Süt

Süt

Süt ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Süt haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

Süt ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Süt haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 259 sut haberi bulunmuştur.

Hamsiköy sütlacı coğrafi işarete kavuştu
Hamsiköy sütlacı coğrafi işarete kavuştuTrabzon Maçka ilçesi sınırları içinde yer alan Hamsiköy'in ismiyle özdeşleşen Hamsiköy Sütlacı'nın coğrafi işarete kavuşması yöre esnafını mutlu etti. Gerek yurt içinden gerekse yurtdışından gelen turistleri lezzetiyle kendine çeken Hamsiköy Sütlacı'nın yanı sıra yöre eşsiz doğal manzarasıyla son yıllarda ilgi odağı oldu. Hamsiköy Sütlacı'nın geçtiğimiz günlerde coğrafi işaret alması yöre esnafını mutlu ederken, sütlacın yılbaşından itibaren Türk Hava Yollarıyla seyahat eden yolculara ikram edileceği belirtildi.Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan ve Hamsiköy’de işletmecilik yapan Ömer Konak, Hamsiköy Sütlacı'nın formülünün 90 yıl öncesine dayandığını belirterek sütlacın, coğrafi işaret almasının kendileri için gurur verici olduğunu söyledi. Sütlaçta Türkiye'de ve dünyada 1 numara olduklarını iddia eden Konak, “Hamsiköy Sütlacı'nın tadı 1926 yılında dedemizin yapmaya başladığı formülle yapılıyor. Sütlacımızın malzemesi Hamsi köy sütü, pirinç ve şekerdir. Başka bir katkı maddesi kullanılmamaktadır. Ancak Hamsiköy sütlacı zaman zaman değişimlere uğradı. Eskiden yapılan sütlaçlar sadece kâselere konulurdu fırına konulmazdı. Zaman zaman o sütlaç herkesin evinde yapıldığı için biz de nasıl bir değişim yaparız diye düşünürken fırınlı sütlacı çıkarttık. Fırınlı sütlacı çıkartınca üzerine fındık konulması talebi gelmeye başladı. Biz de ikramlarda üzerine fındık koyarak servis etmeye başladık. Bu şekilde de çok beğenildi” dedi.Coğrafi işaret almamız gurur verici Hamsiköy Sütlacı'nın coğrafi işaret almasının kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Konak, “Hamsiköy sütlacını dünya piyasasına sunmak ve bunu da kendi coğrafi işaretimiz ile yapmak gerçekten gurur verici. Köyümüzün geçim kaynağı sütlaç. Süt fabrikamızda seneye inşallah daha değişik kapsamlı, ambalajlı bir şekilde en azından yurt dışına Almanya’ya, Hollanda’ya ürünlerimizi gönderme şahsımız olacak. önümüzdeki yıl da da Türk Hava Yolları'nda yolculara sütlaç ikram edi
11.09.2019Yaşam
Binlerce yıllık geleneği yıkmak istiyorlar
Binlerce yıllık geleneği yıkmak istiyorlarMardin’in Kızıltepe ilçesinde binlerce yıllık geleneğin peşinden giderek, gençlik yıllarında vücutlarının çeşitli bölgelerine dövme yaptıran kadınlar, bunun pişmanlığını yaşıyor. Yıllar önce büyük acılar çekmelerine rağmen iğneyle vücutlarına çeşitli figürler işleyen kadınlar, gençlere dövme yaptırmamalarını tavsiye ediyor.Mardin’in Kızıltepe ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçelerinde yoğunlukta olmak üzere Güneydoğu’nun kırsal kesimlerinde yaşayan birçok kadın, yıllar önce güzellik, sağlık, güç ve bolluk getirdiği düşüncesiyle başta yüz, el, bacak ve boyun olmak üzere vücutlarının çeşitli bölgelerine yaptırdıkları figürlerle, Kürtçe’de “Deg” olarak adlandırılan binlerce yıllık dövme geleneğini günümüze kadar taşıdı. Gençlik yıllarında, yeni kız çocuğu doğurmuş anneden aldıkları süt ile çıra külünü karıştırarak, büyük acılar çekmelerine rağmen iğneyle vücutlarına çeşitli semboller yapan kadınlar, pişman olduklarını belirterek, binlerce yıllık geleneği yıkmak istiyor. Kadınlar, gençlerin dövme yaptırmamalarını öneriyor. “Gizlice yapıyorduk, kimse bilmiyordu” 75 yaşındaki Zekiye Ertaş, eskiden gazlı çıralardan elde ettikleri külü, anne sütüyle karıştırıp, iğneyle vücutlarına işlediklerini belirterek, “Bu işlem çok acıtıyor ve oldukça kanlı bir işlem. 3 defada yapılıyor. Küçük yaşlarda yapıyorduk. Anne ve babamızdan korktuğumuz için gizlice yapıyorduk ve kimse bilmiyordu. Görünce kızıyorlardı bize” dedi. “Kimsenin yapmasını önermiyorum” Aynı yaşlardaki Fatma Ertaş, dövmelerini çocuk aklıyla yaptıklarını anlatarak, “Kül, tavuğun safrası ve anne sütünü karıştırarak yapıyorduk. O zamanın aklı ile yapıyorduk. Çok pişmanım. Daha önce de Suriyeli göçmenler buraya gelip yapıyorlardı. Dövmeleri yapmaları için onlara sabun ve ekmek veriyorduk. Ama şuanda kimsenin yapmasını önermiyorum” diye konuştu.
11.09.2019Yaşam
Eşek sütüyle şifa buldu çiftliğini kurdu
Eşek sütüyle şifa buldu çiftliğini kurduManisa’nın Salihli ilçesinde yakalandığı akciğer rahatsızlığını 3 ay boyunca her gün eşek sütü içerek atlatan Yücel Alp kendisi gibi hastaların şifa bulması için eşek çiftliği kurdu. İyileştikten sonra 2 eşek alan ve 3 yılda eşek sayısını 25’e çıkaran Alp, “Faydasını görüyorum o yüzden eşime dostuma da faydalı olmak istiyorum” dedi. Yapılan araştırmalarda anne sütüne en yakın süt olarak değerlendirilen ve birçok rahatsızlığa iyi geldiği tespit edilen eşek sütü üretimi gün geçtikçe artıyor. Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşayan 47 yaşındaki Yücel Alp, yaklaşık 4 yıl önce yakalandığı akciğer rahatsızlığını eşek sütü içerek atlattı. Rahatsızlığının ilk 3 ayında 20 kilometre uzaklıktaki bir köye her akşam eşek sütü içmek için giden Alp 3 ayın sonunda ciğerlerinin temizlenmesi üzerine 2 eşek alarak çevresindekilere de faydalı olmak üzere Adala Mahallesindeki tarlasında eşek çiftliği kurdu. Her birine ayrı isim veren ve ailesinin bireyleri gibi davranan Alp, 3 yılda 25 eşeğe ulaştı. Eşekleri günde sadece bir defa sağdığını anlatan Alp, kendisinin şifa bulduğu eşek sütünden çevresinin de faydalanması için çiftliği kurduğunu ve günde sadece bir buçuk litre süt sağdığını belirtti.Yaklaşık 4 yıl önce terleme, aşırı halsizlik ve akciğerlerindeki sorunlar nedeniyle doktora başvurduğunu anlatan Alp, “Akciğerden rahatsızdım, terleme ve halsizlik vardı. Doktora gittim ciğerimde 3 tane leke olduğunu söyledi çekilen filmimde. Alt komşumuz vardı yaşlı o dedi ki; ‘Senin tek ilacın eşek sütü’ önce inanmadım daha sonra araştırdım gerçekten doğruymuş. 20 kilometre ilerde bir köyde eşek sütü buldum. Her gün akşamüstü gittim. Yaşlı bir dedemiz var Allah razı olsun sağıverdi sürekli. 3 ay boyunca sürekli olarak kullandım. Kullandıktan sonra tekrar film çektirdik göğüs bölümünde. Lekelerin tamamen temizlendiğini söylediler. Yeni doğan bir bebeğin ciğeri nasıl bembeyaz o şekilde olduğunu söylediler ve kendim eşek aldım. 2 eşek almıştım şimdi çoğalttım. Faydasını görüyor
