UNESCO

UNESCO

UNESCO ile ilgili tüm haberleri ve son dakika UNESCO haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz.!

UNESCO ile ilgili tüm haberleri ve son dakika UNESCO haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 30 unesco haberi bulunmuştur.

Su seviyesi yükseldi, batık şehrin surları su altında kaldı
Su seviyesi yükseldi, batık şehrin surları su altında kaldıDoğunun gizli denizi olarak bilinen Hazar Gölü su seviyesi yükselmesiyle birlikte mavi bir görüntüye kavuşurken, bu yıl yağışın fazla olmasıyla birlikte batık şehrin kalıntıları su altında kaldı, daha önce görünen 1,5 kilometrelik kale surları da görünmez oldu. Elazığ'ın Sivrice ilçesindeki Hazar Gölü’nde 1890’lı yıllarda oluşan depremle beraber sular altında kaldığı tahmin edilen ve geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan batık şehir bir çok dönemin izlerini barındırdığı biliniyor. Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabulü için UNESCO’ya da daha önce başvurusu yapılan batık şehrin görünen kısmı suların yükselmesiyle yüzeyden görünmeyecek hale gelirken, kuş bakışıyla ancak fark edilir hale geldi. Daha önce su seviyesinin düşmesiyle ortaya çıkan 1,5 kilometrelik kale surları da su seviyesi yükselmesiyle tamamen kayıp oldu. Gölde bulunan tavşanlı adasının da büyük bir bölümü suda kaldı. Geçtiğimiz yıl da Sivrice'de Hazar Gölüne geldiğini anımsatan Nurullah Ersöz,"Batık Şehirin surları hemen hemen görünüyordu. Ama bu yıl geldiğimizde gördüm ki Batık Şehir’in surları artık görünmüyor. Buda yağışların fazla olmasından dolayı surlar hemen hemen kaybolmuş durumda"dedi. Yöre sakinlerinden İlyas Özker ise,"Geçen yıl yağışlar olmadığı için su seviyesi minimum düzeye inince haliyle batık şehir yukarılarda kaldı. Duvarları falan hep görünüyordu. Bu sene malum yağışların çok olmasıyla su seviyesi yükseldi. Yükselince ada biraz daha küçülmeye başladı"ifadelerini kullandı.
11.09.2019Yaşam
Kuzey Şehir Kapısındaki 6 sütun ayağa kaldırılacak
Kuzey Şehir Kapısı'ndaki 6 sütun ayağa kaldırılacakMUĞLA'nın Yatağan ilçesindeki, UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'ne aldığı Stratonikeia Antik Kenti'ndeki 1850 yıllık Kuzey Şehir Kapısı'ndaki 6 sütun ayağa kaldırılacak. Sütunların Roma İmparatoru Antoninus Pius tarafından yaptırıldığı öğrenildi. 'Gladyatörler şehri' olarak bilinen 3 bin 500 yıllık Stratonikeia Antik Kenti, Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma İmparatorluğu, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerine ev sahipliği yaptı. Dünyadaki nadir yerleşim yerlerinden biri olan antik kentteki 1850 yıllık Kuzey Şehir Kapısı'ndaki sütunların ayağa kaldırılması için proje hazırlandı. Yatağan Kaymakamlığı'nca hazırlanan ve eş finansmanı Yatağan Termik Enerji Üretim (YTEÜ) A.Ş. olan proje, Güney Ege Kalkınma Ajansı'na (GEKA) sunuldu. GEKA tarafından kültür turizmine büyük katkı sağlayacak olan çalışmaya 2 milyon 480 bin lira hibe desteği verildi. Mayıs ayında başlayacak olan çalışmalarda Kuzey Şehir Kapısı'nın bir bölümü restore edilecek ve meydanda bulunan 6 sütun ayağa kaldırılacak. Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Kuzey Şehir Kapısı'nın M.S. 139 depreminde yıkıldığını belirterek, Depremden sonra Roma İmparatoru Antoninus Pius verdiği parayla kapı, çeşme ve meydan düzenlendi. Biz şimdi kapının bir bölümü ile meydanın sütunlarının restorasyonunu yapacağız. Bu sütunların bir tanesi yaklaşık 10 metre yüksekliğinde. Bunlar döneminin önemli eserleri. Anadolu'da bu şekilde büyük ve iki girişli, arasında çeşmesi olan kapı bilinmiyor. Kente gelenler şimdilik toplam 6 sütunu ayakta görebilecek. Daha sonra bunlar 8 sütun olacak. Çalışmada en az bir, bazen iki vinç kullanılacak. Malzemesinin yüzde 90'ı var. Bulunan parçalar kullanılıp, eksik olan kısımlar tamamlanacak dedi.
