Günümüzde sigaranın gerek kullanana, gerekse “pasif içici” denilen etrafındaki insanlara zararları herkesçe malumdur. Genç, yaşlı birçok insanın kullandığı bu madde özellikle hamilelik döneminde ciddi hasarlara neden oluyor.

Hamilelik sırasında göbek kordonuyla anneye bağlı olan bebekler, annenin sigara yoluyla aldığı tüm zararlı maddeleri kan alışverişiyle vücutlarına taşırlar.Nikotin yüzünden büzülen damarlar kan akışını yavaşlatırken, karbon monoksit ise kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltır.Bu da bebekte yeterli oksijen tüketememeye bağlı sorunların yaşanmasına neden olur.

Gebelik zehirlenmesi

Tansiyon yükselmesi, idrarda protein çıkması, görmede bulanıklık gibi belirtilerle ortaya çıkan gebelik zehirlenmesi olayı, annenin ve bebeğin hayatını tehlikeye atar. Ayrıca İntrauerin Exitus adı verilen, bebeğin rahimde aniden ölmesi durumunun önemli nedenlerinden biri de annenin hamilelik sırasında sigara kullanımına devam etmesidir.

Erken doğum tehlikesi

Gebeliğin normal kabul edilen zaman dilimi 38-40 hafta arasıdır. Sigara kullanımı ve bunun neden olduğu sorunlar, doğum sırasında açılması gereken su kesesinin 38. haftadan çok daha önce açılmasına ve bebeğin gelişimini tamamlayamadan doğmasına yol açar.

Bebekte solunum sıkıntısı

Erken doğan bebeklerin akciğerleri yeterli oranda gelişemez. Buna bağlı olarak bebek, ölümcül olabilen solunum sıkıntısıyla karşı karşıya kalır. Sigara kullanımının devam ettiği hamilelik süreci sonunda dünyaya gelen bebeklerin, diğer bebeklere oranla bu sağlık sorununu yaşama olasılığı daha yüksek olabilir.

Anne sütüne verdiği zararlar

Sigara annedeki süt miktarının azalmasına, sütün içerisindeki besin değerinin düşmesine neden olur. Bu da ilk 6 ay anne sütünden başka gıda almaması gereken bebeğin, gelişimi için yeterli miktarda besin tüketemeyeceği anlamına gelir. Hamilelik esnasında da sağlıklı bir büyüme süreci gösteremeyen bebekler, bu bağımlılığın izlerini bir ömür taşıyacakları kadar zarar görürler.