Süt

Süt

Süt ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Süt haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Süt ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Süt haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 259 sut haberi bulunmuştur.

Beslediği kuşları için yılda 50 bin TL harcama yapıyor
Beslediği kuşları için yılda 50 bin TL harcama yapıyorVan'ın İpekyolu ilçesinde yaşayan Yusuf Demirel (50) henüz 10 yaşındayken başladığı evcil güvercin hobisini büyük bir sevgiyle sürdürüyor. 300 evcil güvercin besleyen Demirel, kuşları için yılda yaklaşak 50 bin TL para harcıyor.Merkez İpekyolu ilçesi Alipaşa Mahallesi'nde yaşayan Demirel'in kuşlara olan sevgisi henüz 10 yaşındayken başladı. 50 yıldır evcil güvercin hobisini, büyük bir sevgiyle sürdüren Demirel, evinde ve işlettiği çay ocağında 300 evcil güvercine büyük bir özenle bakıyor. Demirel, kuşlara olan sevgisinin de tarif edilemez olduğunu söylüyor.'HAVADA EN FAZLA KALAN KUŞUN DEĞERİ 20 BİN TL' Demirel, uzun süreli uçuş yapabilen, inişe geçtiklerinde ise takla atarak görsel şölen sunan, bu özelliklerinden dolayı da 100 lira ile 20 bin lira arasında değişen fiyatlarda satılabilen evcil kuşlarına yılda 50 bin TL para harcadığını belirtti. 5 ay önce mahallede açtığı 'Hacıbabanın yeri' çay evinin alt katını kümes yaparak kuşları beslemeye başlayan Demirel, evinde ve çay ocağında beslediği 300 kuş için yılda 30 ton yem, buğday, arpa, aspir ve mısır aldığını ifade etti.'40 YILDIR VAN'DA KUŞ BESLİYORUM' Demirel, halk arasında 'Van kuşu' olarak bilinen evcil güvercin kuşlarının en önemli özelliğinin havada fazla kalması olduğunu, en fazla kalan kuşun maddi değerinin 5 ile 20 bin TL arasında olduğunu kaydederek, Bu yıl elimde 20 bin TL'lik kuş yok. Yaklaşık 40 yıldır Van'da kuş besliyorum. Van güvercinlerinin çeşitli türleri var. Bunlar Karakuyruk, sıfır kuyruk, tavuk kuyruk, süt beyaz ve Van arabı diye biliniyor. Kuşlarım için çay ocağımın bodrum katı ve evimin çatı katında kümesler yaptırdım. Kuşlar için, yılda 5 ton buğday, arpa, aspir, besi yemi ve mısır alıyorum. Benim hayatım kuşları beslemekle geçti. Henüz 10 yaşındayken abimle birlikte başladı bu merak. Van kuşunun özelliği, havada çok uçup 7-8 saat kalabiliyor. İnişe geçtiklerinde de takla atıyor. Havada en çok kalan kuş, değeri en yüksek olan kuş o
11.09.2019Haberler
Naylon poşet yasasına kar banyolu destek
Naylon poşet yasasına kar banyolu destekÇektiği ilginç kliplerle dikkatleri üzerine çeken türkücü Aydın Aydın, naylon poşet yasasına destek vermek amacıyla 2 bin 880 rakımlı Demirtaş köyü zirvesinde dondurucu soğuk havaya aldırış etmeden kar banyosu yaptı. Türkücü Aydın Aydın, kent merkezinden 50 kilometre mesafede buluna ve kar kalınlığının yer yer bir metreyi bulduğu 2800 rakımlı Demirtaş köyü zirvesinde eksi 3 derece soğuk havada son günlerde gündeme gelen naylon poşet yasasına dikkat çekmek amacıyla kar banyosu yaparken zor anlar yaşadı. Türkiye ve dünyada ilk defa çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla “Pıt pet” diye türkü yapan Aydın Aydın, naylon poşetlere dikkat çekmek amacıyla yaptığı klip ilginç görüntülere sahne oldu. Dondurucu soğuk havaya rağmen 2800 rakımlı Demirtaş köyü zirvesinde Aydın Aydın ve beraberindekiler üstlerini çıkartıp üzerlerine naylon poşet bağlayarak kar yığınlarının üzerine uzandılar. Bir süre önce geçimini sağladığı süt ineği naylon poşet yiyerek telef olan Hacı Kayhan isimli Bağışlı köyü sakini ise, başındaki naylonu çıkartarak gözyaşlarına hakim olamadı. Kayhan, ”Karanlık bir dünya değil aydınlık bir dünya istiyorum. Naylon pet yüzünden çok insan ölüyor. Bir ineğim vardı o da pet poşet yiyerek öldü” dedi. Kar üzerine yatanlar ise başlarındaki naylon poşetleri çıkartarak karanlık bir dünya değil aydınlık bir dünya istiyoruz, bu naylon poşetler yüzünden nice insanlar ve hayvanların yaşamlarının yitirdiğini belirttiler.
11.09.2019Yaşam
Yavru kedilerin imdadına yürüyüş yapan aile yetişti
Yavru kedilerin imdadına yürüyüş yapan aile yetiştiAydın'ın Nazilli ilçesinde gece spor için yürüyüş yapan aile cadde üzerindeki kaldırımda karton kutu içerisinde terkedilmiş halde buldukları yavru kedilere sahip çıktı. Oldukça küçük ve aç halde buldukları yavru kedileri bakamayacaklarını anlayan Eczacı Kalfası Erhan Darcan ve eşi önce Aydın Büyükşehir Belediyesi'ni arayarak durumu anlattılar. Ancak belediyeden olumlu cevap alamayan aile daha sonra Nazilli Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Bircan Dinç'i arayarak yardım istedi. Telefonla ulaştıkları dernek başkanı Dinç, kedileri evine getirmelerini ve kendisinin bakabileceğini söyleyince yavru kedilerin yeniden hayata tutunma şansı doğdu.Anneleri tarafından terkedildiği belirtilen 3 yavru kediden sadece ikisinin hayatta kaldığı ifade edilirken miyavlama sesleri ile gecenin karanlığını çınlatan yavru kediler gece yürüyüşü yapan aile sayesinde yeniden hayata tutunmayı başardı.Nazilli merkezinde ikamet ettiklerini ifade eden Eczacı Kalfası Erhan Darcan, “Eşimle gece yürüyüşüne çıkmıştık. Yaklaşık 2 kilometre ilçenin batısına doğru yürüdük. Bir sokak daha ilerleyelim derken kaldırımdan gelen yavru kedi miyavlamalarını duyunca yanına gittik ve karton kutu içerisinde 2 yavru kedi bulduk. Karınları oldukça açtı. Yakındaki bir marketten süt aldık ama içiremedik. Aydın Büyükşehir Belediyesini aradık. Bize bazı kriterler söylediler. Kriterler uymadığı için kedileri alamayacaklarını ifade ettiler. Biz de Nazilli Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Bircan Dinç’i aradık. Sağolsun kedileri evine getirmemizi istedi. Bizde kedileri alıp en azından bilinçli bir insana teslim ettik. Eğer biz bu kedileri tesadüfen bulmasaydık belki de sabaha sağ çıkmazlardı. Zaten bir kardeşlerinin öldüğünü duyduk. Umarım bu iki kardeş kedi yaşar. Çok üzüldük” dedi.
11.09.2019Yaşam
60 kişilik ekip her yerde onları arıyor
60 kişilik ekip her yerde onları arıyorAksaray'da tekneyle balık avlamak için Mamasın Baraj Gölü'ne giden Ahmet Şen (38) ile arkadaşları Şaban Asal (40) ve Dumrul Duru (41) kayboldu. Jandarma, AFAD, UMKE ve balıkçılardan oluşan yaklaşık 60 kişilik ekip, kayıp arkadaşların bulunması için arama çalışmalarını sürdürüyor.Bir süt fabrikasında çalışan Ahmet Şen, mesai arkadaşı Dumrul Duru ve Almanya'da yaşayan Şaban Asal ile dün akşam saatlerinde balık avlamak için Asal'a ait otomobille Çatalsu köyündeki Mamasın Baraj Gölü kıyısına gitti. Ailesi, Ahmet Şen'in gece olmasına rağmen eve dönmemesi üzerine çevrede arama yaptı, sonuç alamayınca da jandarmaya haber verdi. Ailenin ihbarıyla arama çalışması başlatan jandarma, göl kıyısı ve çevresinde Ahmet Şen ve arkadaşlarının izine rastlamadı.Bugün gündüz saatlerinde çalışmasını sürdüren jandarma, Şaban Asal'a ait otomobili, dağlık arazide gölün 400 metre ilerisinde park halinde buldu. Bunun üzerine jandarma, köylülere, bölgede kimseyi görüp görmediklerini sordu. Görgü tanıkları, 3 kişinin kıyıdaki bir tekneyi alıp göle açıldığını söyledi. Jandarma ekipleri AFAD'ın da yardımıyla botla gölde arama yaptı ancak herhangi bir iz bulunamadı.Teknenin batmış olabileceği ihtimali üzerine jandarma, AFAD, UMKE ve balıkçılardan oluşan yaklaşık 60 kişilik ekip, bot ve teknelerde arama çalışması başlattı. Ankara AFAD İl Müdürlüğü'nden de dalgıç ekipler çağrıldı. Ahmet Şen, Şaban Asal ve Dumrul Duru'nun bulunması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
11.09.2019Haberler
Tabutunda 4 farklı renkte çiçekle uğurlandı
Tabutunda 4 farklı renkte çiçekle uğurlandıTekirdağ'ın Saray ilçesinde, terk ettiği eşi Hakan Ayyıldız tarafından bıçaklanarak öldürülen 4 çocuk annesi Şeyda Ayyıldız, gözyaşları arasında toprağa verildi. Talihsiz kadının tabutuna 4 çocuğunu simgeleyen 4 gül bırakılırken, annesi Nebiye Gül, "Yavrumun tabutu bile gül ve süt kokuyor hala" diye ağladı.İstanbul'da yaşayan Şeyda Ayyıldız, eşi Hakan Ayyıldız ile yaşadığı tartışmalar ve geçimsizlik üzerine evini terk edip, 4 çocuğunu da yanına alarak Tekirdağ'ın Saray ilçesinde yaşayan anne ve babasının yanına yerleşti. Çerkezköy ilçesinde bir tekstil fabrikasında da iş bulan Şeyda Ayyıldız, burada çalışmaya başladı.Dün işine gitmek üzere evden çıkan Şeyda Ayyıldız'ın önüne kesen ayrı yaşadığı eşi Hakan Ayyıldız, eve dönmesi teklifini kabul etmeyince, yanında getirdiği ekmek bıçağıyla Şeyda'yı 4 kez bıçaklayıp öldürdü. Hakan Ayyıldız, tutuklanıp cezaevine konulurken, Şeyda Ayyıldız'ın cansız bedeni gönderildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınarak bugün ilçeye getirildi.TABUTTA 4 GÜL Talihsiz kadının cenazesi Kemalpaşa Mahallesi Remzi Şeker Caddesi üzerindeki baba evine götürülerek helallik alındıktan sonra götürüldüğü Ayazpaşa Camii'nde cenaze namazı kılındı. Şeyda Ayyıldız'ın tabutunun üzerine 4 çocuğunu simgeleyen 4 gül bırakıldı.Anne Nebiye Gül ile yakınları ile birlikte tabuta sarılıp gözyaşı dökerken, "Yavrumun tabutu bile gül ve süt kokuyor hala" dedi.Öldürülen Şeyda'nın ablası Cemile Taş, kardeşini öldüren Hakan Ayyıldız'ın idam edilmesini istedi. Taş, "İdam olsun, ben onu kendi ellerimle paralayacağım. Bu yetim yavruların suçlusu Hakan sensin. Hakan'ı idam etsinler" dedi.
11.09.2019Yaşam
Yerken cezası olan helva
Yerken "cezası" olan helvaAntalya'nın Alanya ilçesinin yöresel tatlarından "öksüz helvası", ilginç ismi, hikayesi ve tadıyla lezzet tutkunlarınca tercih ediliyor. Alanya ilçesinde evlerin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan "öksüz helvası", misafir ziyaretlerinin vazgeçilmez ikramı arasında yer alıyor. Alanya'da yöresel ev yemekleri yapan Cevdet Görücü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "öksüz helvası"nın bir diğer adının da "öküz helvası" olduğunu söyledi. Elektriğin, televizyonların olmadığı zamanlarda eş dost ziyaretlerinde muhabbet arasında hanımların yaptığı tatlının güzel bir hikayesinin olduğunu ifade eden Görücü, şunları belirtti: "Pekmez, un ve yağdan yapılan helva, kıvamı tutturulunca geniş bir tabağa yayılır. Helvanın ortasına yağ konulacak şekilde bir de havuz oluşturulur. Öksüz helvasının bu havuzu da kızartılmış tereyağı ile doldurulur. Asıl hikaye de bundan sonra başlıyor. Öksüz helvasını dikkatli tüketmek gerekiyor. Tabağın kenarlarından alınan helva lokmaları, tereyağı havuzuna batırılıp yenerek havuzun olduğu kısma kadar gelinir. Göbeğe yaklaştıkça risk artıyor çünkü bu yağ dolu havuzu yıkan ilk kişi ceza alıyor. Bu ceza da bir sonraki buluşmanın kimin evinde ve helvayı kimin yapacağı oluyor. Aynı zamanda bu havuzu patlatan kişiye 'öküz' deniliyor. Öküz olmamak için de uyanık olmalı. Uyanık adam bu havuzu patlatmaz. Öküz olmamak adına dikkatli olmak gerekiyor." Alanya'ya gelen ziyaretçilere bu lezzeti tatmalarını tavsiye ettiklerini anlatan Görücü, helvanın tamamen doğal ürünlerden yapıldığını kaydederek, şöyle dedi: "Kış aylarında besin değeri yüksek bu helva, soğuk havalarda vücudu ısıtır, doğum yapan hanımları rahatlatır. Bebeğe süt vermek adına anneler de bunu çok tüketir. Biraz zahmetli yapılışı var. 2 kişi ile yapılması daha güzel olur."
11.09.2019Yaşam
Leylanın annesinden Sedanurun annesine taziye ziyareti
Leyla'nın annesinden Sedanur'un annesine taziye ziyaretiAğrı'da dedesinin köyünde kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in annesi Aysel Aydemir, Kars'ın Kağızman ilçesinde kaybolduktan 7 gün sonra cesedi bulunan 9 yaşındaki Sedanur Güzel'in annesi Handan Güzel'i ziyaret ederek acısını paylaştı. Çocukları aynı kaderi yaşayan Güzel ve Aydemir, bir araya gelerek gözyaşı döktü. Sedanur Güzel'in annesi Handan Güzel, gazetecilere yaptığı açıklamada, Leyla Aydemir'in annesiyle aynı acıları yaşadıklarını söyledi. Acıyı kendilerine yaşatanların idam edilmesini istediklerini ifade eden Güzel, "Sesim çıkmıyor, buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Çocuğumu böyle yapanın idam edilmesini istiyorum. Leyla'ya da Sedanur'a da, bu acıyı yaşatan idam edilsin." diye konuştu. "ÇANTASI, KALEMİ EVDE, ARKADAŞLARI OKULDA" Güzel, kızının arkadaşlarının okula gittiğini anımsatarak, "Çocuğumdan ne istediniz ? Daha 9 yaşında. Çantası, kalemi evde, arkadaşları okulda. Ne istediniz çocuğumdan?" diyerek, yaşananlara tepki gösterdi. Leyla Aydemir'in bulunması için sürekli dua ettiğini kızının sonunun da Leyla gibi olduğunu belirten Güzel, "Sonu Leyla gibi oldu. Leyla için de dua ediyordum, bir yerden çıksın, gelsin diye, o da süt içiyordu. Allah bunu yapanların yanına bırakmasın." ifadelerini kullandı. "ÇOK ZOR BİR ACI ANNE OLAN ANLAR" Ağrı'da dedesinin köyünde kaybolduktan 18 gün sonra bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in annesi Aysel Aydemir ise Sedanur'un annesiyle aynı acıyı paylaştığını dile getirdi. Aydemir, "Aynı acıyı paylaşıyoruz, bunu yapanların idam edilmesini istiyoruz. Kim olursa olsun idam istiyoruz. Allah kimseye göstermesin, çok zor bir acı, anne olan anlar. Söylenecek bir laf yok, sözün bittiği yerdeyiz." dedi.
11.09.2019Yaşam
Lüks yatıyla Bodruma gelen iş adamından lahmacun sürprizi
Lüks yatıyla Bodrum'a gelen iş adamından lahmacun sürpriziKurban bayramı tatilini Bodrum'da geçiren vatandaşlar bir iş adamının dağıtığı bedava lahmacun ayranı görünce şoke oldu. Çocuklar için de süt mısırı dağıtılırken, ücretsiz dağıtılan lahmacun ve ayrandan almak isteyen tatilciler sahile akın etti.Turizm, ilaç, gayrimenkul ve otomotiv yedek parça sektörlerinde yatırımları bulunan bir işadamı 46 metre uzunluğundaki ultra lüks yatı ile Cennet Koyuna yanaştı. “Queen Anne” isimli yatı ile halk plajının karşısına demirleyen işadamı, tatilcilere lahmacun ayran ikram etmek istedi. BOTLA GELDİ KENDİSİ DAĞITTI Kurban Bayramı için Bodrum’a gelen ve adının açıklanmasını istemeyen iş adamı, yardımcılarından lahmacun yaptırmalarını istedi. Bu esnada bot ile halk plajına gelen iş adamı, hazırlanan lahmacun ve ayranları vatandaşlara dağıttı. Lahmacun dağıtan iş adamı daha sonra çocuklara ise, süt mısır ikram etti. PLAJDA LAHMACUN KUYRUĞU Halk plajında ücretsiz lahmacun dağıtılacağını gören tatilciler deniz keyfini bir kenara bırakıp lahmacun-ayran kuyruğuna girdi. Büyük yoğunluk oluşan halk plajında bin adet lahmacun 5 dakikada tükendi. Çocuklara ise süt mısırı dağıtan hayırsever iş adamı halk ile sohbet edip bayramlarını kutladı. Lahmacun ve ayran alan tatilciler ise durumdan memnun kaldıklarını belirtti. Adını açıklamayan iş adamı gün boyu halk plajında konuşulan isim oldu. Merak konusu olan iş adamı daha sonra sesiz sedasız ailesi ile birlikte yatına döndü.
11.09.2019Yaşam
Kırklareli peyniri 16 ülkenin sofrasında
Kırklareli peyniri 16 ülkenin sofrasındaTemiz havası ve yeşil doğasıyla ün salan Istranca Dağları'nın zengin bitki örtüsünde beslenen büyük ve küçükbaş hayvanlardan Avrupa standartlarında elde edilen süt ile yapılan Kırklareli peyniri, başta Katar, Irak, ABD ve Lübnan olmak üzere 16 ülkeden ilgi görüyor.Istranca Dağları'nın zengin bitki örtüsünde yetişen inek ve koyun sütlerinden üretilen ve aromasıyla öne çıkan Kırklareli peyniri, başta Katar, Irak, ABD ve Lübnan olmak üzere 16 ülkede ilgi görüyor. Istranca eteklerindeki zengin bitki örtüsünde beslenen Kırklareli kıvırcığı koyunu ve ineklerden elde edilen sütlerle üretimi gerçekleştirilen peynire olan ilgi her geçen gün artıyor. Ünü Türkiye'yi aşan peynir, pek çok ülkenin sofrasında yer buluyor. Hammaddesindeki sütün aromasının ön plana çıkardığı Kırklareli peyniri, 16 ülkeye ihraç ediliyor. Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Soner Ilık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte üretilen peynirin markalaşması için başlattıkları çalışmaları hızla sürdürdüklerini söyledi. Kırklareli peynirinin lezzetinin yurt içinde çok iyi bilindiğini belirten Ilık, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin peynir almadan dönmediklerini ifade etti. Peynirin yurt dışında da önemli bir pazarı olduğunu vurgulayan Ilık, "Kentimizden geçen yıl 24 milyon 226 bin 548 dolarlık süt ve süt ürünü ihraç edildi. Avrupa standartlarında ürettiğimiz süt ve süt ürünlerimizi 6 ülkeye ihraç ediyoruz. Süt ve süt ürünlerimizi bir marka haline getirmek istiyoruz. Bizim amacımız tüm dünya açılmak." dedi. Başkan Ilık, ABD'den Katar'a, Irak'tan Lübnan'a 16 ülkeye ihraç edilen peynirin, ihracatının daha fazla artması için gayret gösterdiklerini vurguladı.
11.09.2019Haberler
İşkencelerle canından bezen damat çatıya çıktı
İşkencelerle canından bezen damat çatıya çıktıBursa'nın İznik ilçesine bağlı Ömerköy'de bir düğünde damada yapılan işkenceler görenleri hayretler içinde bıraktı. İşkencelere dayanamayıp canından bezen damat, gelini alıp eve girmek yerine çatıya çıktı.Abdulkadir-Serap Şen çifti İznik'te dünya evine girdi. Ancak bir ömür sürecek olan mutluluğa adım atmak o kadar da kolay olmadı. Ömerköy'ün gelenekleri çiçeği burnunda damada zor anlar yaşattı. Renkli görüntülerin yaşandığı düğünde arkadaşları damadın başından aşağı un serpip yumurta pişirtti. Üzerindeki elbiseleri yırtılan damat, gelinin içinde bulunduğu düğün aracını halatla çekmez zorunda kaldı. Ağıla sokulan damat, keçi yakalayıp süt sağdı. Başına gelmedik kalmayan Abdulkadir Şen, son olarak evin çatısına çıkarılıp, elinde müstakbel eşi Serap Şen'e ait ev kanunnamesini bağıra bağıra okudu. Damadın okuduğu espri yüklü sözler meydanda bulunan herkesi güldürdü.İşte gelinin hazırladığı, damadın ise okuduğu ev kanunnamesi: İlk sabah kahvaltısını ben hazırlayacağıma söz veriyorum. Ev, mutfak ve cam temizliği yapacağıma söz veriyorum. İşten gelince eve girmeden kokmuş çoraplarımla içeri girmeyeceğime söz veriyorum. Her hafta seni annene götüreceğime söz veriyorum. Ufak tefek tartışmalar olduğunda seni anneme şikayet etmeyeceğime söz veriyorum. Her pazar ne olursa olsun sabah kahvaltısı ve akşam yemeğine götüreceğime söz veriyorum. Her çarşamba evde balık yiyeceğimize söz veriyorum. Çocuğumuz olduğunda senden fazla bakacağıma söz veriyorum. Kazandığım paranın yüzde 10'unu vereceğime söz veriyorum. Ve son olarak durumumuz bozulursa köye taşınmayacağıma söz veriyorum.
11.09.2019Yaşam
Köylülerin keşfettiği mağara, buzdolabı olarak kullanılıyor
Köylülerin keşfettiği mağara, buzdolabı olarak kullanılıyorHakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Derecik Beldesi'nde Irak sınırının sıfır noktasında bulunan Gökçetaş Dağı eteklerinde köylüler tarafından içme suyu aranırken keşfedilen mağara, çok serin olması nedeniyle buzdolabı olarak kullanılıyor. Şemdinli ilçesinin Anadağ (Yeşilova) köyüne bağlı Irak sınırına sıfır noktadaki Gökçetaş mezrasında, kaynak su aramak için çalışma yapan köylüler Gökçetaş Dağı eteklerinde bir su kaynağı buldu. Buldukları su kaynağının etrafındaki taşları kepçe yardımıyla açan köylüler, şimdiye kadar 3 kilometre gidebildikleri bir mağara keşfetti. Geçtiğimiz yıl keşfedilen mağaranın çok serin olması dikkat çekerken, hava sıcaklığının 45 dereceyi bulduğu bölgede yaşayan köylüler ise süt ürünlerini çuvallar içinde mağarada muhafaza ediyor. Daha önceleri peynirlerini toprağa gömerek saklayan köylüler, şimdi buzdolabı niyetine kullandıkları mağarada saklıyor. İHA muhabirine konuşan köy sakinlerinden Siyabent Kaya, su ararken mağarayı keşfettiklerini belirtti. Alanda 20 metre kazı yaparak mağaraya denk geldiklerini ifade eden Kaya, “Su aramak için kazmadığımız yer kalmadı. Her yeri denedik, sonunda Allah bizleri buraya yönlendirdi. Burayı yaklaşık 20 metre kazdık ve sonrasında ise bir tünele denk geldik. Tünelin uzunluğunu tam ölçmedik, ama şimdiye kadar sadece 3 kilometre olarak gidebildik. Sadece gidişimiz 3 kilometre oldu. Burası batıda bir yerde olsaydı ve turizme açılsaydı çok güzel olurdu. Ancak köyde olduğu için böyle bir imkan yok” dedi. “Burada su yok” Su aramak için yoğun uğraş sarf ettiklerini dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Köyün suyunu buradan temin ediyoruz. Ancak bu su da birkaç ay içerisinde kurumanın eşiğine geliyor. Bunları niye anlatıyoruz? Yetkililer köylülerin çığlığını duysunlar, çünkü burada su yok. Hayvanlarımızı besleyemiyor, çocuklarımıza ise bakamıyoruz. Birkaç ay sonra köylüler banyo yapmak için bile zor su buluyor.” “Köylüler burayı buzdolabı yerine kullanıyor” İlkbaharda su seviyesi artan, yazın ise su s
11.09.2019Yaşam
Leylanın babasının bu sözleri yürek yaktı
