Yüzyıllardır kadınların en çok konuştuğu ve dikkat ettiği konuların başında kişisel bakımları ve kozmetik kullanımları yer almaktadır. Kadının doğasında olan kusursuz olma arzusu gebelik döneminde de aynı önemle devam etmektedir.  Gebelik döneminde hormonlara ve fiziksel değişimlere bağlı olarak vücutta bir çok sorun meydana gelmektedir. Bu sorunların arasında vücutta oluşan lekelenmeler önemli yer tutmaktadır. Bazı kadınlar hekimlerinin tavsiyeleri ile çözüm ararken, bazıları kendi yöntemleri ile önlem almaya çalışmaktadır.
 
Lekelere gebeliğin ilk aylarından itibaren, (özellikle açık tenli kadınlarda) sıkça rastlanmaktadır. Genellikle, karın bölgesi, meme ve yüzde oluşabilmektedir. Bazı gebelik hormonlarının vücuttaki melanin üretimini arttırması ve progesteron düzeyindeki artışın neden olduğu lekelenmeler, güneş ışığı ile birlikte daha da belirginleşebilmektedir. Erken dönemde müdahale edilmemesi, lekelerin kalıcı olmasına neden olabilmektedir. D Vitamininin karşılanması adına dikkatli ölçüde güneş ışığından faydalanmak gerekecektir.

Zararlı olan ışınlardan korunmanın yolu ise gebeliğe uygun, cildi besleyen ürünler ve güneş koruyuculardır. Fakat bu ürünleri kullanmadan önce, anne adayının mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, gebelik durumu veya emzirme dönemi göz önünde bulundurulmalıdır. Kimyasal ürünlerin yanı sıra; hekiminizin önerdiği doğal ürünler tercih edilmelidir. Genellikle badem yağı ve zeytinyağı gibi doğal yağlar önerilmektedir.
 
Gebelik süresince devam eden lekelerin büyük çoğunluğu, doğumdan sonra geçecektir. Ancak hala vücudunuzda geçmeyen lekeler varsa, emzirme döneminden sonra Dermatoloji uzmanının destek alınabilir.
 
Yrd. Doç. Dr. Burcu Çetinkaya
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı