Hamilelik 40 hafta süren heyecanlı ve macera dolu bir yolculuktur. Ve her anne adayı;
 
Acaba nasıl beslenirsem, bebeğim daha sağlıklı olur?
 
Acaba nelerden bol tüketmeliyim, nelerden uzak durmalıyım?
 
gibi soruları kendisine, çevresinde kendisinden daha önce anne olmuş ve tecrübe kazanmış kişilere, doktorlara sorar durur… 
 
Ben de anne adaylarının kafasındaki bu soru işaretlerini bir nebze de olsa gidermek için, bu hafta gebelerin tüketmemesi gereken besinleri 10 başlık altında toplayarak sizler için yazmak istedim.
 
Çiğ ya da Az Pişirilmiş Etler,  Sakatatlar
 
Çiğ ya da az pişirilmiş etler (sakatatlar dahil), hamilelik döneminde tüketilmemesi gereken besinlerin en başında. Sebebi ise çiğ ya da az pişirilmiş haldeki etlerde bulunan toksoplazma bulaşma riskidir. Toksoplazma, düşüğe ve doğum kusurlarına neden olabilen istenmeyen bir parazit türü.
Etler, hiç pembelik kalmayana kadar pişirilmeli; dondurulmuş etler, iyice çözülmeden pişirilmemelidir. Salam, sosis, pastırma gibi etlerden de uzak durmak en iyisi. Canının çok çektiyse de, çok az miktarda olabilir ama mutlaka pişirerek !
 
Çiğ ya da Az Pişmiş Yumurta
 
Hamileyken dikkatli tüketilmesi gereken bir başka besin. Yumurtanın iyi pişirilmiş olmasına dikkat edin, aksi halde çiğ ya da az pişirilmiş yumurta, ishal, bulantı, kusma, halsizlikle seyreden şiddetli bir besin zehirlenmesi nedeni olan istenmeyen bir bakteri, salmonella.
 
Civa Oranı Yüksek ve Kabuklu Deniz Ürünleri
 
Şüphesiz, deniz ürünleri hamile kadınların beslenmesinde önemli bir yer tutar. Deniz ürünleri yüksek kalitede protein ve diğer besin öğeleri bakımından sağlam bir kaynak. Denizlerde yaşanan kirlenme ile denizin dibinde biriken ağır metaller maalesef ki balıklarda da kirlenmeye ( kurşun ve civa birikimine) yol açmakta. 
Yapılan araştırmalar, yüksek kurşun ve civa maddesi içeren balıkların zehirlenme dışında, anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimini de olumsuz yönde etkilediğini  ortaya koymuştur. Bu sebeple hamilelikte balık seçimi son derece önemli.
 
Biliyoruz ki, en riskli olanlar kabuklu deniz ürünleri. Bunların ağır metalleri tutma kapasitesi çok yüksek. Riske girmemek adına bunlar hamilelikte yasak.
 
Mezgit, levrek, lüfer, barbun, kefal ve kalkan gibi derin su balıklarının besleyici değerleri çok yüksek; bir şartla tüketilebilir, temiz denizlerde avlandılarsa. Aslında rahat etmek için en güzel tercih yüzey balıkları. Hamsi, istavrit, palamut ve uskumru gibi balıklar korkusuzca tüketilebilir.
 
 
Pastörize Edilmemiş Süt ve Süt Ürünleri
 
Pastörize edilmemiş süt ve sütten yapılan peynirler hamilelerin uzak durması gereken yiyeceklerden. Pastörize edilmemiş yumuşak peynirlerde, bazı ev yapımı peynirlerde; erken doğum, düşük ya da doğum kusurlarına yol açan listeria adlı bir bakteri mevcut.
 
Pastörize sütten yapılmış her tür beyaz peynir, kaşar peynir ise hamileler için mükemmel birer kalsiyum kaynağı. Yeri gelmişken mutlaka söylemeliyim; bir diğer mükemmel kalsiyum kaynağı ise tabiki yoğurt.
 
Anne karnındaki bebeğin özellikle hızlı büyümeye geçtiği 25. haftadan sonra günlük en az 2 kase yoğurt tüketimi günlük kalsiyum ihtiyacının çok büyük bir kısmını sağlar, şişkinliği alır, kabızlığa iyi gelir ve annede kemik erimesini, diş çürümelerini, bel ve sırt ağrılarını engeller. Engelleyemese de azaltır ? 
 
İyi Yıkanmamış Sebze ve Salatalar
 
Taze sebze ve salatalar, mükemmel bir sağlıklı öğün alternatifi, bol vitamin kaynağıdır. Sebze ve salatalar, sirkeli suda çok iyi yıkanmalı. Aslında herkes için geçerli olan bu kural, bağışıklık sistemi doğal olarak zayıflamış hamileler için ekstra önemli. Salataların hazırlandıktan sonra 2 saat içinde tüketilmeleri de şart.
 
Bitki çayları
 
Bu riske atılmayacak bir konu. Hamilelikte nasıl bir etki çıkaracağı bilinmeyen bitki karışımlarından özellikle uzak durulmalı. Zencefil çayları gebelik bulantılarında faydalıdır, kışın ıhlamur sorun olmadan tüketilebilir. Kekik ve melisa çaylarının ise erken doğuma neden olabileceği söylenmekte.
 
Hazır paketli gıdalar
 
Paketlenmiş ve hazır gıdalar kimyasal/kanserojen madde içerirler. Ayrıca pastalar, kekler, börekler, çörekler, poğaçalar içerdikleri beyaz un ve şeker (kalitesiz şeker) yüzünden gebelik boyunca çok çok az tüketilmesi gerekenler arasında.
 
Aşırı tuzlu yiyecekler (turşu, cips, soya sosu..vs) içerdikleri yüksek sodyum nedeniyle tansiyonu tetikleyebilir, uzak durulması daha sağlıklı.
 
Fazla miktarda kafein
 
Tamamen bırakmak da bir tercih. Fakat yayınlarda günlük 200-300 mg a kadar kafeinin zararlı olmadığı gösterilmiş. Yani, günde bir fincan Türk kahvesi, 3-4 açık çay ve bir bardak kola tüketilebilir. Aman tüketmeyeyim diye kendinizi çok fazla zorlamayın derim ben. Kolayı canınız çekmiyorsa bu hakkınızı neskafeden ya da yine çaydan yana kullanabilirsiniz.
 
Alkol
 
Kimi doktorlar günde yarım kadeh kırmızı şarap için izin veriyor olsa da; genellikle hamilelikte alkol kullanımının fetal alkol sendromu gibi ciddi sonuçları olduğu bilinmekte. Mümkünse tamamen uzak durulmalı, ya da sadece özel günlerde en fazla 1-2 kadeh.
 
Diyet ürünleri, Tatlandırıcılar
 
Hamilelikte kilo verdirici diyet yapılmaz, önerilmez. İdeali 10-12 kg iken kilolu başlayan hamileler daha az kilo (6-8 kg) alarak tamamlamak için diyetisyen desteği alabilirler mesela. Ama diyet ürünleri ve tatlandırıcılar içerdikleri katkı maddeler nedeniyle kesinlikle yasaklar arasında.
 
Gördüğünüz gibi çok da yeni şeyler yok, değil mi?
 
Hepsi genel sağlıklı beslenmenin birer parçası, haksız mıyım?
 
Çok az bir dikkat ve özenle, kısa bir tanımlamayla ‘protein ağırlıklı dengeli beslenme’ ile üstesinden gelmek, gebeliği ideal kiloda ve sağlıkla tamamlamak mümkün.
 
Yine de takıldığınız her konuda, bu yenir miydi, şunu keşke yemese miydim diye arada kaldığınızda biz kadın hastalıkları ve doğum hekimleri her zaman yanıbaşınızdayız.
 
Muhteşem bir doğumla taçlanan keyifli bir hamilelik süreci dileklerimle.
 
Saygılar ve sevgilerimle...
 
Op. Dr. Erhan Karaalp
 
Kadın Hastalıkları & Doğum 
Tüp Bebek ve Genital Estetik Uzmanı
 
Sorularınız İçin : drerhankaraalp@hotmail.com
 
Telefon : 0216-442-25-53
 
Web Sitesi