Hadise, kardeşiyle barışarak ablasına mesaj mı vermek istiyor?

Hadise, rapçi Reynmen'in 'Ela' şarkısına çektiği bir videoyla epey gündemde şu ara. Hem takdir toplayan hem de tepki çeken bu video sonrasında sürpriz bir paylaşıma daha imza atarak bir süredir arasının açık olduğu kardeşi Derya Açıkgöz'e zeytin dalı uzattı. Amaç ne peki?

Hadise, kardeşiyle barışarak ablasına mesaj mı vermek istiyor?

'Haksız' gözükmekten korkmuyor

'Haksız' gözükmekten korkmuyor

Hadise'nin sosyal medya kullanımını gayet doğru ve başarılı buluyorum. Hadise, büyük hatalara imza atmaktan çekinmiyor. 'Haksız' pozisyonuna düşürüyor kendini.

Ama son tahlilde bir şekilde 'kağıt üstünde haklı' olmayı da başarıyor. Risk alıyor, tepki çekiyor. Ve hiç erişemeyeceğini düşündüğü insanların takdirini de kazanıyor.

Tepki çekmekten korkmadı

Tepki çekmekten korkmadı

Birkaç örnek verelim: 'Sıfır Tolerans' olaylarında 'kadın bedeninin metalaştırılması'na tepkisi olanların sempatisini kazandı. "Çok açık ama ya" diyen vizyonu dar insanların tepkisini çekmeyi umursamadı.

Başka bir örnek: Kadın hakları kadar hayvan haklarına olan duyarlılığını da sıklıkla dile getirdi. Ama kürklü paylaşımından sonra samimiyeti sorgulandı. Fakat konuyu "Ben böyle ciddi bir hata yapar mıyım?"lara bağladı. Ses çıkartabildik mi? Hayır. Ama bence Hadise zaten, hayvan hakları konusunda o kadar da duyarlı gözükmediğini biliyor, bu konunun 'tamamlaması gereken bir kısım' olduğunun farkında.

Alayına 'Sıfır Tolerans' diyor

Alayına 'Sıfır Tolerans' diyor

Başka bir örnek de 'Ela' videosuna dair... Reynmen'in 'Ela' şarkısına sosyal medya üzerinden paylaştığı bir videoyla destek atan Hadise, reklam anlaşmasını tehlikeye soktu ama rapçi kitlenin takdirini topladı. Kıyafet seçiminden dans figürlerine kadar kendisini 'ucuz' bulanlara da "Kadın bedeni sizi niye rahatsız ediyor? Benim bedenim ve stilim, benim kararım"lık bir 'Sıfır Tolerans' sergiledi.

Yani 'Sıfır Tolerans' videosu döneminde dünyaya karşı açtığı "Alayına sıfır tolerans!" davasında ne kadar istikrarlı bir duruş sergilediğini kanıtladı. Keza "Bir kadın istediği şekilde hareket edebilir, kendi seçimi" diyenlerin de sempatisini kazandı.

Hatalarını avantaja çeviriyor

Hatalarını avantaja çeviriyor

Hadise, her zaman en doğruyu seçmiyor. Ciddi hatalara da imza atıyor. Ama son tahlilde bu hataların her biri avantaja dönüşüyor. Hadise, hata yapması sayesinde doğruyu buluyor ve haklı çıkıyor.

Çok basit bir örnek. Bir insan sürekli en doğru, en haklı olabilir mi? Olamaz. Samimi gelmez. Hata yapmalı ki biz de karşımızdaki kişiyle empati kuralım, gerçek olduğuna inanalım.

'Ela' tepkilerini unutturmak istemiş

'Ela' tepkilerini unutturmak istemiş

'Ela' dansı epey tepki çekince, Hadise'nin bir sonraki paylaşımını daha büyük bir merakla bekledim. Ve Hadise'den beklenen hareket geldi. Geçen yıl ablası ve kardeşiyle arası açılan Hadise, kardeşinin doğum günü vesilesiyle Derya Açıkgöz'e zeytin dalı uzatmış.

