Yazımın başlığı yönetmenliğini Bora Egemenin yaptığı, Kıvanç Tatlıtuğ’ un başrolde oynadığı filmin adı. Film 15.02.2018’ de vizyona girdi. O tarihte filmi izlemeye cesaret edememiştim. Çünkü filmde otizm adı hiç geçmese de otizmli bir çocuk ve onun babası ile ilişkisini konu alıyor. Filmi izleyenlerin yorumlarını okudum. Yorumlarda genel olarak filmden çok etkilendiklerini ve normal gelişim gösteren çocukları oldukları için tanrıya şükrettiklerini yazmışlar. Dün akşam filmi izlemeye karar verdim. Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama izlerken çok ağladım. Bazı sahneler beni derinden etkiledi, bazı sahneler düşünmeme sebep oldu, bazıları benim duygularımdı ve bazıları ise keşke farklı bir çocukla hayat bu kadar kolay ve güzel olsa dedirtti.

Film beni önce ismiyle vurdu yani ismi çok beğendim. Çünkü çok gerçek, oğlum ve benim ilişimizde de hayatımda çok hissettiğim ve bu ve bununla eş anlamlı kullandığım cümleler var. Kıvanç Tatlıtuğ da bunu çok iyi yansıtmış. Beni en çok etkileyen sahne Özellikle Ali karakterinin oğlunun piyano çaldığını ve yetenekli olduğunu ilk gördüğündeki sahne gerçekten çok etkileyiciydi. Orada bir babanın oğlunun da bir şey yapabildiğini görmesi, bir şeye tepki verdiğini görmesi yani aslında bir  “umut” olduğunu görmesi izlemeye değerdi. Baba kendi için de bir umut gördü o umut oğlu için devam etme umuduydu. Ve ben o sahne ile umudu hep yaşatmak ve oğluma yaşatmak için ömrümü verdim. Onun için de o sahne tam da bendim. Beni filmde en çok düşündüren söz ise Feridun Düzağaç’ ın Ali karakterine söylediği “Bugün kahredersin yarın gülersin her şeye alışacak kadar gençsin” sözleriydi. Acaba dedim bir ana-baba ne kadar genç olursa olsun bu duruma alışmak kolay mı? Ya da gençlik böyle bir duruma alışmakta yardımcı oluyor mu? Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum? Ben tam cevabı bulamamakla birlikte oğluma ve farklılığına alıştım ama içimdeki bitmek bilmez fırtınaya alışamadım sanırım. Tam olarak ben de böyle hissediyorum dediğim an ise yine Ali karakterinin oğluna “Baban olduğumu hissedemiyorum, içimde bir yerim yarım gibi” sözleriydi. Ama filmde de olduğu gibi bir süre sonra öyle ruhunuzu okşayacak şeyler yaparlar ki şaşırır kalır ve her bir zorluğu unutursunuz. Siz çocuğunuzu anladığınız, desteklediğiniz ve sevdiğiniz sürece mutlaka en sonunda size bir karşılık veriyor. Tabi ki gerçek hayat böyle değil dediğim yerler de oldu. Mesela çok usluydu efe karakteri, eğitim süreci filmde işlenmediği için o sürecin zorlukları yoktu, ayrıca gerçek hayatta bir Feridun abisi yok bu çocukların. Onun için de hayat çok daha zor. Düşünün ki Feridun abi yok, baba ne olurdu? Çocuk ne olurdu? Muhtemelen baba umutsuzluğa sürüklenir, oğlu da tek ilgi alanı olan müzik eğitimi alamadığı için gerilerdi. Bundan sonraki süreçte umarım bir Feridun abiye gerek kalmadan çocuklarımızın yeteneklerini değerlendiren ve onları sosyal hayatın içinde tutan okullar bulunur. Bunların yanı sıra Kıvanç Tatlıtuğ gerçekten farklı bir çocuğun babasını harika oynamış. Çevrenin tepkileri, baba sevgisi, dede sevgisi ve şefkat duyguları çok güzel işlenmiş. Kıvanç Tatlıtuğ’ un oynadığı Ali karakteri oğluna “orada olduğunu bilsem neler anlatacağım, için boş gibi” sözleri benim için vurucu sahnelerden biriydi. Oğlumun çocukluk yıllarını düşündüm ve o duyguyu tanıdım, kendi kendime konuştuğum yıllarım aklıma geldi. Şükür ki şimdi oğlumla sohbet edebiliyorum. Ali karakterinin benim bir hikayem bile yok dediğinde, Dedenin oğluna “senin hikayen oğlun” dediği sahnede evet dedim tam da bu. Bizim gibi anne-babaların hikayeleri çocukları. Benim de hayat hikayem tek kelime ile oğlum.

Sonuç olarak film izlenmeye değer çok güzel bir film. Sosyal içerikli olması nedeniyle mi bilmiyorum sanki çok duyulmadı. Tanıtımı ile ilgili sorunlar mı oldu acaba onu da bilmiyorum. Ama kimseyi incitmeyen, hiçbir iğnelemesi olmayan, bir yeri, bir kimseyi taraf almayan; naif, insani duygulara dokunan, sevgi ve emeği işleyen ve sadece bir baba-oğul hikayesi olan bir film izlemek isterseniz kesinlikle izlemeniz gereken bir film. Ben şahsım adıma emeği geçen herkese teşekkür ederim ve böyle bir çok proje olmasını dilerim.