11.09.2019Haberler
2 keçi ile başladı binlerce yetiştirdi
2 keçi ile başladı binlerce yetiştirdiBalıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Dutluca Mahallesinde, keçi yetiştiricisi olan mahalle muhtarı Hüseyin Yılmaz, 25 yıl önce başlattığı Saanen melezleme çalışması sonucu 1.5-2 litre süt veren keçilerini 4 kilo süt verir hale getirdi. Bu sezon 90 keçiden 200’ün üzerinde oğlak elde eden Yılmaz, bu güne kadar yurdun değişik yörelerine damızlık satışı yaptığını söyledi. İlçeye 9 kilometre uzaklıktaki kırsal Dutluca mahallesinde çocukluğundan beri keçi yetiştiriciliği yapan 53 yaşındaki 3 çocuk babası Hüseyin Yılmaz, 1992 yılında Balıkesir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden temin ettiği 2 Saanen ırkı tekeyle elindeki kara keçilerde başlattığı melezleme çalışmalarından çok olumlu sonuçlar aldı. Kara keçilerden günlük 1,5-2 litre süt alan Yılmaz, ürettiği Saanen keçilerden ise günlük 3,5-4 litre süt almaya başladı. Ayrıca ikizlik ve üçüzlük oranı çok yüksek olan keçilerden çok sayıda damızlık üretti. Son seçimlerde Muhtar olan Hüseyin Yılmaz, geçtiğimiz günlerde doğum yapan 90 keçiden 200’ün üzerinde oğlak elde etti. Yurdun değişik yörelerine damızlık veren Yılmaz, geçtiğimiz yıl kurduğu sağım sistemi sayesinde de işini kolaylaştırdı. Yılmaz, Balıkesir Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliğine de üye oldu. İşini severek yaptığını anlatan Hüseyin Yılmaz, ”Ben iki baş Saanen teki melezlemesine 1992 de başladım. Bizim ilk keçiler siyah keçiydi. Her iki yılda bir teke değiştirdim. 5-6 yıl sonra keçiler tamamen Saanen’e döndü. Eskiden kara keçiler 1,5-2 litre süt veriyordu. Ama şu anda bu keçilerde ortalama 3,5-4 kiloyu buldu. Birde, bu sene doğumlar erken başladı. Kasımın başından beri 90 keçi doğurdu. 90 keçiden 25 tanesi üçüz oldu. 10 tanesi filan tek oldu. Gerisi de hep ikiz oldu. Şu anda hayvanlarımdan çok memnunum. Süt verimi yüksek. 10 ay sağılıyor. Bunlarda ikiz üçüz oranı yüksek. Genel de 2-3 doğuruyor. Tek doğurmuyor. Şu anda 150 baş keçim var. Ama 50 tanesini satacağım. Bu keçilerden Tokat, İzmir ve Bolu gibi illere damızlık verdim. Herkese tavsiye e
11.09.2019Haberler
Ağrı’da vatandaşlar ucuz et yiyor
Ağrı’da vatandaşlar ucuz et yiyorAğrı’da, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın talimatları doğrultusunda 2 markette ucuza satılan etler nedeniyle indirime giden bazı kasaplar etin kilosunu 30 liradan satıyor. Türkiye’nin en önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Ağrı’da bazı kasaplar, Et ve Süt Kurumunun 81 il ve ilçelerde şubeleri olan 2 markete et temin etmesi ile birlikte harekete geçerek et fiyatlarında indirime gitti. Kentte, kasaplar arasında her geçen gün Bakan Fakıbaba’ya destek artarken, et satışlarında artış yaşanıyor."İnsanların ucuza et yemeye hakkı var" Ülkenin hayvancılık merkezlerinden biri olarak gösterilen kentte Bakan Fakıbaba’ya destek veren kasaplardan Şener Kaplan, aile olarak 42 yıldır kasaplık yaptıklarını ve kentin en eski kasaplarından olduklarını söyledi. Et fiyatlarında indirime gidilmesi ile yoksul vatandaşların yüzünün güldüğünü dile getiren Kaplan, Bakan Fakıbaba’nın talimatı ile indirime gidilen et fiyatları nedeniyle kasapların ve tüketicilerin durumdan memnun olduklarını belirtti. Bazı üreticilerin et indiriminden şikayetçi olduklarını vurgulayan Kaplan, "Hayvanların en fazla bulunduğu ve tüketildiği doğu bölgesinde yaşıyoruz. Böyle bir durumda biz etlere indirim yaptık. Bazı arkadaşlar her ne kadar tepki gösterse de insanların ucuza et yemeye hakkı var. Bunun için biz de Tarım Bakanımız Fakıbaba’ya yardımcı olmaya çalışıyoruz. Şu an kuşbaşı etin kilosu 30, kıyma 29, kemikli dana eti 25, kemikli kuzu etini ise 24 liradan satıyoruz. Vatandaşlar indirimleri güzel karşılıyor" dedi.
11.09.2019Haberler
Protein tozu değil, bonzai hammaddesiymiş
Protein tozu değil, bonzai hammaddesiymişGümrük Muhafaza ekipleri tarafından Atatürk Havalimanında bir yolcuya ait iki valizde piyasa değeri 8 milyon TL olan 2 ton bonzai üretilebilecek 21 kilo hammadde ele geçirildi. Polisinde karıştığı olayda, 2’si Polis Memuru olmak üzere 6 kişi yakalandı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı İstanbul Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından, Varış Öncesi Yolcu Bildirim Sistemi üzerinde yapılan analiz sonucunda şüpheli bulunan ve THY’ye ait uçakla Hong Kong’dan ülkemize geleceği tespit edilen Y.İ. isimli şahsa ait 2 adet valiz uçak iner inmez alınarak şut altında gümrük muhafaza personeli tarafından x-ray taramasına tabi tutuldu ve valizlerde çok sayıda cep telefonu olduğu tespit edildi.Bunun üzerine Yolcu Salonunda Gümrük Muhafaza personeli tarafından gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra valizler, bagaj bandına yüklendi ve şüpheli tarafından alınması beklendi. Ancak uzun süre geçmesine rağmen banttan alınmayan valizler kayıp eşya ofisine kaldırıldı. Kayıp eşya ofisinden teslim alınacağından şüphelenen ekipler valizin takibini bırakmadı.Bir süre sonra Y.İ. valizlerini almak üzere kayıp eşya ofisine başvurdu ve şahsa valizlerin teslim edilmesi sağlandı. Sıkı takibini sürdüren Gümrük Muhafaza personeli şahsı “gümrüğe tabi eşyam yok” anlamına gelen Yeşil Hat Gümrük Kontrol Noktasını geçtikten sonra durdurdu ve şahısla beraberindeki valizleri detaylı olarak aramak üzere AHL Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğine getirdi.Valizlerde yapılan aramada 35 adet Samsung marka cep telefonu ile üzerinde N-Mass ibaresi olan paketler bulundu. Şahıs, yapılan ön görüşmede paketlerde protein tozu olduğunu belirtti ancak uyuşturucu test kitiyle yapılan analizde paketteki tozun bonzai üretiminde hammadde olarak kullanılan 5-Fluoro AMB olduğu belirlendi. Toplamda 21 kilo olduğu tespit edilen maddeyle piyasa değeri 8 milyon TL olan 2 ton bonzai üretilebileceği belirlendi.Konu hakkında bilgilendir