11.09.2019Yaşam
Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu
Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu? Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu?Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın yeniden aday gösterdiği Fatma Şahin, CNN TÜRK'te 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladıBuket Aydın: Gaziantep sizce yeterince turist çekiyor mu? Gaziantep’in turistik değeri biliniyor mu? Fatma Şahin: Dünyada yeni bir tur var. Nereye gideyim, ne tadayım. Artık deniz, kum, güneşten çıkmış kültürel mirasa. Tam da Gaziantep’ten bahsediyor. 5 antik kenti var. 23 müzesi var. Bizim dönemimizde 5 müzeyi tamamladık. Ve bunu üzerine nereye gideyim. Gaziantep’e geleceksin. Roma Hitit dönemi, cumhuriyet döneminin en güzel dönemi. Bizi 25 Aralık’a götüren panoramik müze. Bunların hepsini yerinde göreceksin. Gaziantep’in lezzeti 500 yemek. UNESCO’dan tescil almış dünyanın 8. mutfağıyız. İnanın 4 milyon kişi geldi. Bunu konuştuğumuzda kimse bize inanmadı. Şimdi Gaziantep’e gelme zamanı dedik, geldik. Şimdi yeni hedefimiz Kapadokya’ya gelen Japon turisti Gaziantep’e getireceğiz. Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün merkezi Gaziantep oluyor. Merkezi kurduk. 60 trilyonluk bir arkeoloji enstitüsüne başladık. İnsanlar arkeolojiyle ilgili bakıyorlar nereye gideyim, merkez Gaziantep. Avrupa’nın bu konudaki en iyi bilim insanları Gaziantep’e gelecek. İşte bu iki nedenden dolayı Gaziantep, kültürel mirasına, hanlarına, hamamlarına sahip çıkıyor. İnşallah 8 milyon Japon turisti Gaziantep’e getirme hedefimi başarmış olacağım. Bu da şehirde büyük bir heyecan yaratıyor.
11.09.2019Televizyon
Troya Müzesi açıldı
Troya Müzesi açıldıÇanakkale'da 5 bin yılık geçmişe sahip Troya Antik Kenti Müzesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ile resmi olarak açıldı. Yaklaşık 3 bin metrekarelik sergi salonları dahil 12 bin 750 metrekare kapalı alandan oluşan müze UNESCO'nun 1998 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldığı Troya Antik Kenti girişinde bulunuyor.Tarih kokan müzede Troya ve Troas Antik Kentlerinden elde edilen taşınır taşınmaz kültür varlıkları sergileniyor. Müzede ayrıca görsel grafik tasarımlarla birlikte Diorama dokunmatik ekran, animasyonlarla sergi anlatımları da yapılıyor. Bilgi aktarımı konusunda oldukça donanımlı olan müzede rehbere ihtiyaç duyulmadan 3 boyutlu animasyonlarla antik Troya dönemi misafirlere yaşatılıyor. Ayrıca müzede yine bilgiye dayalı animasyon oyunlar bulunuyor. En çok rağbet görenlerin arasında bulunan deniz ticaret oyununda gemi seçiliyor sorulara doğru verilen cevaplarla gemi Ege'den Karadeniz'e yürütülüyor. Müze duvarlarında bulunan nişlerde Troya’nın farklı katmanları, mezar taşları, büyük boy heykeller, sahne canlandırmaları ve büyük boy fotoğraflarla anlatılıyor. Müzenin giriş alanı olan Troas ve çevresini konu alan sirkülasyon bandında ise devam eden sergi katları öncesinde ziyaretçiye bir oryantasyon sağlamak amacıyla arkeoloji bilimi; arkeolojik ve arkeometrik tarihleme yöntemleri, ‘neolitik, kalkolitik, tunç çağı, demir çağı, höyük, restorasyon, konservasyon’ gibi terimler şemalar, çizimler, metinler ve interaktif yöntemlerle aktarılıyor. Müzenin en önemli bölümlerinden biride hazine bölümü, bu bölümde kazı çalışmaları sırasında elde edilen antik döneme ait altın alınlık, bileklik, kolye ve yüzükler sergileniyor.
11.09.2019Haberler
Eskişehir’de 200 bin yıllık alet bulundu
Eskişehir’de 200 bin yıllık alet bulunduEskişehir’in Han ve Seyitgazi ilçe sınırları içerisinde yer alan Yazılıkaya Midas Vadisi’nde 250-200 bin yıl öncesine ait taş alet ile Neolitik Dönem'e ait disk biçimli bir kazıyıcı bulundu.Yazılıkaya Midas Vadisi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ile başkanlığını Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden Dr. Rahşan Tamsü Polat’ın yürüttüğü çalışmalar sürüyor. Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü denetiminde Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile çeşitli üniversitelerin Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri ve Arkeoloji Bölümü öğrencilerinin katılımıyla arkeolojik yüzey araştırmaları gerçekleştiriliyor. Araştırma Başkanı Tamsü Polat, 2015 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Geçici Listesi'ne giren "Dağlık Phrygia" bölgesi olarak adlandırılan alanda Phryg Uygarlığı’na ait kaya anıtlarının, yerleşimlerin ve kaya mezarlarının en anıtsal örneklerinin bulunduğu Yazılıkaya Vadisi’ndeki Akpara Kale çevresinde Alt Paleolitik Dönem’in en tipik aletlerinden oval iki yüzeyli alet bulunduğunu söyledi. Vadideki bir diğer önemli kale olan Doğanlı Kale ve çevresinde yapılan araştırmalarda da Neolitik Dönem’e tarihlenebilecek disk biçimli kazıyıcı bulduklarını aktaran Polat, bu kazıyıcının en yakın benzerinin Seyitgazi ilçesi Bardakçı köyü sınırları içerisinde bulunan Keçicayırı yerleşiminde bulunduğunu belirtti.
11.09.2019Yaşam
Dalış merkezine aday ‘Batık Şehir’ için cam fanus projesi
Dalış merkezine aday ‘Batık Şehir’ için cam fanus projesiDoğunun gizli denizi olarak bilinen Hazar Gölü'nde bulunan ve tam tarihi bilinmeyen batık şehrin görülmesi için belediye tarafından cam fanus ve asansör sistemi kurulması için Turizm Bakanlığına müracaat edilirken, bölgenin de dalış turizminin merkezi haline getirilmesi için çalışmalar yapıldığı bildirildi. Elazığ'ın Sivrice ilçesindeki Hazar Gölü’nde bulunan batık şehir turizme kazandırılmayı bekliyor. 1890’lı yıllarda oluşan depremle beraber sular altında kaldığı tahmin edilen ve geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan batık şehir bir çok dönemin izlerini barındırdığı biliniyor. Sivrice Belediyesi de, batık şehrin Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabulü için UNESCO’ya başvurdu. Bugüne kadar yapılan kısıtlı su altı araştırmaları nedeniyle ilk yerleşim tarihi tam olarak belirlenemeyen sular altındaki şehrin gizemi yapılacak olan çalışmalarla ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca hazırlanan bir proje ile batık şehre cam fanus veya asansör sistemi ile inilmesi ve dalış turizminin de merkezi haline getirilmesi planlanıyor."Ciddi anlamla turist gelecek" Batık Şehrin turizme kazandırılmasını ve tanıtılmasını istediklerini belirten Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak, “Dalış, kültürel, sanat, inşaat ve mimar turizmine açmak istiyoruz. Burada da bir hayatın, canlıların, insanların ve medeniyetin yaşadığı bir alan olduğu için uzun zaman önce şehir oluşmuş. Burada büyük bir şehrin olduğu duyduk. Dalgıçlarla birlikte dalış yaptığımızda o günkü köy hayatını görebildik. Dalış turizmine açarsak hem ilçemiz hem de ülkemiz ciddi anlamda turist gelecek” dedi.Cam fanus veya asansör sistemi için müracaat yapıldı Turizm Bakanlığına müracaatları olduğunu aktaran Başkan Irmak,“İnşallah bunlar kabul görülürse, cam fanusla veya asansör sistemi ile bulunduğumuz bölgeye inip, buradaki yapıyı göreceğiz. İnsanları buraya taşımak istiyoruz. Başka ülkelere baktığımızda bir gemiyi batırırlar ve turizm elde ederler. Ama bizim asıl hedefimiz burada yaşay
11.09.2019Haberler
Hazar Gölündeki Batık Şehir için hedef UNESCO listesi
Hazar Gölü'ndeki 'Batık Şehir' için hedef UNESCO listesiElazığ'ın Sivrice ilçesindeki Hazar Gölü'nde bulunan ve halk arasında "Batık Şehir" adıyla bilinen tarihi yerleşim alanının UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilmesi hedefleniyor.Hazar Gölü'nde suyun 1830'lu yıllardan itibaren yükselmesi sonucu tamamen suyun altında kalan ancak gölün güneybatısında "Kilise Adası" olarak bilinen noktada yüzeyden tepe noktaları görülebilen "Batık Şehir" kalıntılarıyla dikkati çekiyor.Sivrice Belediyesi, alanın Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabulü için geçen yıl UNESCO'ya yapılan başvurunun olumlu sonuçlanmasını bekliyor.Bugüne kadar yapılan kısıtlı su altı araştırmalarında 11. yüzyıla ait kalıntıların yoğunlukta olduğu ancak çevresindeki arkeolojik buluntulardan 4 bin yıl öncesine ait izler de barındırdığı tahmin edilen Batık Şehir'in UNESCO tarafından tescillenmesiyle bölgenin dalış turizmi açısından cazibe merkezi haline gelmesi bekleniyor.Yöre halkı tarafından çeşitli efsanelere de konuda olan "Batık Şehir", su altı arkeolojik kazı yapılamaması nedeniyle ilk yerleşim tarihi belirlenemediğinden gizemini koruyor.Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, jeolojik dönemlerde tektonik çökme sonucu oluşan Hazar Gölü'nün doğal güzelliklerinin yanı sıra mavi örtüsünün altında bulanan ve "Batık Şehir" olarak adlandırılan çok önemli tarihi bir zenginliği de barındırdığını belirtti.Gölün güneybatısında "Kilise Adası" olarak bilinen noktada kalıntıları çıplak gözle görülebilen Batık Şehir'in yapılan kısıtlı su altı araştırmalarında 11. yüzyıla ait kalıntıların çoklukla görülebildiğini ifade eden Irmak, şunları kaydetti: "Burada ciddi anlamında tarihi kalıntılar var. Belediye olarak bunun gün yüzüne çıkarılmasını istiyoruz. Asırlar boyu süren bir yaşamın olduğunu görüyoruz ve bunu çok önemsiyoruz. Dünya literatürüne girebilecek olayların yaşandığı bir yerleşim alanı olduğuna inanıyoruz. Burası bir medeniye
11.09.2019Yaşam
2 bin yıllık tarihi İstanbul Kapı havadan görüntülendi
2 bin yıllık tarihi İstanbul Kapı havadan görüntülendiBursa’nın İznik ilçesindeki 2 bin yıllık İstanbul Kapı’da şapel ve taştan yollar havadan görüntülendi. Geçen yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan restorasyon çalışmasında 3 medeniyetin izlerine rastlandı. Zafer Kapısı olarak da bilinen İstanbul Kapı’da yapılan arkeolojik kazılarda Bizans, Roma ve Osmanlı dönemine ait mermer bloklar halinde ve taştan döşenmiş yollar bulundu. Ayrıca tarihi şapelin izlerine rastlandı. Edinilen bilgiye göre, üç döneme ait taş yolların İstanbul Kapı’ya paralel bin 700 metre uzaklıktaki Yenişehir Kapı’ya kadar uzandığı öğrenildi. Bu tarihi yapı havadan görüntüledi.Tarihi kapıda incelemeler yapan İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, 4 bin 970 metre ile Türkiye’nin en uzun ikinci surlarına sahip olduklarını hatırlattı. Büyükşehir Belediyesi’nin İznik’te tarihin ayağa kaldırılması noktasında hiçbir gayreti esirgemediğini vurgulayan Sargın, "Büyükşehrin yatırımıyla bu surları gelecek nesillere aktaracak olmanın sevincini yaşıyoruz" dedi.Unesco tarafından geçici miras listesine alınan İznik surlarının en gösterişlisi olan 2000 yıllık İstanbul Kapı’nın restorasyonu için 4.5 milyon TL harcanacak.Şapel, bir nevî Hıristiyan mâbedidir. Şapel, ayrı bir bina ya da bir ana binanın içinde ayrı bir oda, bölüm olmak üzere iki farklı türde görülebilir.