Leyla'nın babasının bu sözleri yürek yaktıAğrı'da, kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in babası Nihat Aydemir konuştu.Ağrı'da, kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in babası Nihat Aydemir, "Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a da aynısı söyledim, çocuğumu kaçıran kimse bu cani yakalansın, yaptığının hesabını versin. İnsan 100 kişi öldürür, yine bu hareketi yapmaz, bu ufak çocuktan ne istedi?" dedi. "YEMEK YİYEMİYORDUM" Leyla'nın açlıktan öldüğü bilgisini aldıklarını aktaran Aydemir, "Yemek yiyemiyordum, Leyla'nın aç olduğunu hissediyordum. Millet niye yemek yemiyorsun diyordu, benim kızım açtır diyordum, fark ediyordum. Leyla gözü açık geldi, annesi gitti gözünü kapatmaya, kapatamadı, ben gittim kapattım. Allah o adamın ocağını yıksın." şeklinde konuştu. Aydemir, "Bütün Türkiye arıyor. Zaten Leyla gündeme oturdu, bir de Eylül de oturdu. Herkes beni arıyor, diyor idam çıksın. Ben de ona imza vereceğim, gereken neyse yapılsın. İnsanlar beni arıyor diyor ki; biz çocuğumuzu dışarı çıkaramıyoruz. İnsanların psikolojisi bozuldu, kimse çocuğunu dışarı çıkaramıyor. Üç beş insan asıldı mı kimse bu hareketi yapmaz" diye konuştu. Bezirhane köyünde kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan Leyla Aydemir için, köyde bulunan caminin aşevinde taziyeleri kabul eden baba Nihat Aydemir, AA muhabirine açıklamada bulundu. Kızı Leyla kaçırıldıktan sonra kaçıranlara, çocuğuna süt vermeleri için seslendiğini dile getiren Aydemir, "Leyla'yı evvelsi gün kaybettik. O adama zaten seslenmiştim, dün medyada seyrettim, çocuk açlıktan ölmüş. Benim çocuğuma süt verin dedim, süt de vermediler. Elbisesini çıkarıp getirip dereye atmışlar, o cani kimse onu bulmak istiyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendisini aradığını belirten Aydemir, "Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a da aynısı söyledim, çocuğumu kaçıran kimse bu cani yakalansın, yaptığının hesabını versin" dedi.
11.09.2019Yaşam
Kato Dağı eteklerinde sahilleri aratmayan görüntüler oluştu
Kato Dağı eteklerinde sahilleri aratmayan görüntüler oluştuGüneydoğu Anadolu Bölgesinde etkili olan kavurucu sıcaklarla birlikte yıllarca terörden dolayı gidilemeyen ve terörün yerini huzura bıraktığı bölgelere vatandaşlar akın etti. Terör örgütü PKK'nın yıllarca üs olarak kullandığı ve 2017 yılında yapılan operasyonlarla temizlenen Kato Dağı eteğinde bulunan Habur Çayı, huzurla birlikte turizm bölgelerindeki sahilleri aratmayan görüntüler oluşturdu. Kavurucu sıcaklar insanlar kadar hayvanları da olumsuz etkiledi. Vatandaşlar ve çocuklar Habur Çayı'nda serinlerken aşırı sıcaklardan dolayı çobanlar da hayvanlarını meralara salamadı. Termometrelerin gün ortasında 36 ile 40 derece arasında gösterdiği bölgede vatandaşlar mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamaya gayret gösteriyor. Köylerde hayvancılıkla uğraşan Berivanlar sıcaklar nedeniyle keçilerini mera alanlarına götüremediklerini bu yüzden hep gölgelik alanlarda beklettiklerini söyledi. Köy çobanları hayvanları sıcaklardan korumak için sürekli Habur Çayı kenarında otlatıyor. Habur Çayı serinlemek isteyenlerin akınına uğradı Kavurucu sıcaklardan bunalan bazı vatandaşlar Habur Çayına akın etti. Çayın soğuk sularında serinlemeye çalışan çocuklar akşam saatlerine kadar yüzmenin keyfini çıkarırken, uzun yıllardır özlenen tablolar ortaya çıktı. Kerem Gökçe adındaki çocuk sıcaklardan korunmak için gün boyu suda kaldığını söyledi. Gökçe, "3 gündür havalar çok sıcak, dışarı çıkamıyorduk. Evden çıkan herkes buraya gelir ve akşama kadar yüzerek serinlemeye çalışır. Sular pis ama yinede mecburuz. Serinlemek için dere yataklarına ya da Habur Çayına geliyoruz" dedi. Ozan Ermağan ise annesi ile birlikte keçileri sağmak için geldiği Habur Çayı kenarında serinlemek için suya girdiğini söyledi. Ermağan, "Annemle beraber süt sağmak için geldiğimiz yerde havalar çok sıcak olunca yüzmek istedim. Annem eskisi gibi keçilerden süt sağamıyor çünkü havalar çok sıcak çobanlar keçileri gölge alanlarda bekletiyor. Yoksa hepsi hasta olur. Bu gün dere kenarında yüzmenin keyfini çıkarıyoruz" diye konuştu.