11.09.2019Yaşam
Yolda bulduğu 4 bin 300 TLyi sahibine ulaştırdı
Yolda bulduğu 4 bin 300 TL'yi sahibine ulaştırdıŞanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 23 yaşındaki bir genç evine giderken yolda bulduğu 4 bin 300 TL'nin sahibini bularak teslim etti. Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde zeytin satan bir iş yerinde çalışan 23 yaşındaki İbrahim Şimşek, yolda içerisinde 4 bin 300 lira olan bir cüzdan buldu. Cüzdanın içine balkan Şimşek, 4 bin 300 lira olduğunu fark etti. Cüzdanı yanına alan Şimşek, eve gidip sahibinin bir şekilde ortaya çıkmasını bekledi. 2 gün bekleyen İbrahim Şimşek, belediye hoparlörlerinden de anons yapılmayınca paranın sahibini bulmak için ilçede araştırmaya başladı. Şimşek, parayı bulduğu güzergahta yaptığı araştırmada kısa sürede parayı İnci Çur adında bir kadının düşürmüş olabileceği bilgisine ulaştı. Kadını da bulan Şimşek, kadının cüzdanını doğru tarif etmesi ve paranın miktarını bilmesi nedeniyle parayı teslim etti.İki gün kayıp anonsu bekledi Parayı bulup sahibine teslim eden İbrahim Şimşek, iki gün boyunca paranın kaybolduğu yönünde anons beklediğini anlatarak, "Eve giderken mahallede bir cüzdan buldum. Cüzdanın içine baktığında 4 bin 300 lira vardı. Birkaç gün bekleyeyim, belki hoparlörden anons ederler ve ben de sahibine veririm dedim. Evde bekledim, kimse sahip çıkmadı. Gidip araştırdım, sahibini buldum, teslim ettim. Dedim paranız ne kadar, o da dedi bu kadar. Ben de teslim ettim” dedi.Borcunu vermeye giderken yolda düşürdü Bulunan parası nedeniyle büyük sevinç yaşayan İnci Çur ise, borcunu ödemeye giderken yolda cüzdanını kaybettiğini söyledi. Parayı kendisine ulaştıran Şimşek'e teşekkür eden kadın, "Allah razı olsun. 3 gündür param kayıptı. Bu adam bulup bana getirdi. Helal adama rast geldim. Param 4 bin 300 liraydı. Bulacağımızdan umudumuz yoktu. Başkası olsaydı getirmezdi. Bulan adam 1 lira bile olsa getirmezdi. Allah razı olsun, helal süt emmiş. Kurban olayım sana. Borcumu vermeye gitmiştim, düşürmüşüm” diye konuştu.Parayı bulup sahibine teslim eden İbrahim Şimşek’i tanıyanlar
11.09.2019Yaşam
Tarım Bakanlığı müdahil oldu, kasaplarda kuzu eti fiyatları düştü
Tarım Bakanlığı müdahil oldu, kasaplarda kuzu eti fiyatları düştüTarım Bakanlığı'nın ithal ettiği etin iki büyük markette 29 ve 31 liradan satılmasının ardından Türkiye'nin en pahalı etinin satıldığı Çanakkale'de kuzu fiyatları 37-38 liradan 32 liraya geriledi. Çanakkaleli kasap Şevket Yalçıntekin, İstanbul'dan gelen yüksek talebin Çanakkale'deki et fiyatlarını yükselttiğini ifade ederken, "İstanbul'da eti 60-70 liraya satan yerler var. Çanakkale'de karkas fiyatının yükselmesi İstanbul'a bağlı" dedi. Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği (TARIM-KOOP) Genel Başkanı ve Çanakkale Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Özkurnaz, süt fiyatlarının yükselmesi durumunda et fiyatlarının da düşeceğine inandıklarını belirterek, "Şu anda büyükbaş fiyatlarında ciddi bir değişiklik yok. Ülke geneline bakıldığında en pahalı et fiyatı Çanakkale ve Balıkesir bölgesinde. Dana fiyatları toptan 29-30 lira arasında olmasına rağmen kasaplarda 40-42 liraydı. Şu anda fiyatlar toptan 25 liraya düştü. Ancak kasapta büyükbaş fiyatlarında herhangi bir düşüş olmadı. Ülke genelinde her yerde et var. Ancak doğu ve bizim bölgelerimize baktığımızda bizim 10 TL farkımız var. Dana kesimlerinde besicinin aleyhine gelişen 5 liralık bir fiyat düşüşü söz konusu. Bölgemizde üretimin artmasıyla kasaplar belki geri adım atabilir. Biz bunun bir geçiş süreci olduğunu düşünüyoruz. Bu geçiş süreci kalıcı değil. İthalat sürekli olacak bir sistem değil. Hayvancılığın daha da gelişmesi hep temelinde yatan neden de süt fiyatlarının dengesizliğindedir. Süt fiyatları yükselirse, et fiyatlarının da düşeceğine inanıyoruz" dedi.
11.09.2019Haberler
Yüksek fiyatların nedeni girdi maliyeti
Yüksek fiyatların nedeni 'girdi maliyeti'Yapılan et ithalatlarına rağmen son zamanlarda et fiyatlarının yüksek olması çiftçileri ciddi anlamda hayvanlarını kesime yöneltti. Çiftçinin de girdi maliyetlerinin yüksek olması hayvan besiciliğini oldukça zorlaştırdı. Hayvan besiciliğinde girdi maliyetlerinin yükselişinin önünün kesilmesi, süt fiyatının artmasıyla artacak olan kazancın çiftçilerin hayvanlarını kesmemeye yöneltileceği ve bununla birlikte et fiyatlarının da kendiliğinden düşeceği öngörülüyor. Ülkede ki et ihtiyacının ise ithalatta geçici çözüm olarak görülürken, kalıcı çözümün adresi olarak da çiftçinin güçlendirilmesi olarak gösteriliyor. Sütteki fiyat artışının ise artış olarak değil, asgari düzeyde bir fiyat yükselmesi olarak belirtiliyor. Son zamanlarda yapılan et ithalatlarına rağmen et fiyatları yüksek olarak seyrini koruyor. Et fiyatlarının ve girdi maliyetlerinin yüksek olması çiftçileri ciddi anlamda hayvan kesimine yöneltti. Bu durumun değişmesi için hayvan besiciliğinde girdi maliyetlerinin yükselişinin ön kesilmesiyle birlikte olan kazançla çiftçilerin hayvanlarını kesmemeye yöneltecek. Aynı zamanda süt fiyatının biraz daha artması ve çiftçinin girdi maliyetinin yükselmesinin önüne geçilmesiyle kazanan çiftçilerin hayvanını kesmemeye yönelteceği ve bununla birlikte ise et fiyatlarının da kendiliğinden düşeceği öngörülüyor. Ülkede ki et ihtiyacının ise ithalatta geçici çözüm olarak görülürken, kalıcı çözümün adresi olarak da çiftçinin güçlendirilmesi olarak gösteriliyor. Sütteki fiyat artışının ise artış olarak değil, asgari düzeyde bir fiyat yükselmesi olarak belirtiliyor.
11.09.2019Haberler
Tereyağı siparişlerini yetiştiremiyorlar
Tereyağı siparişlerini yetiştiremiyorlarTrabzon’un Düzköy ilçesine bağlı Doğankaya mahallesinde evde tereyağı imalatı yapan Sürül ailesi siparişlere yetişemiyor. 1 kilogram tereyağını hazırlamak için 25 kilogram sütün kaymağını kullanan aile, kaymağı alınan sütten de yoğurt, peynir ve çökelek yapıyor.Türkiye’nin farklı şehirlerinden tereyağı siparişi aldıklarını ancak bunların hepsini karşılayamadıklarından yakınan Dilek Sürül, tereyağını nasıl yaptıklarını anlattı. Sürül, “Ortalama 25 kilogram sütü bekletiyoruz. Beklettikten sonra üzerinde kaymak oluşuyor. Kaymağı üzerinden aldıktan sonra yayığa koyuyoruz. Çalkala çalkalaya tereyağ elde ediyoruz. Sütün üzerindeki kaymağı aldığımız için kaymak o kadar fazla olmuyor. 10 kilo kaymaktan 9 kilo yağ çıkıyor. Dolayısıyla bir kilo tereyağı elde etmek için 25 litre süt gerekiyor” dedi.Eskiden tereyağı yapmanın daha zor olduğunu kaydeden Sürül "O dönemler tahta yayık var idi şimdi ise artık elektrikli yayıklar var. Yağımızın lezzetli olması, ineklerimiz yaz kış sürekli dışarıda otlayarak yayılmalarından kaynaklanıyor. İnekleri sadece kar yağdığı zaman ahıra kapatıyoruz. Ürettiğimiz yağımıza fazla talep var. Siparişleri yetiştiremiyoruz. Aşırı derecede organik tereyağına ihtiyaç var. Bursa, Balıkesir gibi illere dahi tereyağı gönderiyoruz. Yem fiyatları çok pahalı olmazsa hayvancılık daha da cazip olur” diye konuştu.Geçtiğimiz Kurban Bayramı'nda 7 ineğini sattığını, şuan 7 ineği olduğunu ve onları çok sevdiklerini belirten Sürül, “İneklerle zaman zaman konuşuyoruz. Onlar ne olduğunu hissedebiliyorlar. Bazen bir insandan bile bize daha çok yakın olabiliyorlar” ifadelerini kullandı.Haftada ancak 7-8 kilogram yağ ürettiklerini ve tereyağının sütten daha fazla para ettiğini belirten Mümin Sürül ise devletin hayvancılığa daha fazla destek çıkması gerektiğine dikkat çekerek hayvancılığın giderek bittiğini söyledi. Eskiden 250 hanelik mahallede herkesin evinde inek beslediğini ama şimdi yarıdan
11.09.2019Haberler
Düğün günü takılarla kaçan gelinden şok itiraf
Düğün günü takılarla kaçan gelinden şok itirafSamsun’da bir mahallede yapılan düğünde, erkek ve kız tarafı arasında takı yüzünden çıktığı iddia edilen kavganın sırrı çözüldü. Olayın nasıl olduğunu itiraf eden gelin Dudu Bozkurt, “Her şeyi benim ailem planladı. Erkek tarafının hiçbir suçu yok” dedi. Samsun'un İlkadım ilçesinde 22 Ekim tarihinde gerçekleşen düğünde, erkek ve kız tarafı arasında takı nedeniyle kavga çıkmış ve çıkan kavgada gelin ve damadın da aralarında olduğu 12 kişi darp sonucu yaralanmıştı. Olayın ardından kız tarafı, erkek tarafını suçlayarak kendilerini darp ettiklerini ve altınlar yüzünden kavga çıkarttıklarını iddia etmişti.Kavganın ardından gazetecilere konuşan damat Bilgin Akhan, suçlamaları kabul etmeyerek kız tarafını dolandırıcılıkla suçladı. Kız tarafının düğündeki takıları alabilmek için aralarında plan yaptıklarını ve bu şekilde bir kavga çıkartarak gelini düğünden kaçırdıklarını dile getiren damat Bilgin Akhan’ın iddialarını gelin doğruladı."Her şeyi benim ailem yaptı" Olayla ilgili konuşan gelin Dudu Bozkurt, “Bu olayda erkek tarafının hiçbir suçu yok. Her şeyi benim ailem yaptı. Takıları almak için böyle bir plan yaptılar. Bana da onların dediklerini yapmam için sürekli hap içirdiler. Düğünde kavgayı çıkartan benim ailem. Eşimi de kandırdılar beni de. Hepsini babamlar yaptı. Altınlar da babamda şuan. Daha önceden de ben bir evlilik yaptım. Onlardan da süt parası aldılar. Ama ben onların altınlarını geri verdim. Ben eşimi seviyorum. Hatamı anladım ve ondan özür diliyorum" diye konuştu.
11.09.2019Yaşam
Uyuşturucu bağımlısı katil zanlısından şok ifade
Uyuşturucu bağımlısı katil zanlısından şok ifadeBursa'da, aynı gece 2 kişiyi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan uyuşturucu bağımlısı zanlı mahkemede verdiği ifadede herkesi şaşırttı. İşlediği cinayetleri 2 gün sonra kendine geldiğinde yolda yürürken bir arkadaşından öğrendiğini ifade eden zanlı "Keşke onlar beni öldürselerdi" dedi. Bursa'nın merkez Osmangazi İlçesi'nde, geçen Nisan ayında meydana gelen olayda, iddiaya göre, Samet Şut arkadaşı Hamza Arslan(20) ve babası Mustafa Şut ile evlerinde uyuşturucu kullanırken elindeki çakı ile Hamza Arslan'ı göğsünden yaraladı. Arslan kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası Samet Şut, babası ile birlikte kendilerine uyuşturucu bulması için merkez Osmangazi İlçesi Mollafenari Mahallesi'ndeki Mevlüt Morkoç'un(47) evine gitti. Şut, kendisine uyuşturucu bulamayacağını söyleyip, "Samet senin için Hamza'yı bıçaklayarak öldürdüğün söyleniyor. Bu doğru mu?" diye soran Morkoç'u bu kez yanında taşıdığı ekmek bıçağıyla öldürdü. İşlediği iki cinayetten sonra kaçan Samet Şut ise iki gün sonra gözaltına alındı.Mahkemece tutuklanan ve hakkında Bursa 7'inci Ağır Ceza Mahkemesinde 'adam öldürmek' suçlarından iki kez ömür boyu hapis cezası istenen Samet Şut, çıktığı ilk duruşmada, "Hakim bey ben 8 yıldır uyuşturucu kullanıyorum. Olay günü Bonzai ve Metamfetamin almıştım. İki kişiyi öldürdüğümü iki gün sonra kendime gelip yolda yürürken bir arkadaşımdan tesadüfen öğrendim. Babamı aradım. Sonra polise gidip teslim oldum. Keşke onlar beni öldürseydi" dedi. Mahkeme, duruşmayı ertelerken sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
11.09.2019Yaşam
Antalyada öfkeli kocanın borç cinneti
Antalya'da öfkeli kocanın borç cinnetiAntalya'da aldığı evin taksitlerini ödemekte zorlanıp 1 hafta öncesi evini satılığa çıkardığı öğrenilen 2 çocuk babası cinnet getirdi, karısı ve kızını pompalı tüfekle öldürdü. Ölen karısının ise 1 gün öncesi kız kardeşine, "Abdest aldım, istihareye yatıyorum. Borçlarımız bitecek' diye mesaj attığı öğrenildi. Olay dün gece saat 24.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yenigün Mahallesi 1043 Sokak'ta bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre kısa bir süre önce çalıştığı süt ve süt ürünleri firmasından şoförken emekliye ayrılan Sertok Özen (54), kredi ile ev satın aldı. Aldığı 2 bin TL emekli maaşının bin 500 TL'sini evin taksitine ayıran Sertok Özen, kuaför olan eşinin kazandığı para ve maaşından kalan 500 TL ile geçinmeye çalıştı. Dün akşam ise 21.00 sıralarında iş yerinden çıkan Hanife Özen, Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi Matematik Bölümü’nde okuyan kızı Esra Özen ile birlikte kız kardeşinin evine yemeğe gitti. Daha sonra anne ve kız evine döndü. Dün sabah saatlerinde ise Antalya’nın başka bir ilçesi olan Akseki'ye giden Özen., akşam saat 24.00 sıralarında Antalya'daki evine geldi. Sertok Ö.'nün yine iddiaya göre eşi ile tartıştıktan sonra, evde bulunan tüfeği aldı ve önce evde bulunan eşi Hanife Özen’in(47) kafasına, ardından kızı Esra Özen'in (23) boğazına ateş etti. Anne ve kız olay yerinde yaşamını yitirirken, o sırada işte olduğu belirtilen erkek çocukları Şafak Ö. (19) ölümden döndü. “Kapıyı kırın ben şahit olurum” Özen ailesinin alt komşusu Filiz Yılmaz, olay anında bir ses duyduklarını ancak silah sesine benzetemediklerini söyledi. Daha sonra gelen başka bir sesle kapıya yöneldiklerini söyleyen Yılmaz, “Ateş sesi duyduk ama bunu silah olarak algılamadık, kapıya vuruluyormuş gibi algıladık. Daha sonrasında sürekli zile basma sesi duyduk. Kız kardeşi gelmiş, kapıyı niye açmıyor diye baktım. Bizim ‘eve de geldi ateş açtı’ dedi" diye aktardı.
11.09.2019Yaşam
Yanından ayırmadığı keçileri ile tatile çıktı
Yanından ayırmadığı keçileri ile tatile çıktıİstanbul’dan Memleketi Giresun’a tatile giden Mustafa Birdal, “Evladım gibiler elimde büyüdüler” dediği keçilerini de arabanın bagajında bavullar ile yan yana götürmesi renkli görüntüler oluşturdu. Mola için durduğu her yerde vatandaşların şaşkın bakışları arasında bagajını açarak hayvanlarını besledi. İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde bahçesinde keçi besleyen Mustafa Birdal, memleketi Giresun’a giderken çok sevdiği hayvanlarını da arabanın bagajında bavullar ile yan yana götürdü. Samsun’un Havza ilçesinde dinlenme tesislerinde mola verirken görüntülenen sevimli keçiler vatandaşların ilgi odağı oldu. Birçok vatandaş birisi yavru olan keçi ile fotoğraf çekinmek istedi. Kimi vatandaşlar da keçileri elleriyle arpa vererek besleyip sevmeyi tercih etti. Vatandaşların bazıları da eşine nadir rastlanacak bir durumu gördükleri gibi olayı cep telefonları ile kayıt altına almaya başladılar. Sevimli keçiler ve Birdal ailesi dinlenme tesisinde dinlendikten sonra vatandaşların şaşkın bakışları arasında Giresun’a doğru yola devam ettiler. “Evladım gibiler elimde büyüdüler” İnsanların genelde kedi köpek beslemeyi sevdiğini kendisinin ise keçi beslemeyi sevdiği dile getiren Mustafa Birdal, “Hayvanlarımı Gaziosmanpaşa’da evimin bahçesinde besliyorum. Onlar için sık sık mola yapıyoruz ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Evladım gibiler elimde büyüdüler, onlara bakkaldan süt aldım. Hayvanlarım ile birlikte Şimdi Giresun’a gidiyoruz, her durduğumuz yerde çok yoğun ilgi görüyoruz, hep resim çekiniyorlar” ifadelerini kullandı.
