı vermediklerini aktaran Ahmet Alagöz, kendisinin hem işinin hem de sevdiği kızın peşini bırakmayacağını söyledi.
11.09.2019Haberler
2015 yılında öne çıkan 5 mega teknoloji trendi
2015 yılında öne çıkan 5 mega teknoloji trendiMicrosoft Türkiye Office Pazarlama Grup Müdürü Çiğdem Kayalı 2015 yılında öne çıkan mega teknoloji trendlerini ve Microsoft’un kullanıcıları için sunduğu çözümleri wise.tv ekibine anlattı.Kayalı, 2015 yılındaki mega trendlerinin bulut, mobilite, kurumsal sosyal ağlar, büyük veri ve bilgi güvenliği olarak açıkladı. Microsoft’un bu 5 alanda kurumsal müşterilerine sunduğu çözümler olduğunu belirten Kayalı, konuşmasına bulut teknolojisi ile başladı. Bulut sayesinde uygulamaların çok hızlı hayata geçmesi, kesintisiz hizmet gibi ön plana çıkan birçok özelliği olduğunu söyledi. Microsoft müşterileri de Azure ve Office 365 uygulamaları ile bulut teknolojisini kullanabiliyorlar. Kayalı "Dönemsel yoğunluğun olduğu bir web siteniz var, oraya çok büyük bir yatırım yaparsanız bütün sene kullanamayabilirsiniz. Oysaki Azure üzerinden böyle bir proje gerçekleştirirseniz sadece yoğun olan dönemde daha fazla kaynak kullanıp, diğer dönemlerde daha az, kullandıkça ödeme modeliyle ilerleyebilirsiniz” dedi.Şirketlerin üretkenlik platformlarına göre Office 365 uygulamasını çözüm olarak sunan Microsoft, tüm cihazlarıda Office’in son sürümünü kullanabilecek şekilde entegre etti. Böylelikle kullanıcılar dosyalarına her zaman her yerden ulaşabiliyor.Çiğdem Kayalı Microsoft’un e-posta servisinin online bir hizmet olarak alınabileceğini de açıkladı. Kayalı; “Özellikle posta kutusunun dolması ya da spam, virüs gibi pek çok sıkıntılar yaşanıyor güvenlik anlamında, oysaki ‘Exchange Online’ ile sunduğumuz hizmetle hem posta kutusunun dolması sorunu ortadan kalkıyor çünkü 50 GB bir alan veriyoruz ve bu gerçekten çok büyük bir alan ve isteyen kurumsal müşterilerimize sınırsız arşiv imkanı sunuyoruz . Bunun yanı sıra spam ve virüs gibi güvenlik sorunlarını çözüyoruz ve mobil cihazlardan da her zaman e-mailinize ulaşabiliyosunuz.” dedi.Firmalarda dosya paylaşımının önemine değinen Kayalı, özellikle farklı kişilere hak verilerek oluşturulan ortak alanların olması ve orta
11.09.2019Nevidyo