Pazar

10.06.2018 - 01:30

Haftanın tortusu

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »
Yeni bir festival geliyor. Adı Red Bull Music Festival. Daha önce New York, Sao Paulo, Los Angeles, Paris’te gerçekleşen bir müzik festivali konsepti bu yaz sonunda İstanbul’da da düzenlenecek. Bu şehirlerin arasında İstanbul’un sayılması ne kadar güzel. Şehrin üzerindeki olumsuz havanın da kalktığına işaret olarak algılamak istiyoruz bu haberi. Festival bir müzik festivali ama sadece konserlerden ibaret değil. Konserler ve performanslar yanında şehrin özel kimliğine odaklanan ve bu kimlikten hareketle gelişecek bir takım sürpriz etkinlikler de olacak programda. 5 gün boyunca (26-30 Eylül) devam edecek Red Bull Music Festival İstanbul ’da 60 sanatçı yer alacak. Yerli ve yabancı sürprizler bol olacak. Pek yakında ayrıntıları size aktaracağım.

Jakuzi’den “Hiçbir şey”

Indie müzik sahnemizin süperstarları Jakuzi’nin solisti Kutay Soyocak ilk solo single’ı “Hiçbir şey”i internete koydu. Endüstriyel, synthpop, dark wave gibi etiketlerle tarif edilebilir. Bir ara Leftfield dinliyor gibi oldum. Türlere isimlere çok kafayı takmadan şunu söyleyelim, synthe’lerin başrolde olduğu hayli sert ve dinamik bir kulüp parçası bu. Devamı güzel gelecek gibi duruyor.

Shoegaze pop’a dönüş

Jack Tatum, namıdiğer Wild Nothing yeni albümünü hazırladı. Bu albümden “Letting Go” ilk single olarak internete verildi. Son albüm “Life Of Pause”u değil, 2012 tarihli “Nocturne”ü andıran bir şarkı bu. Synthe’ler, baslar ve enerjik davullarıyla shoegaze pop’a fevri dönüş beni heyecanlandırdı, albümden beklentiyi artırdı.

Yorn ve Johansson birlikteliği

Scarlett Johansson’ın “Bad Dreams” adlı yeni şarkıya çektiği video bir süredir dolaşımdaydı. Şimdi altı şarkılık yeni EP çıkageldi. Altı şarkılık bu mini albümü Johansson her zaman olduğu gibi müzikal partneri Pete Yorn ile birlikte hayata geçiriyor. İkilinin yer yer düet formatında seslendirdiği şarkılar 2009 tarihli “Break Up”ın devamı niteliğinde. Johansson ünlü olduğu için bir de albüm yapayım tarzında düşünenlerden değil. Rock/ folk çizgisindeki müzikal anlayışı ve özel vokalleriyle bu kategorideki sanatçılardan farklı. Ben burada işine özenmiş ve ortaya kaliteli şarkılar çıkarmış bir vokal ve ekip işi görüyorum. “Break Up”ı da bu vesileyle dinlememiş olanlara önereyim. Bir de not: Pete Yorn’un solo işlerini de beğeneceksiniz.

Cantona ve Patti Smith aynı sahnede

Bu sahne Filistin’e destek sahnesi. Geçen hafta şöyle bir şey oldu. Londra’da “Artists for Palestine” hareketine destek için Filistin’le dayanışma konseri düzenlendi. Konserde The Libertines ve Thurton Moore da vardı. Eric Cantona sunucuydu. En sevdiğin bir iki ismi bir araya topla deseler ancak bu kadar isabet olabilir. Bu isimler güzel bir amaç için sahneye çıktıklarında daha da devleşiyorlar. Artists For Palestine hareketi Lübnan, Suriye, Ürdün, Batı Şeria ve Gazze’deki kamplarda olağanüstü kötü şartlarda yaşadığını bildiğimiz çocuklar için para topluyor. Bu konser de bu amaçla yapıldı. Şiirler okundu, şarkılar söylendi. The Libertines’den Carl Barat, İsrail’e kültürel boykot çağırısını yineledi. Bilindiği gibi hatırı sayılır sayıda sanatçı İsrail’e gidip konser vermenin, bu ülkenin hükümetinin ve devletinin Gazze ve Filistin politikalarına destek anlamına geleceğini savunuyor ve muhtelif yerlerde ve zamanlarda çağrısını yineliyor. Patti Smith’in “People Have The Power” diye bir şarkısı var. Güç halktadır demek. Bugün 71 yaşında olan Patti Smith sahnede şöyle demiş: “Bu şarkıyı eski moda bulanlar var. Hepsinin canı cehenneme, gençlerin bir araya gelip değişim yaratması ne eski moda, ne de aptalcadır.” İngiliz ve Amerikalı rock ve alternatif rock sanatçıları, Eric Cantona gibi bir figür bir araya geliyor konuşmak, lanetlemek yerine, barışçı bir etkinlikle somut bir şey yapıyorlar Gazze ve Filistin için. Ne kadar güzel.

 

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.