11.09.2019Haberler
Göbeklitepe ziyarete açıldı
Göbeklitepe ziyarete açıldıŞANLIURFA'da, dünyanın en eski anıtsal tapınağı olarak kabul edilen ve 18 aydır kapalı olan Göbeklitepe, üzerinin çatıyla kapatılmasının ardından yeniden ziyarete açıldı. Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Örencik Mahallesi yakınlarında Neolitik Çağ'a ait Göbeklitepe'de, 1995 yılında Şanlıurfa Müzesi ve Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü iş birliğinde kazı çalışmalarına başlandı. Kazı çalışmalarında şimdiye kadar Neolitik Çağ'a ait yabani hayvan figürlü 'T' biçimli dikili taşlar, 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları ile çeşitli eserler bulundu. 12 bin yıllık geçmişi ile dünyanın en eski tapınağı olarak kabul edilen Göbeklitepe, üzerine çatı ve canlandırma merkezi yapılması için 18 ay önce ziyarete kapatıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Göbeklitepe'nin çatı örtüsü ve canlandırma merkezi yapımı nedeniyle 13 Haziran 2016- 31 Aralık 2016 tarihleri arasında ziyarete kapalı olacağını duyurmuştu. Fakat daha sonra çatı koruma projesi bu tarihlerde bitirilememiş ve açılış defalarca ertelenmişti. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Göbeklitepe turistlerin ziyaretine açıldı. UNESCO'YA GİRECEK Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere birçok uluslararası kurum ve kuruluş tarafından dünyanın en eski tapınak merkezi olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi?ne alınan Göbeklitepe'nin gelecek yılın başında asıl listeye girmesi için çalışma yürütülüyor. Göbeklitepe kazı alanında süren restorasyon çalışmalarında tarihi eserlerin bulunduğu bölgeye 6 milyon 600 bin euroluk bedelle koruma amaçlı çatı yapıldı. Ziyarete açılan Göbeklitepe'ye bu yıl turizm sezonunda yoğun yerli ve yabancı turistin beklenildiği öğrenildi. Göbeklitepe'nin uzun yıllar daha iyi korunması ve sağlıklı kullanılması için de yürütülen yaklaşık 4 bin metrekarelik çelik çatı çalışmalarının yüzde 80'i tamamlandı.