11.09.2019Yaşam
Bu da ‘içilebilir baklava’
Bu da ‘içilebilir baklava’Ağır bir tatlı olduğu için kavurucu yaz günlerinde çok fazla tercih edilmeyen baklavayı, Adana’daki bir kafe süt, buz, şeker şurubu ve Antep fıstığı tozuyla blenderden geçirerek "içilebilir baklava" adıyla müşterilerine servis ediyor. 8 TL’den günlük en az 100 bardak ’içilebilir baklava’ sattığını söyleyen kafenin sahibi Veysel Şakir, "Müşterilerin yorumları çok iyi. Adana’ya yeni bir tat kazandırdık" diye konuştu.Adanalı girişimci Veysel Şakir (29), uzun yıllar İstanbul’da çalıştıktan sonra memleketi Kozan’a dönüp kafe açmak istedi. Elinde biriktirdiği para ve ailesinden aldığı destek ile Şakir, 2 sene önce Kozan Tufanpaşa Mahallesi’nde Keyf-i Kahve isimli iş yerini açtı. Değişik tatları denemeyi seven Şakir, geçen sene yaz aylarında ise iş yerinde baklava satışı yapamadığından dolayı baklavayı gelen müşterilere nasıl daha fazla satarım düşüncesiyle ‘içilebilir baklava’ fikrini buldu.Baklavanın üzerine buz, süt, şeker şurubu ve Antep fıstığı tozunu atan Veysel Şakir, bütün hepsini blenderden geçirerek içilebilir baklavayı bardağı 8 TL’den satmaya başladı.“YAZIN SICAĞINDA TERCİH EDİLİYOR” Bardağı da çikolata ile kaplayan Şakir, günde en az 100 bardak ‘içilebilir baklava’ sattığını ve müşterilerin memnun kaldığını İHA muhabirine anlattı. Denemeler yaparak içilebilir baklavayı şimdiki kıvamına getirdiğini söyleyen Şakir, “Yeniliklere açık bir kişiliğim. Kozan’da ve Adana’da olmayan tatlar arayışı içerisindeyim. Özellikle Gaziantep’in baklavasını nasıl içilebilir hale getiririz diye çalıştık. Denemeler yaptım. Buz, süt, şeker şurubu ve Antep fıstığı tozunu karıştırdım. Bunu insanlara tattırdık. Yazın sıcağında tercih edilmeye başladı. Şu anda 100 bardağın üzerinde satıyoruz. İlk önce insanlar şaşırıyorlar ama içtikten sonra sürekli istediler” dedi.“ÇOK FARKLI BİR LEZZET” Adana’dan Kozan’a ailesini ziyarete gelen ve sosyal medyada gördüğü içilebilir baklavayı deneyen Elif Aşan (23), “Sosyal me
11.09.2019Yaşam
Köy hayatını, şehir yaşamına tercih etti
Köy hayatını, şehir yaşamına tercih ettiElazığ’da şehir stresi ve gürültüsünden sıkılan 32 yaşındaki 2 çocuk babası Fuat Torgut, 20 yıl aradan sonra devletten aldığı destek ile döndüğü köyünde yaşamaya başladı.17 yıl önce ailesi ile birlikte köyden Elazığ merkezine göç eden 37 yaşındaki 2 çocuk babası Fuat Torgut, 20 sene boyunca çeşitli işlerde çalıştı. 20 yılın ardından şehrin stresinden ve gürültüsünden sıkılan Torgut, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu 'Genç Çiftçi' projesine başvurdu. Proje kapsamında 40 keçi desteği alarak köyüne dönen Torgut, kendi imkanlarıyla da 60 keçi satın alarak Keban ilçesinin Altınyaka köyüne bağlı Dede mezrasına yerleşti. Ailesiyle beraber şehirden uzak bir hayat yaşayan Torgut, keçilerden elde ettiği süt ve yaptıkları peynirleri satarak huzur içinde yaşam sürmenin mutluluğunu yaşıyor.17 yaşında şehre yerleştiklerini ve 20 yıl boyunca kent hayatı yaşadığını belirten Fuat Torgut, şehir hayatında yaşadığı stres, korna sesleri ve gürültünün kendisini doğaya geri dönmeye zorladığını söyledi.Genç Çiftçi projesinden kendisine böyle bir imkan çıkınca köye dönüş kapsamında önünün açıldığını aktaran Torgut, “Proje kapsamında 38’i dişi 2’si erkek olmak üzere 40 tane küçük baş hayvan verdiler. Bunların köye dönüşte bana yeterli gelmeyeceğini düşündüm. Gittim kendi imkanlarımla 60 tane daha aldım. Toplam 100 baş hayvanla bu işe başladım. Gayette memnunum. Gençlere tavsiye ederim. Bir şeyler ürettikçe insanda çalışma azmi oluyor” dedi.İlk başlarda köye yerleşmede zorlandıklarını vurgulayan Torgut, “İmkanlarımız kısıtlı olduğu için belli bir süre zorluk çektik. Ama daha sonra hayvanları alıp evi tadilat edince rahat ettik. Sabah 4’te keçiler dağa salıyorum. Saat 10 gibi getirip sağım yapıyoruz. Hayvanlar ve bizde dinleniyoruz. Akşamüzeri yine yayılmaya salıyoruz ve saat 20.00 gibi eve getirip sağım yapıyoruz” diye konuştu.Genelde keçilerin sütü ile yaptıkları peynirde
11.09.2019Yaşam
Kangallar organik köy sütüyle besleniyor
Kangallar organik köy sütüyle besleniyorHazır sütle beslenen kangal yavrularını ölürken, doğal sütle beslenen yavruların hastalanmadığı tespit edildi. Türk aslanı olarak tabir edilen, ünü tüm dünyaya yayılan ve kurt sürüleri ile baş edebilme özelliği ile dikkat çeken Sivas Kangalı, hazır süt tehlikesi ile karşı karşıya. Sivas İl Özel İdaresi Seçkin Irk Kangal Köpeği Eğitim ve Üretim Merkezinde yapılan uygulamalarda hazır süt ile beslenen Kangal yavrularının yaşamadığı, anne sütü ve doğal süt ile beslenen yavruların ise hastalıklara karşı direnç kazandığı tespit edildi.Konuyla ilgili açıklama yapan Sivas İl Özel İdaresi Seçkin Irk Kangal Köpeği Eğitim ve Üretim Merkezi Sorumlusu Hüseyin Yıldız, hazır sütlerle beslenen yavruların neredeyse tümünde ölümler gözlendiğini ifade edip, doğal süt ile beslenen yavrularda ise ölüm oranının sıfır seviyelerde olduğuna dikkat çekti. Yıldız yaptığı açıklamada, “Geçmişten bu yana yaptığımız uygulamalar neticesinde elde ettiğimiz tecrübelere dayanarak, yavrulara kesinlikle hazır süt vermiyoruz. Paket, hazır