• Sık kullanılanlara ekle
  • Açılış sayfam yap
  • Sitene ekle
  • RSS
  • Kampanya Sözleşmesi
  • Künye
  • milliyetemlak.com
  • Ara
  • Getir
  • İMKB -0,11
  • EURO2,9560-0,03
  • USD2,1420-0,05
  • ALTIN88,43000,56
Kadri Gürsel kgursel@milliyet.com.trkgursel@milliyet.com.tr

Hadi ordan!

22:29 | 23 Ocak 2010

Adım, “Çetin Doğan Cuntası’nın faydalanmayı umduğu gazeteciler” listesinde...
Bu köşeyi ilk kez okuyanlar, beni tanımayanlar ve bu yazıyı sonuna kadar okumayacaklar için hemen belirteyim: Her türden darbecilerle ve darbecilikle bugüne kadar ne bir işim oldu ne de fikri yakınlığım... Bundan sonra da olamaz ve olmayacak... Nokta!
Bu yazı yazıldığı sırada tutuklanacaklar ve fayda umulanlar listesinin Taraf’ta yayımlanmasının üzerinden iki buçuk gün geçmişti...
Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan yazılı ve sözlü açıklamalarda listeyle ilgili bir yalanlama yoktu... Ya böyle bir liste gerçekten vardı ve sükûtları ikrardan geliyordu... Ya da var mıydı, yok muydu diye araştırıyorlardı.
Her neyse... Kanaatim, bu kadar tafsilatlı bir darbe planı varsa, bir “kesin düşman” ve “potansiyel dost” gazeteciler listesinin de olabileceğidir. Akla yatkındır.
İleride “yok” derlerse de böyle bir listenin varlığına inanmış olmaktan ötürü kendimi hiç mahcup hissetmem. Ne listeler yapmışlardır onlar...
Liste vardır da... Taraf’ta yayımlanan liste otantik mi bakalım? Aslı mı, yoksa Taraf’a bilgi servis eden kaynağın siyasi hedefleri doğrultusunda üzerinde oynanmış, bazı isimler eklenirken, bazıları çıkarılarak tahrif edilmiş bir liste mi bu?
Birileri, bazı isimlere sözde itibar kazandırmak, bazılarını da itibarsızlaştırmak istiyor olabilir. Yakın geleceğe dair tezgâhladıkları kumpasların kara propagandasına zemin hazırlamak için listeyle oynamış olmaları, çok daha büyük bir ihtimaldir.
Bu nispette küçülen ihtimal de benim orijinal listede mevcut olmamdır... 
AKP ve onun fiili koalisyon ortağı cemaatin güncel politik amaçlarını gözetenler tarafından tahrif edilmiş bir listeyle karşı karşıya olduğumuzu düşünmek için güçlü karineler mevcut...
Nedir bu karineler?
Mesela bendeniz karinenin ta kendisiyim... Gazeteciliklerine ve ahlaki bütünlüklerine kefil olabileceğim başkalarının, “fayda umulanlar” listesindeki mevcudiyeti de karinedir tabii... Ama ben kendi adına konuşacağım.
Bu listenin hazırlandığı yıl olduğu söylenen 2003’te ben Milliyet’in “dış haberler müdürü” idim... Görevim, dış haberler servisini yönetmek ve dış haber sayfalarının içeriğini oluşturmaktı. Dış merkezlerdeki muhabirler de bana karşı sorumluydular. Ara sıra alanımla ilgili analizler de yazardım.
Okuduğunuz köşe o zaman yoktu. Vitrinde değildim.
Cuntaya yardımım dokunsun diye yanıp tutuşuyor dahi olsaydım... “Dış Haberler Müdürü” olarak ben, bir darbecinin gözünde “dış kapının mandalı” bile olamazdım.
Darbecilik büyük bir suçtur...
Ama bir darbecinin beni hazırladıkları “fayda umulanlar” listesine koymasını, yani yukarıda bahsettiğim o “küçük ihtimal”in gerçekleşmesini, öncelikle büyük bir hata olarak görürüm! Çünkü benden darbeciye fayda olmaz!
Benim adım ve benim gibi daha nice gazetecinin adı o “fayda umulanlar” listesine, dosyayı Taraf’ın “balyoz muh(a)biri”ne teslim eden çevreler tarafından eklenmişse, bu büyük bir suçtur.
Üzeri oynanmış olsun otantik olsun fark etmez... Değil mi ki bu liste, orada yer alan insanlardan habersiz, sadece ve sadece bir faraziye olarak hazırlanmıştır...
Taraf gazetesinin bu listeyi yayımlayarak, listedeki insanları birer hedef haline getirmesi sadece suç değil, gazetecilik ve genel ahlak adına utanç verici bir rezalettir.
Suçu oluşturan fiilin son aşamasındaki failler, Taraf gazetesinin tepesindeki iç ve dış görevlilerdir.
O görevlilere bir çift lafım var: Benim darbecilerle ve darbecilikle alakasız bir insan olduğumu bildiğinizi biliyorum. Ben ise sizin ahlaken ve vicdanen tefessüh etmiş olduğunuzu zaten biliyordum. Buna rağmen beni şaşkınlığa uğratmayı başardınız.

YAZARLARDA ARA

©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.