11.09.2019Yaşam
Kuş dili UNESCO listesinde
Kuş dili UNESCO listesindeGiresun’un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy’de halk arasında ‘Kuşdili’ olarak adlandırılan ’Islık dili’nin, UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınması büyük sevince yol açtı.Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’un "kuş dili"nin "UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi"ne alındığını açıklamasının ardından Giresun’un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy’de büyük sevinç yaşandı. Yaklaşık 500 yıldır yöre halkının birbirleriyle haberleşmek amacıyla kullandığı ‘kuş dili’ olarak ifade edilen ‘ıslık dili’ için her yıl festivali düzenlediklerini ve ıslık dilinin gelecek nesillere de aktarılması için 2016 yılında yapılan başvurunun bugün kabul görmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Kuşdilini Tanıtma Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Şeref Köçek, “Bu bizim için sevindiricidir. Biz 2009 yılında beri kuşdili kültürünün UNESCO’ya miras listesine girmesi için çalışma yapıyoruz. En son 2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan gelen bir ekiple beraber bir ön çalışma yaptık. Bu çalışma sonrası 2016 yılında dosyamız bakanlık tarafından UNESCO’ya sunuldu. 6 Aralık itibariyle kuşdili somut olmayan kültürel miras listesini kazanarak bu listede yer aldı. Bu Giresun ve Türkiye için sevindirici bir karardır. Bu her sene kuşdili festivali yapmanın yanında birçok etkinlik yaparak bu kültürün kaybolmaması için çalışıyoruz. Bu faaliyetlerimiz bundan sonra çok daha farklı bir şekilde devam edecektir. Yöremizin en önemli kültürleri arasında yer alan kuşdili bundan sonrada daha iyi bir şekilde tanıtılacaktır” dedi.Yöre halkı da yüzyıllardır yörede kullanılan kuş dilinin ’UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınmasının kendilerini mutlu ettiğini kaydederek bu durumun yöre turizmine de katkı yapacağına inandıklarını ifade ettiler.
11.09.2019Haberler
43 noktadan 6 ton mesir macunu dağıtıldı
43 noktadan 6 ton mesir macunu dağıtıldıOsmanlı döneminde Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan ve Muhteşem Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan’a şifa olan mesir macunu, coşkulu bir kutlama ile Sultan Camii minare ve kubbelerinden halka dağıtıldı.UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde yer alan 477. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Festivalde tarihi Sultan Camisi kubbelerinden 6 ton Mesir macunu bu yıl 43 noktadan halka saçıldı. Festival alanını dolduran on binlerce kişi, Mesir macunu alabilmek için birbirleriyle yarıştı.MESİR SAÇIM TÖRENİ KORTEJLE BAŞLADI Hükümet Konağı önünde kortej yürüyüşü ile başlayan festivale, Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AK Parti Manisa Milletvekilleri Selçuk Özdağ, CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin, Salihli Belediye Başkanı Zeki Kayda, Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, çok sayıda ülkenin büyükelçisi, yabancı ülkelerin delegasyonları, halk oyunları ekipleri ve vatandaşlar katıldı. Kortejde temsili Merkez Efendi, Hafta Sultan ve nedimeleri ile Manisa’da yetişip tahta çıkan temsili Osmanlı Padişahları ve şehzadeleri bulundu. Geniş güvenlik önleminin alındığı festivalde, mehter takımının marşları ile Mustafa Kemal Paşa Caddesi’nde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Bulvarı güzergahında devam edip Sultan Camisi’ne ulaştı. Protokol üyeleri, evlerinin balkonları ve yol kenarlarında toplanarak eşlik eden halkı selamlarken, kortej sonunda Sultan Camii önünde toplanan on binlerce kişi heyecanla Mesir macunu saçımını bekledi.