sütlerin yavruların yüzde yüz ölümüne neden olduğunu gördük. Bunun yanında hiçbir işlemden geçmemiş doğal köy sütünü verdiğimizde ise yavruların sütte ki tüm yararlı mineralleri aldığını gördük. Anne sütü ve doğal köy sütü ile beslenmiş yavruların hasta olmadığı gördük. Yani doğal süt ile beslenen bir yavrunun her hangi bir bakteriyel hastalığa yakalanma olasılığı sıfır. Organik sütün kangal ırklarına faydalı olduğunu biz tespit etmiş olduk. Organik süt ile beslediğimiz yavrularda tek bir kayıp bile vermedik. Ancak hazır süt ile beslenen yavrularda 5-6 gün sonra ölümler gözlendi. Niyetimiz süt üreticilerini tenkit etmek değil. Biz gözlemlerimizi paylaşıyoruz. Elde ettiğimiz neticeyi paylaşıyoruz. Gayemiz hazır sütlerin neden olduğu yavru ölümlerine azaltmaktır. Dedi.Yıldız geçmişte elde ettikleri tecrübeler ışığında üretim merkezlerinde tüm yavruların anne sütünün dışında sadece işlem görmemiş doğal köy sütleri ile beslendiğini
11.09.2019Yaşam
Katar ambargosu denizyoluyla aşılacak
Katar ambargosu denizyoluyla aşılacakKÖRFEZ ülkelerinin ambargo uyguladığı Katar'a, Türk işadamlarının havayolu ile et ürünleri ihracatının ardından, Katarlı bir işadamına ait QTLogistic firması da deniz yoluyla gıda maddesi gönderecek. Ekonomi Bakanlığı'nın desteğiyle işlemleri hızlandıran lojistik firması, 6 şirketin 4 bin tonluk yükünü aldıktan sonra, önmüzdeki salı günü ilk gemiyi İzmir'in Aliağa ilçesinden Katar'a doğru yola çıkaracak.Suudi Arabistan başta olmak üzere diğer Körfez ülkelerinin teröre destek olduğu iddiasıyla Katar'a karşı başlattığı amborga, bu ülkeyi gıda maddesi temin etme konusunda arayışlara itti. Katar'a bu konuda yardım etmek isteyen Türk işadamları, geçtiğimiz günlerde havayoluyla et ve et ürünleri başta olmak gıda ihracatına başlattı. Katarlı işadamı Abdul Latif Al Meer tarafından Türkiye'de kurulan QTLogistic firması tarafından da yeni bir çözüm üretildi. Dondurulmuş ürün taşıyabilen kargo gemileriyle Türk ihracatçıların ürünlerini Katar'a ulaştırmayı planlayan şirketin teklifi, Ekonomi Bakanlığı tarafından da kabul gördü. Bakanlığın desteği ile girişimlerde bulunan şirket, ilk etapta kiralanan Green Guatemala gemisini İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan BatıÇim Limanı'na getirdi. Bakanlığın yardımlarıyla ulaşılan 6 Türk firması, yumurta, süt, yaş sebze ve meyve ile yemeklik sıvı yağları limana ulaştırdı. Onlarca kamyonla limana ulaştırılan 4 bin ton ağırlığındaki gıda ürünleri, gemiye yüklenmeye başlandı.Geminin 20 Haziran Salı günü yola çıkmasını planladıklarını belirten QTLogistic firmasının Genel Müdürü İpek Demirci, ambargo altındaki Katar'a yardım edebilmeyi şirket olarak çok önemsediklerini dile getirirerek, Katar'a uygulanan ambargo nedeniyle komşu ülkelerden karayoluyla ithalat yolu zaten kapandı. Özellikle gıda ürünlerinde sıkıntı yaşıyorlar. Geriye hava ve denizyolu kaldı. Havayolunda hem tek seferde kısıtlı miktarda kargo taşındığı hem de taşıma ücretleri yüksek olduğu için denizyolunu tercih ettik. Şu an bu gemiyle 60 uç
11.09.2019Haberler
Diyarbakırda ucuz et almak isteyenler saatlerce bekliyor
Diyarbakır'da ucuz et almak isteyenler saatlerce bekliyorDİYARBAKIR'da, Et ve Süt Kurumu Kombinası'nda satışa sunulan ucuz etten almak isteyenler, sabahın erken saatlerinden itibaren satış mağazası önüne gelerek, oluşan uzun kuyruklarda saatlerce bekliyor. Et kuyruğunda bekleyenler, eti hem ucuz hem de güvenilir olmasından dolayı tercih ettiklerini söyledi.Ramazan ayı ile birlikte AVM ve kasaplarda etin kilosunun 50 liradan satılması karşısında alım gücü düşen aileler, Et ve Süt Kurumu Diyarbakır Kombinası Satış Mağazası'na akın etti. Mağazada, kuşbaşılık etin kilosu 31, kıymanın kilosu 28.75, et oranı yüksek olan Bingöl kavurmalık eti 57 ve yağ oranı yüksek olan Yozgat ile Sincan kavurmalık et de 37 liradan satılıyor. Satış mağazasında ayrıca, sucuk, sosis, salam, dondurulmuş tavuk eti ve et ürünleri de dışarıya göre çok daha hesaplı bir şekilde satılıyor. Diyarbakır kombinasında günlük yaklaşık 2 ton et satılırken, kesimler ise 8 veteriner hekim kontrolünde ve hijyenik ortamlarda yapılıyor. Ramazan ayından önce Sabah saat 08.00'da satışa başlanan et ve et ürenleri, Ramazan ayı ile birlikte saat 09.00'dan itibaren satılmaya başlandı. Ancak, kurumda kota uygulaması uygulandığı için 2 tonluk et öğlen saatlerine doğru tükendiği için kuyrukta bekleyen birçok kişi et almadan evine dönüyor.Sabah erken saatlerinden itibaren et ve üt ürünleri almak için kuyrukta bekleyenler, aldıkları et ve et ürünlerinin piyasaya göre daha ucuz, daha kaliteli daha güvenilir olduğu için Et ve Süt Kurumu Satış Mağazası'nı tercih ettiklerini belirterek, "Devlet kurumu olduğu için burada kesimlerin hijyenik ortamlarda yapıldığını biliyoruz. Ucuz et satılıyor ve güvenilir olduğu için buradan et almayı tercih ediyoruz. Dışarıda 45-50 liraya satılan kuşbaşılık et burada 31 lira, dışarda 35-40 liraya satılan kıymayı buradan 28 liraya alabiliyoruz. Kimimiz emekli, kimimizin de alım gücü yok. Zaten ayda en fazla bir kaç kilo et alabiliyoruz o yüzden buraya geliyoruz. Ancak, satılan et yetmiyor. Çok çabuk bitiyor.
11.09.2019Yaşam
Haraç çetesi böyle çökertildi
Haraç çetesi böyle çökertildiHaraç çetesi bu sefer kurtulamadı. İşadamına sıktıkları kurşunların cep telefonuna isabet etmesi “kara kâbus” isimli çetenin sonunu getirdi.İstanbul Esenyurt’ta musallat olduğu iş adamı ve siyasetçilere kâbus dolu günler yaşatan ve geçtiğimiz hafta İstanbul polisince düzenlenen operasyonlarla adreslerinde ele geçirilen zorla imzalatılmış 1 milyon lira değerinde çek ve senetle yakalanan 38 kişilik gasp ve haraç çetesinin sonu bir iş adamına sıktıkları kurşunların iş adamının cep telefonuna isabet etmesiyle geldi.1 MİLYONU VERMEYİNCE PUSU KURUP KURŞUNLADILAR Baskın yiyen belediye başkanından, kurşun yiyen iş adamına kadar, bir çok insanın kabusu olan başını Selahattin Yılmaz isimli eski bir oto hırsızının çektiği “kara kâbus” isimli çetenin sonunu geçtiğimiz Mart ayında silahlı saldırı düzenledikleri bir İnşaat şirketinin sahibinin ihbarı getirirken, çetenin istediği haracı vermeyince, iş yerine otomobiliyle girerken kendisini takip eden çete üyelerinin silahlı saldırısına uğrayan ve sıkılan kurşunların birisi cep telefonu ve diğeri ise cebindeki paralara saplanmasıyla ölümden dönen iş adamına saldırı görüntüleri de ortaya çıktı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından 2 aylık projeli çalışmayla, belediye baskınından ihale iptaline, adam kaçırmadan silahlı saldırıya, tarihi eser kaçakçılığından silah kaçakçılığına ve hırsızlıktan haraç almaya kadar birçok suç alanında faaliyet gösterdiği belirlenen, başını Michael lakaplı Selahattin Yılmaz’ın çektiği çeteye yönelik olarak 26 Mayıs günü başlatılan baskınlarla seri operasyonlar düzenlendi.1994 yılında uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş’ı Adliyeden kaçıran Yakup Süt’ün adamı olarak bilinen ve 1998 yılında Esenyurt Belediyesi eski Başkanı Gürbüz Çapan’ı yaşı küçük bir çocuğa ayağından vurdurtan Michael ve çetesi, Esenyurt merkezli 3 ilçede düzenlenen baskınlarla çökertildi. Operasyonda 38 çete mensubu 8 tabanca, 2 av tüfeği, 333 adet merm
11.09.2019Haberler
Et Ve Süt Kurumu önünde kuyruk
Et Ve Süt Kurumu önünde kuyrukRamazan ayı ile birlikte kasaplardaki et fiyatlarındaki artış üzerine tüketicilerin bazı ürünlerde piyasadan en az 10-13 TL daha ucuz olduğu için yöneldiği Et ve Süt Kurumu'nun satış mağazaları önünde kuyruklar oluşuyor.Daha önce stoklarda kırmızı et bulunduğu için daha önce hergün saat 10.00'dan itibaren hizmet verilen Et ve Süt Kurumu satış mağazalarının büyük bölümünde Ramazan ile birlikte kırmızı etin hemen tükenmesi üzerine, ürünün gelmesi ve işlenebilmesi için satışlara saat 13.00'ten itibaren başlanabiliyor. Bu konuda satış mağazalarının önüne satışa başlanacağı saate ilişkin yazılar asılıyor.Avcılar'daki Et ve Süt Kurumu satış mağazasının satışa başlamasından 1 saat önceden müşteriler sıraya girerek kepenklerin açılmasını bekliyor. Görevliler saat 10.30 sıralarınde kamyondan indirilen et göreviler tarafından işlenmeye başlanıyor. Kıyma ve kuşbaşı halinde doğranan kırmızı eti almak için dışarıda beklemek zorunda kalmaktan yanınan müşteriler, Ramazan ayı ile birlikte kasaplarda fiyatların arttığını, güvenilir ve piyasadan kilosu en az 10 TL ucuz olduğu için Et ve Süt Kurumu'nu tercih ettiklerini söyledi.Et satış mağazasının kepenklerinin açılması ile bir anda içeriye akın eden müşterilerin önemli bölümü piyasada 42 TL'den satılan kıyma ve kuşbaşı eti 13 TL daha ucuza almak isterken, daha fazla kişiye hizmet verilebilmesi için çoğu zaman 1'er kilodan fazla ürün satılmıyor. Vitrindeki kırmızı et dakikalar içerisine tükenirken Et ve Süt Kurumu yetkilileri, mağazadan görüntü alınması için genel müdürlükten izin alınması gerektiğini belirtirken, izdihamın görüntülenmesini istemedi. Kırmızı etin tükenmesi ardından kurum şubesinde beyaz et ürünlerinin satışına devam ediliyor. Et ve Süt Kurumu'nun perakende satış fiyatları şöyle: Dana kıyma: 28.75, dana kuşbaşı: 31.00, dana biftek-rosto: 36.00, dana pirzola: 50.00, dana kontrfile: 50.00, dana bonfile; 65.00, dana biftek stragonof: 38.00, dana biftek sote: 38.
11.09.2019Yaşam
Et ve Süt Kurumu önünde ucuz et kuyruğu
Et ve Süt Kurumu önünde ucuz et kuyruğuErzurum’da Ramazan ayı öncesinde Et ve Süt Kurumu (ESK) satış ofisinin önünde kasaplara göre daha ucuza satılan kıyma ve etten almak isteyen vatandaşlar yoğunluk oluşturdu. Kasapta kilosu ortalama 38,75 liradan satılan kıyma ve 41,00 liradan satılan dana kuşbaşını, 10 lira aşağı fiyata alabilmek için Kombina Caddesi üzerinde bulunan ESK satış ofisi önünde vatandaşlar kuyruk oluşturuyor. Sabah 09. 00’da açılan satış ofisi önünde daha önceden gelerek sıraya giren vatandaşlar, “Sabah erken saatten itibaren buradayız. Kasapla bura arasında 10 lira fark var. O farktan dolayı da millet burada uzunca kuyruk oluşturuyor. Bizim isteğimiz daha fazla şube açılsın. Bu millet sabah namazından beri burada sırada.” dediler.Öte yandan Ramazan ayı öncesinde Et ve Süt Kurumunda satış fiyat listesi şöyle açıklandı: “Dana kıyma 28,75 TL, dana kuşbaşı 31,00 TL, dana pirzola 50,00 TL, dana biftek 36,00 TL, dana rosto 36,00 TL, dana kontfile 50,00 TL, dana bonfile 65,00 TL, dana biftek stragonof 38,00 TL, dana biftek sote 38,00 TL, dana gulaş 38,00 TL, dana şiş 38,00 TL, gövde koyun 21,50 TL, koyun but 23,25 TL, koyun kol 22,00 TL, koyun gerdan 19,50 TL, koyun pirzola 28,50 TL, koyun kaburga 18,00 TL, koyun but şiş 26,74 TL, koyun but fırın 25,00 TL, koyun but külbastı 26,74 TL, kuzu kol 31,40 TL, kuzu gerdan 29,00 TL, kuzu güveç 27,00 TL, kuzu pirzola 50,00 TL, kuzu but fırın 36,92 TL, kuzu kol kuşbaşı kemiksiz 40,82 TL, kuzu beyti kıyma 43,13 TL, kuzu but külbastı 43,13 TL, kuzu but şiş 43,13 TL, kuzu çorbalık kemik 4,50 TL, toklu but 26,50 TL, toklu kol 24,00 TL, toklu pirzola 50,00 TL, toklu gerdan 21,00 TL, toklu kaburga 20,50 TL, toklu but şiş 33,40 TL, toklu but fırın 28,70 TL, toklu but külbastı 33,40 TL, kuyruk yağı 15,00 TL, tavuk eti 6,70 TL, tavuk kanatsız göğüs 7,55 TL, tavuk muz göğüs 7,45 TL, tavuk but 6,75 TL, tavuk special but 8,55 TL, tavuk baget 8,57 TL, tavuk fleto (Derili) 10,45 TL, tavuk fleto (Derisiz) 12,55 TL, tavuk pirzola 9,75 TL, tavuk k
11.09.2019Haberler
Cem Yılmazın Hokkabaz filmi gerçek oldu