11.09.2019Yaşam
Yılanı çıkarabilmek için sütle nöbet tuttular
Yılanı çıkarabilmek için sütle nöbet tuttularBolu’da, otomobilinin altına yılan girdiğini gören Hakkı Kol, itfaiye ekipleri ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte saatlerde yılanı bulunduğu yerden çıkarmak için uğraştı. Kol, girdiği yerden çıkmayan yılan için itfaiye ekiplerinin aracın altına koyduğu sütün başında nöbet tuttu.Bolu Çevre Güney Yolu şantiyesinde çalışan işçiler, kaldıkları konteynerlerden birisinin camından yılanın girmeye çalıştığını gördü. İşçiler, sopayla yılanı uzaklaştırmak istedikleri sırada, yılan konteynerlerin önünde park halinde olan saha mühendisi Hakkı Kol’un otomobilinin alt kısmına girdi. Kol ve diğer çalışanlar bir süre yılanı girdiği yerden çıkarmaya çalıştıktan sonra Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinden yardım istediler. OTOMOBİLİN ALTINA SÜT KOYDULAR Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yaklaşık 1 saat boyunca otomobilde yaklaşık yarım saat boyunca inceleme yaptılar. Otomobilin altında ve motor kısmında yaptıkları aramada yılanı göremeyen itfaiye ekipleri, aracın altına kap içinde süt koyarak bir süre daha bekledikten sonra olay yerinden ayrıldılar. DENEMEDİKLERİ YÖNTEM KALMADI İtfaiye ekiplerinin olay yerinden ayrılmasının ardından otomobil sahibi Kol’un bir arkadaşı, yılanın bulunduğu yerden çıkacağını düşünerek araca binerek bir süre gezdikten sonra olay yerine geldi. Eski yerine park edilen otomobil, daha sonra kriko yardımıyla kaldırılarak, şantiye çalışanları ve olay yerinde bulunan gazeteciler tarafından aracın alt kısmı detaylı olarak arandı. Vatandaşlar, süpürge sopasıyla aracın altına vurarak yılanı çıkarmaya çalıştılar. YILANIN GİRDİĞİ YERİ GAZETECİLER TESPİT ETTİ Otomobilin alt kısmına giren yılanı görüntülümek ve girdiği yeri bularak Hakkı Kol’a yardım etmek isteyen gazeteciler de yoğun çaba harcadı. Kriko ile yerden yükseltilen otomobilin altını görüntüleyen gazeteciler, bir süre sonra yılanı görüntüleyerek girdiği yeri tespit ettiler. Yılanın girdiği yerin tespit edilmesinin ardından şantiye çalışanları tekrar Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri
11.09.2019Yaşam
Leylayı arama çalışmaları 12. gününde
Leyla'yı arama çalışmaları 12. günündeAğrı'nın Bezirhane köyünde Ramazan Bayramı'nın 1. günü kaybolan 3 buçuk yaşındaki Leyla Aydemir'i arama çalışmaları 12. günde de devam etti. Minik Leyla’nın babası Nihat Aydemir sosyal medyada kızının bulunduğuna dair yanlış bilgilerin paylaşıldığına dikkat çekerek, “Ama öyle bir şey yok, Leyla bulunamadı” dedi. Ağrı’da Ramazan Bayramının birinci gününde ailesi ile birlikte dedesinin bulunduğu Bezirhane Köyü’ne giden ve kaybolan minik Leyla Aydemir köy ve çevresinde didik didik aranıyor. Aramalar 12’nci günde de aramalar tüm hızıyla deva ederken minik Leyla’ya yönelik her hangi bir ize rastlanmadı. Sabah saatlerinden itibaren Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) timleri ve AFAD ekipleri kayıp Leyla’yı köyün içerisinde bulunan metruk evler ve dere kenarlarında aradı. Arazi ve köy çevresinde yapılan aramalara Avrupa’ın en iyi arama köpeklerinden birisi olan ve çok sayıda kayıp aranması olaylarında görevlendirilen jandarmaya ait ‘Modül’ ve ‘Mavi’ bugün metruk binalarda arama yaptı. Metruk binalar, su kuyuları, dere ve merayı didik didik arayan ‘Modül’ ve ‘Mavi’ de sonuca ulaşamadı.‘Modül ve ‘Mavi’ Leyla’yı arıyor’ 12 gündür aranan ve bulunamayan minik Leyla için aramaların devam edeceği öğrenilirken baba Nihat Aydemir, son günlerde sosyal medyada kızının bulunduğuna dair yalan ve yanlış paylaşımların yapıldığını ve bununda kendilerini zor durumda bıraktığını dile getirdi. Kızının bulunması için ekiplerin ellerinden geleni yaptığını anlatan Aydemir, kızının köyde olmadığını ve yüzde bir milyon kaçırıldığını savundu. Aydemir, “çocuğu bulamıyoruz. Yüzde bir milyon dışarıdadır. Ama eğer sesim kızımı kaçıran o adama gidiyorsa ve onda merhamet ve vicdan varsa çocuğumu bir yere bıraksın alalım. Çocuğum şimdi ne haldedir. Perişandır, yemek yemiyor. Süt kullanıyor. Eğer sesim o adama gidiyorsa çocuğuma süt verin. Eğer biraz merhamet ve vicdan varsa kızımı bir yere götürsün ben ondan şikâyetçi olmayacağım. Çocuğumu bir yere getirip bıraksınlar” ifadele
11.09.2019Yaşam
Kaldırıma geçip gözyaşlarına boğuldu
Kaldırıma geçip gözyaşlarına boğulduMersin'den akrabalarına bayram ziyareti için geldikleri Adana'da içinde 3 bin lira para ve kıyafetlerinin bulunduğu çantaları çalınan Suriyeli çift, çocuklarıyla kaldırımda oturarak ağladı. Günlük 50 liraya tarım işçiliği yaparak ailesini geçindirdiğini söyleyen Necib Aldubmecid, "O parayı biriktirmek için, 4 ay uğraştım" dedi.Adana'^nın Seyhan İlçesi Turan Cemal Beriker Bulvarı'nda meydana gelen olayda ülkelerindeki iç savaştan kaçıp geldikleri Türkiye'de Mersin'e yerleşen Necib Aldubmecid (28), eşi Dua Yasin (23) çifti, kızları Beyen (2) ve oğulları Muhammed Aldubmecid (1) ile birlikte akrabalarını ziyaret etmek için Adana'ya geldi. Çİftin, içerisinde 3 bin lira nakit para ve günlük kıyafetlerinin bulunduğu çanta, otogarda çalındı. Ne yapacaklarını bilemeyen aile, parasız kalınca polise başvurdu.GÖZYAŞLARINA BOĞULDULAR Kaldırıma oturarak polisin gelmesini bekleyen çift, gözyaşlarını tutamadı. Necib Aldubmecid (28) ve eşi Dua Yasin, bebek arabasına koydukları iki çocuklarıyla 40 derece sıcakta, polisi bekledi. Necib Aldubmecid, "O parayı biriktirmek için 4 ay çalıştım. Bebek arabasını açarken 1 dakikada çalmışlar. Şimdi ne yapacağım? Parasız ortada kaldık. Evimize geride dönemeyiz" diyerek ağladı. Anne Dua, ağlayan bebeklerine süt ve su verip susturmaya çalıştı.Gelen polis, babanın ifadesini alarak, çantayı çalan kişilerin eşgalini belirledi. Karakola götürülürken 2 yaşındaki çocuklarını da bir anlık dalgınlıkla unutan Suriyeliler, polisin uyarısıyla çocuklarını alıp, hırsız ya da hırsızlardan şikayetçi oldu.
11.09.2019Yaşam
Torpidoya giren yılana süt verdiler, çıkartamayınca öldürdüler
Torpidoya giren yılana süt verdiler, çıkartamayınca öldürdülerSivas'ta otomobilin motor kısmından torpidoya giren yılan, ekipler gecikince vatandaşlar tarafından öldürülerek çıkartıldı. Ekipler gelince ise ortada kimse kalmadı. Olay, Sivas’ın Şeyhşamil Mahallesi Dursun Gencer Caddesi üzerinde meydana geldi. Bir otomobilin torpido kısmında yılan olduğu fark edildi. Yıları çıkartamayan araç sürücüsü çevredekilerden ve itfaiyeden yardım istedi. Torpido ile motor arasında sıkışan yılanın çıkartılması mümkün olmadı. Bunun üzerine Milli Parklar Bölge Müdürlüğü yetkililerinden de yardım istendi. Bu sırada vatandaşlar kendi imkanları ile yılanı torpidodan çıkartmaya çalıştı.Ateş yaktılar, süt verdiler İtfaiye ekipleri yılanı otomobilden çıkarmayınca mahalle sakinleri ellerinde sopa ve tellerle yılanı çıkarmaya çalıştı. Aracın etrafında ateş yakıldı, yılanın içmesi için süt bırakıldı. İnatçı yılan yapılan tüm çalışmalara rağmen girdiği araçtan çıkmadı. Milli Parklar yetkilileri gecikince, yaklaşık 1.5 metre uzunluğundaki yılan 5. Saatin sonunda vatandaşlar tarafından telef edilerek çıkartıldı. Aracın etrafına toplanan vatandaşlar olan biteni film izler gibi izledi. Yetkililer gelince ise ortalıkta kalabalıktan eser kalmadı.Hatıra fotoğrafı çektirdiler Araçtan çıkarılırken ortadan ikiye ayrılan ve telef olan yılanla vatandaşlar hatıra fotoğrafı çektirdiği görüldü. Telef olan yılan çöpe atıldı. Ekipler tarafından telef olan yılan çöpten alınarak poşete konuldu. Yapılan incelemede yılanın zehirsiz kırmızı yılan olduğu anlaşıldı.Musa Kesmük, aracın komşusuna ait olduğunu belirterek "Bizim komşunun arabası 2 gün önce köye gitmiş. Orada araca yılan girmiş. Yılanı çıkarmak için 5 saat uğraştık. Çıkması için süt koyduk ardından ateş yaktık ve sonundan telle çıkarttık." dedi
11.09.2019Yaşam