11.09.2019Yaşam
Halep’te insanlık günbegün ölüyor
Halep’te insanlık günbegün ölüyorHalep’te yeni bir güne uyanmak her gün daha da zorlaşıyor.Bombalar altında hayatta kalmayı başaran insanlar, açlık ve susuzlukla çaresizlik içinde mücadele ediyor. Sınırlı miktarda ekmek, su hastane, ilaç ve bebek maması var. Siviller, pikaplarla dağıtılan ekmeklerden almak için adeta birbirleriyle yarışmak zorunda. Ekmek yüklü pikabın etrafını saran, aralarında çocukların da bulunduğu Halepliler, izdihama rağmen ekmek alabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Halep’in her gün bombalandığını, umutlarının her geçen gün azaldığını dile getiren yöre halkı, dillerinden duaları eksik etmeyerek, dünyaya "Sessiz kalmayın" diye haykırıyor.UNICEF DE ÇAĞRI YAPTI UNICEF de Suriyeli çocuklar için yardım çağrısı yaptı. Örgüte göre, Suriye’de 6 milyon çocuk yardıma muhtaç durumda, yarım milyon çocuğun yardım malzemelerine erişim imkânı yok. Örgüt, Suriye’de çatışmanın taraflarını ’acil olarak ve bir kez daha’ çocukları korumaya çağırdı. ABD ve Rusya Dışişleri bakanları Halep’i görüştü. Suriye’nin kuzeyi Halep’te çatışmaların son bulması için yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmadı. Beşar Esad da, ordunun Halep’i ele geçirmesi durumunda Suriye savaşının gidişatının tamamen değişeceğini söyledi.SURİYE’NİN EN BÜYÜK KENTİYDİ Halep bir dönem Suriye’nin en büyük kentiydi ve nüfusu 2 milyonun üzerindeydi. Bağlı ilçeleriyle birlikte nüfus 4.5 milyona yaklaşıyordu. Kent aynı zamanda, Suriye’nin sanayi ve finans merkeziydi. Halep, Unesco’nun dünya mirası listesindeydi ve 13. yüzyıldan kalma bir kale, 12. yüzyıldan kalma Ulu Cami ile tarihi çarşıları ile ünlüydü. Ancak kent, Temmuz 2012’de bir anda çatışma alanına dönüştü.Halep’teki çatışmalar hem iki tarafın askeri açıdan zayıflığını, hem de uluslararası toplumun sivilleri koruma ve bir barış anlaşmasına aracılık yapmadaki başarısızlığını ortaya çıkardı.
11.09.2019Haberler
Mariza, 6 Kasımda Ankara MEB Şura Salonu’nda
Mariza, 6 Kasım'da Ankara MEB Şura Salonu’nda!Asya, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika ve Avrupa ülkelerini kapsayan ve kendi adını verdiği 2014 Best of albümünün Dünya Turnesi ile Portekiz geleneği, Fado şarkılarını tüm dünyaya ulaştıran Mariza, tüm dünyada 1 milyondan fazla albüm satışıyla fado’nun 1 numaralı temsilcisi olmayı sürdürüyor. 3 kez Grammy adaylığı ile ve üst üste 3 kez kazandığı “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” BBC Ödülleriyle, meşhur Guardian gazetesinin “Dünya Müziğinin Divası” olarak gösterdiği Mariza, 2014 turnesinde unutulmaz hitlerini sahneye taşırken, müzikal yolculuğu sırasında başka şarkıcılardan sevdiği şarkıları da sevenleri ile buluşturuyor. Unesco’nun Kültürel Miras listesine aldığı Portekiz’in Fado geleneğine çağdaş yorumuyla Mariza'yı ve şarkı söyleyişini anlatmak için 4 kelime yeterli. Tutkulu, Zarif, Hisli ve Buğulu... Mariza ise neden Fado’yu seçtiğini şu cümleler ile anlatıyor: “Fado yalnızca bir müzik değil, bir histir. Üzücü değil melankoliktir. Ben bu müziği seçmedim, bu benim kaderimdi.” Grammy Ödüllerine aday gösterilen ilk Portekizli sanatçı olan Mariza, ilk Dünya Müzik Ödülünü de yine Fado söyleyerek almıştı. Paris'te Fen Edebiyat Akademisi'nin “Medaille de Vermeil” madalyasıyla ödüllendirilen sanatçının "Terra " albümü de En İyi Folk Müzik ve En İyi Prodüktör dallarında Latin Grammy Ödüllerinin sahibi oldu. Portekiz Devleti tarafından Portekiz kültürünü yurtdışında en iyi temsil eden sanatçı unvanı alan Mariza, 1999 yılında efsane Fado şarkıcısı Amalia Rodrigues’in adını taşıyan Vakıf tarafından "Fado'nun Sesi" unvanını aldı. Türkiye'de de büyük hayran kitlesine sahip olan sanatçı yeni albümünü çıkarmaya hazırlanırken Ankara’da ilk kez Pasion Turca organizasyonu ile 6 Kasım’da Meb Şura Salonu’nda!
11.09.2019Nevidyo
Benzer Etiketler
Yazarlara göre sonuçlar