CumartesiRSS
05 Şubat 2010 - 17:19

Hakkasan İstanbul’dan Miami’ye taşındı

İstanbul’daki şubesini kapatan Hakkasan Miami’de yeni bir şube açtı. Ancak bir akşam yemeği için yer bulmak çok zor; bir hafta boyunca hiçbir serviste yer yok

Ali Rıza Kardüz . Tüm Yazıları »




İstanbul’daki Hakkasan kapandı. “İstanbul’daki lokantanın benzeri Amerika’nın Miami şehrinde açıldı” dediler.
“Gidelim bakalım, İstanbul’dakinden ne farkı var?” diyerek yer ayırtmak istedik. Ne mümkün?
Gecede üç posta servis var. Bir hafta boyunca hiçbir serviste yer yok. Hakkasan lokantalarının yönetim merkezi Londra ve genel müdürü şimdilerde bir Türk: Adnan Özkara. Adnan Özkara’ya telefonla rica ettik. “Bu akşam 20.30’da yeriniz ayırıldı” dedi.
İstanbul’dan yola çıkmadan birkaç gün önce Kanyon’daki Hakkasan’da yemek yemiştik.
Yemekler nefisti. Salon dolu olmasa da yeterli sayıda müşteri vardı. Lokantanın uzun yıllar Londra’daki Hakkasan’da çalışan yöneticisi Levent Çakır kapatılma olasılığından söz etmemişti. Demek ki kapatma kararı sürpriz olmuş.
New York ve Londra gibi kentlerde mutfağının özelliği, yemeğinin lezzeti nedeniyle ilgi gören, müşteri toplayan lokantalar İstanbul’da yaşayamıyor. Spice Market geldi, gitti. Hakkasan geldi, gitti. Sadece Zuma yaşadı. Cipriano gelecekmiş. Bakalım nasıl ve ne kadar yaşayacak?

Porsiyonlar ufak, ağır değil
Miami’nin “Miami Beach” diye adlandırılan ve art deco binaların yoğun olduğu, en pahalı otellerin, mağazaların bulunduğu bölgesindeki en ünlü otellerden biri de Fountainebleau isimli oteldir. Bu büyük otel (inanılamaz) 1 milyar dolara yenilenmiş. Ve de otelin bir kanadında, ikinci katta bu yılbaşı Hakkasan açılmış.
Londra’da 2001 yılında ilk Hakkasan’ı açan Alan Yau (1966) isimli Singapurlu bir işadamı. Eşi bir Türk hanım: Jale Erentok. Karı-koca bu başarıya birlikte çalışarak ulaşıyorlar.
Alan Yau ile Jale Erentok’un ilk lokantası, Hakkasan’dan önceki lokanta zinciri, Wagamama’lar. Hakkasan’dan sonra da Yauatcha’ı ve Busaba’ları kurdular. Marka yaptılar. Lokantalar ünlenince de çoğunluk hisselerini sattılar.
Hakkasan’larda mutfak Uzakdoğu mutfağı ama yemeklerin lezzeti her kesimden, her yaştan insanın beğeneceği türden. Mideye ağırlık vermiyor. Porsiyonlar ufak.
Servis personeli, müşteriye tavsiyede bulunmada pek becerikli. Müşteri boğuntuya getirilmiyor. Fazla sipariş verenler uyarılıyor. “Hele birkaç yemeği paylaşın. Tadın... İsterseniz öbür siparişlerinizi de getiririz” deniliyor. 

Pekin ördeği pahalı geldi
Yemek ve içki fiyatları makul. Servis süratli. Balık ve sebze türü Uzakdoğu yemekleri yanında, tavada veya sacda hazırlanmış sebzeli et yemekleri her damak tadına uyuyor.
İstanbul’daki kapandıkdan sonra Miami’de açılan Hakkasan’ın dekoru İstanbul’dakinin eşi. Hatta İstanbul’daki Hakkasan’ın salonu ve barı daha güzel daha büyüktü denilebilir.
Masamızın servis sorumlusu Rod Gutierrez, someliyerimiz Joseph Cerino idi. Bize Kaliforniya şarabı önerdi. Şarabı pek beğendik. Hakkasan’larda fiyatlar benzeri lokantalara göre makuldür ama, kızarmış Pekin ördeğinin nedense fiyatı pek pahalıdır. Mönüde 30 gr. Golden
Osetra havyarı ile servis edilen Pekin ördeğinin porsiyonunun 195 dolar
olduğunu görünce ördekden vazgeçtik. Ördekli börek ısmarladık.
Daha sonra ördek salatası, yasemin çayı ile tütsülenmiş kaburga, yumuşak kabuklu yengeç kızartma ve de sebzeli Çin makarnası yedik. Fiyatları 12-18 dolar arasında. Bunlar birer küçük tabak içinde masaya getiriliyor. Masadakiler paylaşıyor.
Mönüde yer alan dil balığının,
morina balığının, barbunya ve kalkan buğulamanın porsiyonu 40’ar dolar idi. Istakoz’un karşısında 48 dolar, pirzolanın
42 dolar olduğu yazıyordu. Sebzeli, etli, tavuklu, balıklı Çin makarnaları 14 dolar dolayındaydı.
Biz ikinci serviste yemek yedik. Ayrılırken bar bölümünde üçüncü servisin müşterileri bekleşiyordu. Bir karşılaştırma yaptık. Doğrusu İstanbul’daki Hakkasan’ın mutfağı, yemeklerinin lezzeti ve servisi daha güzeldi. Şimdi siz diyeceksiniz ki “Kör ölür, badem gözlü olur...” Belki de öyledir.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Ülkemizde kaç coğrafi bölge vardır?
Markapon
©Copyright 2010