Cem Yılmaz'ın "Hokkabaz" filmi gerçek olduCem Yılmaz'ın "Hokkabaz" filminde gelinin düğüne günler kala altınlarla kayıplara karışması sahnesi Ataşehir'de gerçek oldu. Suriyeli gelin evlenme vaadiyle kandırdığı adamın kendisine aldığı altınları alıp kayıplara karıştı. İddiaya göre; Ataşehir’de evlenmek isteyen 31 yaşındaki A. Ç. uzaktan akrabalarının aracılığıyla Gaziantep’te Suriyeli 22 yaşındaki E. M. ile tanıştı. Tanıştıktan kısa süre sonra A. Ç., E. M.’ye imam nikahı kıydı. E. M.’nin babasına 10 bin lira süt parası veren A. Ç. kızı ve ailesini alarak İstanbul’a geldi. Düğün hazırlığı için İstanbul’a gelen E. M. ile ailesi altınlar ile paraları alarak kayıplara karıştı.Eşarbını değiştirerek altınlarla kaçtı Ç. ile E. M. düğün hazırlıkları yapmak için bir alışveriş merkezine gittiler. Damat adayı A. Ç. giysi denemek için cüzdanını gelin adayı E. M.’ye bıraktı. A. Ç. erkek reyonuna gittiği esnada E. M. Cüzdanı ve altınları alarak kayıplara karıştı. E. M.’nin bir dakika içinde eşarbını değiştirerek kaçtı öğrenildi.Polisler şahısları arıyor Gelin adayı E. M. 30 bin liralık altın ile kayıplara karıştıktan sonra dolandırıldığının farkına varan A. Ç. polise başvurdu. Polis merkezine giden A. Ç., E. M. tarafından dolandırıldığını söyleyerek davacı oldu. Alışveriş merkezinin kameralarını inceleyen polisler şahısları bulmak için arama başlattı.Şahıslardan şikayetçi olan damat adayı A. Ç. “Bundan 3- 4 gün önce Gaziantep’de yakın bir akrabamız vasıtası ile bir kız var dediler. Bununla ilgili bizi oraya davet ettiler. Biz gittik kızı gördük anlaştık. Ondan sonra bir iki aracı vardı yanlarında onlar birkaç tane daha bana kız gösterdiler. Telefon üzerinden 6- 7 tane kız gösterdiler. Aracılarda bir tanesi ‘benim kendi öz kardeşimin kızı var onu sana verelim dediler. 10 bin lira babasına verirsin, 10 bin lira da altın alırsın kız senin olur ‘dediler. Biz tamam dedik. Kızın babasına 10 bin lirayı takdim ettik. Kızın annesi, babası ve kendisini aracımla İstanbul’a
11.09.2019Yaşam
Amcası eziyet çekmesin diye makine ürettiler
Amcası eziyet çekmesin diye makine ürettilerAntalya’da klima bakımı işleriyle uğraşan kardeşler, tatil için geldikleri memleketleri Bayburt’ta hayvancılıkla uğraşan amcası için yaptıkları yayık sıkma makinesini geliştirerek seri üretimine geçti.Antalya’dan, organik tereyağı üretimiyle ünlü Bayburt merkeze yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Yazyurdu köyüne tatillerini geçirmek için gelen Ertuğrul ve Yavuz Selim Demirhan kardeşler, geçimini süt ürünlerinden sağlayan amcaları için elektrikle çalışan, ürüne doğallığından hiçbir şey kaybettirmeyen, manuel ve diğer yayıklardan daha verimli yayık sıkma makinesi yapıp hediye etti. Yaptıkları makineyi sosyal medyada paylaşınca talebin arttığını gören iki kardeş, kendi imkanlarıyla köylerinde kurdukları imalathanede makinelerini bir adım daha geliştirerek işi ticarete dökmeye karar verdi.Kurban Bayramı dolayısıyla Antalya’dan amcalarını görmek için memleketleri Bayburt’un Yazyurdu köyüne geldiklerini ve amcalarının yayık vururken çektikleri çileyi gördüklerini anlatan Ertuğrul Demirhan, "Aklımıza hediye olarak amcamıza böyle bir makine yapma fikri geldi. Yaklaşık bir yıl kullandı. Makineyi sosyal medyadan paylaşınca ve rağbet görünce imalatını yapmayı düşündük. Antalya’daki kurulu düzenimizi neredeyse bırakıp bu makineyi üretmek için Bayburt’a geldik. Şu anda çevre iller ve köylerden talepler var. Bu bölgede talebin çok olduğunu görünce reklamlarımızı da yapmaya başladık. Şu an seri üretime geçtik. Allah nasip ederse şirket kurup bunun satışına başlayacağız" dedi.Diğer makinelerle olan farkına da değinen Demirhan, imal ettikleri makinenin yüzde 80 oranında verim sağladığını bildirdi. Demirhan, "Diğer makinelerden farklı olarak daha sert daha kaliteli tereyağı elde ediyorsunuz. Bu makinana daha uzun ömürlü ve performansı daha iyi" ifadelerini kaydetti.Makine için patent başvurusu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Demirhan, işleri büyütmeleri halinde makinenin daha büyük ve krom modellerini yapm
11.09.2019Yaşam
Bitlis’te 14 terörist öldürüldü
Bitlis’te 14 terörist öldürüldüBitlis Tatvan’da 8’i kadın 14 terörist silahları ile birlikte ölü ele geçirildi, örgütün üst düzey bir yöneticisi de yakalandı. Operasyon anı ise saniye saniye kameralara yansıdı.Bitlis Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından, Bitlis Tatvan ilçesi Anadere- Kesan derisi bölgesinde başlatılan “Şehit J. Uzm. Çvş. Ömer Doğan Operasyonu” esnasında, bir grup terörist ile sıcak temas sağlandı. Bitlis Jandarma Bölge Komutanlığı ekipleri, belirlenen bölgelere Kobra tipi helikopterlerle hava hücum harekatı düzenlendi. Belirlenen bölgeye Kobra tipi helikopterlerle hava hücum harekatı düzenlendi. Hava harekâtının ardından bölgede yapılan aramalarda, 2 terörist silahları ile birlikte ölü olarak bulunurken, 1 terörist ise sağ olarak yakalandı. Sağ olarak yakalanan kişinin terör örgütünün Bitlis bölge yapılanmasında üst düzey sorumlusu olduğu öğrenildi.Etkisiz hale getirilen teröristlerin üzerinde yapılan aramalarda, 2 adet Kaleşnikof piyade tüfeği ve 4 adet el bombası bulundu.Kaçmaya çalışan teröristlerle silahlı çatışmaya giren Jandarma ekipleri, Helikopterlerin hava desteğiyle bölgeyi ateş altına aldı. Çıkan çatışmalarda 8’i kadın olmak üzere 12 terörist silahları ile birlikte ölü ele geçirildi. Teröristlerin üzerinden, 8 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 1 adet Dragunov keskin nişancı tüfeği, 1 adet Bixi makineli tüfek, 1 adet RPG-7 roketatar, 2 adet M-16 piyade tüfeği, 7 adet el bombası, 1 adet 7,65 mm tabanca, 1 adet büyük telsiz, 2 adet Yeasu el telsizi çıktı.TERÖRİSTLERİN SÜT DÜZEY YÖNETİCİSİ YAKALANDI Terör örgütünün Bitlis bölge yapılanmasında üst düzey sorumlusu olduğu saptanan teröristin yer göstermesi ile 2 adet sığınakta arama yapıldı. Aramalarda toprağa gömülü mavi renkli bidon içerisinde 1 adet lav silahı, 493 adet Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği, 2 adet Kaleşnikof piyade tüfeği şarjörü, 2 adet hücum yeleği, 1 adet avcı çukuru, 1 adet Samsung marka cep telefonu, 3 ayrı paket içerisinde anfo ol
11.09.2019Haberler
17 aylık bebeğiyle intihar girişiminde bulundu
17 aylık bebeğiyle intihar girişiminde bulunduAdana'da çocuğu Balcalı Hastanesi'nde tedavi gören bir kişi, serumun çıkarılmasına kızıp 17 aylık bebeğiyle birlikte binanın 7. katındaki balkonuna çıkarak intihar etmek istedi. Olay, Sarıçam ilçesinde Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde inşatta kalıp ustası olarak çalışan Ali Ölmez'in 17 aylık bebeği Halit, sürekli rahatsızlanınca önce Şanlıurfa'daki hastanelere götürdü. Buradaki hastaneler, çocuğa bir teşhis koyamayınca 7 ay önce Balcalı Hastanesi'ne sevk işlemi yaptı. Bebek, Süt Çocuğu bölümüne yatışı yapılarak kontrole başlandı. Yapılan tetkiklerden sonra çocuğun kafasında su toplandığı bunda dolayı rahatsızlandığı belirlendi. Tedavi için aile sık sık Şanlıurfa'dan Balcalı Hastanesi'ne gelip gitmeye başladı. Bir süre önce de çocuğun kafasına şant takılması için hastaneye yatışı yapıldı. Ancak aradan belirli bir zaman geçmesine rağmen çocuk enfeksiyon olduğu için ameliyata alınamadı. Bugün sabah, görevli hemşire çocuk için seruma gerek kalmadığı gerekçesiyle çıkardı. Baba Ölmez ise hemşirelere serumun neden çıkartıldığını sorup "Şanlıurfa'da hastanede yatarken serumu hiç çıkarmıyorlardı neden çıkartıyorsunuz, neden oğlumu ameliyat etmiyorsunuz" diye tepki gösterip sinirlenerek 8 katlı hastanenin 7. katındaki balkonuna çıktı. Çocuğunu da kucağına alan baba, buradan hem kendini hem de çocuğunu atmak istedi. Hemen olay yerine polis ve itfaiye ekipleri çağrıldı. Bu arada doktor, hemşire ve polislerde şahsı ikna etmek için seferber oldu. Saat 08.20 gibi balkona çıkan şahıs, çocuğunu da aşağı sarkıtıp atmakla tehdit etti. Yaklaşık 45 dakika çocuğu ile balkon kenarında durup yürekleri ağızlara getiren baba, sonunda ikna olup çocuğu hemşirelere verdi. Ancak kendisi intihar girişiminde bir süre daha ısrar etti."Meraklı vatandaşlar yine herkesi şaşkına çevirdi" Bu arada hastaneye gelen vatandaşlarda intihar girişimini izlemek için birbiriyle yarıştı. Vatandaşlar cep te
11.09.2019Yaşam