Hem 'Ela' videosundaki tepkileri unutturmak ve konuyu değiştirmek istemiş, hem de tüm Türkiye'ye ifşa edilen aile için problemlerinde 'yapıcı' olanın kendisi olduğunu ilan etmiş.

"Arkanda dağ gibi ablan var"

"Arkanda dağ gibi ablan var"

Hadise, kız kardeşi Derya Açıkgöz'ün doğum gününü şu sözlerle kutlamış: "Zaman geçtikçe yaralar kapanır. Kalpler tekrar birleşir. Seni her kötülükten korurum. Arkanda dağ gibi ablan var. İyi ki doğdun kızım. Seviyorum seni..."

Hadise'nin kız kardeşi için kurduğu cümleler oldukça manidar. Hem samimi hem de stratejik. Hadise, kız kardeşiyle barışarak hem 'doğru' gözüküyor, hem doğruyu yapıyor hem de bir yandan hâlâ küs olduğu ablası Hülya Açıkgöz'e çaktırmadan epey büyük bir gönderme yapıyor.

"Aramızı düzeltmeliyiz"

"Aramızı düzeltmeliyiz"

Hadise, ablası Hülya Açıkgöz'e aslında şunu demek istiyor gibi:

"Sevgili abla... Geçen yıl sen, ben ve Derya arasındaki problemleri üçüncü, dördüncü şahıslar tüm Türkiye'ye ifşa etti. Aramızda kalması ve çözülmesi gereken problemler, başkalarının devreye girmesi yüzünden büyüdü ve çözülemez hale geldi. Bu, benim için olumsuz bir durum. Ama insani olarak da doğru olan bu değil. Aramızı düzeltmeliyiz..."

"Bak ben 'abla'lığımı yaptım..."

"Bak ben 'abla'lığımı yaptım..."

Bu ilk kısımdı. Şimdi daha 'damar'lık kısım, Part II geliyor:

"Bak ablacığım... Ben Derya'nın, sen de hem onun hem de benim ablamsın... Ben, kendi üzerime düşen görevi yapıyor ve Derya'ya ablalık görevimi yerine getiriyorum. Affediyorum. Alttan alıyorum. Büyüklük bende kalıyor. Derya ile aramı düzeltiyorum. Sen de ablalık görevini yerine getir ve benim gönlümü al. Bu küskünlük bize hiç yaramıyor. En kötüsü de canımız, ciğerimiz annemiz üzülüyor. Tıpkı Derya'a uzattığım zeytin dalı gibi sen de bana adım at. Ve üçümüz tekrar eski günlerdeki gibi olalım."

Hem stratejik hem de samimi

Hem stratejik hem de samimi

Hadise'nin çoğu hareketini -yanlış yapmaktan çekinmemesi, tepki toplamayı umursamaması, insanlara samimi gözükme derdinde olmama cool'luğu sergilemesi- hem gerçek hem de stratejik buluyorum.

Ki bence 'başarmak' için de bu gerekli. Hem gerçek olmalısınız. Hem de politik adımlar atmaktan korkmamalısınız. Sadece gerçek davranırsanız 'saftirik' derler size. Hep 'stratejik' davranırsanız zaten baştan kaybeder, oyununuz hemencecik çözülür.

Sosyal medyayı gayet iyi 'kotarıyor'...

Sosyal medyayı gayet iyi 'kotarıyor'...

Hadise'nin yaptığı her sosyal medya paylaşımı heyecan verici. Her gün yeni bir bomba gelebilir ondan. Ama düşündürüyor da işte Hadise. Kadın bedeni, hayvan hakları, aile bağları... Her zaman doğruyu yapmıyor. Ama Hadise sayesinde kendi doğrumuzu buluyoruz, bize ilham veriyor.

Bu noktada Hülya Avşar'a benzetiyorum Hadise'yi. Her zaman haklı olamayacağının farkında. Hem zeki hem de samimi.

Hadise, müzik ve 'O Ses' kariyerinde doğru adımlar atsın, yeter. 'Sosyal medya'yı gayet iyi 'kotarıyor'...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak